İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 20.08.2007, 11:19

 
Üyelik tarihi: 16.08.2007
Mesajlar: 104
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Ufuk Söylemez ( Gül )'ü C.Bşk. istemiyor

Eski Bakan Söylemez, Dışişleri Bakanı Gül’ün kriz yaratan kimliğini ve icraatlarını analiz etti

“Gül, Ordu’ya meydan okuyor” </B>

Financial Times / 14.08.07</B>

YUKARIDAKİ başlık ünlü Financial Times gazetesinde çıkan Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik bir yazıdan alınmış olup, birçok Türk gazetesinde de bu şekliyle geçen hafta yayınlandı. Sadece Financial Times değil, dünya çapında satan The Economist dergisi de, İngilizler’in ünlü The Guardian gazetesi ve bunlara benzeyen çok sayıda yabancı yayın, AKP’nin Sayın Abdullah Gül’ü inat ve ısrarla Cumhurbaşkanı adayı olarak göstermesinin cumhuriyetçilere ve laik rejime karşı açık bir meydan okuma olduğunu ve Türkiye’de Atatürk Cumhuriyeti’nin geri adım atarak yenilgiyi kabul etmek mecburiyetinde kalacağını öne süren çok sayıda yazı ve yorum yayınladılar.</B>

‘Biz değiştik’ yalanı</B>

MEĞER dünyada Sayın Abdullah Gül’ün adaylığını AKP’den bile çok isteyen ne kadar çok kaynak ve odak varmış da haberimiz yokmuş. Türkiye’ye karşı yıllardan beri sistematik biçimde yürütülen psikolojik harekatın görünür unsurları olan Barzanici, Sorosçu, İkinci Cumhuriyetçi çevrelerin sözcülüğünü yapan medyada da benzer yazı ve yorumlar yayınlanıyor. Tüm bu çevrelerin desteği bile Sayın Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adayı olmaktan kendiliğinden vazgeçmesi için yeterli bir sebep olmalıdır. Bugüne kadar tüm Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylara karşı çeşitli eleştiri ve çekinceler öne sürülmüştür... Ama Sayın Abdullah Gül’ün adaylığının ortaya çıkardığı toplumsal reaksiyon bugüne değin hiçbir adaya yönelik olarak gerçekleşmemiştir... Sayın Abdullah Gül bile niyeti ve samimiyetinden kuşku duyanları ikna edebilmek için “inanın rol yapmıyorum” demek zorunda kalmaktadır. Sayın Abdullah Gül, Sayın Tayyip Erdoğan ile birlikte geçmişin radikal, siyasal İslamcı, Anayasa’ya aykırı faaliyetleri nedeniyle kapatılan partilerin önde gelen isimlerinden birisidir. 28 Şubat’tan sonra taktik ve söylem değiştirerek “biz değiştik” demeleri de ne geçmişlerini, ne de kendilerinden duyulan kaygıları ve kuşkuları gidermeye yetememektedir. </B>

Türban meselesi</B>

SAYIN Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı dönemi Türkiye’nin uluslararası platformda Kıbrıs meselesinden Ermeni iddialarına kadar hemen her alanda taviz vermeye zorlandığı, irtifa ve mevzi kaybettiği başarısızlıklarla doludur. Annan Planı’na destek vererek milli kahraman Sayın Rauf Denktaş’ı hiçe sayan politikaların mimarı Sayın Abdullah Gül’dür. Eşinin siyasal İslamcıların sembolü haline getirilen türban meselesini hem üniversite önlerinde, hem de AİHM’ye taşıyarak militanca yaptığı mücadele henüz çok yenidir. AKP’nin 22 Temmuz seçimlerinde uluslararası güç odaklarının ve sıcak paracılar ile birtakım medyanın desteğini arkasına alarak oylarını artırmış olması, onlara böyle bir ismi Cumhurbaşkanlığına dayatma hakkı vermemektedir. </B>

Toplumun kaygıları</B>

SAYIN Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olduğunda tek parti iktidarının devleti tamamen ele geçirerek partizanca davranacağına dair toplumun geniş kaygıları vardır. Büyükelçileri, valileri, rektörleri, yüksek yargı yöneticilerini ve Genelkurmay Başkanı’nı atama yetkisini haiz Cumhurbaşkanlığı makamına, geçmişin partizan ve siyasal İslamcı bir isminin oturtulmak istenmesi, toplumda derin gerilimler ve kaotik bir sürecin tetiklenmesine neden olabilir. Bu nedenle AKP yanlısı iç ve dış güçlerce adeta cumhuriyet ile hesaplaşma ve rövanşa dönüştürülmek istenen Cumhurbaşkanlığı seçimi, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği bakımından hayati öneme sahiptir. AKP ve Sayın Abdullah Gül, yol yakınken bu sevdadan kendiliğinden vazgeçmelidirler. Atatürk Cumhuriyeti’ne bağlı tüm kişi ve kurumlar da onlara bu gerçeği hatırlatacak laik demokratik Atatürk Cumhuriyeti’ne sahip çıkacak gerekli adımları atmalı ve tavırları gecikmeksizin ortaya koymalıdırlar. Demokratik uzlaşma ve olgunluk içinde, özüyle ve sözüyle Atatürk ve cumhuriyet değerlerine gönülden bağlı, tutum ve davranışlarıyla bunu kanıtlamış milli duruş ve ulusal çıkarları hassasiyetle koruyacak ve gururla “Ne Mutlu Türküm Diyene!” diyebilecek, nitelikli, tarafsız ve çağdaş bir cumhurbaşkanı ismi üzerinde bir milli mutabakat mutlaka sağlanmalıdır. Buna hâlâ vaktimiz vardır...</B>

Ufuk Söylemez
20.08.2007
İNADINA GELDİK isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Matematik Yalan Söylemez kübra_sabır Gençlik Lokali 5 28.10.2008 12:15
mü'min yalan söylemez ecoutez-moi Hadis Köşemiz 9 15.08.2008 15:57
gönül asla yalan söylemez ecoutez-moi Dini Bilgi ve Eğitim 0 16.06.2008 04:10
Ufuk AKin ve Adem Sevginin YENI TV programmi... hacker1 Davet ve Duyurular 0 11.01.2008 00:35
Avrupa'lilar Türkiye'yi AB.de görmek istemiyor. jandarma Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 2 01.10.2004 16:43


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:27 .
vBulletin (Türkçe)
Copyright 2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49