İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 07.05.2007, 22:55
 
gençüsküdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.435
Teşekkür etti: 2
14 Teşekkür 8 Mesaja aldı
Röportaj... AGD Gen. Bşk. İlyas Töngüş: Allah Soros ve AB'nin parasını nasip etmesin

Gençliğin istikbali köklerindedir!
[/email]Türkiyenin ve dünyanın en büyük gençlik teşkilatlarından birisi olan Anadolu Gençlik Derneğinin Genel Başkanı İlyas Töngüş ile sizler için Anadolu Gençlik Derneğini, gençliğin yaşadığı manevi buhranı ve çözüm yollarını konuştuk. "Elhamdülillah bu coğrafyada bin yıldır varız; değerlerimizle var olmaya da devam edeceğiz" diyen Töngüş bütün bu karanlık tablo karşısında geleceğe dair umut dağıttı.

n Bir tanımını yapmak gerekirse nedir Anadolu Gençlik?
Öncelikle şahsınız nezdinde Anadolu Gençlik Derginize teşekkür ediyorum. Anadolu Gençlik Derneği bütün insanlığın yararına hayrı ikame etmek, iyi, doğru, faydalı ve adil olanı hakim kılmak için kurulan ve kurulduğu günden bu yana milli ve manevi değerlerimize bağlı bir gençlik yetiştirmenin çabası içerisinde "insanların en hayırlısı insanlığa faydalı olandır" inancıyla gece gündüz çalışan bir dernektir. Anadolu Gençlik Derneğinin projesi insan, muhatap kitlesi gençlik, sevdası Türkiyedir.

n Anadolu Gençlik, genci nasıl tanımlıyor?
Biz genç tarifini daha geniş düşünüyoruz. İnancı ve ideali uğruna fedakarlık yapabilen herkese genç diyoruz ve hedef kitlemize dahil ediyoruz. 96 yaşında İstanbulun surlarının önüne gelen Ebu Eyyüb El Ensari hazretlerini örnek olarak gösteriyoruz.

n Türkiyede boyutlarının ne ölçüde olduğu tahmin dahi edilemeyen bir ahlaki ve manevi tahribat söz konusu. Her gün yeni bir skandal olayla karşılaşıyoruz. Derneğiniz günümüz gençliğinin geldiği bu noktaya bakınca nasıl bir tablo çiziyor?
Bugün hap kullanma yaşı 11lere düşmüşse, içki sigara ve kumar gibi bazı unsurlar küçük yaşta kullanılabilir hale gelmişse ciddi manada üzerine eğilmemiz gerekmektedir. Özellikle manevi eğitim veren kuruluşların önlerinde çeşitli engeller bulunması, Kuran Kurslarına gidebilme yaşının 12 olması, İmam Hatip Okullarının orta kısımlarının kapalı olması ve manevi temelleri olan kuruluşların yasaklı olması bu manevi çöküntüye sebebiyet vermektedir. Maddi anlamda yaşanan daralmalar ve işsizliğin artması özellikle gençlerimizin manevi buhrana düşmesinde tetikleyici bir unsur olduğunu görüyoruz. Bir yandan manevi eğitimi engelleyeceksiniz, öbür yandan kişiye maddi hiçbir katkı sağlamayacaksınız. İşte görüyorsunuz geçtiğimiz günlerde İzmirde bir babanın feryadını, yüreğimiz sızlayarak seyrettik. "Keşke çocuğuma din eğitimi verebilseydim, aşırı dozda uyuşturucu alır mıydı?" diyor. Şuanda gördüğümüz tablo çok iyi olmamakla beraber ümitsiz olmadığımızı da belirtmek istiyorum. Elimizin altında geçmişimiz var, çaremiz var. Anadolu Gençlikte zaten bu çarenin adıdır.

n Peki ne oldu bize? Savaşa giderken girdiği bahçeden yediği meyvelerin yerlerine ücretlerini bağlayan bir milletin torunları neden bu hale geldi?
Bakınız biz bu olayı ne kadar hayranlıkla dinliyoruz, ne büyük ahlak ve irfan diyoruz ama. Orada bir hadise daha vardır ki bu olayı askerlerden sadece bir kaçı yapmıştır orada bizim necip milletimizin esas ahlak değerinin mihenk taşı padişahın şu sözleri altında yatmaktadır. “Eğer yediğiniz üzümlerin parasını asma dallarına asmamış olsaydınız, sizin boynunuzu vurdurur ve seferden de vazgeçerdim" diyor. İşte bu milletin ecdadında ki irfan budur.
Günün 4 saatini televizyon karşısında harcayarak dünya rekoru kırmış bir kitle ile karşı karşıyayız. Nereye gidiyoruz sorusunu sormanın tam vaktidir. Öncelikle değerlerimizi hatırlamak mecburiyetindeyiz. Neredeydik, nereye geldik ve böyle devam ederse nereye gideceğiz? Burada eğitim politikasının yanlışlığından başlamak mecburiyetindeyiz. Milli Eğitim politikaları gençlerimizin özüne uygun değil. Geçtiğimiz sömestrda 14 evladımız öldü 104 kişi yaralandı. Öğretmenlere karşı şiddet uygulamalarını gördük bu dönemlerde. Efendim bu rakamlar Avrupaya bakıldığında durum çok iyi deyip kendimizi avutamayız, çünkü bir kişi dahi olsa can bizim için önemlidir, kutsaldır. Şimdi UNİCEF ile birlikte bilmece, bulmaca ve karikatür kampanyalarıyla güya çocukların şiddet eğilimleri azaltılmaya çalışılmaktadır, mesele hep detaylarda aranmaktadır.

n Dernek olarak sizin öneriniz nedir?
Bizim önerimiz çok nettir, bin yıl boyunca bu topraklar üzerinde durmamızı sağlayan değerlerimize sahip çıkmaktır. Yani ey evladım seni kimse görmüyorsa da Allah görüyor anlayışını çocuklarımızın kalbine nakşetmektir. Eğer bunu verebilirsek bu beraberinde bir oto kontrol duygusunu da getirecektir. Yoksa her bir insanın başına bir polis dikin kişi ne yapar yapar yine istediği eylemi gerçekleştirir. Allaha şükür gençlerimiz inançlıdır her türlü kötülüğe bulaştırılmalarına rağmen kalplerinde Allah sevgisi vardır. Biz gençlerimize arkadaş gibi yaklaşabilirsek, iyi bir arkadaş ortamı sağlayabilirsek inanıyoruz ki gençlerimiz bu sıkıntılardan kurtulabilecektir... Bunun için önce ahlak ve maneviyatın yeniden ayağa kaldırılması gerekmektedir.

n Bir yandan bakıyoruz Çanakkalede 250 bin şehid vermiş bir gençlik, diğer yanda popstar gençliği…
Çanakkale Savaşı başladığı zaman İstanbulda askerlik şubelerinin önü öğrencilerle doldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde sıraya girdiler, şimdiki gençlik de geceden sıralara giriyor ama ne için popstar olacağım diye. Çanakkaleye gidecekler biz diyordu; popstar gençliği, bu kalabalık içersinde ben ne yapacağım? Ben nasıl birinci olacağım? Diye düşünüyor. Bu iki fotoğrafı milletimiz düşünmeli. Güzellik yarışmalarında birinci olmuş kızımızın cesedi bir mezarlık kenarında bulundu "altın vuruş" yapmış, Ata isimli evladımız da yine aynı Adanada bir otel odasında ölü bulundu işte son.

n Şunu söyleyebilir miyiz: İnsanların bugün bu hale gelmesinde materyalizmin büyük payı var. O zaman materyalizm kendi ürettiği sorunları yine kendisi çözebilir mi?
Elbette en büyük faktörlerden birisi budur. Şunu unutmamak gerekir ki bir sistem sebebiyet verdiği sorunları çözemez. Bu kendi iç mantığı içerisinde mümkün değildir. Sorunların çözümü için o sistemin karşısına farklı bir bakış açısıyla çıkılmalıdır. Bizde bu gerçeğin farkında olarak materyalizmin karşısına maneviyatçılık ile çıkıyoruz ve kendimizi tanımlarken diyoruz ki hakkı üstün tutuyoruz, maneviyatçıyız, nefis terbiyesini ön plana alıyoruz.

n Manevi eğitim önündeki engeller nasıl kalkacak?
Bu engelleri kaldırmak için milletin elindeki en önemli gücü, vereceği oydur. 3 Kasım öncesindeki iktidarların tutumları karşısında, milletimiz manevi eğitimin önündeki engellerin kaldırılması ve ahlaki tahribatın engellenmesi için AKPye büyük bir çoğunluk ile destek vermiştir. AKP milletten almış olduğu vekaleti milletin istek ve arzuları yönünde kullanmamıştır. Millete karşı büyük bir yanlış yapmıştır. 4,5 yıl sonra bu, gün gibi aşikardır.
Başörtüsü, İmam Hatipler ve Kuran kursları konularında manen yanıyoruz dedi halk. Teker teker bakıyoruz, milletimizin bu sıkıntılarının hiçbirisine çözüm bulunamamıştır. Milletimizin bu arzularının hiç biri yerine getirilmedi sonrada mesela kanunla halledilebilecek bir şeyi yönetmelikle düzeltmeye çalıştı. Sonra bu yönetmeliği de Danıştayın iptal etmesi üzerine de ey millet ben yapmaya çalıştım ama olmadı gibi bir bahaneye sığınmaya kalkmıştır. Anayasayı değiştirecek çoğunlukla iktidara gelmiş bir hükümet aciz kalmıştır. Milletimiz yine demokratik hakkını kullanarak bu 5 yılın değerlendirmesini sandığa yansıtacaktır.

70'lerde iktidara gelen Milli Görüşü temel almış partilerin hükümet ortaklıkları sırasında bir yandan manevi kalkınma hamleleri gerçekleştirilmiş bir yandan da maddi çalışmalar başarıyla gerçekleştirilmiştir ve Refah-yol hükümetinin ekonomik alanda Havuz Sistemi ve dış politikada D-8 uygulamaları demokratik yollarla ne gibi hizmetler yapılabileceğine en büyük örnektir. Bu arada Refah-yol hükümetinin başbakanı Prof. Dr. Necmeddin Erbakan Hoca´mıza gençler adına teşekkürü bir borç bildiğimizi ifade ediyorum.

n Bugün üzülerek görüyoruz ki İslam coğrafyasının her köşesinde Müslüman kanı akmakta. Derneğiniz bu durumu nasıl değerlendiriyor ve çıkış yolları olarak neleri öneriyor?
Düzmece ikiz kule saldırılarından sonra bu saldırılar bahane edilerek 11 Eylülde başlatılan İslam ülkelerini yok etme operasyonu, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında ortaya kondu. Hemen ardından Afganistan ve Irak işgal edildi. Lübnana saldırıldılar. İsrail ve ABDnin işbirliği yaparak düzenlediği saldırı furyası Suriye ve İranı da Allah muhafaza Türkiyeyi de içine alacak bir şekilde bütün Ortadoğuyu saracaktır. Bu noktada İslam dünyasının uyanması gerekmektedir. Büyük Ortadoğu Projesinde Türkiyemizin Başbakanının "Eşbaşkan" sıfatıyla bulunması bizim için tarihe kara leke ile geçecek üzüntü verici bir tablodur. Bir an evvel Başbakan´ın bu görevden ayrılması gerekmektedir. Milletimiz tarihin hiçbir döneminde mazlumun karşında, zalimle yan yana olmamıştır. Milletimiz yine mazlumla birlikteliğini sürdürmektedir ama iktidar sahipleri tarafından 6 hava 7 deniz limanının Irakı işgal eden güçlerin hizmetine sunulmasını yüreği kan ağlayarak izlemektedir.

Hükümet bu uygulamadan bir an evvel vazgeçmelidir. Özellikle D-8 organizasyonu çerçevesinde 8 ülkenin bir araya getirilmesi daha sonra D-60 diyebileceğimiz 60 İslam ülkesinin bir araya getirilmesi son olarak da tüm ezilenleri bir araya getirerek kuvveti üstün tutan bu yapının karşısında hakkı üstün tutan bu organizasyonların bir an evvel canlandırılması ve kurulması gerekir. Yoksa insanların yok oluşunu yürek burkan bir halde izlemeye devam edeceğiz.

Guantanamo gibi, Ebu Gureyb gibi insanlık tarihinin yüz karası işkence merkezleri batının insan hakları, özgürlükler ve demokrasi çığlıkları altında dünyanın gözleri önünde işkencelerine devam etmektedir.

n Siz D-8in önemine vurgu yaptınız ve mutlaka canlandırılması gerektiğinden bahsettiniz fakat hükümet dış politikada Avrupa Birliği eksenli projeler üretiyor. Siz ABye nasıl bakıyorsunuz?
Özellikle İlerleme Raporları ile bizim üzerimizde bir baskı oluşturmaktadırlar. Avrupanın sinsi olarak yapmak istediği şudur. Türkiye kendi seyrine bırakılamaz çünkü büyük Türkiye kurulabilir. üye de yapmıyor çünkü geleceğinden endişe ediyor. Ne olduruyor ne öldürüyor bizi dümen suyunda tutacak tedbirler alıyor.
Dini ve milli kimliği olan bir Türkiyenin ABye üye olamayacağını artık herkesin kabullenmesi gerekir. ABnin basit bir ekonomik topluluk olmadığını herkes anlamalıdır. 22 barajın sularının ortak bir konsorsiyum tarafından yönlendirilmesi isteği, Aleviler ve Kürtleri birer ayrı kimlik olarak gösterilmek suretiyle milli birlik ve beraberliğimizin zedelenmeye çalışılması herkesçe aşikardır. Böyle bir ortamda ABnin bize fayda getireceği düşünmek mümkün değildir. Türkiye şuan da 400 milyon kişiyi besleyebilecek bir yer altı ve yer üstü kaynaklarına sahiptir. Böyle bir potansiyele sahip ülkenin kaynaklarını harekete geçirerek yapamayacağı bir şey yoktur. Bu yüzden biz kendimize, özümüze dönmeliyiz. Bu topraklar cihana hükmetmiştir yine hükmedebilir
yeter ki yöneticilerini iyi seçsin.

n Gece gündüz çalışıyoruz dediniz. Derneğinizin bu tahribata karşı çalışmaları neler? Anadolu Gençlik ne hedefliyor, ne yapıyor?
Bir tane gencimizi bir kötülükten alıkoyabilirsek mutlu olacağımız bir bakış açısı ile çalışan bir kurumuz öncelikle. Milletimizden ilham alıyoruz. Millete dayanmayan hiçbir şeyin uzun süre hayatına devam edemeyeceğine inanıyoruz. Dışarıdan iteklemelerle bu işler yürümez.

n Soros vakfı…
Allah (cc) AGD´mize Sorosun parasını da Avrupa Birliği fonlarının parasını da nasip etmesin. Çünkü istikametimiz bozulur. Milletimiz adına yaptığımız faaliyetlerimizde akla hayale gelmeyecek bir teveccüh ile karşı karşıyayız. Geleneksel faaliyetlerimiz, aksiyonlarımız ve ulaşmamız gereken hedef kitlemiz çerçevesinde iki önemli faaliyet alanımız olduğunu ifade etmek istiyorum birincisi gençlerimizin tamamına erişmek ikincisi bu gençlerimize kendi öz değerlerini en iyi şekilde özümsetebilme yönündeki faaliyetlerimizdir.

Anadolu Gençlik Derneğimiz de milletimizin bağrından kopan bir kuruluş olarak bir takım geleneksel faaliyetler düzenlemektedir. Çanakkale şehitlerini anma programları yaptık. Üç önemli organizasyonla milletimizin karşısına çıktık. Birincisi 250 bin şehidimizi 250 bin hatimle anıyoruz dedik, 301 bin 501 hatm-i şerifi milletimizle birlikte okuyarak ecdadımıza karşı vazifemizi yerine getirdik. İkinci olarak 1. Uluslararası Çanakkale Sempozyumunu düzenledik. Üçüncüsü ise Çanakkale şehitliğine 30 binin üzerinde bir katılım ile ziyarette bulunduk.

Malazgirt zaferini kutladık. Sarıkamışta Allahuekber Dağlarında şehit düşen 90 bin vatan evladımızı anma programları tertip ettik. Mekkenin fethi programları, Asr-ı Saadet programları, Kuran ziyafeti programları düzenledik. Kuran ziyafetlerinde 400ün üzerinde programda yaklaşık 7 milyon kişiye ulaşarak çok önemli bir faaliyete imza attık. Kahramanmaraşın kurtuluşunu bu sene 87. yılı münasebetiyle çeşitli programlarla kutladık. Osmanlı´nın kuruluşunu Söğüt´te yapacağımız programla kutlayacağız. Kuvay-ı Milliye günü çerçevesinde ise Balıkesirde Allahın izniyle bir çalışma başlatacağız. Böylece bir yandan milli bir yandan da manevi değerlerimizi bir araya getirerek bir değerler bütünü oluşturmaya gayret ediyoruz. Diğer yandan okullarımızla, gençlerimizle ilgilenmeye devam edeceğiz. Barınma ve maddi imkan sağlamaya devam edeceğiz. Yeter ki milletimiz teveccühünü bizden esirgemesin. Anadolu Gençlik bir ihtiyaçtan dolayı vardır ve bu ihtiyaç var olduğu müddetçe var olmaya devam edecektir.

n Birde derneğinizle özdeşleşen "İstanbulun Fethi" kutlamaları var. Bu yıl ki program hakkında bilgi verebilir misiniz?
İstanbulun fethini 554. yılında, Allaha şükürler olsun, 26 Mayıs tarihinde bu kez Ankara´da 19 Mayıs Stadında kutlayacağız. İslam coğrafyasından devlet adamları ve sivil toplum kuruluşları da her sene olduğu gibi bu senede programımıza iştirak edeceklerdir.

“Biz” olmazsak yok oluruz
Bakın bu sorunların bir çoğu yüzeyseldir özellikle batılı bir kısım organizasyonların içimize soktuğu yanlışlıklardır. Bunlar temizlendikten sonra çözümün yakın olduğunu düşünüyoruz. Dünya ölçeğinde meseleye baktığımız zaman İslam, bir medeniyet getirmiştir. Bu medeniyet her alanda dünyaya çeşitli miraslar bırakmıştır. Bugün maalesef bu medeniyetin temsilcisi olan bizler bir takım problemlerle 150 yıldır geri kalmış durumdayız ama her şey bitti gözüyle de olaya bakamayız. Bizim bugün bu coğrafyada değerlerimize sarılarak yeniden büyük Türkiyeyi kurma imkanımız vardır. Bunun için Türkiyenin yaşanabilir olması gerekir, maalesef ülkemiz yaşanabilir olmaktan bugün adım adım uzaklaşmaktadır. Asgari ücreti 403 YTL olan bir ülkede yaşamak mümkün değildir, bu ücret ailelerinde çatırdamasına sebebiyet vermektedir. Aile korunması gereken son kaledir. Aileyi de kaybedersek o zaman toplumdan da, ülkeden de bahsedemeyiz. Biz birlikte yaşamaktan haz alan zevk duyan bir toplumuz. Ferdiyetçiliği öneremeyiz biz olmak mecburiyetindeyiz ama batının bize bugün önerdiği şey ben olun, bireyselleşin. Bizde diyoruz ki ben olamayız; ben benim yok olmam manasına gelir. Ancak biz olursak beni de kurtarabiliriz.

Gelecekten ümitliyiz
Çağ açıp kapatan bu milletin bağrında yatan daha nice Fatihler ve bu Fatihleri doğurup yetiştirecek daha nice sultanlar bulunmaktadır. Gençlerimiz özlerine döndükleri zaman ben inanıyorum ki hepsi birer Fatih hepsi birer Nene Hatun olacaklardır. Ülkemizin geleceğinden ümitvarız, gençlerimiz, insanlarımız hiçbir zaman ümitlerini kaybetmesinler. Elhamdülillah bu coğrafyada bin yıldır varız; değerlerimizle var olmaya da devam edeceğiz. Önce yaşanabilir bir Türkiyeyi daha sonra da yeni bir dünyayı mutlaka kuracağız.
Milletimize de güvenmeye devam ediyoruz. Ve bir kez daha herkesi bu çalışmalara katkı yapmaya davet ediyoruz. Başımıza bir felaket gelmeden, çocuklarımız bir sıkıntıya düşmeden bu müesseselerimizde mümkünse görev alalım ve hep birlikte çalışalım. Madden ve manen destek olalım ve dua edelim.
__________________
Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6)

www.anadolugenclik.com.tr
gençüsküdar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İlyas Tongüç:AGD bir medeniyet projesidir gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 06.05.2008 17:11
Allah doğru dostlardan mahrum etmesin! itimat Hayatın içinden 0 13.09.2006 17:06
Milligörüş gömlekleri hayırlı olsun...Allah birdaha çıkarmayı nasip etmesin... refah Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 16.01.2006 22:35
Soros, kıskançlıktan kıvranıyordur! NHAND Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 17.09.2005 11:26
AB'nin masonik şifreleri Cihad74 Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 28.07.2005 13:32


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:33 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git