İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 30.06.2007, 11:32
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı
Arrow her fırsatta küfrün lehine din ve vatanın aleyhine hareket eden MÜNAFIKLAR...


Resulullah -s.a.v.- Efendimiz Zamanında Münâfıklar Vardı.
Başı Vardı; Abdullah Bin Ubeyy Bin Selül. Bu Zamanın Baş Münâfığı Kimdir?
Ebu Cehil Vardı. Bu Zamanın Ebu Cehil'i Kimdir? Bunu Umuma Söylüyoruz.
Kararı Siz Verin, Maskeyi İndirin. Bunu Size Bırakıyorum.


Bu Münafıklar Eski Münafıklara Ne Kadar da Benziyor.

Ebu Cehiller, Eski Ebu Cehillere Ne Kadar Benziyor. Çünkü Bunların Torunlarıdır.

"Kendilerinden Öncekiler de Aynı Şeyi Söylediler.
Kalpleri Ne Kadar da Birbirine Benzemiş!" (Bakara: 118)


Çok Uyanık Bulunmamız Lazım, Bunların Düşman Olduğunu, Vatan Haini Olduğunu Bilmemiz Lazım.

Çünkü Yarın Karşınızdaki İç Düşman Budur.


Bunlar Asla Türk Milleti Taraftarı Değiller. Amerikan Taraftarıdırlar.

Onun İçin Bunlar Çok Tehlikeli Kimselerdir. Bunu Böyle Tanıyalım.

"Onlar Düşmandırlar, Onun İçin (Kendilerine Emniyet Etme) Onlardan Sakın.
Allah Kahretsin Onları! Hakk'tan Nasıl Çevriliyorlar?" (Münâfikun: 4)
"Şüphesiz ki Allah Hâinlik Yapanları Sevmez." (Enfâl: 58)

Hazret-i Allah'ı, Kitabullah'ı, Resulullah'ı Bıraktılar, Bir Kâfire Tabi Oldular.
Bundan Daha Büyük Akılsızlık, Bundan Daha Büyük Kötülük Olur mu?

HER FIRSATTA KÜFRÜN LEHİNE, DİN VE VATANIN ALEYHİNE HAREKET EDEN
MÜNÂFIKLARIN İÇYÜZÜ





"AB" olsun "Amerika" olsun; küffarın iç yüzü iyice ortaya çıktı. Ancak bunlar hâlâ "Küffarla dost olacağım, küffar birliğine gireceğim!" diye vatanı büyük bir girdaba sürüklediler. Vatanda taviz verdiler, dinde taviz verdiler, ahlâkta taviz verdiler. Her türlü fesat, fitne, terör çoğaldı.
Amerika Türkiye'yi bölmek istiyor, terör belasını tepemizde tutmak istiyor. Bunlar ise, Amerika ne isterse onu yapıyor. Amerika "Kuzey Irak'a operasyon istemiyoruz" diyor; bunlar da Amerika'nın sözünü dinlemek için her türlü tavizi göze alıyorlar. Vatanı, dini tehlikeye atmaya ne hakkınız var. Bunu yapana hain denmez mi? Bir de müslüman maskesi altında ortaya çıkıyorlar. Dışı müslüman icraatı kâfir olana münafık denmez mi? Tutturmuşlar bir "Medeniyetler ittifakı"... Hem dinde taviz veriyorlar, hem de küffar ile dostluktan medet umuyorlar.
Halbuki Hazret-i Allah küffarı bize tanıtmıştır:
"Sen onların dinlerine uymadıkça ne yahudiler, ne de hıristiyanlar asla senden hoşnut olmazlar." (Bakara: 120)
Küffara kucak açtılar, küffar da hem dinimizi hem vatanımızı sinsi sinsi istilaya kalktı.
Onlara bu kapıyı açtılar. Bunlar kimin dostluğunu arıyorlar. Küffara teslim olanların Hazret-i Allah ile ne ilgisi olabilir?

kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 30.06.2007, 11:33
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı

Dış görünüşü ile vatanperver ancak hakikatte vatan hainliği yapan; dış görünüşü ile müslüman ancak küffarla kucak kucağa hareket eden münafıkların iç durumunu izah edeceğiz.
Bunların günahı ve kabahati iki kattır. Zira hem küfür icraatı yaparlar, hem de bu icraatı İslâm maskesi, bayrak resmi altında yaparlar.
Bunların dönmeyeceğini çok iyi bildiğimiz halde defaatle bu hakikatleri duyuruyoruz. Bilindiklerini bilsinler diye. Bir de saf müslümanları uyandırmak, imanları kurtarmak için.
Bu kadar ikazlar yapılıyor, bu kadar Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif'ler beyan ediliyor, ancak bir bakıyorsunuz kayan yine kaymış.
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 30.06.2007, 11:35
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı

Daha evvel şöyle bir beyanımız vardı:
"Bu küfrü hoşgören münafıklar kaleyi içten yıkmaya çalışırlar, kâfirler ise dıştan yıkmaya çalışırlar. Hazret-i Allah ise hepsini yıkacağını beyan buyuruyor:
"Hiçbir memleket hariç olmamak üzere, biz onu kıyamet gününden önce ya helâk ederiz veya onu şiddetli bir azapla cezalandırırız." (İsrâ: 58)
Bu kâfirleri, bu münâfıkları, hepsini yıkacak. Bu dünyada yıktığı gibi ahirette de suale çekecek. Hesabını soracak.
Memleket için asıl tehlike şu üç husustur:
Düşmanı dost bilmek. Düşmanı bağrında barındırmak. Düşmana zemin hazırlamak. Bunları göz önüne sunuyoruz ki; kâfirler saklansa dahi göründüğünü bilsin, müslümanlar da tehlikeyi görsün. Ama uyanır ama uyanmaz." demiştik. Ama halk uyandı.
En büyük düşmanı dost bilmek İslâm'a, imana, vatana ihanettir. Defaatle beyan ettik. Bu "Küfrü hoşgörü", bu "Kâfirle dostluk", bu "Düşmana zemin hazırlama", bu icraatlar tamamen İslâm'a zıttır. Bunları yapanlar münâfıktır, kâfirdir, hâindir.
Küffar mütemadiyen düşmanlığının icabını yapıyor; bölücüleri besliyor destekliyor, etrafımızda kin ve ihanet tohumları ekiyor, sinsi sinsi memlekete nüfuz etmeye çalışıyor. Siyasetini, diplomasisini, iktisadını düşmanlığının icabını icra için araç olarak kullanıyor.
Bunlar da "Dostum!" diyor. Ama vatan gidiyor!..
Hepimiz huzur-u ilâhi'ye gideceğiz, herkes hesabını verecek.
"O gün insanlar, yaptıklarının kendilerine gösterilmesi için gruplar halinde (ilâhi divana) çıkarlar.
Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onun mükâfatını görür.
Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onun cezasını görür."
(Zilzâl: 6-8)
Onlara: "Sizin bu küfrü hoş görmeniz asaletinizden mi geliyor?"denmişti. (Bakınız; Hakikat Dergisi 151. sayı, Nisan 2006)
Diyeceksiniz ki: "Bunu nerden buldun?" Şimdi Cenâb-ı Hakk buyuruyor ki:
"Birbirine hasım iki zümre!" (Hacc: 19)
Bu iki zıt zümre -iman ile küfür-birbirine zıttır. Şimdi bu zıddiyet bunlarda görülmedi de "küfür" görüldü. "Küfrü hoş görme ve hoş gösterme" görüldü. Yani bunlarda imanın icabı yerine "Küfrü hoş görme ve hoş gösterme" görüldü. Anlaşıldı ki; iman yok ki zıddiyet olsun.
Dikkat ederseniz ilâhî hükümler bu kadar açık olduğu halde, küfre koşanların en önünde "Ben müslümanım" diyenleri görürsünüz.
Bu gibileri Allah-u Teâlâ bize tanıttığı gibi Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de göre göre haber vermişlerdi.
Hazret-i Ali -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir Hadis-i şerif'lerinde buyururlar ki:
"İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecektir ki, İslâm'ın yalnız ismi, Kur'an'ın ise resmi kalacak. Mescidler dış görünüşleri ile mamur, fakat içleri hidayetten mahrum olacak.
Onların âlimleri gök kubbe altındakilerin en şerlileridir. Fitne onlardan çıktı ve yine onlara dönecektir."
(Beyhâkî)
İşte o zaman bu zaman. Resulullah Aleyhisselâm bugünü tarif ediyor.
Dış görünüşüne bakarsan "Müslüman", ismine bakarsan "İslâm", bayrağına bakarsan "Türk bayrağı".
Ancak icraatına bak "Küfür", sığındıklarına bak "Kâfir", altına girmeye çalıştıkları bayrak ABbayrağı!
Bunun içindir ki bunlar münafıktır. Dış görünüşü başka, icraatı başka olduğu için.
Münafık demek kâfirden de aşağı demektir. İki yüzlülükleri ve sahtekârlıkları sebebiyle ayrı bir isim almışlardır. Azapları kâfirden daha şiddetlidir.
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 30.06.2007, 11:36
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı
"Münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar. Artık onlar için hiçbir yardımcı bulamazsın." (Nisâ: 145)

"Bu, kendi ellerinizle yapmış olduğunuz şeylerin karşılığıdır. Allah kullarına aslâ zulmedici değildir." (Âl-i imrân: 182)

Dikkat ederseniz bu münafıkların en büyük dostu, yahudilerdir, hıristiyanlardır.

Küfür topluluğu ile "Katolik nikâhı kıymak istediklerini" söylerler. "Türkiye'yi geri dönülemez bir şekilde Avrupa'ya bağlamamız çok önemli" derler. Bu uğurda Amerika'nın desteğini almak için çırpınırlar. Amerika'lara gidip gizli toplantılara katılırlar. Yahudilerden ödül alırlar. "Medeniyetler İttifakı" adı altında toplanırlar.

Bu yüzden bunlardan kâfire karşı bir hareket, küffarın düşmanlığına karşı bir tepki beklemek beyhudedir.

"Allah sizinle, ancak din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanıza yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte onlar zâlimlerin tâ kendileridir." (Mümtehine: 9)

Küffar, atalarının yaptığını yapıyor. Müslümanları yurdundan çıkarmaya çalışıyor. Avrupa'sı olsun, Amerika'sı olsun hâlâ Anadolu'dan Türk'ü çıkarma sevdasından vazgeçmiş değildir. Bugün Irak'ta yaşananları görüyorsunuz. Sırada İran var, Mısır var, Suud-i Arabistan var. Çünkü kâfir kâfirliğini yapacak. Neden? Düşmanı İslâm'dır, müslümanlardır.

Bu kâfirleri dost edinen zâlimler de kendi icraatını yapıyor. Bu kâfirleri dost ediniyorlar. Irak'ta ölen kâfir askerleri için dua ettiklerini, üzüntü duyduklarını söylüyorlar. Halbuki yüzyıldır nerede bir zulüm, nerede bir karışıklık varsa, altından Amerikan parmağı çıktığını görürsünüz.

Bu kâfirleri bu zâlimleri dost edinenler, bunlar münâfıktır. İmandan sonra küfür ne acı bir durumdur:
"Çünkü onlar, imana girdiler, sonra kâfir oldular. Bunun üzerine kalpleri mühürlendi de, onlar artık anlamaz bir toplum oldular." (Münâfikûn: 3)

Artık geri dönmeleri mümkün değildir.

"Onlara: 'Allah'ın indirdiği Kur'an'a ve Peygamber'e gelin!' denildiği zaman, münâfıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün." (Nisâ: 61)

Binaenaleyh o zaman sormuştuk: "Bu küfrü hoş görmek asaletinden mi geliyor?" diye. Biz size çok önceden duyurduk. Zira icraatına bak, aslını görürsün. Bunların içlerinde öyleleri var ki "Senin aslın yahudi imiş!" dediğinde gizliden gizliye memnuniyet duyar.

Bunlar yüzünden dinde çok büyük zararlar olduğu gibi vatanda da çok büyük zararlar oluyor. Zira küfre, küfür ehline kucak açılıyor. Üstelik bütün bunlar bayrak resmi altında yapılıyor.

"İman ile küfür birbirinden kesin olarak ayrılmıştır." (Bakara: 256)

"Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır." (Mâide: 51)
Bu Âyet-i kerime'lere bakıldığı zaman iman ile küfür ayrıdır, hasımdır, zıttır.

"İşte birbirine hasım iki zümre. Bunlar Rableri hakkında çekiştiler. Kâfirler için ateşten elbiseler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür." (Hac: 19)

Bunda o zıddiyet görülmediğine göre, bilhassa küfrü hoş görme toplantıları tertip edip methettiğine göre bu adamın kâfir olduğu meydana çıkıyor.

Ey hoşgörücüler!

Müslümanlara her türlü zulmü yapan, vatanımızda ve imanımızda gözü olan Haçlı sürülerini, bu alçakları kabul ettirebilmek, hoş gösterebilmek için her türlü küfrü icat ettiniz, Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif'leri inkâr ettiniz, kendinizi onlardan kabul ettiniz. Şimdi anlaşılmış oldu ki siz de bu alçaklığa ortaksınız.

"Allah'a ve Peygamber'ine muhalefette bulunanlar, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır." (Mücâdele: 5)
Bunların kalleşliğinin zararını yine kendileri görecek. Bu millet aptal değil!

Bu millet uyanacak dedik, uyandı işte.
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 30.06.2007, 11:38
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı

Bütün Gayeleri;

Bu Vatanı Kâfire Peşkeş Çekmektir:

Görüyorsunuz "Avrupa Birliği" olsun "Amerika" olsun; küffarın iç yüzü iyice ortaya çıktı. Ancak bunlar hâlâ "Küffarla dost olacağım, küffar birliğine gireceğim!" diye vatanı büyük bir girdaba sürüklüyorlar.

Vatanda taviz verdiler, dinde taviz verdiler, ahlâkta taviz verdiler. Her türlü fesat, fitne, terör çoğaldı.

"Kendilerine: 'Yeryüzünde fesat çıkarmayın!' denildiği zaman, 'Biz ancak ıslah edicileriz.' derler.
İyi bilin ki asıl ortalığı ifsat edenler kendileridir. Lâkin anlamazlar."
(Bakara: 11-12)

Bunlara sorsan "Bir bildiğimiz var." derler. Birçokları da "Bunlar müslüman, bir bildikleri vardır!" diye kuru bir zanla peşlerinden gidiyor. Ama memleket gidiyor, vatan gidiyor yahu. Dinde taviz, vatanda taviz... Bundan büyük ifsat olur mu?

Ey müslüman! Ne işin var bunların arkasında! Yıllar yılı "Avrupa şöyle düşman, Amerika şöyle düşman!" diye anlatırlardı. Şimdi en büyük dost edindiler. Hangi sözleri yalan, eski söyledikleri mi, yeni söyledikleri mi?

Uyan artık! Bunlar dönmezler! Kendini kurtar! Bütün gayeleri bu İslâm milletini kâfire peşkeş çekmektir.

"Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler, insanları Allah'ın yolundan alıkoyarlar, Allah'ın yolunu eğriltmeye çalışırlar. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler." (İbrâhim: 3)

Amerika Türkiye'yi bölmek istiyor, terör belasını tepemizde tutmak istiyor. Bunlar ise, Amerika ne isterse onu yapıyor. Amerika "Kuzey Irak'a operasyon istemiyoruz" diyor; bunlar da Amerika'nın sözünü dinlemek için her türlü tavizi göze alıyorlar.

Vatanı, dini tehlikeye atmaya ne hakkınız var. Bunu yapana hain denmez mi?

"Kim de Allah'a ve Peygamber'ine isyân eder, O'nun koyduğu sınırları çiğneyip aşarsa, onu da içinde ebedî kalacağı ateşe koyar. Onun için hor ve hakir edici bir azap vardır." (Nisâ: 14)

Bir de müslüman maskesi altında ortaya çıkıyorlar. Dışı müslüman, icraatı kâfir olana münafık denmez mi?

"İnkâr edenler ve Peygamber'e baş kaldırmış olanlar, kıyamet günü hak ile yeksan olup yerin dibine geçirilmeyi ne kadar isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler." (Nisâ: 42)

Tutturmuşlar bir "Küfrü hoşgörü", "Medeniyetler ittifakı"... Hem dinde taviz veriyorlar, hem de küffar ile dostluktan medet umuyorlar. Halbuki Hazret-i Allah küffarı bize tanıtmıştır:

"Sen onların dinlerine uymadıkça ne yahudiler, ne de hıristiyanlar asla senden hoşnut olmazlar." (Bakara: 120)

Küffara kucak açtılar, küffar da hem dinimizi hem vatanımızı sinsi sinsi istilaya kalktı. Onlara bu kapıyı açtılar. Bunlar kimin dostluğunu arıyorlar. Küffara teslim olanların Hazret-i Allah ile ne ilgisi olabilir?

"Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler, onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Bilsinler ki şeref ve kudret tamamen Allah'a aittir." (Nisâ: 139)

Misyonerlerin rahat çalışmasını isterler, kilise açarlar. Üstelik bunu bir de şeref vesilesi sayarlar.

Bu necip milletin ataları İslâm dininin müdafii idi, İslâm dinini yaymak için çalışırlardı. Bunlar ise küffarın müdafiliğini yapıyorlar ve yayılmaları için zemin hazırlıyorlar.

"Size geldikleri zaman: 'İnandık!' derler. Halbuki yanınıza kâfir olarak girip kâfir olarak çıkmışlardır. Allah onların gizlediklerini daha iyi bilir.

Onların çoğunun günaha, düşmanlığa ve haram yemeye koşuştuklarını görürsün.

Yaptıkları şey ne kötüdür!"
(Mâide: 61-62)

Bunların durumu budur.


kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 30.06.2007, 11:39
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı

Değil Vatanı, İmanları da
Kâfire Peşkeş Çekmek İsterler:


Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif'lerinde bu gibileri şöyle tarif buyuruyor:
"Sizin için Deccal'den daha çok Deccal olmayanlardan korkarım.

Onlar kimlerdir?
Saptırıcı imamlardır." (Ahmed bin Hanbel)

O 1400 sene evvel gördü ve buyurdu, şimdi de biz görüyoruz. Zira bir müslüman deccal dahi gelse canını verir, imanını vermez.

Ancak bu münafıklar müslümanları, imanları ile beraber güruh güruh küffara peşkeş çekiyorlar.

Nitekim dikkat ederseniz, küfrü hoş görme toplantıları yaparlar. "Medeniyetler ittifakı" adı altında Amerika destekli projelerin candan savunucusudurlar. Öyle ki; değil Türkiye'de bütün İslâm ülkelerinde küfrü hoş göstermek için, müslüman devletlerin toplantılarında küfrün propagandasını yaparlar. "Batı dünyası ile İslam dünyası arasında Türkiye gayet güzel bir köprü görevini oynayabilir. Bu gerçekleşirse 1.5 milyarlık İslam dünyası ile Avrupa`yı birleştirme imkânını yakalayabiliriz." diye de bir taraftan iftihar ederler.

Türkiye'yi küffara bağlamak en büyük arzularıdır. "Avrupa Birliği ile katolik nikâhı kıymak istiyoruz" derler. "Türkiye'yi geri dönülemez bir halde Avrupa'ya sokmamız çok önemli." derler.

Allah katında hiçbir hükmü olmayan yahudilik ve hıristiyanlık gibi dinleri Allah katındaki din olan İslâm dini ile bir tutarlar. "Hoşgörü Toplantısı" adı altında yahudi ve hıristiyanların küfrünü hoş gören toplantılar tertip ederler. Toplantılarında "Hilâl"in yanına "Haç"ı ve "Yahudi yıldızı"nı koyarlar. "Dinler buluşması" gibi tabirler kullanarak "Hıristiyanlık ve yahudiliğin İslâm'dan bir farkı yok!" demek isterler. "Hıristiyanlar ve yahudiler de cennete girecek." derler. Böylece hükm-ü ilahiyi inkâr edip, hak ve hakikati küfür ile bir tutarlar.

"Allah katında din İslâm'dır." (Âl-i imrân: 19)
"Kim İslâm'dan başka bir din ararsa, onunki aslâ kabul edilmeyecektir. Ahirette de ziyan edenlerden olacaktır." (Âl-i imran: 85)

"Ey iman edenler! Hep birden tam bir teslimiyetle İslâm'ın sulh ve selâmetine girin. Şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır." (Bakara: 208)

"Bugün size dininizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm'ı beğendim." (Mâide: 3)

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyurmuşlardır:

"Varlığım kudret elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki; bu ümmetten yahudi olsun hıristiyan olsun, kim benim peygamberliğimi duyar da benim getirdiğime iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur." (Müslim: 153)

kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 30.06.2007, 11:40
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı

Zâlim Haçlı Ordularının
Zulmüne Ortak Olmaktan Çekinmezler:


İşgalci küfür ordusuna, haçlılara methiye düzerler:

"Kahraman genç kadın ve erkek Amerikan askerlerinin, olabilecek en az kayıpla evlerine dönmeleri için dua ediyorum."


"Dünya barışı için son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir."
Zâlimi metheden zâlimdir.
"Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, işte onlar zâlimlerdir." (Mâide: 45)
Bu zâlimlere bu kadar tebliğ yapıyoruz. Ancak kılları kıpırdamıyor, yüz çevirdikçe çeviriyorlar.
"Resulüm! De ki: 'Allah'a ve Peygamber'e itaat edin.' Şayet yüz çevirirlerse şüphesiz ki Allah kâfirleri sevmez." (Âl-i imran: 32)
Bunlar böylece kâfir oluyorlar. Zaten en büyük dostları kâfir. Onlardan küfür tahsil edip duruyorlar:
"Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir zümreye uyarsanız, imanınızdan sonra sizi çevirirler de kâfir yaparlar." (Âl-i imran: 100)
Bu kadar hatırlatma yapılıyor. Ancak hiçbir hakikati duymuyorlar. Bu durum onların kâfir olduklarının başka bir delilidir:
"Kâfirlerin hâli, sadece bir çağırma veya bağırmaktan başkasını işitmeyerek haykıranın durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, onlar düşünmezler." (Bakara: 171)
Kâfir olarak ölmek ne kötü bir akibettir.
"Kâfirlere ve kâfir oldukları halde ölenlere gelince; Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onların üzerine olsun!
Onlar ebedi olarak o lânetin içinde kalacaklardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara mühlet de verilmez."
(Bakara: 161-162)
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 30.06.2007, 11:41
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı

Müslüman Allah'a,
Münâfık Kâfire Sığınır:


Bugüne kadar birçokları gelip geçti. İmanlısı geldi, imansızı geldi. Ancak şimdiye kadar imanlı görünüp de "zorlukları aşacağım" diye küffarla işbirliği yapanı, küffardan destek bulmaya çalışanı çıkmamıştı. İşte bunun için bunlar münafıktır.


Mümin, Allah'a ve Resulullah'a iman etmiş kimse demektir. İmanının gereği olarak emniyeti Allah-u Teâlâ'dan bekler ve Allah-u Teâlâ'ya sığınır.
"O öyle bir Allah'tır ki, O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O; mülkün sahibidir, her türlü eksiklikten yücedir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, emrinde galip olandır, istediğini yaptırandır, büyüklükte eşi olmayandır. Allah müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir." (Haşr: 23)
Münafık ise emniyeti kâfirle dostluk peydah etmekte, kâfirin desteğinde arar.
Nitekim bu münafıklar içinde bulundukları zorlukları aşmak için küffardan destek almaya çalışıyorlar, imandan ve vatandan taviz vermekten çekinmiyorlar. Gaye ve emellerine ulaşmak için her şeyi feda etmeye, her türlü işbirliğine hazırlar.
Ve fakat onlar; neyin zorluğunu çekiyor?
"Din bölücülerinin önünü açmanın zorluğu"nu çekiyor!
Neyin zorluğunu çekiyor? "Vatanı, hain ve sinsi bir-iki aşiret reisine peşkeş çekmenin zorluğu"nu çekiyor!
Neyin zorluğunu çekiyor? "Amerikan ajanı akıl hocalarını Türkiye'ye getirmenin zorluğu"nu çekiyor!
Neyin zorluğunu çekiyor? "Küfür birliğine girmek için Kıbrıs'ı Rum'a peşkeş çekmenin zorluğu"nu çekiyor!
Neyin zorluğunu çekiyor? "Amerika'nın rahat nüfuz etmesinin önünü açmanın zorluğu"nu çekiyor.
Neyin zorluğunu çekiyor? "Avrupa Birliği'ne taviz vermenin zorluğu"nu çekiyor!
Neyin zorluğunu çekiyor? "Şehit kanlarıyla alınan vatan topraklarının ecnebilere satılmasının zorluğu"nu çekiyor.
Üstelik bütün bu çektiği zorlukları müslümanlara "Biz müslümanız, bizi istemiyorlar, onun için bunları yapıyoruz, onun için zorluk çekiyoruz" diye yutturmaya çalışıyorlar. Bunlardan daha büyük münafık olur mu?
Bu çektiğiniz zorluklar başınıza yıkılsın! Zira vatan gittikten sonra, din-iman gittikten sonra sen olsan ne olur, olmasan ne olur? Olmasan daha iyi olur!
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 30.06.2007, 11:42
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı

Kâfirleri ve Münâfıkları
Dost Edinmeyin!


Ey müslüman!

Sakın kâfirleri dost edinme!

Kâfirleri dost edinen bu münâfıkları da dost edinme! Bunlara destek verme. Bunlara destek vermek demek, Amerika'ya, Avrupa'ya destek vermek demektir.


"Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler. Kim bunu yaparsa, Allah ile bir dostluğu kalmaz." (Âl-i imrân: 28)
Biz bu ilâhi hükümlere iman ettik. Bunlardan uzak duruyoruz. Size de hatırlatıyoruz.
Bu zâlimlerin yaptıklarına rızâ göstermemek ve onlara meyletmemek hakkında Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır:
"Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostunuz yoktur. Sonra yardım da görmezsiniz." (Hûd: 113)
Diğer bir Âyet-i kerime'de şöyle buyurulmaktadır:
"Bizi anmasını kendisine unutturduğumuz, hevâ ve hevesine uymuş, haddi aşmış kimselere boyun eğme." (Kehf: 28)
Bu gibi kimselere meyletmenin, peşlerine takılmanın dünyadaki zararı ahirettekinden öncedir. Ümit ettikleri dünyevî menfaatler ya hiç ele geçmez veya geçse de serîüzzeval olur, mesuliyeti üzerinde kalır. Ahiretteki zararı ise hiç şüphesizdir ve muhakkaktır.
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 30.06.2007, 11:43
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı

Kaleyi İçten Yıkmaya ve
Cihad Ruhunu Söndürmeye Çalışırlar:


Kaleyi içten yıkmaya çalışan kimselerdir. Amerikadan ödül alanlardır.

Artık anlayın! Bunlar küffarın ajanıdır. "Medeniyetler ittifakı" adı altında cihad ruhunu söndürmeye çalışırlar. Zira kendilerinde bu ruh yok. Çünkü iman yok. Olmadığı için küffar milletlerine diş göstermekten ödleri patlıyor, koskoca memleketi durdurtuyorlar.


"Şüphesiz ki Allah iman edenleri müdafaa eder. Allah, hâin ve nankör hiç kimseyi sevmez." (Hacc: 38)
Küffar ise kendi memleketinde İslâm'ı kötü göstermek için her türlü çirkefliği, her türlü hakareti, her türlü iftirayı yapar. Bazen karikatür yayınlar, bazen müslümanlara terörist damgası yapıştıran filimler yayınlarlar. Medya mütemadiyen bu tür yorumlarla çıkar. Nitekim kâfir memleketlerindeki müslümanların durumu her geçen gün çok daha kötüye gitmektedir. Çok büyük zulümlerin ve kıyımların yaşanması an meselesi.
"Şüphesiz ki kâfirler sizin apaçık bir düşmanınızdır." (Nisâ: 101)
Küffar kendi memleketinde böyle yaptığı halde İslâm memleketlerinde de küfrünü hoş göstermek için her türlü yolu kullanmaya çalışır, her türlü fırsatı değerlendirmek ister. Çünkü cihad azminin ortaya çıkmasından çekinir. Maksadını -düşmanlığını- rahat rahat yapmak ister.
Hangi hıristiyan ülkesinde bu "Hoşgörü", "İttifak" teranelerinin halka reklamının yapıldığını gördünüz? Yapmazlar. Ancak burada yapılması için her türlü teşvik ve baskıyı yaparlar. Zira bütün maksat, bu memleketi söndürmektir. En büyük yardımı da bu münafıklardan görürler.
"Allah kahretsin onları! Hakk'tan nasıl çevriliyorlar?" (Münâfikun: 4)
"Allah'ın lâneti kâfirlerin üzerine olsun!" (Bakara: 89)
"Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler." (Bakara: 18)
Halbuki, ehl-i küfür hiçbir zaman müslümanlara olan düşmanlıklarından vazgeçmezler.
Nitekim Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır:
"Eğer onların güçleri yetse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler. Sizden her kim dininden döner ve kâfir olarak ölürse, onların yaptıkları işler dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar cehennemliktirler ve orada ebedî kalacaklardır." (Bakara: 217)
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 30.06.2007, 11:45
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı
Öyle büyük zararlar, öyle büyük tavizler verdiler ki bu gibilerin yaptığı işler yutulacak lokma değil, susulacak bir durum da değil. Ancak ortalık karışık, sükûnet zamanı. Bu yüzden kapalı geçiliyor.

Bu memleketi bitirmek için uğraşıyorlar. Çünkü iç düşman. Duvarları yıkıyorlar; yavaş yavaş, yavaş yavaş, taş taş yıkıyorlar. Küffardan ödül aldılar, küffar namına çalışıyorlar. Fakat içimizde bulunuyorlar. Çok tehlikeli insanlar.

"Onlar ne sizdendir, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar." (Mücâdele: 14)


"Andolsun ki Biz, Düşünüp Anlasınlar Diye
Bu Kur'an'da Sözü Tekrar Tekrar Açıkladık.
Fakat Bu, Onlara Daha da Kaçıp Uzaklaşmaktan
Başka Bir Yarar Sağlamıyor." (İsrâ: 41)


Allah-u Zülcelâl Hazretleri
"Anlasınlar diye bu Kur'an'da sözü tekrar tekrar açıkladık." buyuruyor.
Biz de bu hakikatleri tekrar tekrar hatırlatıyoruz.
Ancak Âyet-i kerime'de buyurulduğu gibi bu neşriyat
"Onlara daha da kaçıp uzaklaşmaktan başka bir yarar sağlamıyor."
Ey Müslüman! Size hükm-ü ilâhî açıklanıyor.
Sen de bu ilâhî beyanlardan kaçıp uzaklaşanlardan olma!


kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 30.06.2007, 11:46
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı

Allah-u Teâlâ, İman ile Küfür Arasına Berzah Koymuştur.
Karışması, Kaynaşması Mümkün Değildir:
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde İslâm ile küfrü ayırmış, ayrı ayrı iki zümre olduğunu beyan buyurmuş, müminlerle kâfirlerin arasındaki berzahı açık ve kesin olarak ilân etmiştir.
"İki hasım zümre." (Hacc: 19)
Allah-u Teâlâ bu Âyet-i kerime'si ile inananlarla inanmayanları ayırmıştır. Hâl böyle olunca bir müminin kâfirleri ve münafıkları dost edinmesi kesinlikle yasaklanmıştır.
Onlar ise bu berzahı kaldırıyor, "Medeniyetler ittifakı" adı altında, kâfirlerle beraber oluyorlar.
Hakk Celle ve Alâ Hazretleri iman ile küfrü, inananlarla inanmayanları birbirinden kesin olarak ayırmıştır. Dünyada ayırdığı gibi, ahirette de inananların saâdete, inanmayanların felâkete uğrayacaklarını haber vermiştir.
"İman ile küfür birbirinden kesin olarak ayrılmıştır." (Bakara: 256)
Onlar ise iman ile küfrü karıştırmaya, küfrü hoş göstermeye çalışıyor ve kendileri küfre daldıkları gibi inananları da küfrün içine daldırmaya çabalıyor, "Avrupa Birliği ile katolik nikâhı kıymak istediklerini" söylüyorlar.
Allah-u Teâlâ iman ile küfrü, hak ile bâtılı, hakikat ile dalaleti kesin olarak ayırdığı halde bilerek karıştırmaya çalışanlara hitap etmektedir:
"Hakkı bâtıl ile karıştırmayın, bilerek hakkı gizlemeyin!" (Bakara: 42)
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde böyle buyuruyorken bunlar hak ile bâtılı, hakikat ile dalâleti birbirine karıştırıyorlar ve bilerek hakkı gizliyorlar, bu fermân-ı ilâhîyi bütünüyle inkâr ediyorlar, Allah-u Teâlâ'nın hükmünü çiğniyorlar.

Avrupa Birliği küffar birliğidir.
Avrupa Birliği küffar birliğidir. Bunu en üst kurumlarda görev yapan birçok AB yetkilisi açıkça ifade ettiği halde onlar şöyle söylüyorlar: "AB, bir Hıristiyan kulübü değildir, olamaz."
Küfür, İslâm'a göre tek bir millettir. Tarih boyunca İslâm ülkelerine ve müslümanlara karşı küfür dâima birlikte hareket etmiştir. Hep düşmanlık beslemiş hiç dost olmamışlardır.
"Ey iman edenler! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır. Şüphesiz ki Allah zâlimler gürûhunu hidayete erdirmez." (Mâide: 51)
Bu ilâhî hitap, İslâmiyet'in ilk yıllarından itibaren kıyamete kadar gelip geçecek olan bütün müslümanlaradır. İman ehli emr-i ilâhi'yi her şeyin üzerinde tutar. Ahkâm-ı ilâhî'ye tâbi olur.
Onlar ise: "Avrupalı dostlarımız..." diyorlar.
Allah-u Teâlâ birçok Âyet-i kerime'sinde müslümanlara yahudi ve hıristiyanları tanıtmış, onların fitne ve fesadına karşı emir ve nehiyler koymuştur.
"Sen onların dinine uymadıkça ne yahudiler ne de hıristiyanlar senden aslâ hoşnut olmazlar." (Bakara: 120)
Nitekim Avrupa 50 yıldır Türkiye'yi oyalamaktadır. Avrupa dinî dayatmalarda bulunuyor. Tarihten gelen haçlı kini ile hareket ediyor, intikam almaya çalışıyor. Küffarın bize olan kini ve düşmanlığı asla kaybolmamıştır. Hususiyetle Türk milletine karşı ayrı bir düşmanlıkları vardır. Nasıl ki Hıristiyan Vatikan Papa'sı "Dinlerarası diyalog"tan kastının "Hıristiyanlığı yaymak" olduğunu ilân etmişse, Avrupa olsun, Amerika olsun, onların maksadı da bizi uyutarak taviz koparmaktır. Nitekim açık açık söylüyorlar. "Türkiye'nin üye olmasından ziyade AB perspektifinin devam etmesi önemli" derler. Demek isterler ki kapıda tutalım, uyutmaya devam edelim.
Bunlar ise bunca tavizi veriyorlar. Üstelik bu tavizlerine İslâm'ı alet etmeye çalışıyorlar. Aslında bunlar da biliyor, bizi almayacaklarını. Ancak onlar da başka bir cihetten memleketi uyutmaya çalışıyorlar. Alan memnun satan memnun...
Olan bu millete oluyor, olan bu vatana oluyor. Yazıklar olsun!
"Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Oysa bütün tuzaklar Allah'a âittir. Herkesin ne kazandığını O bilir. Kâfirler de bu yurdun sonunun kime âit olduğunu yakında bilecekler!" (Ra'd: 42)
"Kötü tuzak ancak sahibine dolanır." (Fâtır: 43)

"Allah katında din İslâm'dır." (Âl-i imrân: 19)
İslâm bütün peygamberlerin dinidir. İlk insan ve ilk peygamber Hazret-i Âdem Aleyhisselâm ile başlamış, zamanın akışı içerisinde ve her peygamber gelişinde en mükemmele doğru dâima bir gelişme kaydetmiştir. Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm'a gelince de kemâlini buldu ve son şeklini aldı.
"Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm'ı beğendim." (Mâide: 3)
"Kim İslâm'dan başka bir din ararsa, onunki aslâ kabul edilmeyecektir. Ahirette de ziyan edenlerden olacaktır." (Âl-i imrân: 85)
Onlar ise Allah katında makbul olmayan, hakiki dinden sapmış, asliyetini kaybetmiş yahudilik ve hıristiyanlık gibi dinleri Allah katındaki din olan İslâm dini ile bir tutuyorlar, "İbrahimi dinler", "Medeniyetler ittifakı", "Üç büyük din" gibi tabirler kullanarak "O da dindir, bu da dindir" demek istiyorlar.
Halbuki:
"Allah katında din İslâm'dır." (Âl-i imrân: 19)

İman Bir Bütündür, Parçalanamaz.
İman ile küfür arasında orta bir yol olmadığı gibi; iman ile küfür, hak ile bâtıl arasında başka bir mertebe de yoktur. "Bâtıl"a ve "Küfür"e meyleden imanla küfrü değiştirmiş, dosdoğru yoldan çıkıp sapıklığa düşmüş olur.
"Kim imanı küfürle değişirse, şüphesiz ki dümdüz yoldan sapmış olur." (Bakara: 108)

Küfre ve Küfür Ehline Meyleden Kâfir Olur.
İslâm'dan Sonra Küfre Sapanların Bütün Amelleri Boşa Gitmiştir:
Allah-u Teâlâ bir başka Âyet-i kerime'sinde şöyle buyurur:
"Sizden her kim dininden döner ve kâfir olarak ölürse, onların yaptıkları işler dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar cehennemliktirler ve orada ebedî kalırlar." (Bakara: 217)
Müslümanlardan herhangi biri, hangi sebepten olursa olsun dininden döner ve kâfir olarak ölürse, artık onun daha önce müslüman olarak işlediği bütün iyi ameller bâtıl olur. Tıpkı bütün ömürlerini küfür içinde geçiren öteki kâfirler gibi olurlar.
Dininden dönenlerin ve hak yoldan yüz çevirenlerin âkıbeti budur.
Küffar "Siz müslümansınız" diyor, bunlar ise "Bize müslüman demeyin." diyor.
Allah-u Teâlâ kâfirlerin sapıklık, müminlerin de doğru yolu bulmalarının sebeplerini açıklamak üzere Âyet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır.
"İşte böyle, inkâra sapanlar bâtıla uydular, iman edenler ise Rabb'lerinden gelen Hakk'a uydular." (Muhammed: 3)
Onlarsa küffar Batı'ya uydular. Batı'nın küfrünü hoş göstermeye çalışıyorlar, kiliseler açıyorlar, Avrupa ve Amerika ne derse ve ne isterse onu yapıyorlar. Bunlar büyük yanlıştır. Allah-u Teâlâ'nın kelâmı Âyet-i kerime'leri önlerine sürüyoruz. Biz bu beyanları bir öğüt bir ikaz olmak üzere arzediyoruz ki, kendilerine gelsinler, İslâm'a dönsünler.


kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 30.06.2007, 11:47

 
Üyelik tarihi: 25.06.2007
Mesajlar: 428
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
ALLAH razı olsun üstadım. Okuyoruz.

Rabbim hakkı görenlerden eylesin.
Zalime düşman eylesin . AMİN.
malcolm_x isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 30.06.2007, 11:48
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı
İslâm'a ve Vatan'a
İhanet Edenler:


Hıristiyan haçlılar, -tarih sahnesine baktığımızda- her zaman İslâm dinini ve müslümanları -bilhassa Türk milletini- yok etmek için savaşmıştır. Öteden beri bu topraklarda gözleri var. Çanakkale harbi olsun, Kurtuluş Savaşı olsun, 30 bin insanımıza malolan terör olsun hepsi bu kin ve düşmanlığın devam eden tezahürleridir. Asla düşmanlıktan vazgeçmiş değillerdir.

Küffarın kuklası ve piyonu olan bu münafıklar, askerimize, emniyet güçlerimize kurşun sıkan hainlerin destekçisidir. Biz hâlâ bunlardan ne bekliyoruz? Dostluk mu? Ancak onlar düşmandır.

"Onlar düşmandırlar, onun için (kendilerine emniyet etme) onlardan sakın." (Münâfikun: 4)

Bu necip müslüman millete küfrü hoş göstermeye çalışan, küfür ehlini iftar sofralarında baş köşeye oturtan, küffar devletlerinin memleketimize nüfuz etmesine, vatanımızın paymal edilmesine seyirci kalanlar İslâm'a ve vatanımıza ihanet etmişlerdir.

İslâm ehli tarih boyunca küfre iltifat etmemiş, küfür ehlini hor ve hakir kılmıştır. Bu hâl iman ehlinin vasfı, Allah-u Teâlâ'ya imanın tezahürüdür:

"Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resul'ünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini din edinmeyen kimselerle, boyunlarını büküp küçülmüşler olarak elleriyle cizye verinceye kadar savaşın." (Tevbe: 29)

Hazret-i Allah gerçek iman ehlinin, müminlerin bu vasfını Âyet-i kerime'sinde şöyle bildirmiştir:
"Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı başları dik ve güçlüdürler. Allah yolunda cihad ederler. Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar." (Mâide: 54)

Ey müslüman! Bu Allah-u Teâlâ'nın hükmüdür. Bir bu hükm-ü ilâhî'ye bak bir de bu münafıkların icraatlarına!.. Kendin kıyas et, kararını kendin ver.
Bu böyle olduğu gibi müslümanların emanetini üzerine alan umera da İslâm'ın âli ve galip olduğunu bilmek ve uygulamakla mükelleftir.
Bunlar Allah-u Teâlâ'nın hükmüdür. Küfre kucak açanların, vatanın selâmetini tehlikeye düşürenlerin İslâm'la ne ilgisi olabilir?
İmanını yitirmiş, kalbi döndürülmüş, mühür vurulmuş, artık bunlar hiçbir şey duymazlar, duymak da istemezler.
"Nefsinin hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, Allah'ın da dalâleti hak ettiğini bilerek saptırdığı; kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözüne perde çektiği kimseyi gördün mü? Onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ ibret almayacak mısınız?" (Câsiye: 23)
Daha evvel de arzetmiştik:
"Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in zaman-ı saâdetlerinde münafıkların başı Abdullah bin Ubey bin Selül idi. Bu zamanda münafıkların başı ise 'Küfrü hoş görenler'dir."
Dış düşmanın yapamadığı tahribatı bunlar müslümanmış gibi görünüp içeriden yapıyorlar. Bu verdikleri zarar çok büyük olduğu için de bu hâle düşüyorlar.
İman ile küfür birbirine düşmandır. Hasımdır. Biri nurdur; aydınlığa, hakikate, cennete götürür. Diğeri nardır; karanlığa, dalâlete, cehenneme götürür.
Ve fakat:
"Onlara: 'Allah'ın indirdiği Kur'an'a ve Peygamber'e gelin!' denildiği zaman, münâfıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün." (Nisâ: 61)
Bunlar Hazret-i Allah'ın ve Resulullah Aleyhisselâm'ın indirdiğinden tiksindiler, yüz çevirdiler. Böylece küfür batağına battılar. Hiçbir müslümanın Allah'ın ve Peygamber'inin hüküm verdiği bir hususta kendi isteğine göre seçme hakkı yoktur. "İşittim, itaat ettim" demek zorundadır.
"Ey iman edenler! Allah'a ve Peygamber'e hâinlik etmeyin. Kendiniz bilip dururken emânetlerinize de hâinlik etmeyin." (Enfâl: 27)
Bu hâinlik edenleri savunmayın, desteklemeyin. Yoksa ateş size de dokunur.
"Hâinlerden taraf olma!" (Nisâ: 105)

kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 30.06.2007, 11:54
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı
http://www.hakikat.com/anabuay.html


devamını merak edenler buradan okuyabilirler...

şimdi bu yazının muhatabı açıktır ve içeriğinin ne kadar ağır olduğu ortadadır...


bu konu , flok un açtığı n.fazıl ın ERBAKAN hakkındaki hezeyanlarıyla alakalıdır...ve bunun klavuzluğunu elmnigtmare yapmış ki bu üyenin ŞEYHİNİN yazılarıdır yukarıdakiler....adı ÖMER ÖNGÜT...


şimdi herkes birileri hakkında bu tür RAPORLAR yazabilirler...


önemli olan KİRAMEN KATİBİN in tuttuğu RAPORLARDIR...

buradan flok u kınıyorum ve ne olduğunu ortaya döktüğü için de kendisini kutluyorum...

partilerden , siyasetten nefret eden ehli tariklere bakın hele....işleri güçleri SAADET olmuş...


kolay gelsin...
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 30.06.2007, 12:43
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.615
Teşekkür etti: 42
49 Teşekkür 36 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız malcolm_x
Mesajı göster
Zalime düşman eylesin . AMİN.

amin....
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 30.06.2007, 12:57
Arife Her Gün Kadir Gecesidir

 
elmnightmare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 8.984
Teşekkür etti: 516
512 Teşekkür 273 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Abdulcabbar
Mesajı göster
http://www.hakikat.com/anabuay.html


devamını merak edenler buradan okuyabilirler...

şimdi bu yazının muhatabı açıktır ve içeriğinin ne kadar ağır olduğu ortadadır...


bu konu , flok un açtığı n.fazıl ın ERBAKAN hakkındaki hezeyanlarıyla alakalıdır...ve bunun klavuzluğunu elmnigtmare yapmış ki bu üyenin ŞEYHİNİN yazılarıdır yukarıdakiler....adı ÖMER ÖNGÜT...


şimdi herkes birileri hakkında bu tür RAPORLAR yazabilirler...


önemli olan KİRAMEN KATİBİN in tuttuğu RAPORLARDIR...

buradan flok u kınıyorum ve ne olduğunu ortaya döktüğü için de kendisini kutluyorum...

partilerden , siyasetten nefret eden ehli tariklere bakın hele....işleri güçleri SAADET olmuş...


kolay gelsin...
Keşke Refah partisiyle ilgili olanı da yazsaydın.Mahmut Efendinin mollalarına hitap adlı kitapçığı okuyabilirsiniz...
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
O'nun yaşlı olduğunu bana söyletemezsiniz:)
elmnightmare isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 30.06.2007, 13:11

 
Üyelik tarihi: 25.06.2007
Mesajlar: 428
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Abdulcabbar
Mesajı göster
http://www.hakikat.com/anabuay.html


devamını merak edenler bur