Üyelik tarihi: 07.05.2005 Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
| Onlara Milli Görüşçü demeyin Onlara Milli Görüşçü demeyin! 7 Haziran 2007 05:48 Selami Güdener / habersiyaset <guder0@mynet.com> Partilerin 22 Temmuz seçimleri için açıkladıkları milletvekili adaylarının kimlikleri, kişilikleri ve belirleniş biçimleri bir çok tartışmayı da beraberinde getirdi. AK Parti “milli görüşçüleri sildi”den tutun da, “27 Nisan Muhtıra listesi”ne varıncaya kadar, bir araba laf… CHP’nin ‘sağa açılma’ çabaları sıkıntı olurken, belli ki, AK Parti’nin de ‘sola açılma’ çabaları baş ağrıtacak. Şimdiden soruluyor; “Azmi Ateş niye liste dışı, solculara yer açmak için mi?” diye… Başbakan’ın 27 Nisan Muhtıra listesi yaptığına ihtimal vermek istemem doğrusu. Bir kere Kasımpaşalığa sığmaz… Bir de “Muhtıraya karşı ilk kez biz dik durduk” söylemine ters düşer böyle bir şey. Ama Türkiye’de kapalı kapılar ardında siyasetin başka yapıldığını bildiğimden, yakıştıramasam da, yine de yabana atılmaması gereken bir ihtimal olarak karşılamak gerekir. Benim asıl üzerinde duracağım konu şu: AK Parti Milli Görüşçüleri dışladı… Hemen şunu söylemek lazım, Başbakan, “Biz Milli Görüş gömleğini çıkarttık” derken, sadece kendi adına konuşmamıştı, o bakımdan, listeye giremeyen isimleri hâlâ Milli Görüşçü olarak lanse etmek, kendilerine karşı yapılmış bir bühtandır. Kendilerinin böyle bir etiketle anılmak isteyeceklerini hiç sanmıyorum. Yok eğer kendileri “Milli Görüşçü olduğumuz için dışlandık” iddiasındalar ise, buna da hakları yok; Hoca’nın haklı olarak “Hadi oradan Milli Görüş size mi kaldı?” dediğini duyar gibiyim. Saadet cephesinde ‘hain’ gösterildiklerini, kendi beyanları ile de “Milli Görüş gömleğini çıkardıklarını” hesaba katarsak, hâlâ böyle tanımlamanın boş ve anlamsız olduğu kadar, gerçek dışı bir yakıştırma olduğunu görmek gerek. Kendilerinin ancak Milli Görüş kökenli olduklarını söylemek doğru olabilir. Ama Milli Görüşçüler derseniz, birileri o kadar da değil der, o kadar da değil. Milli Görüşçü olsalardı, herhalde Saadet’te olurlardı… Başbakan 160 Milletvekilini listeye koymayarak, bazılarını küstürme ve çıkacak faturayı göğüsleme pahasına liderlik yapmıştır. Doğrusunu söylemek gerekirse, listeye konmayan vekillerin bir çoğu zaten miadını doldurmuş isimlerdir. AK Parti siyasette ‘değişim’ felsefesinin bayraktarlığını yaptığına göre, değişim dinamiklerini canlı tutmak zaten işin gereğidir. Değişime karşı çıkmak ise dinazorluk… “Fikirler değişsin, isimler yerinde kalsın” derseniz, bu eyyamcılık olur. Kabul etmek lazım ki, Milli Görüş kökenli milletvekillerinin birbirlerine, askerde hemşerisini görmüş acemi er gibi sarılmaları, parti içinde entegrasyonu ve kaynaşmayı engelleyen ve hatta liderliği zaman zaman zorlaştıran bir faktöre dönmüştür. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşananlara ilişkin gazete sütunlarına yansıyanların onda birinde gerçeklik ve haklılık payı varsa, bu bile Milli Görüşçülerin temizlenmesi için yeter bir sebeptir Tayyip Erdoğan için. Ahmet’in Mehmet’in geçmişten gelen hukuku ve ağabeyliği kullanarak partiyi ve parti politikalarını ipotek altına alması; böyle bir yapı liderler için sevimsiz ve istenmeyen bir durumdur. Tayyip Bey, Milli Görüş kökenli olmalarına bakmış mıdır bilmiyorum, ama Troykanın diğer ayakları olan Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın altlarını boşaltmak istediği herhalde bir gerçektir. Abdüllatif Şener’in de zaten aday olmadığını dikkate aldığımızda, önümüzdeki dönemde dikensiz gül bahçesi istediği sonucuna varabiliriz. Milli Görüş kökenliler Tayyip Bey’e hiç kızmasınlar; vefasızlık ve sadakatse söz konusu olan, Tayyip Bey; “Hoca’ya yar olmayan bana mı olacak?” diyebilir pekâla. Bir de devrim çocuklarını yermiş beyler, siyasetin değişmeyen kuralı bir kez daha işlemiştir. Kimbilir belki de Tayyip Bey’in liste dışı bırakması, Allah’ın rahmet tokatıdır, birileri ayıksın diye…
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
|