Üyelik tarihi: 24.04.2007 Teşekkür etti: 2
6 Teşekkür 3 Mesaja aldı
| Sulandırılmış Mücahidlik... SULANDIRILMIŞ MÜCAHİDLİK YADA SALON MÜCAHİDLİĞİ MODASI Malumunuz camiada mücahid kelimesi cihadla alakası olmayan ne kadar zevat varsa adına kullanılır oldu. Nice Kurani kavramları kendine mal edip sonrada Kurana söven şovenistler gibi bu işin istismarını yapanlar sadece ‘’karşı’’ cenahda çıkmıyor. Bizzat saçıyla sakalıyla cübbesiyle müslümanım diyen ve müslüman görünenlerde de bolca zuhur ediyor. Elini hiçbir şekilde taşın altına sokmaya cesareti olmayan korkak tiplerin , başkalarının acılarını kullanan ve bunun üzerinden siyaset yapmaya kalkan malum tiplerin mücahidliği gibi. Örneğin bu acı istismarcısı tiplerin varolabilmeleri Çeçenistan , Bosna, Filistin gibi mazlum ve mağdur beldelerin varlığına bağlıdır aynı zamanda. Çünkü oralara yardım adı altında insanlar istismar edilir . Her zaman malum bölgelerden sözedilir ve bir şeyler yapılması gerektiği söylensede bu istismarcı tiplerin bu konuda bir samimiyetide asla yoktur. Hadi madem ölmek lazımsa ölelim buyrun önden dediğiniz zaman bu zevat ortalıktan kaybolup her zamanki gibi eşi-işi ve dişi arasındaki malum yörüngesini asla bozmaz. Üstelik sizide, kitleleri aksiyona davetinizden dolayı ajanlıkla yada provakatörlükle suçlarlar. Öyle ya rahatları bozulacak rahatça semirmekten yiyip içip boşaltmaktan ibaret malum hayatları bozulacak sosyal sekteye uğrayacaklarından , yahudiden daha yahudi hainden daha hain bir tavırla karşınıza çıkacaklardır. Bu tipleri çeşitli dernek ve cemiyetlerin köşebaşlarında nemalanırken görmek mümkündür. Önceleri daha doğrusu mideleri dolmadan cepleride yeşil dolarlarla tanışmadan evvel bu tipler sıkı birer mücahiddirler. Geceleri toplandıkları arkadaş sohbetlerinde , pardon , İslami! sohbetlerinde Selahaddin Eyyubi misali fetihler yapar ülke kurtarır zulmü! durdurur, mustazafların yüzünü güldürürler!!. Ama gel zaman git zaman yeşil sermayenin tatlı cazibesi ile öncenin mücahidleri birden kapitalist mutantlara dönüşürler, tabi bunu yaparken hemen evrimleşmezler önce liberal ılımlı (ne demekse) İslamcı olurlar ardındanda yavaş yavaş kapitalizmin kucağına otururlar. Bu arada şekilde değiştirirler , önceleri tağutun! Resmi kurumlarına gitmenin küfür olduğunu savunurlarken sonraları tükürdüklerini yalayıp aynı bankalarla aynı resmi kurumlarla haşır neşir olurlar. Sakalın sünnet kesmenin haram olduğunu savunurlarken , zamanla sakallarını inceltir ancak izini gösterirler. Yani dönektirler haindirler yalancıdırlar ve irade fukarasıdırlar. Eskinin bu hızlı mücahidlerini bu sıralar Büyükşehir belediyelerinin ihale kapma yarışlarında koştururken görebilirsiniz. Çeçenistanda , Filistinde , Keşmirde vs ne kadar insan acı çekiyorsa bunlar için o kadar iyidir , çünkü avam halkın duygularını sömürecek materyaller buradan sağlanır. Politikalarında , partilerinde bunlar bolca kullanılır. Başkalarının acıları bunların politikalarının malzemesidir o kadar. Nedenmi bu hain tiplerden bahsediyorum ? Çünkü İslam ümmetinin tek adım ilerlememesinin ana sebebi İslam toplumlarının midesine oturmuş oturtulmuş bu müptezel tiplerdir ki uyku ilacı gibi toplumu uyutmakla zamanını boşa harcamakla geçirmelerine sebeb olurlar. Bunlardan -adı bende kalsın- hain bir tipi İstanbul Büyükşehir Belediyesinde gördüm geçenlerde, başta anlattığım gibi eskinin hızlı mücahidi şimdinin yeşil kapitalisti olmuştu. Eskiden onu bunu devletin memurluğunu yapıyor diye tekfir eder yüksekten uçar önüne geleni gagalardı ama şimdi farklı . Çeçenistanla ilgili bir konu açıldığında , Çeçenlerin artık bir devlet kurdugunu (Kadirov itini kasdediyor) , dağdakilerin bozgunculuk ettiğini söyleyecek kadar evrim geçirmiş başkalaşmış munafıklaşmış oldugunu gördüm. Yüzüne tükürmedim ama tükürecek kadarda laf ettim ve ayrıldım oradan. Bu su katılmamış lay-i cins bir zamanlar Avrupada bulunmuş oradaki müslüman camiadan yeşil sermayeye baya bir meblağ toplamış ortaklarıyla Türkiyeye gelip bir o kadarda Türkiyede ortak topladıktan sonra Avrupa merkezli bir şirket kurup İstanbul Büyükşehir Belediyesinde bir takım ilişkileri sayesinde ihaleler kapıp özellikle inşaat sektöründe parayı vurunca dünyanın sahte nimetleriyle tanışmış zahmetli bir yol olan mücadele yolunu bırakmış bırakmakla kalmayıp o yolun yanlış bir yol olduğunuda aklınca başkalarına anlatmaya kalkan zavallı bir tip. Hatta bu iddialarına Kuran’dan delil getirmeye kadar varan ahmaklıklara teşebbüs ettiğinden kafasını kırmamak için oradan ayrılıyoruz arkadaşlarımızla. Bunun Çeçenistan ve Bosna ile alakasına gelince savaşın başında Bosna ile alakalı yardım çalışmalarında bulunmuş olmasından kaynaklanıyor. Toplanan meblagların büyümesi nefsinide azdırınca para pul getirecek işlere yöneliyor ve etrafında topladığı kişilerede kurdukları havuzda toplanan paraları dava için kullanacaklarını söyleyip kandırıyor milleti. Şirkette öyle kuruluyor tabiki. En son geldiği nokta da amacını inkar edip mücadeleye kadar dil uzatmak, öyle ya sömürdüğü paraları yiyebilmek içinde önceden giydiği mücahid gömleğini çıkarmak gerekiyor oda aynını yapıyor. Bu anlattığımız paraya davayı satan malum şahsiyetlere bir örnekti ve ismi bizde saklı. Birde geçmişte üniversite zamanımızda ortalıkta İslam devrimini agızlarından düşürmeyen ahmak tipler vardıki ahmaklıkları ağızlarına sakız ettikleri ‘’İslam Devrimi’’ cümlesinden değil bu lafı o kadar çok telaffuz edip o devrim şartları için kıllarını bile kıpırdatmamaları sebebiyle tarafımca kendilerine verilmiş bir sıfattır. Bunlar üniversite yıllarında örnek ve önder edindigimiz ağabeylerimizdi güya . Muta nikahıyla üniversiteli genç kızları heder eden bu zihniyetinde bu aralar hiç sesini duyamaz olduk. Küfür sistemi diye niteledikleri sistemin ‘’islam devrimi’’ ile düzelebileceğini iddia eden bu grubun bu söylemi harekete gecirmek adına bir şeyler yaptığı hiç görülmedi , tarihin tozlu sayfalarında birer murai olarak yitip gittiler , yitip gittiler diyorum şimdi bir çoğu eskiden savundukları devrim düşüncesini bırakıp kapitalizmin sıcak ve tatlı kollarına attılar kendilerini nerde kaldı mücahidlikleri…. Dünya, ahiretine doğru kendisine uygun görülen yörüngesinde dönmeye devam ederken imtihan-i ilahiye gereği arzın her yerinde hak-batıl savaşıda olanca hızıyla sürüyor. Çok çetin şartlar haklı ile haksızı doğru ile yanlışı ve dava adamı ile ikiyüzlü fırsatçıları da bir bir ortaya çıkarıyor. Bosna savaşının ilk zamanlarında Almanya’da bir dost sohbetine katılan bir vatandaş bize gelip o dönem henüz şehid olmamış olan ve Sivas olaylarında sanık sandalyesine oturtulduğunu öğrenince Avrupaya hicret etmiş olan Metin Çakmak’tan açtı konuyu , Çakmağa güvenilmemesi gerektiğini falan anlatmaya kalkınca kendisini durdurduk delil getirmesini ispat etmesini söyleyince bu murai mekanı terk edip defolup gitti. Tabi o zamanlar bu hainin toplum içinde bir itibarı vardı saçıyla sakalıyla İslama hizmet eden değilde İslamdan geçinen bir asalak olduğu sonradan ortaya çıkacaktı, nitekim bir çok saf akıllıyıda iddiasına inandırmıştı. Aradan zaman geçtikten sonra Metin Çakmak Bosnada şehid olacakdı ve benim şahid olduğum en iyi en güzel insanlar listesinde mücadeleci ve gerçek bir mücahid olarak Bosna Küçük Bedir operasyonunda alnından yediği bir mitralyöz mermisiyle yüzünde temiz bir tebessümle cennete doğru kanatlandığı haberini alacakdık. Onu toplum içinde karalamaya çalışan sözde sahte mücahid ise yıllar sonra Alman istihbaratı adına çalıştığı ortaya çıkacak ve bir çok müslümanın haksız yere fişlenmesine sebeb olduğuda ortaya çıkacaktı. Sistemin ön plana çıkardığı bu hainler topluma birer örnek gibi sunulup sahte kahramanlıklarla lanse edilip toplumun ifsadı noktasında dedikodu çarklarını hareket ettiren çeşitli dernek ve vakıflara sirayet ettirilip orada rol almaları sağlanıp potansiyel teşkil edecek Müslümanların toplum gözünden düşürülmesine ön ayak olacak olan etki ajanı rolune soyundurulmuşlardı. Bu hain zümreye ikinci örneğide daha geçtiğimiz ayda Irakta Kerkükte şehid edilen hayatını İslama vakfetmiş ve bu üğürda candan geçmiş canını Rahmana sunmuş, şehidimiz Mehmet Yılmaz hakkında bir şeyler söyleme bahanesiyle yanıma sokulup Mehmet Yılmaz hakkında olmadık iftira ve yalanları söyleyerek hayatını dergimizde yazmamamız için güya uyaran sözde dernek yetkilisi idi. Çöreklendiği derneğin balını kaymağını yiyip orada sohbet ve toplantılarda Çeçenistan Filistin ve Bosna katliamlarını gözleri nemlenerek anlatan ve Müslümanların duygularını sömüren bu hain tipte rengini belli edivermişti. Bir mücahid hakkında olmadık iftiraları ortaya dökdüğünde ispat etmesini istediğimizde ‘’çok güvendiği’’ birinden duyduğunu ama o kişinin adını veremeyeceğini söyleyince suratına tükürüp gerisin geriye postalamıştık bu soysuzuda.. Ve bu soysuz kendi derneğinin bir toplantısında konuşma yaparken orada bulunan ve konferansa katılanlar tarafından ‘’mücahid …’’ sloganlarıyla karşılanan içi başka dışı başka bir soysuz onunda ismi bizde saklı şimdilik. Ümmetin her noktasında ölüm zulüm ve gözyaşı oluk oluk akarken , yüzlerine bakmaya kıyamadığımız analarımızın bacılarımızın ırzına geçilirken oradaki acıları menfaatleri için propaganda malzemesi yapan bu güruhun direniş ruhunu kuşanmayı bırakıp ‘’Allah yerdemidir gökdemidir’’ tartışmalarıyla zaman öldürmeleride cabası .. malum yerlere doğrudan veya dolaylı hizmet eden bu cehalet küpü kesimde müslüman toplumu güdülecek koyun pozisyonunda oradan oraya sürükleyip, onca gereksiz tartışmalara alet edip salonlarda kendileri için mücahid bilmemne diye slogan attırıp boşalıp rahatlarken gerçek kahramanlar bugün Çeçenistanın soğuk ve karlı dağlarında, Irak çöllerinde , ve Filistin’in ihanet dolu yollarında elleri tetikte aç susuz ve ne zaman nerden geleceği belli olmayan düşman mermilerinin tehdidi altında Allah için savaşıyorlar.. Bu hain zümre ise salonlarda konferanslarda ‘’cihad’’ edip gerçek meydanlara çağrıldıklarında ortamdan firar ediyorlar çünkü amaç İslamı hakim kılma çabası değil iktidarlarını hakim kılma çabasıdır o kadar.. Yine bu hainlere göre Çeçenistanda , Filistinde , Iraktaki cihad ve orada mücadele eden mücahid ( her ne kadar kendilerini o cihad meydanlarında göremesekte) , ama Türkiyede davası için hapis yatan çile çeken Müslümanlar ise provakatördür bunlardaki kel mantık budur. Bu malum tiplere buradan sesleniyorum ; ‘’Hadi meydanlar sizi bekliyor , önceden atıp tutar sizden başkalarına tahammül edemez onu bunu tekfir eder Kurani kavramların arkasında akşamları çay üstüne çay devirirken ateşli ateşli ‘İslam devrimi’ yapardınız sabahlara kadar .. Meydan burada yiğitlerini bekliyor heryer mücadele sahası , emperyalistler ve onların yerli işbirlikçileri laikler v.b bilumum İslam düşmanı kim varsa inandığınız değerlere karınızın kızınızın örtüsüne namusuna dil uzatıyor .. Hadi kalkın artık nerde kaldı sizin mücahidliğiniz .. SİZE SESLENİYORUM EYY SALON MÜCAHİDLERİ HANİ ZULME KIYAM EDECEKTİNİZ HANİ MÜCAHİDSİNİZ YA NEREDESİNİZ SİZ ALLAH AŞKINA …!!
Hakka Yürüyüş Dergisi |
| |