![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 26.10.2004
Mesajlar: 1.073
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| AKP-SP koalisyonu neden düşünülmeli yazıyı sonuna kadar okudum güzel bir yorum AKP-SP koalisyonu neden düşünülmeli, 1973'ün sonucu niye önemli? AKP’nin Milli Görüşçüleri partiden uzaklaştırması, aday göstermemesi nelere mal olacak? Saadet AKP’den neler götürecek? Seçime genel olarak asılmayacak olan BBP’liler ne yapacak? Saadet’in barajı aşması için çalışan medya kurumları neler? Saadet’in barajı aşmasını ordu ve ulusalcılar ister mi? Cemaatler Saadet’e nasıl bakıyor? AKP- Saadet koalisyonu olabilir mi? *** Bunlar çok önemli sorular... *** Seçim sonucunda AKP- Saadet koalisyonu çıkabilir mi? Bu soru da nereden çıktı demeyin… Bu koalisyon ihtimalini aklınızı bir kenarında tutun… Zira bu koalisyon, bir ihtimal olarak görülebilir.. Peki nasıl olacak? Bir çözümleme yaparsak olay daha iyi anlaşılabilir.. Saadet Partisi, yani Milli Görüş tabanı 2002’de büyük oranda AKP’ye kaysa da bu seçimde durum farklı… Saadet Partisi hiç seçim çalışması yapmasa dahi 1,5 milyon üyesi olan ve tüm Türkiye’de tüm teşkilatları sağlam (buna kemik oy deniyor) bir parti. 1,5 milyon üye de yaklaşık % 5 oy ediyor. Ki bunlar sadece üyeler… Üye olan bu kitlenin hinterlandı yani çevresi de çok ciddi bir katkı yapabilir bu orana… Ha, denilebilir ki Saadetli müşahitler bile 2002’de AKP’ye oy verdi. Ama bu seçimde bir fark var. Yani artık müşahitlerin büyük bölümü AKP’ye oy vermeyecek… Sebebi; Türkiye’nin genel ekonomik, sosyal ve uluslararası politikalarındaki tatminsizliği ve Saadet Partisi’nin baştan beri çok sert muhalefeti. Saadet’in 2002’deki yaklaşık 800 bin oyla aldığı % 2,5’lik dilim varlığını hala sürdürüyor. Az önce de belirttiğimiz gibi “üye sayısı 2002 sonrası güncellenmiş olan Saadet’in” 1,5 milyonu bulan üyesi var. Ve Milli Görüşçüler 5 yıldır ve şimdilerde son derece sinirli… Kendilerinin sırtından bıçaklandığını ve AKP’nin tüm Türkiye’yi yanılttığı gibi kendilerini de yanılttığını belirtiyorlar… Bu sinirli kitle; AKP’ye oy veren Saadetlilerden yani Milli Görüşçülerden kaynaklanıyor.. Mesela Saadet Partisi pek çok ilde anket tarzı bir uygulama yapıyor ve halkı hem bilinçlendiriyor hem de yönlendiriyor. Bu şöyle oluyor: Saadet Partili anketör, yada partili; eline aldığı bir anket formuyla vatandaşa gidiyor. Ve soruyor: “Domuz ve at etinin bu hükümet tarafından satışının serbest bırakıldığını biliyor musunuz?” Örnekleri çoğaltmaya gerek yok… Bu ve buna benzer çok stratejik sorular yöneltiliyor… Mesela AKP’nin zinayı serbest bırakması ile ilgili sorular da bu tarz sorulardan… Velhasıl … Saadet işini çok iyi biliyor ve yapıyor… “Başörtüsü şerefimizdir” diyerek oy alan AKP’nin YÖK ve özgürlükler konusunda bile bir arpa boyu yol alamaması, açılan kilise evler, satılan vatan toprakları… Vatandaşla yüz yüze yapılan görüşmelerde işlenen o kadar fazla konu var ki… *** Saadet’li gençler olgusu da hiç göz ardı edilmemeli… Mesela AKP, 5 yıldır İslamcı camiayı hem de sivil toplum kuruluşlarının hemen hemen tamamını, adeta evine hapsetti.. Ama Milli Görüş’ü hiç etkileyemedi… Milli Görüş tüm kurumlarıyla sahadaydı… Ve hep tepkiseldi… Aklınıza gelen tüm konularda paneller, önemli haftalarda kutlamalar vs ..vs… Ayrıca şu anda artık, çok genç bir Saadet Partisi kitlesi ve aday portföyü var. Ve en önemlisi partililer “DP sendromu” yaşamıyor… DP sendromunun en önemli belirtisi şu: “Barajı aşacak mıyız?” Bu soru sendromu başlatıyor ve öylece hasta hasta dolaşıyorsunuz ortada… Ama Saadet kendi içinde bunu kırmış durumda,… Bu nihai rakama yansıması muhtemel bir sinerjiye katkı sağlayabilir.. Yani SP’liler “Ben baraj için çalışmıyorum, ha % 10’luk bir baraj varsa bizim o rakamla ilgili kaygımız yok, biz geçeriz, AKP kaybedeceği oyları düşünsün… İçini biz boşaltıyoruz” diyorlar… Bu özgüven göstergesi … Ve çok önemli… Bu inanıyorum ki Başbakan Erdoğan’ı da çok fazla düşündüren bir konu: Başbakan’ın aklındaki en önemli sorulardan biri: “Bu delilerle (Buradaki “deli” ifadesini olumlu anlamda kullanıyoruz. Bunu Başbakan daha iyi anlar. Hele Milli Görüş’ün seçimde tüm dengeleri değiştirebilecek sinerjisini Başbakan Erdoğan daha iyi bilir. Zira kendileri Milli Görüşçü olduğu günlerden çok iyi hatırlar…) ne yapacağız biz?” Başbakan bunu düşünmekte çok haklı… Çünkü… Saadet Partisi’nin her il teşkilatı her ay, en az 1 program yaptı… Başta Çağlayan Mitingleri olmak üzere yapılan ve çok çeşitli konularda İslamcı tüm kitleyi bir araya getiren mitingleri unutmamak lazım tabi… Saadet’in iller bazında yaptığı çok çeşitli konseptlerdeki programların çetelesi çıkarılsa inanıyoruz ki Türkiye tarihinde hiçbir parti bu kadar çok çalışmamıştır. (Refah Partisi bile… Zira bilindiği gibi Refah Partisi 1994 yerel ve 1995 genel seçimlerinde cumhuriyet tarihinde görülmemiş ve alışılmadık bir seçim çalışmasıyla birinci parti olmuştu.) Bu bilgiyi Milli Gazete, Vakit gazetesi gibi gazetelerin arşivini yada Saadet’li her hangi bir il teşkilatına giderek arşivini incelediğinizde görürsünüz… Bu arada biz burada il başkanlıklarının programlarından bahsediyoruz. İlçe teşkilatlarının programlarını saymak zaten mümkün değil… Ve Başbakan Erdoğan’ı düşündüren ikinci nokta: Bu, yapılan binlerce programda ve yüz binleri bir araya getiren mitinglerde hedef tahtası Siyonizm, ırkçı emperyalizm, yani ABD-İsrail ve onların müttefiki AKP hükümeti idi… “Erbakan’ın kurduğu D-8’e ilgi göstermeyen ve bir dünya projesini görmezden gelip AB tarafından hep azarlanana ve kapı dışarı edilen hükümet AKP” işlendi hep bu toplantılarda… Her büyük programda Erbakan konuştu ve Erbakan her konuşmasında AKP’yi yerden yere vurdu ve uluslar arası güçlerle işbirlikçilikle suçladı … Tabandaki AKP algısı, “Bunlar ABD ve AB’ci… Kafamıza geçirilen çuvalı hatırlayın” şeklinde… Yani kısacası Saadet son derece girift ve interaktif bir parti… En önemli yanı… Herhangi bir gündem öne çıktığında bu konuyu tabana en direkt ulaştıran bir kitlesi mevcut Milli Görüş’ün … Ve bilinmesi gereken bir başka nokta şudur: Saadet Partisi “Bağcılar’ı” temsil eder.. Bu ne demek? Nişantaşı’ndan Saadet’e oy çıkmaz demek… Bu kimsenin umurunda da değil… Zira Bağcılar’ın oyu daha fazla… Hem de çok daha fazla.,.. Bağcılar varoşları temsil ediyor, o bakımdan bu örnekteki Bağcılar benzeri tüm kentler tüm Türkiye’de temsil gücünün çoğunu; isteyen, çalışan, arzu eden partiye sunar… Bu aynı zamanda başka bir şey de demek. Mesela medyanın fildişi kulelerinden memlekete ahkam kesen ve Teşvikiye, Nişantaşı'ndan dünyaya bakan, “İslamcı kitleler konusundaki uzman Ahmet Hakan” (Bu arada her ne olursa olsun özgün yazılarından dolayı www.Haber5.com ailesi olarak kendisini çok seviyoruz) gibiler, Saadet’in gücü konusunda gerçekçi şeyler yazamaz… Dolayısıyla medyasal sondajlama yoluyla ortaya atılan öngörüler de anlamsız… Bu bakımdan önümüzdeki günlerde Başbakan Erdoğan, hiç beklemedik (Beklenmedik diyoruz, çünkü hani Saadet marjinal ve % 1’lik bir parti ya.. ) bir şekilde Saadet’e yüklenebilir… Saadet’e yüklendikçe Saadet oy kazanır… Saadet’in çok zinde ve maniple edilmesi son derece zor bir tabanı var. Erbakan’ın inatçı ve şuurlu kişiliği Milli Görüşçüleri çok iyi yansımış... Ayrıca Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Saadet Partili üst düzey kurmaylarla birlikte katıldığı, kapatılan MGV’nin misyonunu aynen devam ettiren Anadolu Gençlik Derneği’nin programlarını hatırlatmaya bilmem gerek var mı? Binlerce program… Kur’an ziyafetleri… Programların sonrasında yada öncesinde konuşan Saadet’liler… Erbakan gelemediği toplantılara telekonferansla katıldı… Telekonferans dediğimize bakmayın… Yani cep telefonuna yaklaştırılan mikrofondan konuştu Erbakan… Ama o kadar çok programa katıldı ve o kadar çok kitleye ulaştı ki… Bu programların ne kadar geniş katılımlı yapıldığını kartel medyasının bu programları kötüleyen yazarların yazıları bile ifade ediyor… Ve Anadolu Gençliğin çalışmalarının yansıtacağı oy da % 100 oranında Saadet’e gelecek… *** AKP’nin aday listelerinden Milli Görüş kökenlileri dışlaması ve gerçek bir merkez parti olmaya yönelmesi hükümet partisini çok ciddi zarar verecek… Ayrıca eski teşkilatçıların AKP’li de olsa adaylardan hiç hoşlanmamamsı partisinin altını oyması için yeterli… Bundan yararlanabilecek tek parti de Saadet... Zira bilindiği gibi Saadet Partisi “Milli Görüşçü olduğu söylenen” vekillere açık davetini de yaptı … *** BBP’nin oyları meselesi… Muhsin Yazıcıoğlu Sivas’tan bağımsız aday… En çok ittifak söylentisi ile anılan iki parti SP ve BBP idi… Fazla söze gerek yok… Tabanları birbirine çok benzeyen iki parti var karşımızda ve BBP’liler AKP karşıtlıklarını Saadet üzerinden gösterecekler… Oylar büyük oranda Saadet’e gidecek… BBP’nin % 2-3 gibi oyu olduğu biliniyor… *** İşin medya yanı çok önemli… Saadet’in TV5’i ve Milli Gazetesi var. Bunlar zaten işlerini yapıyor. Ama bir başka en önemli medya organı Vakit Gazetesi… Vakit Gazetesi’nin rolü İslamcı kitle üzerinde çok fazla…. Türkiye’nin en etkili gazetelerinden birinden söz ediyoruz… 200 bin kişiye ulaşan, en ektin, sivri dilli, muhalif ve her iki kitleyi de etkileyen bir gazete… Vakit, etki gücünü AKP-SP-BBP tabanlarından sağlıyor… Ve BBP’nin seçimde olmaması (fiilen olmayacak, bağımsız adaylarla katılacak) Vakit’in desteklediği parti sayısını 2’ye indiriyor… Şu anda seçime tam olarak 1 ay kaldı ve Vakit’in Saadet haberleri artıyor. Bu; Vakit’i etkileyen akil adamlar grubu arasında Saadet’li üst düzey çok fazla kurmay olmasından da Vakit’in Saadet’i mecliste görmek istemesinden de kaynaklanabilir… Zaten Vakit yöneticileri de Saadet’lileri çok yakından tanıyor… Ayrıca ulusalcı bazı TV kanalları ve gazeteler Saadet’in baraj kaygısı olmadığını işlemeye başladılar bile… Saadetli adaylar pek çok özel televizyonda özel programlara alınıyor… AKP karşıtı sol yada ulusalcılar Saadet’i ilk tercihleri yapıyor medya kuruluşlarında… Tabi Saadet de bunu çok iyi kullanıyor… Mesela Rize’deki mitingi Kanaltürk yayınlamıştı… Bunu Saadet istemedi… Ama Kanaltürk’çüler o kadar çok istiyorlar ki… Zira onlar AKP’yi ancak Saadet’in yıpratabileceğini biliyorlar… Tabi bu tarz imkanlara Saadetli yetkililer “hayır” demiyor… Zira işlerine geliyor… Mesela hiç beklemediğiniz bazı ulusal kanallarda Saadet’in mitinglerinin genişçe yer verilmesini görürseniz şaşırmayın… Zira herkes “AKP’den kim ne kadar koparırsa kardır” diye düşünüyor… *** İkinci nokta; İslamcı radikal kanat dediğimiz kanatta (Oy kullanmakta sakınca görmeyenler, ki bunlar çok fazla bir yekun tutuyor) AKP’ye oy vermesine rağmen çok fazla pişman kişi var… Bu kişiler yine radikal denilen yada farklı düşünceler içindeki sivil toplum örgütleri ile içselleşmiş insanlar… Bu konudaki belirleyici bir örnek olabilecek bir yazı internette dolaşıyor, çokça kişiye ulaşıyor… Yazının sahibi 1997’nin en ses getiren programı Kudüs Gecesi’nin kahramanı ve adını Türkiye’de duymayan kalmayan Nurettin Şirin … (Arzu edenler yazı için tıklayabilir…) Yazı Milli Görüş’e davet niteliğinde … Bir de bütün bunlara Saadet’i küçük görerek “AKP zaten birinci parti, bari Saadet barajı aşsın” diyenler eklenecek… Onu da varın siz düşünün… *** Diğer çevreler… Mesela irili ufaklı cemaatsel yapılar, 300-500 kişilik güçlü yapılanmalar … İsmailağa Cemaati genelde Milli Görüş’ten başka partiye oy vermez… Bu konuda cemaat içinden kimi manipulasyonlar yapılıyor ama Mehmet Talu devreye girince, telefon zincirleri kurulunca mesele bir gecede halloluyor… Oylar Saadet’e akıyor… Geçen seçimde AKP’ye gittiği konusunda pek çok tespit var ama bu sene olay daha da farklı olacak… Fethullah Gülen cemaati içinde de az da olsa Saadet’e oy veren çıkıyor. Süleymancılar Piyalepaşa Kur’an Kursu’nun yıkılmasını unutamıyor… 2004 belediye seçimlerinde bile Saadet’e oy veren Süleymancı gruplar mevcuttu… Şimdi kuran kursu olayı işe tuz biber ekti ve Saadet’e yine gün doğdu… Zira “yıkıma” en büyük tepki Saadet’indi… Diğer cemaatler de taban olarak AKP’den politik olarak pek memnun değiller… BAV camiası, AKP’lilerle de Saadetlilerle de çok yakınlar… Ve Saadet Partisi’nin mecliste olması için özel çalışma içindeler… Diğer pek çok cemaatte Saadet’ten başka oy verecek parti olmadığına kanaat getirenlerin oranı fazla… AKP’nin ortaya çıkışından sonra pek çok sivil toplum kuruluşunu kaybeden Milli Görüş bunların alternatiflerini de ortaya çıkardı. Bunlar da son derece zinde bir şekilde adeta muhalefet yapıyor... *** Peki Saadet’in barajı aşmasını ordu ve ulusalcılar ister mi? Orduyu bilemeyiz ama ulusalcılar Saadet’in meclise girmesini istiyor… Tercüman Gazetesi’nin anketi bunu gösteriyor. Saadet’in oyu % 15’ler düzeyinde çıkıyor. Pek çok ulusalcı oluşum Saadet’i AKP’den kalın bir çizgiyle ayırıyor ve Milli Davalara sonuna kadar sahip çıkmasından dolayı Saadet’e özel bir sempati bile duyuyorlar… *** Peki bütün bunlardan sonra asıl sorumuzu soralım: AKP- Saadet koalisyonu çıkabilir mi? Çıkarsa kimse şaşırmasın… AKP-DTP koalisyonunun imkansızlığını anlatmaya gerek duymuyoruz bile… Tabutlar dolusu şehidimizin açıklaması AKP için çok zor olur zira… Recai Kutan’ın son açıklamalarındaki “Herkesle koalisyon yapabiliriz” açıklamasını dikkatinize sunarız… Bu AKP-SP koalisyonu; 1973 seçimleri sonucunda Ecevit’in MSP’ye mahkum olması gibi bir ortamda da gerçekleşebilir… Yani AKP, CHP yada MHP’dense yada DTP’dense Saadet’e “Evet” der… Yani Saadet Partisi’nin 1973 seçimlerindeki gibi (O zaman % 11,8 oy alıp 48 milletvekili çıkarmıştı) kilit bir konuma gelmesi içten bile değil… O zaman Adalet Partisi’ne karşı CHP-MSP (Ecevit-Erbakan Hükümeti) doğmuştu.. Yani Türkiye için Saadet Partisi çok stratejik bir konuma yükselebilir… Seçime gidilen bu son derece kritik dönemi “varlığının yanına”; eklediği söylemleri kısa ve anlaşılır hale getirerek sunan Saadet Partisi, % 15’e yakın oy alırsa şaşırmamak lazım… Zira AKP açısından olumsuz esen her rüzgar Saadet’e yarar.. Zira, DP, GP, MHP, DTP, hatta CHP, bağımsız adaylar AKP’den çok oy götürecek… % 45’leri görme konusunda çok iyimser olan AKP büyük bir çöküş de yaşayabilir… Şunu unutmamak lazım… Burası Türkiye ve kızdırılmış geniş kitlelerin ne yapacağı hiç belli olmaz… AKP ve Başbakan Erdoğan’ın aklında şüphesiz buna benzer sorular var ve çok ilginç bir seçime gidiyoruz… Her ne olursa olsun, temennimiz milletimiz için hayırlı olsun… www.haber5.com |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| neden????? (insanlık neden böyle?) | hulyalardasin | Muhabbet Olsun | 0 | 10.08.2008 11:58 |
| Neden Ben Dememeli'nin aksine Neden Ben Demeli İnsan... | kutayre | Özgün Yazılarınız | 9 | 30.04.2008 15:15 |
| Neden Anne, Neden Ben? | Killertayfun | Fıkra ve Mizah | 4 | 14.05.2007 17:05 |
| Sizce Neden neden | BeytullaH | Muhabbet Olsun | 5 | 25.03.2007 09:52 |
| "Bunların hedefi CHP+MHP koalisyonu" | _313_ | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 20 | 04.06.2006 01:22 |