![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 01.06.2007
Mesajlar: 88
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Ak Parti eleştirisi (3) AK Parti hükümetinin dış politikada altını çizdiği 'başarı', "Bölgede inisiyatif aldığımız" yolundaki iddiadır. Bu konuda elbette önemli başarılar sağlandı, ama stratejik yönüyle atılan söz konusu adımların büyük bir bölümünün BOP çerçevesinde düşünüldüğü göz ardı edilemez. Başbakan Erdoğan açık bir biçimde "Biz BOP'un eş başkanlığını yapıyoruz, bizim bu projeyi hayata geçirme gibi bir görevimiz ve misyonumuz var" demiştir ki, Türkiye'de yükselmekte olan ulusalcı dalganın öne çıkardığı öfkeyi bundan bağımsız düşünemeyiz. "BOP'a karşı çıkmak" ile "ulusalcı olmak veya ulusalcılarla bir safta yer almak" aynı şeyler değildir; bu retorik basit bir propagandadır. BOP'un içinde Türkiye'nin de yer aldığı 22 İslam ülkesinde rejim ve siyasi harita değişikliğini ön gördüğünü kimse görmezlikten gelemez; yayınlanan haritalar bunun psikolojik ön hazırlığından başka bir şey değildir. Irak, Lübnan, Filistin paramparça ediliyor; sırada Suriye, İran ve diğer ülkeler var. Afganistan, Sudan ve Somali'nin trajik durumu ortada. Türkiye de bu kapsam içinde. BOP kesin olarak İslam dünyasının parça parça bölünmesini ve hiçbir parçasının İsrail'den daha büyük ve daha güçlü olmamasını hedeflemektedir. Amerika, bölgede İsrail'den daha muktedir hiçbir Müslüman topluluğu istemiyor, elinde kılıç tezgahın üzerine serdiği atlas kumaşı canı istediği gibi parçalara ayırıyor. Böyle iken AK Parti iktidarı nasıl kendini BOP'la ilişkilendirebilir, bunu seçmen kitlesinin ve iki üç nesildir kendini bu davaya adamış samimi mü'minlerin kendi vicdanlarında bu soruya cevap araması lazım. Hafızamızı tazeleyelim: 1 Mart 2003 tezkeresi tartışmaları sırasında Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, açıkça "Bu hükümetin bu tezkereyi geçirme gibi bir misyonu var" demişti. 1 Mart tezkeresi, sanıldığının aksine Türk askerinin Irak'a girişini öngörmüyor, sadece 65 bin Amerikan askerinin Türkiye'nin Güneydoğusu'na yerleşmesini öngörüyordu ki, bu başımıza gelebilecek en büyük felaketti. Dış basında Amerika'nın sadece askerlerini Türkiye'ye konuşlandırmak istediği, Türk askerinin Irak'a girmesinin asla söz konusu olmadığı yazıldı çizildi. Türk medyası ise halkı doğru dürüst bilgilendirmedi. Tezkerenin geçmemesi Türkiye'ye bölgede ve dünyada büyük bir itibar kazandırdı, ama herkes biliyor ki, 1 Mart tezkeresi Başbakan'a, hükümete ve Amerikan Neoconların hükümet içindeki acenteleri misyonuyla faaliyet gösteren danışmanların oluşturduğu politbüroya rağmen geçmemiştir. Eğer hükümete kalsaydı itibarımız sıfıra müncer olur, ülkemiz de felakete düşerdi. Neoconların Türkiye için hangi felaket senaryolarını yazdıklarını son Hudson Enstitüsü'nün skandal toplantısı ortaya koymuş bulunmaktadır. Hükümetin en yüksek düzeydeki elemanları "Biz çok boyutlu bir dış politika izliyoruz, çok eksenli politika izlemiyoruz, bizim tek eksenimiz var, o da AB üyelik sürecidir" demişlerdir ki, bu, yeterince Türkiye'nin Ortadoğu'da ve Afrika'da hangi amaçlarla girişimlerde bulunduğunu gösteriyor. Mısır'da girişilen faaliyetlerin birinci derecedeki amacı, İsrail'in kendi adına ve kendi başına yapamadığı ekonomik faaliyetleri Türk şirketleri üzerinden yapması, böylelikle Afrika'ya açılmasını sağlamaktır. Orada faaliyet gösteren ve Mısır hükümeti tarafından önemli avantajlarla desteklenen Türk firmaları, üretimde kullanacakları hammaddenin asgari yüzde 12'sini İsrail'den veya İsrailli bir firma üzerinden almak ve yine ürettikleri malları Amerikalı firmalar aracılığıyla ihraç etmek zorundadırlar, aksi halde orada faaliyet göstermeleri mümkün değildir. Bu hükümet ve stratejistleri Türkiye'yi "basit bir kanat ülke", üzerinden gelip geçilen, çiğnenen "bir köprü" ve zavallı "bir hamal" olarak algılamış, bize bu misyonu uygun görmüşlerdir. "Biz küresel güç olması gereken Avrupa'yı Ortadoğu'ya, Asya'ya, Türki cumhuriyetlere, İslam dünyasına taşıyacağız" demek gurur kırıcıdır, vizyon körlüğüdür. (dunyabulteni.net) ...........
__________________ “Dünya barışı için son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir”(Abdullah Gül) |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 01.06.2007
Mesajlar: 88
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| AK Parti eleştirisi (4) 4) Hükümetin ve AK Parti'nin yolsuzluklarla mücadele etme gibi bir iddiası ve vaadi vardı. Yolsuzluklarla mücadele siyasetin temel sorunudur, bu yüzden genel olarak bütün partilerin bu yönde vaadi olur. Fakat "dini ve ahlâki" ya da Erbakan'ın deyimiyle "ahlâk ve maneviyat"a dayalı değerleri öne çıkaran Milli Görüş partileri herkesten çok bu konuya vurgu yaptılar ve bu genel olarak kamuoyu nezdinde kabul gördü. Herkes bu çizgideki siyasetçilerin Türkiye'yi arındıracaklarını, temiz bir ülke meydana getireceklerini düşünmeye başladı. Gel gör ki AK Parti etrafında toplanan hacıyatmazların yolsuzlukları ayyuka çıkmış bulunmaktadır. Deyim yerindeyse bazıları "deveyi hamuduyla yemektedirler". Bu seçimin en önemli konularından birinin "yolsuzluklar" olması beklenirken, merkezdeki çekirdek, AK Parti'ye siyaset zarar vermek –aslında sonuç itibariyle yarar sağlamak- amacıyla bu partiyi "din" üzerinden vurma yolunu seçti, bir kere daha bir muhtıranın gerekçesi "irtica" gösterildi ve irticanın belirtisi de Urfa'da Kutlu Doğum haftasında ilahi okuyan 7-12 yaş arası kız çocukları gösterildi. Oysa belli başlı merkezlerde ve medya plazalarında saklı tutulan "yolsuzluk dosyaları" açılsaydı belki sonuç farklı olurdu. Her ne ise, ortada olan gerçek şu ki, bazı bakan çocuklarının özel avantaj sağlamaları için sınırlı zaman dilimine mahsus kanunlar çıkartılmakta, daha bıyıkları yeni terlemiş gençler kolayca armatör olabilmektedir. İran İslam devrimi, radikalizm vb. her platformda Müslümanların her fikriyatını sömürüp, sonraları bu işleri bırakanlar, RP zamanında saç sakal takva gezenler, parmaklarında kalın gümüş yüzük takanlar ile ANAP'ta ve MHP'de hiçbir varlık gösteremeyenler ve yine bir zamanlar Prof. Necmettin Erbakan ve R. Tayyip Erdoğan'a ağız dolusu sövüp küfredenler, adeta bir blok kurarak bu iktidar döneminde kamunun kaynaklarını hortumlamaya başladılar. Bir anda zengin olanlar kibir, haset ve sonradan görmelik üreterek toplumda bazı kesimlerin kendilerine ve onların şahsında bütün Müslümanlara husumet beslemelerine sebep olmuşlardır. Ulusalcıların düzenlediği Cumhuriyet mitinglerinde bu öfkenin izlerini görmezlikten gelmek yanlış olur, bunun üzerinde tefekkür edip gerekli dersleri çıkarmak lazım. Müslüman servetini sadece helal yollardan kazanır; emek vermediği, hak etmediği şeye göz dikmez; parasını gösteriş malzemesi yapmaz, başkalarını kıskandırmaz, hayır ve infak yolunda kullanır. Bir zamanlar renkli elbise giyilmesine karşı çıkan yedi kat takva sahibi kadınlar, şimdi bakan eşleri olarak günde birkaç kez kıyafet değiştiriyor, kameralar önünde eşlerine pastalar yediriyor, İslam'ın usul ve adabına aykırı şımarıkça hareketler sergiliyorlar. Bu Müslümanların edebi, örfü, kültürü değildir. Bazıları da şarabın tadını bilmeseler bile şarap koleksiyonları yaptıklarını söylüyor, "eşimin başı örtülü olsa da olur olmasa da olur" diyor; "Başörtüsü diye genel bir sorun yok, bağırıp çağıranların sayısı yüzde 1,5'uğu geçmez" demekten haya etmiyorlar. Peki, bütün bunların manevi bir karşılığı olmayacak mıydı? Allah'ın sillesi gelmeyecek miydi? (Ali Bulaç)
__________________ “Dünya barışı için son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir”(Abdullah Gül) |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 01.06.2007
Mesajlar: 88
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| 5) Bir başka önemli nokta, AK Partililer'in "Milli Görüş gömleğini çıkardık, değiştik" derken, Müslümanların 150 senedir mücadelesini verdikleri bütün toplumsal, kültürel ve siyasi davalarını, öne çıkardıkları sorunları reddetmeleri; din ile hayatın arasını açmaları; geç kalmış laikçilerin dilini kullanıp dinin ekonomiyle, parayla, bölge siyasetiyle, kamusal hayatla ilişkisinin olamayacağını söylemeleri ve "Beyler siz ne diyorsunuz" diye soranlara "radikalizm" yaftasını yapıştırmalarıdır. Asla affedilmemesi gereken şu ki, bu profesyonel siyasetçilerin siyasete "Müslüman veya İslamcı" başlayıp, iktidara gelme noktasına yaklaştıklarında sayısız insanın emeği, mü'minlerin acısı ve gayretiyle oluşmuş bu mirası reddedip İslamcılığı küçümsemeleridir. Kasımpaşa'da 50 yıllık Kur'an kursunu yıktırmak, İzmit'te başörtüsü eylemi yapan ve canı yanmış kızları coplatmak bu çerçevede, yani "İslamcılık'tan ne kadar uzaklaşıldığı" yönünde verilen mesajlardı. Bu açıkça İslamcılığın, başka bir ifadeyle Müslümanlığın, yani "dinin siyasette istismarı"dır. Bir de "dinsel milliyetçilik" üzerinden Müslümanların evrensel inanç kardeşliği ve birliklerinin ismi olan ümmet fikri ve idealinin seçim meydanlarında yuhlatılması konusu var ki, Allah kısmet ederse bu dizinin bitiminden sonra bu konuyu özel olarak ele almaya çalışacağım. Çünkü eğer Müslüman kimliğiyle önde olan insanlar "din ile siyaseti, din ile ekonomi"yi birbirinden ayırıp, Müslümanların evrensel birliği inancı olan ümmet fikrini yuhalatırsa ve buna biz Müslümanlar ses çıkarmayacak olursak, Allah bizim ve ülkemizin üzerindeki korumasını kaldırır, her türlü azaba müstahak oluruz. Ali Bulaç
__________________ “Dünya barışı için son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir”(Abdullah Gül) |
| | |
| Tuzlu Su Çemkür :-) ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.04.2007 Yaş: 24
Mesajlar: 11.277
Teşekkür etti: 139
274 Teşekkür 185 Mesaja aldı
| geç bunları geçççç
__________________ HATIRALAR SARMIŞ 4-1 YANIMI 2 de 1 SENİ HATIRLAYINCA :) |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 01.06.2007
Mesajlar: 88
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| İşinize gelmedi galiba.Türkiye'nin duayen bir yazarı tarafından yazılan bu haklı eleştiriler...
__________________ “Dünya barışı için son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir”(Abdullah Gül) |
| | |
| Tuzlu Su Çemkür :-) ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.04.2007 Yaş: 24
Mesajlar: 11.277
Teşekkür etti: 139
274 Teşekkür 185 Mesaja aldı
| meyve veren ağacı taşlarlar sizinkide o hesap çekememezlik yüzünden düştüğünüz hallere bak yazık ki ne yazık
__________________ HATIRALAR SARMIŞ 4-1 YANIMI 2 de 1 SENİ HATIRLAYINCA :) |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Türköne'den AKP eleştirisi | refah | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 14.08.2008 01:03 |
| Ak Parti Eleştirisi Ali BULAÇ | malcolm_x | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 7 | 05.07.2007 20:10 |
| MHP'li Akşener'den AKP'ye başörtüsü eleştirisi | Alp | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 1 | 09.03.2007 13:44 |
| Erdoğan'dan zaman hırsızı eleştirisi | @flok@ | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 16.05.2006 12:11 |
| AKP Milletvekili'nden AKP'ye AB Eleştirisi! | gariban | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 05.10.2005 19:56 |