Üyelik tarihi: 26.06.2007 Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
| Erbakanin Gözüyle Akepe.. MİLLİ Görüş'ün mimarı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 1960'lı yıllarda Konya Bağımsız Milletvekili olarak girdiği siyaset sahnesindeki varlığını yarım asırdır sürdürüyor. Kurduğu ve kapatılan partileri, kendine özgü hitabetiyle Türk siyasi hayatına damgasını vuran Erbakan, üç kez Başbakan Yardımcısı, bir kez de Başbakan oldu. O şimdi siyasi yasaklı. Ancak Milli Görüş'ün son kalesi Saadet Partisi'ne seçim kazandırmak için ilerleyen yaşına da aldırmadan meydanlarda. Üstelik Hoca'nın bu kez karşısındaki rakip, kendi rahle-i tedrisinde yetişenlerin partisi.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan, "Arka Kapıdan Kaçanlar Partisi" adını taktığı AKP ile ilgili görüşlerinin yanı sıra, 22 Temmuz seçimleriyle ilgili düşüncelerini Tercüman'a anlattı.
20'nci Haçlı Seferi başladı
Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Selçuklular ve Osmanlılar'ın 19 Haçlı Seferi'ni püskürttüğünü belirterek, "AKP'nin sayesinde kapıdan kovduklarımız bacadan giriyor, bunlar Büyük İsrail'e hizmet ediyor" dedi
Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Ankara Balgat'taki evinde sorularımızı cevap verdi.
Sayın Erbakan... 22 Temmuz seçimleri sonrasında nasıl bir tablo görüyorsunuz?
22 Temmuz sonrası inşallah çok güzel bir Türkiye olacak. Ancak, her şeyi görmek ve hesaplamak zorundayız. Bu seçim diğerlerinden çok farklıdır. Diğer seçimlerde "İyi bir yönetimi mi iş başına getireceksin, kötü bir yönetimi mi iş başına getireceksin" seçimleri oluyordu. Bu seçim ise "var olma ya da yok olma" seçimleridir. Tarihi bir dönüm noktasında ve yol ayrımındayız. Doğru tespit yapmadan doğru tedavi olmaz. Biz elhamdülillah Müslümanız. Bütün insanların saadetini istemek bizim inancımızın gereğidir. Sadece Müslümanlara değil, bütün insanlığa rahmet dileriz. Onun için temennimiz şefkat ve sevgidir.
Siyonizm tehlikesi
Ecdadımız asırlar boyunca bu imanla yeryüzünde hâkim olmuş. Yaklaşık 11 asır, asr-ı saadet hüküm sürmüş, onun arkasından Emeviler, Abbasiler, Selçuklar ve Osmanlılar... Bu millet buralardan geliyor. 11 asır boyunca Nizam-ı âlem'i, adil düzeni kurmuşuz ve bütün insanlığın saadetini temin etmişizdir. Ancak son 3 asırda güç dünya siyonizmin eline geçmiştir. Dünya siyonizmini tanımadan ve bilmeden netice almak mümkün değildir. Nedir bu dünya siyonizmi? 5767 sene evvel Kabala adlı bir şahıs, Firavun'un zulmüne karşı bir sihir kitabı yazmış. Bu sihir kitabında Beni İsrailliler'e cesaret vermek için bunları övüyor. Bunların temel kitabı budur. Bunlar sonradan Musa Aleyhisselam'ı tanıdılar. 'Tevrat bizim kitabımızdır' deseler de, tamamen ortadan kaldırılmış Tevrat yerine, Kabala konmuştur. Bu yüzden, bu insanların inancını anlamak için ister bugünkü Tevrat'a bakalım, ister Kabala bakalım gerçeği görürüz. Bizim Amentümüz 6 maddedir. Biz, Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, öldükten sonra dirileceğimize ve ahirette hesap vereceğimize inanıyoruz.
Büyük İsrail hayali
Onlar neye inanıyor. Bir; 'Biz üstün ırkız, Allah asıl insan olarak bizi yarattı, diğer ırklar maymun olarak yaratıldı, sonradan normal insana dönüştü' diyorlar. İkincisi ise, 'Bu gerçek lafta kalmayacak, mutlaka gerçekte tezahür edecek' görüşünü savunuyorlar. Üçüncü olarak ise 'Bunun gerçekleştirilebilmesi için Beni İsrail mensuplarına görevler düşüyor. İlk olarak Beni İsrail Kudüs'te toplanacak, sonra Fırat ile Nil arasında Büyük İsrail kurulacak' iddiasında bulunuyorlar. Bu bahsedilen toprakların içerisinde bizim topraklarımız da var. "Buralar Allah'ın bize vaat ettiği topraklar. Burada kurulacak olan Büyük İsrail'in emniyeti sağlanacak. O yüzden Fas'tan Endonezya'ya kadar 28 ülkenin idaresi bizim elimizde olacak. Kurmak yetmez, yaşatmak için emniyetini de sağlamak lazım" diyorlar. Selçuklular ve Osmanlılar, Anadolu'da Büyük İsrail kurulsun diye tarih boyunca yapılmış olan 19 Haçlı Seferi'ni geri püskürtmüştür. Şimdi de Türkiye'nin Büyük İsrail için bir tehdit unsuru olabileceğini düşünüyorlar. Bir de, Mescid-i Aksa'nın bulunduğu yere Süleymaniye Mabedi'ni yapmayı planlıyorlar. Tüm bunları yapınca yeryüzünü kendi Mesihleri'nin gelmesine hazır hale getirmiş olacaklar. Mesih'in geleceğine ve Davut Aleyhisselam'ın tahtına Yahudi Kralı olarak oturacağını hayal ediyorlar. Böylece dünya hakimiyetini perçinlemiş olacaklar. Yahudiler, 'Yer yüzünün efendisi olacağız' düşüncesini iman haline getirmişler.
Bacadan giriyorlar
İşte gerçekler bunlar... Bu ırkın insanları, üç asırdan beri dünyada maddi gücü eline geçirmiş, dünyayı kendine göre kurmuştur. Şimdi bunu fiilen herkese kabul ettirmek için 20'nci Haçlı Seferi'ni başlatmışlardır. 19'uncu Haçlı Seferi cihan harbidir. Geldiler ama biz onları Çanakkale'den içeriye koymadık. Şimdi kapıdan kovduklarımız, AKP vasıtasıyla bacadan içeri giriyorlar.
Son Haçlı Seferi 1990'da Rusya'nın çökmesi ile başladı. Rusya çökünce tüm Beni İsrail'in ve ırkçı emperyalizminin fikir babaları, kitaplarında yeni dönemi ışıklandırdılar, aydınlattılar ve yol çizdiler. Dediler ki; "Artık Büyük İsrail'i kurmanın vakti gelmiştir. Tek güç olarak ABD kalmıştır. O ise zaten bizim avucumuzun içindedir. Artık istediğimiz yeri işgal edip, istediğimizi yapabiliriz."
1990 sonrası dünyada büyük değişiklikler oldu ve 20'nci Haçlı Seferi başlatıldı. Bunlar niye İslam âlemi ile uğraşıyorlar? Çünkü bunlar Hıristiyanları aldatmışlar. Bir Haham çıkıyor, Hıristiyanlara nutuk atıyor; "Ey Hıristiyanlar... Siz İsa Aleyhisselam'ın gelmesini beklemiyor musunuz? Biz de onu bekliyoruz" diyor. Sonra arkaya gidiyor, 'Bizim Mesih'imiz başka, biz İsa Aleyhisselam'ı öldürüp çarmığa gerdik' diyor. 'Sizin elinizdeki İncil'de Mesih'in gelmesinin şartları yazmıyor, bizim Tevrat'ta yazıyor. Gelin Tevrat'tan istifade edelim, Mesih'in gelmesinin şartlarını hazırlayalım. Böylece Mesih gelsin' diyerek Hıristiyanları kandırıyorlar. Neymiş Mesih'in gelmesi için gerekli olan bu şartlar; bütün Beni İsrail Küdüs'te toplanacakmış, yardım edin toplanalım. Büyük İsrail kurulacakmış, yardım edin kuralım. Süleymaniye Mabedi yapılacakmış, yardım edin yapalım...
Kaldı ki faizci kapitalizmin devamını yürütmek için Hıristiyanlık dini zaten 16'ncı asırda değiştirildi. Protestanlığı siyonizm kurdu. Bugün Kuzey Avrupa ve ABD tamamen Protestan'dır ve Protestanlık bunların kurduğu bir dindir. Beni İsrail, faizi helal saymak ve para gücünü ele geçirmek için dini değiştirmiş bir kavimdir. Öbür tarafta ABD'de Evanjelik mezhebini kurdular. Bugün 90 milyon mensubu var bu mezhebin. Bunlar, 'İsa'nın yeryüzüne gelmesi için Büyük İsrail'in kurulması lazım' diye bir inanışa kapılmışlar. Beni İsrail, böylece Hıristiyanları avucunun içine geçirdiler AKP tekrar seçilirse Çanakkale Zaferimiz'in kıymeti kalmaz
REFAH Partisi'nin, Siyonizm'e engel olduğunun görüldüğünü ve bu yüzden önünün kesilmek istediğini belirten Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Siyonizm'in AKP'yi "Her söylenileni dinleyen çocuk olarak gördüğünü söyledi. Erbakan şöyle devam etti:
"Arkasından ilk olarak Afganistan'ı işgal ettiler. Sonra Irak savaşı başladı. Orada mağlup oldular. Planları burayı alıp İsrail'e katmak olmuştur. Irak'ın arkasından Filistin'de bildiğimiz zulümleri arttırdılar ve Lübnan'ı, Suriye'yi almak için harekete geçtiler. ABD desteği ile Lübnan'a girdiler ama orada Hizbullah'a yenildiler. Bunun üzerine planlarını değiştirdiler. 'Harp ile alamayacağız, o zaman içeriden fethedelim' dediler.
Türkiye'de onların emrinden çıkmayan bir AKP var. AKP'yi dünya siyonizminin elindeki para ve medya gücü iktidara getirdi. AKP'yi kendi planlarına yardımcı olsun diye iktidara getirdiler. 'AKP'ye söyleriz askerlerini Lübnan'a gönderirler, Hizbullah'ı silahtan arındırırlar' dediler. Şimdi soruyorum size; bizim askerimiz barışı tesis için niçin Lübnan'a gitti de İsrail'e gitmedi? Taarruzu yapan İsrail değil mi? İşi kökünden halletmek için İsrail'e gitmek gerekmez mi? AKP Lübnan'a gitti; çünkü orada Hizbullah'ı silahtan arındıracak, İsrail elini kolunu sallayarak Lübnan'ı alacak, oradan da bizim hududumuza gelecek, AKP dönemindeki manevi işgali maddi işgal ile tamamlayacak. O yüzden askeri Lübnan'a gönderttirdiler. Türkiye'de bunu yapmak için seçim kararı aldırmaları lazımdı. Şimdi askerimiz orada nefesi kesik 22 Temmuz'u bekliyor. Türk halkı bir daha aldanıp AKP'yi iş başına getirecek olarsa, 23 Temmuz'da şunu duyacaksınız; "Askerimizi barış için göndermiştik ama Hizbullah bizim askerimize hucum etti, askerimiz de kendisini savunmak zorunda kaldı. O yüzden Hizbullah ile harp ediyoruz." Ardından şehitler gelecek... 22 Temmuz sonrası için alternatiflerden birisi bu.
Sevr'i uygulayacaklar
AKP işbaşına tekrar gelirse ne olur? Hizbullah ile harp yapılır, Hizbullah silahtan arındırılır, ardından da İsrail Suriye'ye ve Lübnan'a elini kolunu sallayarak gelir, hududumuza dayanır, İncirlik'ten aldıkları misket topları ve ABD uçakları ile Türkiye'deki işgali tamamlar. Böylece Büyük İsrail kurulur. Bizim Güneydoğu Anadolu zaten Büyük İsrail'in bir parçası olarak gösteriliyor. Öbür taraftan da İsrail'in emniyeti için bölgede bağımsız bir devlet olmaması lazım. Erzurum'un doğusu Ermenilere verilecek. Bir diğer tabirle Sevr uygulanacak. Çanakkale savaşında Sevr'i uygulayamadılar, onları kapıdan kovduk. Şimdi AKP sayesinde bacadan girmek suretiyle Sevr'i uygulamak için nefesleri kesik 22 Temmuz'u bekliyorlar. İnşallah yanılmayacaklar ama Allah muhafaza millet yanılır da AKP tekrar iktidara gelirse fiili işgal altında kalacağız, Büyük İsrail kurulacak ve Çanakkale zaferimizin kıymeti kalmayacak. Çanakkale'de Boğaz'ı geçseler İstanbul'u alacak ve Büyük İsrail'i kuracaklardı. Yeryüzünü ve ülkeyi kan gölüne çevireceklerdi. Ecdadımız bunlara mani oldu. 15 yaşındaki çocuk 'Allah Allah' diyerek taarruza kalktı. 600 bin asker getirmişlerdi, iman ile bu kahraman millet bu düşmanları püskürttü ve tüm insanlığı kurtardı. Onun için bu seçim rasgele bir seçim olmayacak. Yönetici seçmek için değil, 'Var mı olacağız, yok mu olacağız'ın cevabını vermek için sandık başına gideceğiz. |