Ak Parti Tarbzon milletvekili Asım Aykan'dan gelen bir maili sizlerle paylaşıyorum. Abdullah Öcalan'ın YARGI SÜRECİ On binlerce gencimizin katili Teröristbaşı Abdullah Öcalan, 15 Şubat 1999 da Kenya'lı yetkililer tarafından yakalanarak Türk hükümetine teslim edilmiş 16 Şubat tarihinde de İmralı askeri cezaevine konulmuştu. Tarih Erken genel ve Mahalli seçimleri öncesine rastlamaktaydı. O dönemde MHP, hem Genel Başkan hem de Genel Başkan Yardımcıları düzeyinde, Kendilerinin “ürkek değil, erkek" olduklarını, Teröristbaşı'nı ancak kendilerinin asabileceğini beyan ve iddia ile milletten oy istemişlerdi. Milli duyguları kabaran halk, binlerce gencimizin katili Terörist başı Öcalan'ın idam edilmesi için MHP’ye destek verip iktidara getirmişti. 18 Nisan 1999 Genel seçimleri sonrasında 28 Mayıs ta kurulan hükümetin 3 ortağından biridir MHP. Terörist başının duruşmaları bu arada devam etmektedir. İlk duruşma Anasol-M hükümeti kurulmadan önce 24 Mart 1999'da yapılmıştı. İkinci duruşma 30 Mart 1999'da yapıldı. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, daha sonra 31 Mayıs 1999 ila 29 Haziran 1999 tarihleri arasında dokuz duruşma daha yapmıştı. 29 Haziran 1999 tarihinde dava sonuçlanmıştır. Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, Teröristbaşı'nın, Türk Ceza Kanunun 125'inci maddesine göre idam cezası ile cezalandırılmasına oybirliği ile karar vermiştir. Dava Teröristbaşı'nın Avukatları tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, Mahkemenin kararını yasaya uygun bularak onamış ve böylece temyiz istemlerini reddetmiş, kararını 25 kasım 1999 tarihinde sanık ve vekillerine tebliğ etmiştir. Sanık adına vekilleri 27 Aralık 1999 tarihinde karar düzeltme talebinde bulunmuş; ancak aynı gün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı karar düzeltme talebinin reddine karar vermiştir.
Böylelikle Teröristbaşı hakkındaki idam cezası kararı, temyiz incelemesinden de geçerek kesinleşmiştir. Tarih: 27 Aralık 1999
Bil ahire Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Teröristbaşı hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararını, Başbakanlık aracılığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne iletilmek üzere Adalet Bakanlığı'na göndermiştir.
Adalet Bakanlığı, kesinleşmiş mahkeme kararını, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne iletmek üzere Başbakanlığa göndermiştir. Dosyanın Başbakanlıkta bekletilmeden TBMM'ne gönderilmesi gerekiyordu.
Bu sırada MHP iktidardadır ve bütün millet hemen kararın infaz edilmesini beklemektedir
Ancak Teröristbaşı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş idam cezasının infazına ilişkin yolculuk, Başbakanlıkta son bulmuştur. MHP’nin de ortağı olduğu hükümet, hem infazın ertelenmesine ve hem de dosyanın Başbakanlıkta bekletilmesine karar vermiştir.
NE ZAMANA KADAR ?
Avukatları aracılığıyla Teröristbaşı, 2 Temmuz 1999 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurarak; Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin hakkında verdiği 29 haziran 1999 tarihli ölüm cezasının infazının ertelenmesi için Türk Hükümetine çağrıda bulunmasına kadar,
30 Kasım 1999 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Teröristbaşı hakkındaki ölüm cezasının infaz edilmemesi için gerekli tedbirlerin Türk Hükümeti tarafından alınmasını istemiştir.
MHP iktidardadır ve diğer hükümet ortaklarıyla birlikte gayet uyumlu olarak verilen direktifleri yerine getirmektedirler.
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ, 01.12.2006 tarihli Akşam Gazetesi'nde yer alan açıklamasında "İmralı canisinin idam edilmeyeceği konusunda, altında MHP'nin imzası olan hiçbir karar bulunmamaktadır. Bu konuda hiçbir kimseye teminat verilmemiştir. AKP'nin manevi fedailerinin yapması gereken, şimdi bu iddialarını ispat etmeleridir." diye halkın unutkanlığına güvenerek bir konuşma yaptı. Ancak halk unutmuyor. Halkın hafızasından silinse de, belgeler ve yazılar sayfalardan yüzyıllarca silinmiyor Sayın BAHÇELİ.
İşte size belge:
Hürriyet Gazetesi Genel yayın yönetmeni Ertuğrul ÖZKÖK konu ile ilgili şu soruyu soruyor: "Peki sizden bazı milletvekilleri, biraz da seçim ortamının etkisiyle, "Getirin şu dosyayı Meclis'te oylayalım" derse ne olacak?
BAHÇELİ'nin cevabı şu: "İdam cezaları uygulanmayacak diyen o moratoryumu kim imzaladı? Altında bizim imzalarımız yok mu? Elbette imzamıza sadık kalacağız..." (Ertuğrul ÖZKÖK, Hürriyet Gazetesi, 25.06.2002).
ORTAK AÇIKLAMA YAPMIŞLARDI
12 Ocak 2000 tarihinde Başbakan Bülent ECEVİT'in başkanlığında, Başbakan yardımcısı ve MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ ile Başbakan Yardımcısı ve Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut YILMAZ'dan oluşan koalisyon hükümeti, Terörist başının kesinleşen mahkumiyet kararının infazının durdurulmasına, idam dosyasının TBMM'ne gönderil-me-mesine, karar vermişler ve bu kararı da birlikte kamuoyuna açıklamışlardır.
ŞEHİT AİLELERİ İSYAN EDİYOR.
Şehit ailelerinin tepkilerini ULUSAL BASIN şu şekilde veriyordu:
Şehit aileleri hükümet ortaklarını ziyaret ettikten sonra Çankaya'ya çıkarak Cumhurbaşkanı Demirel, ile görüştüler. Şehit aileleri Apo'nun derhal asılmasını isterken, Demirel sabır tavsiyesinde bulundu.
ANKARA- Cumhurbaşkanı Süleyman DDEMİREL, Abdullah Öcalan hakkında verilen idam cezasının infazına ilişkin süreçte, dosyanın "tekamül ettiğini" belirterek, "Yapılan şey, kimsenin affı değildir. Hukuk devletinin icapları, harfiyen yapılacaktır" dedi. DEMİREL, Kırıkkale Şehit Aileleri Derneği Başkam Mehmet GENCER ve beraberindeki şehit aileleri dernekleri yöneticilerini, Çankaya Köşkü'nde kabul ederek görüştü. Kabulde söz alan dernek yöneticileri, evlatlarını kaybetmekten duydukları üzüntüyü dile getirerek, hükümet ortağı partilerin liderlerinin, Öcalan'ın cezasın infazı sürecine ilişkin olarak 12 Ocak'ta aldıkları kararı eleştirdiler. Şehit yakınları, "Bu hain asılmadıkça, bizim yüreğimizdeki acı dinmez. Rencide edilmiş durumdayız. Asla tahammül edemiyoruz bu duruma" diye konuştular. Başkan GENCER de, şehit aileleri dernekleri olarak dün aldıkları kararı dile getirdi. Öcalan'ın dosyasının, geciktirilmeden TBMM'ye gönderilmesini talep ettiklerini belirten GENCER, 5 Şubat 2000 tarihinde Sıhhiye'de "Şehitlere Saygı Mitingi" düzenleyeceklerini hatırlattı. Dosyanın Meclis'e gönderilmemesi durumunda "Devlet Övünç Madalyaları"nı iade edeceklerini de ifade eden GENCER, "Dosyanın Meclis'e gönderilmesini istiyoruz. Meclis'e güvenimiz sonsuz. 3 liderin karanın kabul etmiyoruz" dedi.
TEPKİLER NEYE YARADI?
Anayasa'nın 38. maddesi, Ekim 2001'de "Savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemez." şeklinde değiştirildi.
9 Ağustos 2002 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 4771 Sayılı Kanunla da, " Ölüm cezası (Savaş veya yakın savaş tehdidi dışında) kaldırılmıştır" dendi.
Hükümet Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gönderdiği 19 eylül 2002 tarihli yazıda şu açıklamayı yapmıştır: "Abdullah Öcalan bundan böyle Yargıtay'ın 22 kasım 1999 tarihinde almış olduğu idam cezası ile karşı karşıya değildir."
MHP hala iktidardadır ve yapılan yasa değişiklikleri sonucunda Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, 3 Ekim 2002 tarihli kararla idam cezasını müebbet hapse çevirmiştir.
ASACAK İP BULAMADILAR
Hükümetin kurulduğu 28.5.1999 tarihinden o zamana kadar 6,5 ay; yani 200 gün gibi bir süre geçmişti. Acaba o zamana kadar on binlerce gencimizin katili Apo’yu asacak ip mi temin edemediler?. Ondan sonra Sayın BAHÇELİ kalkmış 20 Kasım 2006 da diyor ki: "Biz iktidara gelirsek Apo'yu F tipi ceza evine göndereceğiz." .
Apo'nun avukatları da BAHÇELİ'ye teşekkürlerini bildiriyorlar. Daha önceden "O adada tecrit ediliyor" diye AB makamlarına başvurmuşlardı çünkü.
Aklımıza hemen şu soru geliyor. Bahçeli acaba Apo'yu F tipine naklettirip, oradan kaçırılınca da:
"Apo'yu ancak ben yakalayabilirim, beni iktidara getirin" mi diyecekti?
Bu milleti gerçekten bu kadar saf mı sanıyorsunuz Sayın BAHÇELİ?
Not: Bilgiler TBMM Meclis Komisyonları ve basın arşivinden alınmıştır.