İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 19.08.2007, 11:53
 
gençüsküdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.435
Teşekkür etti: 2
14 Teşekkür 8 Mesaja aldı
Atıl KUT(oğlu)! Cumhuriyeti kurtar!

Çok olağanüstü bir durum olmazsa, Habertürk Ankara Temsilcisi Taki DOĞAN’ın aklına gelen şeytanlık gereği Sayın GÜL’ün sıhhi ve hayati bir engeli olmazsa, bir sabah tank sesiyle uyanmazsak ve bir gece yarısı muhtırası verilmezse en geç 28 Ağustos Salı günü Türkiye’nin yepyeni bir Cumhurbaşkanı olacak ve miadını çoktan dolduran eskisi emekliye sevk edilecek.

GÜL, siyasi partileri, meclisteki bağımsız milletvekillerini ve sivil toplum örgütlerini ziyaret ederek adaylığına destek istiyor. Manzara GÜL açısından muhteşem. Her gittiği kapıda Cumhurbaşkanı gibi karşılanıyor. Anlaşılan 22 Temmuz seçim sonuçlarını sadece siyasiler ve medya değil aynı zamanda sivil toplum örgütleri de okumuş durumda. Bu memnuniyet verici bir durum aslında. 28 Şubat döneminde aynı medya ve sivil toplum örgütlerinin ERBAKAN Hükümetine karşı takındıkları militarist tavrı hatırlayınca GÜL’ün çok şanslı olduğunu düşünüyorum. O da bunun farkında ve temkinli bir sevinçle hedefine adım adım yürüyor. Burada bir noktaya temas etmeden geçemeyeceğim; Sayın GÜL 22 Temmuz seçimlerinde anti-demokratik ve adaletsiz seçim barajını aşamayarak meclise girme hakkını elde edemeyen siyasi partilerle de görüşmelidir şayet ifade ettiği gibi herkesin cumhurbaşkanı olacaksa. Mesela içinden çıkıp geldiği Milli Görüş partisi Saadet Partisi’ni, Demokrat Parti’yi, Anavatan Partisi’ni, İşçi Partisi’ni ve hatta Baskın ORAN gibi bağımsız adayları dahi ziyaret ederek kendini anlatmalı ve destek istemelidir. Efendim diyeceksiniz ki, hem zaman kısıtlı hem de onlar mecliste hazır bulunup oy kullanmayacaklar. Ben buna katılmıyorum, zira TOBB da, TUSİAD da, İşçi ve İşveren sendikaları da mecliste oy kullanmayacaklar ama Sayın GÜL onları ziyaret ediyor. Zaman konusuna gelince; tüm bu ziyaretlerin 2 saat içinde bitirilebileceğine inanıyorum.

28 Şubat’ın darbe çığırtkanı medya her ne olduysa hidayete erdi ve olayı kabullendi. Kabullenemeyen ve alışamayanlar da temizleniyor. Diyeceksiniz ki, kardeşim nasıl kabullenmesin ortada kapı gibi bir millet iradesi var. Elbette var ve önünde saygıyla eğiliyorum. Ama 28 Şubat döneminde ERBAKAN Hükümeti’nin arkasında millet iradesi yok muydu? Elbette vardı, % 46 olmasa da, DYP ve BBP ile birlikte % 40 civarında bir seçmen desteği vardı. Neyse bu bahsi diğer. Yeri gelince değineceğiz. Medyanın ardından sivil toplum örgütleri de demokrasi havarisi oldular. Tebrik ediyorum. Tek bir nokta kaldı o da sivil ve askeri bürokrasi. Sivil bürokrasi zaten hükümet emrinde. Asker de öyle aslında, ama maalesef bugüne kadar ki pratik bunun tersini gösterdi. 27 Mayıs’ta, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta ve en son 27 Nisan’da da asker millet iradesini temsil eden hükümetin kâğıt üzerinde emrindeydi. Ama ne oldu? Şimdi hidayete eren medya ve demokrasi havarisi olan sivil toplum örgütlerinin bazıları bunu içlerine sinmeden yaptıkları için acaba asker bu gidişata bir dur der mi (desin) diye umut ediyorlar. Benim izlenimim medyanın ve siyasilerin büyük kısmı samimi değil bu hususta. Sandıkta alt edemedikleri zihniyetin önünde eğilmek zor geldiği için acaba asker bir müdahale eder mi diye alesta bekliyorlar. Eminim bu tip bir durum için Ertuğrul ÖZKÖK’ün alternatif manşetleri bile hazırdır. Sayın GÜL’e karşı tüm gardları düştüğü için kala kala Hayrunnisa Hanım’ın başörtüsü kaldı tartışacakları. Yarabbi bu ne basiretsizlik?

Herkesin 1991’den bu yana yakinen tanıdığı bir devlet adamı Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı olmak için adaylığını koyuyor. Bu siyaset adamı geçmişte ERBAKAN Hükümeti’nde Devlet Bakanlığı yapmış, 58. Hükümet’in Başbakanı olmuş ve 59. Hükümet’te de Dışişleri Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yapmış. Bu kişiye sorulacak soru mu yok Allah aşkına? AB ve ABD ile ilişkiler, YÖK, Irak’ın Kuzey’indeki gelişmeler gibi onlarca, yüzlerce mesele dururken tek merak ettikleri şey Hanımefendi’nin başörtüsü. Yahu dün Sayın GÜL’ün ve Başbakan’ın da belirttikleri gibi, Cumhurbaşkanı olacak kişi Abdullah GÜL’dür, eşi değil. Devleti temsil edecek olan Hayrunnisa Hanım değildir. Eminim artık bu durum kaçınılmaz hale geldiği için zevk almaya çalışıyorlar ama bu arada da edep ve terbiye sınırlarını da aşıyorlar. Belden aşağı vurarak, inancı gereği bireysel bir tercihle başını örten bir hanımefendiyi ve onun şahsında tüm tesettürlü hanımları rencide ediyorlar.

Şimdi cumhuriyet elden gitmesin diye alternatifler aranmaya çalışılıyor. Hatta bazı cahil ve laikçi fanatiklere göre 22 Temmuz’da 1923’te Gazi Mustafa Kemal tarafından kurulan 1. Cumhuriyet yıkıldı, karşı devrim son aşamasına geldi ve Abdullah GÜL’ün cumhurbaşkanı olmasıyla da 2. Cumhuriyet dönemi başlamaktadır.

Hayrunnnisa Hanım’ın başörtüsü cumhuriyeti yıkmak üzeredir o zaman ne yapılmalıdır? Çözüm de üretemiyorlar derken sağ olsun yine Hayrunnisa Hanım imdatlarına yetişti ve kreasyonlarında kullandığı Türk bayrağı yüzünden gündeme gelen, ünlü modacı Atıl KUTOĞLU’na başörtüsünün modernize edilmesi siparişini verdi. Büyük gazetenin büyük Genel Yayın Yönetmeni de üşenmeden Atıl’la konuşmuş ve bunu teyit ettirmiş. Allahı’m sen aklıma mukayyet ol! Ne günlere kaldık? Cumhuriyet elden gidecek ve bunu şimdi Atıl KUTOĞLU kurtaracak…

Yani şimdi Hayrunnisa Hanım ve bazıları bu tehlikenin ve tartışmanın savuşması için ve cumhuriyetin yıkılma riskinin olmadığını göstermek için Kartal TİBET’in başrolünü oynadığı Türk sinemasının kült filmlerinden TARKAN filmindeki gibi şöyle mi sesleniyorlar ünlü modacıya:

Atıl KUT! Cumhuriyeti kurtar!
__________________
Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6)

www.anadolugenclik.com.tr
gençüsküdar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Osmanlı Cumhuriyeti Morpheus Osmanlı Tarihi 0 31.05.2008 14:57
Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti Semerkand_25 Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 3 24.06.2006 11:11
Of Cumhuriyeti M. Ali Saral Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 3 09.02.2005 13:03
Hanginiz Fenerbahce Cumhuriyeti vatandasisiniz? kaptan_nms Sağlıklı yaşam ve Spor 6 25.11.2004 08:47
Tükiye Cumhuriyeti Basbakan'nin telefonu jandarma Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 4 19.08.2004 15:26


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:44 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git