
Allah’ın izniyle IKTIDARDAYIZ
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, ülke nüfusunun yüzde 70’inin açlık ve yoksulluk sınırının altında bir gelire sahip olduğunu söyledi. AKP ve CHP’nin halkı sıkıntıya düşürdüklerini belirten Kutan, “AKP değil, millet mağdur! Bu mağduriyeti ve çaresizliği Saadet iktidarı çözecek” dedi. Kutan, “Çare Saadet’te... Millet 10 yıl önceki Erbakan hükümeti dönemini hâlâ özlemle anıyor” şeklinde konuştu.
Hedefleri Türkiye’yi parçalamak!
Genel Merkez’de bir basın toplantısı düzenleyerek gündemi değerlendiren Saadet Partisi Lideri Kutan, “5 yıllık süre içerisinde AKP ve CHP’nin icraatlarını gördük. Büyük Ortadoğu Projesi de önceki yıllarda ABD’deki enstitülerde kotarılan; huzuru bozmaya ve ülkeyi parçalamaya yönelik icraatlardan ibarettir.” dedi. Sağcı-solcu partilerde temel kabuller bakımından bir fark bulunmadığına işaret eden Kutan, Saadet Partisi dışındaki bütün partilerin IMF’ci ve Kemal Derviş politikalarını benimsediğini söyledi.
Toz duman ortadan kalktı
Türkiye’nin tam anlamıyla seçim havasına girdiğini, Saadet Partisi’nin de şu ana kadar miting havasında pek çok aday tanıtım töreni gerçekleştirdiğini anımsatan Genel Başkan Recai Kutan, şöyle konuştu: Çiftçi, emekli, işçi, memur, esnaf mağdurdur. Geçen seçimlerde yapay tiyatro ile milletin kafası karıştırılmıştı. Ama şimdi toz duman ortadan kalktı. Acı gerçek gün gibi ortaya çıktı. Millet, özünde aynı olan iktidar ve muhalefeti sandığa gömecek. Çünkü kendisine, Saadet Partisi’ne oy verecek.”
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Türkiye’yi parçalamak için çeşitli oyunların sahneye konduğunu söyleyerek, ABD’deki Hudson Enstitüsü’nde konuşulan senaryonun tamamen huzuru bozmaya ve ülkeyi parçalamaya yönelik olarak değerlendirdi. Kutan, “Büyük Ortadoğu Projesi de daha önceki yıllarda bu tip kuruluşlar tarafından oluşturulmuş senaryo idi. Hedef Türkiye’yi huzursuz etmek ve parçalamaktır” dedi.
Kutan dün partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Türkiye’nin tam anlamıyla seçim havasına girdiğini, Saadet Partisi’nin de şu ana kadar miting havasında pek çok aday tanıtım töreni gerçekleştirdiğini anımsatan Kutan, 4 Kasım’da yapılması beklenen seçimlerin 22 temmuzda yapılacak olmasının pek çok siyasi partinin de seçimlere hazırlıksız yakalanmasına neden olduğunu ifade etti. Saadet Partisi dışında partilerin YSK’ya eksik liste verdiğini hatırlatan Kutan, bu seçim öncesi diğer siyasi partilerin de gerçek anlamda birbirlerinden farkları olmadığının ortaya çıktığını ifade etti. Kutan, “uzun yıllar sağcı olarak bilinen partileri listelerine solcu, solcu partiler ise listelerine sağcı olarak bilenen kimseleri koydu. Buna şaşırmadık. Çünkü, eskiden beri biz bu partiler arasında temel kabuller bakımından pek bir farkı olmadığını söylüyorduk. Sağ-sol ayrımı ekonomi ve dış politika anlayışına göre belirleniyor. Bir bakıyorsunuz, Saadet Partisi dışında bütün siyasi partiler IMF’ci. Kemal Derviş’in ekonomik politikalarını Saadet Partisi dışında bütün partiler benimsemiş” diye konuştu.
Başbakan’ın yaptığı bir konuşmada bütün iktidarların IMF ile işbirliği gerçekleştirdiği suçlamasında bulunduğunu belirten Kutan, Başbakan’ın bazı gerçekleri unutmayı tercih ettiğini, Milli Görüş iktidarlarının hiçbirinin IMF ile işbirliği gerçekleştirmediği ve borç almadığını vurguladı. Kutan, dış politikada da bütün partilerin ABD, AB ve bir ölçüde İsrail’e bağımlı olduğunu kaydetti.
Üç cümle yeter
Türkiye’nin içinde bulunduğu tabloyu üç cümle ile değerlendiren Kutan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ekonomik yıkım, Dış politika faciası ve milli, manevi ve ahlaki değerlerde tahribat. Bu üç cümle Türkiye’yi anlatıyor. Halbuki 54. Erbakan hükümeti dönemini hala millet özlemle anlatıyor. Şimdi yeni bir seçim var ve vatandaşın iki önemli beklentisi var. Türkiye’nin her zamankinden daha fazla huzur, barış, birlik ve beraberliğe ihtiyacı var. Toplum gerginlik ve kamplaşma olsun istemiyor. Bir kayıkçı kavgası olacağına meseleler için çözüm önerileri getirilmesini istiyor. Huzur ve barış için bir şeyler yapılıyor mu? Hayır.
5 yıllık süre içerisinde AKP ve CHP’nin icraatlarını gördük. AKP başarılı bir iktidar olmadı. CHP ise anamuhalefet görevini yerine getirmedi. Şimdi bu başarısızlıklarından medet ummaktadırlar. Erdoğan ve Baykal arasında söz düellosu gerçekleşip durdu. Sonra AKP ve CHP için sahneye bir tiyatro konuldu. AKP, ‘oyları bölmeyin CHP iktidara gelir’ diyor, CHP ise, ‘AKP iktidara gelmesin’ diyerek bazı çevrelere mesaj veriyor. AKP mağdur rolünü oynuyor. CHP’de irtica hortladı, laiklik elden gidiyor diyor. Birileri mağduriyetten, birileri şehitlerden birileri de laiklik üzerinden politika yapmayı kendilerine uygun görüyor.
Gündem açlık ve terör
Gerçek gündem ise milletin mağduriyetidir. Çiftçi, emekli, işçi, memur, esnaf mağdur. Millet elbette sandık önümüze gelecek hem iktidarı hem de anamuhalefeti sandığa gömeceğiz diyordu. Ama ne olduysa, yapay tiyatro ile kafalar karışır gibi oldu bir ara. Fakat şimdi toz duman yeniden ortadan kalktı. Acı olan gerçek gün gibi ortaya çıktı.
Şu anda en önemli gündem maddelerinden biri de terördür. Kuzey Irak’tan başlayan terör Büyükşehirlere sıçramaya başladı. En son Gümüşhane’de terör olayları yaşandı. Gümüşhane neresi, Kuzey Irak neresi. Şimdi Büyükşehirlere yönelik hedefler sözkonusu. PKK terör örgütü ABD, AB ülkeleri ve İsrail’in kullandığı taşerondur. Onların arkasında bu destek olmasa, PKK’nın hayatta kalması mümkün değildir. Genelkurmay ve yetkili kurullarda zaten bu yönde görüş beyan etti.
Kuzey Irak’ın bugünkü hale gelmesinde en büyük etki uzun yıllar çekiç gücün uygulanmasıdır. 54. Erbakan hükümetinin ilk icraatı çekiç gücü ülkeden göndermek oldu. Şimdi İncirlik üssü’nün ABD’nin kullanımına yönelik tarih 23 Haziran’da sona eriyor. İncirlik üssünün yeniden ABD’nin kullanımına müsaade edilmemelidir. Dışişleri Bakanlığı’nın yeniden üs için izin verilmesi yönünde kararname hazırlığı içerisinde olduğunu duyduk. Halkımız huzur ve barış istiyor.
Milletimiz açlık ve yoksulluk sınırında yaşıyor. Memur ve işçiye yüzde 6 zam veriliyor. Esnaf sıkıntı içinde. IMF’nin talimatı ile var olan para halka değil faizcilere veriliyor. Her gün 110 milyon dolar faizcilere para ödeniyor.
AKP değil, millet mağdur
Millete sesleniyorum. Mağdur olan AKP değil, sizsiniz. Cumhurbaşkanlığı seçimini bile bu iktidar gerçekleştiremedi. Halbuki uzlaşma anlayışı içerisinde hareket etseydi, diğer siyasi partilerin çok açık desteği vardı. Milletimizin daha çok birlik, beraberlik, barış ve huzura ihtiyacı var. Gerginlik sadece dış mihrakların işine yarar”
Bir gazetecinin Hudson Enstitüsü’nün Türkiye aleyhindeki senaryosu ile ilgili sorusu üzerine Kutan şunları ifade etti:
“ABD’de bu enstitü gibi pek çok think thank kuruluşu var. Bunlar federal devlet, CIA ve değişik ülkelerden çok büyük parasal destekler alıyorlar. Bu kuruluşlarda pek çok senaryo oluşturulur ve benimsenir. Büyük Ortadoğu Projesi de bu tip kuruluşlar tarafından daha önceki yıllarda oluşturulmuştur.
Türkiye üzerinde çok büyük oyunlar oynanmaktadır. Hedef Türkiye’yi parçalamaktır. Keşke o senaryonun konuşulduğu toplantıda askeri yetkililerimiz toplantıyı terk etseydi. Bu tip senaryolar Türkiye’yi huzursuz etmek ve parçalamak içindir”