İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 25.05.2007, 22:05

 
elhamd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 1.090
Teşekkür etti: 36
100 Teşekkür 73 Mesaja aldı
Wink Müslüman Bir Milletin Devlet Reisi Nasıl Olmalıdır?


Besmele, hamdele ve salveleden sonra...
K
ısa bir giriş yapalım:
Bugünlerde Cumhurun Reisi kim olacak diye, Türkiye adeta bu noktaya kilitlendi!
Sadece
Türkiye mi? Hayır! Dünya basını da dikkatle Türkiye'yi izlemekteler.
Şöyle ki:
Hanımının başı açık mı olacak, yoksa kapalı mı olacak?
İslamcı mı (!) olacak, laikçi mi olacak?”
Günler yaklaştıkça bu tartışmalar da iyice alevleniyor ve her kafadan bir ses çıkıyor. Hükümetle muhalefetin araları iyice geriliyor. Ta baştan beri Baykal ile Erdoğan kılıçlarını birbirlerine çektiler...
Kimisi “Halk seçsin, kimisi hayır meclis seçecek!” diyor. Kimileri de dışarıdan birisi olsun diyorlar.
Cumhurun Reisi için anketler bile yapıldı. Çeşitli sivil kuruluşların teker teker görüşleri alınıyor.
Hâlâ ortada resmen bir aday da yok. Havanda su dövmek misali...
Rektörler:
Köşk için 367 Şart!”
YÖK Başlanı Prof. Teziç ve Rektörler Komitesi bildirisinde, Bu makama oturacak kişi şaibesiz olmalı ve meclis isim konusunda uzlaşmalı!” denildi. (Basın-Yayın)
Sivil kuruluşları,
Uzlaşmalı olsun!” diyor. (Basın-Yayın)
Meclis Başkanı Bülent Arınç
, 184'ü bulunca oturumu açarım!” dedi. (Basın-Yayın)
Askerin görüşü
, ”Cumhuriyet´in temel değerlerine sözde değil, özde bağlı olan birisinin seçilmesini umud ediyoruz!” diye açıklandı. (Hürriyet, 12.4.2007)
Ahmed Necdet Sezer, giderayak yine ”Birinci tehdit irtica!” diye uyardı. Ayriyeten, Rejim hiç bu kadar tehdit altında olmadı!” dedi. Ve, Ilımlı İslam sorunu: Dış güçler, laik Cumhuriyeti, Ilımlı İslam Cumhuriyeti yapmak istiyor'' diye de ekledi. (Hürriyet, 14.4.2007)
Receb Tayyip Erdoğan: ''Rejim tehlike olsa yabancı sermaye gelip ülkede yatırım yapar mı? Huzurun olduğu, bu tür tehlikelerin olmadığı ülkeye sermaye girer. Ülkemiz huzur ülkesidir. Kim Türkiye'yi korkular ülkesi olarak gösteriyorsa, halkımıza ve vatanımıza yanlışlık yapar'' dedi. (Zaman, 16.4.2007)
Her gün onlarca insan ölüyor. Bu nasıl huzur, bu nasıl güven? Türkiye bir tezatlar diyarı.
Biri var diyor, biri de yok diyor. Tıpkı zamanında Kenan Evren'in ''İrtica var ve büyük bir tehlikedir'' sözüne karşı Turgut Özal'ın da; ''Hayır yok'' dediği gibi.
Devletin üst zirvesinde bile ittifak yok. Devlet-Millet arasında nasıl ittifak olacak. Şeriat ölçü olmazsa, ihtilaflar birbirini takip eder. Yani ölçü Kur'an'dır, Kur'an'ın getirdiği şeriattır.
14 Nisan 2007'de Cumartesi günü ''Cumhurbaşkanı olma'' mitingi bile yapıldı. R.Tayyip Erdoğan için ''Köşke Çıkma Mitingi!''
Yapılan bu mitingle bir nevi hükümete mesaj gönd
erildi.
Yabancı Ajanslar ne dedi?
Reuters: ''Çankaya yolu kapalı'' sesleri.
AP:
''İslami kökenli Başbakana Protesto''
BBC: ''Laik miting''
AFP: Vatandaş; ''Allah, şeriattan korusun!'' (Hürriyet, 15.4.2007)
New York Times:
''Şimdi iki ayrı Türkiye var'' ifadesini kullandı (Hürriyet, 16.4.2007)
Ne derler, söyleyene değil, söyletene bak. Allah, gayr-i müslim de olsa gerçekleri söylettiriyor.
İşte Türkiye'deki kavganın esas menşei budur. Sürtüşmeler, anlaşmazlıklar, ihtilaflar, ihtiyatlar, geri kalmalar, itimatsızlık ve güvensizlikler v.s. hep bu ikilik yüzündendir.
Çare: İkiyi teke indirmek zorundasınız.
Merhum Hocaefendinin ''Türkiye'de İki Din Ve Biz'' başlığını taşıyan Tebliğ yazısı okunduğu zaman daha iyi anlaşılır. (Mesajlar, Hicri 1409 Cemaleddin Hocaoğlu (Kaplan) -Köln/Almanya-
Daha şeriatın ne demek olduğunu bilmeyen zavallılar. Ne diyelim?
Peygamberimizin kendi kavmine yaptığı dua gibi biz de dua edelim:
''Ya Rabb'i! Benim bu milletime hidayet ihsan et! Zira bunlar ne yaptıklarını bilmiyorlar!''
Tekrar milletimize şeriatın ne demek olduğunu hatırlatalım:
Şeriat Nedir?
''Şeriat biri özel biri genel olmak üzere iki manada kullanılmaktadır. Genel manada ''şeriat'' dine eşittir. ''Din'' demektir. Yani ''Şeriat eşittir din, din eşittir şeriat'tır. Aralarında bir fark yoktur. Özel mana da ise; ''Şeriat'' dinin füruu demektir, dinin füruu bölümü demektir. Zira din, biri usul, diğeri füruu olmak üzere iki bölümdür. Usul bölümü, dinin iman ve akide bölümünü teşkil eder. Füruu bölümü ise, dinin; ibadet, muamelat, ukubat bölümünü ifade eder. Onun için şeriat bir bütündür.
Şeriatı şu şekilde de tarif edebiliriz: Şeriat demek; Kur'an'ın iki kapağı arasındaki hükümlerin tümü demektir. Zira mü'min ve müslümanın inandığı ''Rabb'' şeriatın dahibidir, onun insandığı kitap şeriattır. Onun inandığı Peygamber şeriatı tebliğ edendir ve nihayet onun inandığı ve bağlandığı din, şeriattır, şeriattan ibarettir.
Hürmet ve saygı:
Müslüman, şeriatı kabul ve tasdik etmenin yanında ona hürmet ve saygı duyacaktır. Canından da, malından da şeriatı daha çok sevecektir. Yani şeriata sözde değil, özde bağlı olacak. Elhamdulillah bizler şeriata bağlıyız, Şeriat Allah'ın Kanunudur. Canımız Şeriata kurban olsun.
Velhasıl her kesim görüşünü ortaya koyarak, ayrı ayrı demden vuruyorlar. İstitrat yoluyla yapılan bu ilavelerden sonra asıl mevzumuza dönelim ve diyelim ki:
Ya kim seçil(ecek)meli)?
Buna binaen biz de acizane Kurân merkezli bir değerlendirme yapalım:
Bu babda, yani Devlet Reisi Nasıl olmalıdır mevzuunda İslam ne diyor?
Müslüman Bir Milletin Devlet Reisi Ancak Müslüman Olur!
O halde kim seçil(ecek)meli?
Şeriat, kimin seçilmesinin cevazına müsade ediyor, fetvasını veriyorsa işte o seçil(ecektır)melidir)
Kur'an şöyle der:
''Hiç şüphe yok Allah size emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah size ne güzel öğüt veriyor.
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin ve sizden olan emir sahiplerinize de. Eğer bir şekilde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Allah ve Resulüne götürün. Şayet Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız. Bu hayırlı ve netice itibarıyla daha güzeldir!'' (Nisa, 58-59)
Ayet-i Kerimenin Tahlili ile Emanete ehil olmanın şartlarını, Rahmetli Halife'miz Cemaleddin Hoca Efendinin (Kaplan) Beyyineler 4. Kitabından özetleyerek alalım:
A) Tahlil:
a)
Emanet arasında en büyüğü devlet idaresidir. Neden? Çünkü diğer bütün emanetler buna bağlıdır.
b) Devlet emanetini ehline teslim etmemek ihanet ve hiyanettir.
c)
Hakimler hükmettiği zaman adaletle hükmetmeleri gerekir. En büyük hakim de devlet reisidir.
d) Devlet reisi adaletle hükmettiği takdir de, Allah ve Resulüne itaat farz olduğu gibi devlet reisine de itaat farzdır.
e) Her hangi bir şeyde bir anlaşmazlık çıktığı takdirde Allah'ın kitabına, Peygamberin sünnetine götürülmesi hem güzel ve hem de hayırlıdır.
f) Ve bütün bunlar mü'min olmanın gereğidir, yani aynı zamanda bir iman meselesidir.
B) Emanete ehil olmanın şartları:
1-
Bir kere imanın altı şartına ve bu arada şeriatın adil ve yagane güzel nizam olduğuna inanmış olacaktır.
2- İlim ehli olacak, yani şeriatı usul ve füruuyla bilecek. Bir başka ifade ile, 12 ilmi gereği gibi tahsil etmiş olacaktır.
3- Şeriat'ı kendi kendi ve aile hayatında yaşayacak ve amelen de mükemmel olacaktır, takva ehli bulunacaktır.
4- Cesarete sahip olacaktır.
5- İdari kabiliyete sahip olacaktır.
6- Tavizsiz, ivezsiz olacal, mala haris, şöhrete düşkün olmayacaktır.
7- Mütevekkil olacak, her işinde Allah'a güvenecektir.
İşte Kitap ve Sünnetin ışığı altında Ülemanın tesbit ettiği ehliyet şartlarının başlıcaları bunlardır.
İşte Ümmet-i Muhammed'in böyle birisini bulup devletin başına getirmesi farz'dır, Allah'ın emridir.
Şayet, devlet riyaset makamına bu şartlardan mahrum olan ehliyetsiz kişiler getirildiği zaman, o memleket maddeten de manen de batar. İki yakası bir araya gelmez. Dar boğaza girer. Ne huzur olur, ne bereket kalır. Terör ve anarşi alır başını yürür.
Zira, ''Emir ve idare ehliyetsiz ellere teslim edilirse, o memleketin kıyameti kopar, durumuna düşer!'' (Buhari-İlim)
Sözü bir hadis-i şeriften mülhemdir. Bu hadis-i şerif, kıyametin bir alametini gösterirken şunu da ifade etmektedir: Bir memlekette, bir müessese de veya bir iş yerinde işler, vazifeler ehil olmayan kimselerin eline teslim edilirse o memleketin, o müessesesnin veya o iş yerinin düzeni bozulur, kıyameti kopar.
İslam'ın Devlet (ve Cemaat) Kuruluş ve İcraatında temel esasları şu dört şeyden ibarettir:
1- Ehliyet
2- Adalet
3- İtaat ve
4- Müracaat
Bu dört esas, Nisa Suresinin 58 ve mütekib ayetlerine dayanmaktadır.
Müslümanların genelde müşterek hak ve görevleri vardır. Bunlar birer emanettir. Bu emanetlerin korunması ve yerine getirilmesi bir başın seçimine bağlıdır. Bunu ümmet seçer. Ehil birisini seçer. O da adaletle hükmeder ve adaletle davranır.
''U'lül Emir'', bu zattır. Ümmetin bu zata itaat etmesi farzdır. Allah'ın kesin emridir. İhtilaf çıktığında alışılagelen örf ve adete, heva ve hevese değil, Allah'ın Kitabına, Peygamber (s.a.v.)'in sünnetine baş vurulacak, ihtilaf giderilecektir. İmanın gerektirdiği budur, hayırlısı da budur.
Hülasatül-Hülasa;
- Biz öyle bir Türkiye istiyoruz ki; devlet reisi hakkı ve adaleti temsil etsin.
- Dicle kenarında ayağı kırılan bir oğlağın sorumluluğunu taşısın.
- Müslüman bir milleti temsil eden devlet reisi, her şeyden önce onlar gibi inanan ve onlar gibi yaşayan bir müslüman olması gerekir.
- Onlar gibi Kur'ana hürmet, şeriata saygı duyması gerekir.
- Ve Kur'a'ın anayasa, şeriatın kanun, İslam'ın devlet olmasını istemesi ve bunun için can atması gerekir.
- Ayrıca, onların başta başörtüsü olmak üzere inançlarına, ibadetlerine müdahelke etmek şöyle dursun,hürmet ve saygı duymasını bilip ve onlar gibi yaşaması gerekir.
- Cuma günlerinde camilere gitmesi, mimbere çıkması, mihraba geçip imam olması gerekir.
- Zira; İsla'a göre Cuma namazı bir yönüğyle devlet namazıdır.
Bunu böyle bilecek ve görevinde iken Kenan Evren'in ''Yedikleri naneye bakın: Ben gidecekmişim de Cuma namazı kıldıracakmışım!'' diye söylemiş olduğu lafları demiyecek! İşte; ''Nane yemek bunu söylemektir!''
İslam'ın Devleti'ni ''İrtica'' diye niteleyip birinci tehdit olarak göstermiyecek. Bilahis İslam'ın devleti tehlike değil, selamet ve emniyetin ta kendisi olduğunu bilecektir. Çünkü Kur'an şifa kaynağıdır; insanlık için rahmettir. Böylelerine halisane tavsiyemiz, fikir ve düşüncelerini buna göre tashih edip müslümanların inançlarına saygılı olmalarıdır.
Söylediklerinden hemen tevbe edip hatalarını düzeltmeleridir.
Öyle devlet reisi olmalı ki; Halife Ömer'in Kocakarıya (İhtiyar Kadına) sırtında un çuvalını taşıdığı gibi o da taşısın.
Raiyyeden (halktan) herhangi birisi akşamleyin yatağına girdiğinde devlet reisine beddua değil, ona dua ve mağfıret etsin. Yine öyle devlet reisi olmalı ki; Devletin malını titizlikle koruyup, Hz. Ömer'i (r.a.) kendisine örnek almalı.
O Halife, iki mum kullanırdı. Şahsi işlerinde şahsi mumu, devlet işlerinde de devletin mumunu kullanırdı.
Mısırlı Alim Yusuf El- Kardavi şöyle diyor:
''Ilımlı veya modernist İslam anlayışı birer sapıklıktır. Biz tek bir İslam'a inanıyoruz. O da Kur'an ve Sünnetin anlattığı İslam'dır. Bu İslam'ı da gerçek İslam alimlerinden öğrenebiliriz!''
(Vakit, 4.7.2005)
Biz ne diyoruz: ''Kaynak Kur'an, Örnek Peygamber'dir!'' Formülümüz bu.

Yani Talimatı Kur'an'danü tatbikatı da Peygamberden alıyoruz. Kur'an elde, Peygamber önde.
İslam, İslam'dır ve tas tamamdır. Ne bir eksiği ne bir fazlası vardır. Ne de beşer kafasının mahsulüdür. Vahye dayanır. Allah katında olan gerçek dinin de ismidir. Onun için bir takım uydurukçu kelimelerle İslam sıfatlanamaz. ''Ilımlı İslam, Radikal İslam'' diye vasıflıyanlar, ya İslam'ı gereği gibi bilmiyorlar ya da art niyetli olan İslam düşmanlarıdır. Bu tabirler ABD'nin ortaya attığı tabirlerdir. Müslümanları ikiye ayırıp birbirini kırdırtma politikasıdır. Parçala, böl, yut.....(eksik)
Müslümanlar bu gibi oyunlara asla gelmemelidirler. Bu da böyle biline.
Bir ayet-i Kerimeyle mevzumuzu bitirelim:
''Bir Kur'an'dan öyle ayetler indiririz ki, bunlar mü'minl
er için şifa ve rahmettir. Zalimlerin ise ancak zararını arttırır!'' (İsra, 82)
Tebliğ ve dua bizden, tevfik ve hidayet Rabb'imizden.
1. R. Ahir 1428
18 Nisan 2007 Çarşamba
Muhammed Metin Bin Cemaleddin (Kaplan) Verese-i Enbiya Medrese-i Yusufiye Tekirdağ
Dağıtım:
1- Tüm dünya basınına( yeri-yabancı Medya)
2- Bir Nüshası da Medrese-i Yusufiye de bulunan Müvekkiline
Selam ve dualar.
not. 30.05.07 tarihinde halife hazretlerinin tarihi durusmasi olacak basina aciktir ilgilenenlere duyrulur.

elhamd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Evin Reisi ((((: pembe_PAPATYA Fıkra ve Mizah 5 15.05.2008 18:12
Muslüman Bir Milletin Devlet Reisi Nasil Olmali? elhamd Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 2 02.04.2008 21:48
biz tebrik etmeyide biliriz tayip reisi ts-IUS-of Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 46 05.06.2005 12:11
Devlet reisi msabri Özgün Yazılarınız 0 15.01.2005 06:30
Cahiliye ile Iliskilerimiz nasil olmal? Salah ad-Din Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 28.09.2003 22:47


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:58 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50