![]() Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.440
Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
| Resul Tosun'un aklına "parti içi demokrasi" gelmiş Resul Tosun rtosun@yenisafak.com.trAdaylık tartışmaları Bu yazıyı dün sabah, yani listeler açıklanmadan saatlerce önce yazdım. Ben de aday adayı olduğum için, işin içine duygusallık karışmasın diye, düşüncelerimi listeler YSK'ya verilmeden önce kaleme almayı daha uygun gördüm. Listeye giremeyenlerin girip yerini beğenmeyenlerin tepkilerini 37 yıldır siyasetin içinde ve bizzat canlı şahidi olarak tahmin edebiliyorum. Şimdi listeye giremeyenler girip te yerini beğenmeyenler mutlaka bir günah keçisi bulurlar. Kimi parti teşkilatını, kimi rakiplerini, çoğu da parti genel merkezini daha da ileri gidip genel başkanını itham eder. Aslında tabanın kendisini istediğini ama kimi ayak oyunlarıyla liste dışına itildiğini yahut seçilemeyecek yere konulduğunu söyler. Çevresine anlatır. Kimileri partilerine küser hatta istifa ederler. Bunlar artık Türk siyasetinde alıştığımız ve aday belirlemeleri bu şekilde devam ettikçe daha çok örneklerini yaşayacağımız kaçınılmaz gerçeklerdir. Bu tepkilerin haklı tarafları vardır, tepki verenler içinde gerçekten haklı olanlar da vardır. Ama büyük çoğunluğu sistemden kaynaklanan boş fakat partileri olumsuz etkileyen iddialardır. Herkes seçmen tabanında kendisinin güçlü olduğunu söyler ama hiç kimse gücünü ispat etme hakkına sahip değildir. Çünkü aday belirleme yöntemleri bir gariptir. Bu söylediklerim en sağdakinden en soldakine kadar bütün partiler için geçerlidir. Yani Türk siyasetinin büyük bir ayıbıdır. Aslında normal ve demokratik olan, milletvekilinden belediye meclis üyesine varıncaya kadar bütün seçilenlerin bizzat seçmen tarafından belirlenmesidir. Bugün milletvekili adaylığı söz konusu olduğu için onun üzerinde duralım. Normal yöntem şudur. Siyasi partiler seçim bölgelerinde aday olmak isteyenlerin müracaatlarını alır. Uygun gördüklerini aday adayı yapar görmediklerini veto eder. Siyasi parti genel merkezleri bu yetkiye sahiptir/olmalıdır. 10 milletvekili çıkan bölgeden 40 aday adayı müracaat etti ve kabul edildiler diyelim. Bunları 10'a indirmek ve sıralamalarını yapmak için bu 40 adayı parti üyelerinin –delege değil üye- katılımıyla gerçekleşen resmi bir ön seçim yapılır/yapılmalıdır ve bölgedeki parti üyeleri adayları ve sıralarını belirler. Böylece herkes parti tabanındaki gerçek gücünü görmüş olur. Ayrıca seçimde de seçmene adaylar arasında tercih yapma hakkı verilir/verilmelidir. Eğer parti üyeleri bir yanlış yapmışsa seçmen tercihte bulunarak istediği adayı öne çıkarır ve partinin hatasını da seçmen düzeltmiş olur. Bu şekilde seçilen adam bileğinin hakkıyla seçilmiş olur. Seçilemeyenler de kalkıp kimseyi itham edemezler. Hatta bu sistem yerleşince kendine güvenemeyenler, seçim bölgesinde tabanı olmayanlar aday adaylığına bile cesaret edemezler. Böylece milletvekili doğrudan halkın denetimine açılmış olur dolayısıyla seçilen vekil mecliste halkın iradesini önemser. Şimdi uygulanan sistem böyle midir? Hayır değildir. Olmadığı için de bugün şahit olduğumuz tepkiler yaşanır. Birkaç seçim bölgesinde yapılan ön seçim haricinde bütün siyasi partiler adaylarını merkez yoklamasıyla belirlediler. Yani genel merkezler tek belirleyiciydiler. Öyle olunca da adaylar halk nezdindeki itibarından ziyade genel merkezlerle bağlantısına güvenerek partilere hücum ettiler. Aday adaylarının büyük çoğunluğu halka değil genel merkezlere güvenerek ortaya çıktılar. Her siyasi parti kendisine göre değişik yöntemler uyguladı. Kimi anket yaptırdı, kimi temayül yaptırdı kimi mülakata aldı. Belki genel merkezler de kendilerince haklıdırlar ama bu çalışmaların tamamı aday adayına ve seçmene kapalı olarak yapıldığı için her türlü yoruma müsait yöntemlerdir. Belki çok isabetli kararlar da alınıyordur ama şeffaf olmadığı için özellikle listeye giremeyen ya da yerini beğenmeyenlerin tepkileri haklılık kazanmaktadır. Evvelki gün bir aday adayına durumunu sordular verdiği cevap çok hoşuma gitti. “Vallahi hiçbir şey bilmiyorum. Kimin kaçıncı sırada olduğunu bir Allah biliyor bir de genel başkan. Allah'ın işine karışamıyoruz, genel başkanda karışmamıza müsaade etmiyor. Onun için hiçbir şey bilmiyorum, bekliyorum” demişti. Türk siyasetinde aday belirleme yetkisi tamamıyla genel merkezlerde olduğu için binlerce adayın envai çeşit baskısı altında zor şartlarda karar veriyorlar. İsabetli tercihler yaptıkları gibi farkına varmadan partilerine zarar verecek tercihlerde de bulunabiliyolar.. Benim yıllardan beri tercihim, seçmenin elini taşın altına koyduğu yöntemdir. Genel merkezler değerlendirmek istediği şahısları kontenjan hakkını kullanarak değerlendirmeli geri kalan adayların tamamını bizzat halk belirlemelidir. Bunun en sağlıklı yolu da parti üyelerinin –delege değil üye- katıldığı resmi ön seçim ve sandıkta tercih hakkıdır. İşte o zaman genel merkezler her türlü şaibeden arınmış olurlar ve işte o zaman seçilen milletvekilleri gerçek anamda milletvekili olurlar. Siyasete bunu yerleştirinceye kadar aday tartışmaları bitmeyecektir. (Yazarımızın, dünkü nüshamızda yayımlanması gereken bu yazısı, teknik bir aksaklık sonucu bugünkü nüshaya aktarılmak zorunda kalınmıştır. Özür dileriz..)
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| "O" biçim demokrasi | Battal | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 23.05.2008 22:46 |
| Ak Parti "dinci" bir parti değil Muhafazakar bir partidir | Cihad74 | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 5 | 28.06.2007 21:42 |
| "Güllerin ve Gönüllerin Efendisi Resul-i Ekrem'e!..." | hizmet_ | Özgün Yazılarınız | 0 | 05.01.2006 09:01 |
| "Demokrasi anlatılırken, 250 bin insanımız öldü" | xman | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 25.03.2005 17:15 |
| BBP: "Ak parti 2 yıldır Anadolu'yu ihmal etti" | M. Ali Saral | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 15.01.2005 21:14 |