| Milletin Şamarı AKP, beklendiği gibi ezici bir seçim zaferi kazandı: Milli İrade bir kez daha siyasetin doğal akışına yapılan müdahaleyi berhava etti.16 milyon oy alarak yüzde 46,6'lık oy yüzdesiyle -AKP merkez partisi olduğunu tartışmasız bir biçimde ortaya koydu. Seçmen, ana muhalefetin rejim krizine oynayan/korkutmaya dayalı AKP karşıtı propagandasına itibar etmediğini gösterdi. 367 Hurafesi ekseninde Çankaya seçiminin sakatlanması ve "27 Nisan Sanal Muhtırası" AKP'yi mağdur etmişti. Bu mağdur portresi, AKP'nin dört buçuk yıllık yıpranma payını silip oylarını patlattı. Böylelikle Menderes'in DP'sinden sonra ilk defa bir parti ikinci kez tek başına iktidara gelirken oylarını artırmayı başardı... Cumhuriyet mitingleri Ce-Ha-Pes'e saadet getirmedi. Üç büyük ilde AKP'ye yenilen CHP yanına aldığı DSP'ye rağmen yüzde 20'de kaldı. "Deniz İnönü"nün CHP'nin boyunu uzatamayacağı bir kez daha görüldü. Baykal'ın sunucusu Mehmet Sevigen'in "Seçimi kazanamadık ama kaybetmedik de!" cümlesine aslında en iyi cevabı parti binası önünde Önder Sav'ı protesto eden bir partili veriyordu: "İstifa edin: 50 yaşına geldik hâlâ iktidar göremedik!" CHP'li seçmenin "istifa" çağrısı gayet doğal; ancak Baykal'ı istifaya davet eden AKP'li bakan veya seçmenlerin bu talebini anlamak mümkün değil! Deniz Baykal AKP'ye oy taşıyan başlıca faktörlerden biri iken CHP liderinin istifası istenir mi hiç? Çankaya oylamasını boykot eden Mehmet Ağar'ın DP'si yüzde 5,4'lük oy yüzdesiyle un ufak oldu. Partisinin barajın altında kalacağına asla ihtimal vermeyen Ağar sandıktan çıkan gerçekle yüzleştiği an istifa etti... DP'nin barajı aşamayacağını öngören bir kısım sağ seçmenin oylarını MHP'ye yönelteceği belliydi. MHP yüzde 14,3 ile bir dönem aradan sonra Meclis'e döndü. İyi de oldu. Daha fazlasını hedefledikleri için buruk bir sevinç yaşadılar. Bu sonuç, MHP için başarı sayılmalıdır... 22 Temmuz Sandığı, Ulusalcı Cephe'nin MHP'yi hipnotize etme gayesini de çöpe attı: Seçim atmosferi artık geride kaldı; MHP de yeni bir sayfa açarak yoluna devam etmek durumunda... Bu seçim, "bağımsız adaylar" eliyle -öteden beri haklı olarak tartışma konusu yapılan "temsilde adalet" konusunda da demokrasimize katkıda bulundu: Yüzde 10 barajına dayalı bir seçimin ardından tam yedi partili bir Meclis oluştu. Buna Rize'den seçilen Mesut Yılmaz'ın muhtemel partisini de ekleyebiliriz. Beş yıl önceki seçimden ağır bir yenilgi ile çıkan Yılmaz bir kere daha Meclis'te: Kendisine geçmiş icraatları açısından birkaç çift laf etmek isteyenler için eşsiz bir fırsat doğmuş oldu! *** 22 Temmuz Seçimi, Abdullah Gül için Çankaya yollarına döşenen bariyerleri de yıktı. Gül'ün adaylığı devam ettiği halde "Erdoğan, Gül'den vazgeçecek" temelli gerçek dışı bir hava oluşturulmaya çalışılmıştı. 340 vekillik bir AKP bağımsızların desteğiyle artı MHP'den birkaç ismin de oylamaya katılmasıyla rahatlıkla 367 barajını aşabilir... Anayasa Mahkemesi'nin içinde 367'nin de bulunduğu değişiklik paketi hakkındaki Sezer ve Ce-ha-Pes'i refüze eden 6-5'lik son kararı ortada iken; MHP'nin DYP/Anavatan ikilisinin imza attığı vahim yanlışı tekrarlamayacağını pekala öngörebiliriz. Aksi halde parlamento feshedilir ve yine seçime gidilir. Böyle bir durumda bir kez daha "Bu filmi görmüştük" seçiminin yaşanacağını söylemeye gerek yok... Final: 22 Temmuz Sandığı beklendiği üzere siyaseti ve demokrasimizi rayına oturttu. Tamer Korkmaz - Zaman
__________________ Ağlayarak uyumuş yağmur olmuşum rüyamda bana hasret bi çöl için... |