İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 26.06.2007, 12:39
 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.555
Teşekkür etti: 11
92 Teşekkür 47 Mesaja aldı
Akepe bir yenilgi psikolojisidir

Türk siyasal hayatının en önemli ve görünen paradokslarından biridir Akepe.
28 Şubat sürecinde halkımız, kendine göre hırsını ve intikamını almak için Akepe’yi seçti. Türk seçmeninin ilginç bir psikolojisi var. Mağdur ve mazlumların yanında yer alır. Haklı ya da haksız. Mağdurluk ve mazlumluk da hak etmeyi gerektiriyor. Akepe, kendilerini ne kadar yadsırlarsa yadsısınlar milletimiz onları 28 Şubat sürecinin mağduru ve bu haksızlığa karşı koyacak bir ekip olarak görmüştür. Süreçte de Akepelilere yakıştırılan ve kendilerinin de ihsas ettiği en önemli vurgu. Aksaçlıların karşıtıdır Akepeliler. Yenilikçidir, gelenekçilerin karşısında. Delikanlıların partisidir. Hocalarına başkaldıran bir genç kadro. Kendilerine göre Hoca önlerini açmadığı için ayrışan bir kadro. Bu açıdan bakılınca enerjik ve olumlanan bütün sıfatlar kendilerine yakıştırıldı. Millet de bunları hissettiği için Akepe’yi tercih etti. 367 gibi, Türk siyasal hayatında görülmeyecek kadar güçlü bir sayı armağan etti. Bu, azımsanmayacak, küçümsenmeyecek kadar önemli.

Akepe parlamentoya girdikten sonra birden tavrı ve tutumu değişti. Kendilerine yakıştırılanın aksine mülayimleştiler. Milletin beklentilerinin yerine AB’nin, oligarşik bürokrasinin önüne koyduğu bütün yasaları çıkardılar. Anayasa’da değişiklikler yapıldı. 28 Şubat mağdurlarının ve mazlumlarının hakları söz konusu olunca “Toplumsal mutabakat” arandı. Hatta bu beklentiler karşısında sayın başbakan Birlik Vakfı’ndaki konuşmasında “Bir bedel ödeme niyetinde olmadığını” açıkça söyleyiverdi. Sürekli olarak bu ve benzeri konularda kendini riske etmedi. Özellikle tabanın baskı ve beklentilerini ise savuşturmak için sorumluluk ve suç bürokrasiye yüklendi. Bazı medya grupları da buna destek verdi. O kadar ilginç bir süreç yaşandı ve yaşatıldı ki, kendilerinin yapması gereken, ama yapılmayanların suçu bürokrasiye yüklendi.

17 Aralık AB sözleşmesi imzalanırken, büyük bir sarhoşlukla öylesine kapınıldı ki, sanki Türkiye’nin önündeki bütün engeller bir anda ortadan kaldırılacakmış duygusu yaşatıldı. Postallı bürokrasi ancak bununla aşılabilinirdi. Türkiye’nin önüne konulan ev ödevlerine kusursuz davranıldı. Bürokrasinin önlerine koyduğu, dayattığı yasaları bile çıkardılar.
Cehepe gibi ölü bir siyasi partiyi dirilttiler. Onların hemen her adımı karşısında geri adım attılar.

Tabanda da, umutsuzlukla birlikte bir çaresizlik psikolojisi egemenleştirildi. Öyle bir duygu yaşatıldı ki, bundan böyle bırakın 367 sayısını, 500 milletvekili ile bile iktidara gelinse hiçbir şey yapılamayacaktı. Bu psikolojik baskıyla abede’nin ve Yahudilerin güdümüne ve denetimine girmeyi bile bir meşruiyet olarak sundular. Bugün seçmen tabanında yaydıkları en önemli vurgu “Abedesiz olamayacağı.” Hatta “Erbakan Hoca Abede güdümüne girmedi de ne yaptı?” duygusu öne çıkarıldı.

Duvara toslamamak için Abede’ye yaslanmalıydı. Evet Akepeliler çok akıllıydı. Ustaca bu engeller atlatılabiliniyor, dümen suyunda gidilebiliniyordu. Böylece emperyalizm olumlanıyor, Siyonist Yahudiler kabul görüyor sevimli hâle gelebiliyordu. Dinlerarası diyalog, diyalog bahçeleri gibi şeyler bile öne çıkıyordu. Bütün bunlar oligarşik bürokrasi karşısında bir başarı görülüyor, engeller aşılabiliniyordu. Bu. “akıllıca ve ustaca” bir davranış olarak algılanıyordu.

AB uyum yasaları çıkarılırken Cumhurbaşkanı engel değildi de, yapılması istenen ama çıkarılmayan veya hiç teşebbüse bile geçilemeyen adımlara bile cumhurbaşkanı engeldi.

Akepe rüyasında görebileceğinin en iyisini görmüş, en önemli sayıyı bile bulmuş. Koca bir 5 yıl geride kalmış, yeni bir 5 yıl için oy ve iktidar isteniyor. Bir yandan biz Cumhurbaşkanını seçecektik ama engellerle karşılaşıyoruz, biz dindar olduğumuz ve eşimiz başörtülü olduğu için bizi cumhurbaşkanı seçmiyorlar diyorlar. Bir daha aynı tabandan oy istiyorlar. Akepe kendisi yenilmekle kalmıyor milleti de kendi gibi yapıyor. Akepe tam bir yenilgi psikolojisidir bu.

Milli Görüş’ün parlamentoyu titreten ve iş yapan görüntüsü yerine, titreyen ve korkan ve oyalayan ve teslim olan bir Akepe.

Ali Haydar Haksal / Milli Gazete
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Reeldeki yenilgi intikamlarini sanaldan almaya calisiyorlar Seida Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 5 07.05.2008 18:54
Erbakanin Gözüyle Akepe.. EBU HUREYRE Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 05.07.2007 19:23


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:28 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git