İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack (1) Seçenekler

  #1
Alt 03.10.2007, 19:40
 
tek bir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.03.2007
Mesajlar: 202
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
baran dergisi 39.sayı

BARAN Dergisi 39. Sayı
Tüm Bayilerde!..




Selam size...

Geçen haftalarda yoğunluklu olarak konuşulan/konuşturulan meseleler, “mahalle baskısı”, “Türkiye Malezya olur mu”, “Sivil Anayasa” gibi sanal gündem maddeleriydi. Bütün benzer meseleler, insanımızı gerçek gündemden uzaklaştırmak için kemik niyetine önüne atılan uydurulmuş gündem maddeleri…

Baskı” kelimesi o kadar sık kullanılır oldu ki; “baskı”nın ifade ettiği mânâ sulandı! Zaten yapılmak istenen de bu olsa gerek…

Olmayan bir baskı hissi oluşturarak, gerçek “baskı”nın hissedilmesini engellemek ve kanıksatmak…

Ekran başı seyircisine perde önünde çekişiyor görüntüsü verenler, perde gerisinde sevişiyorlar… Onların çekişiyor görüntüleri, bir kesimde “baskı” yapan hissi meydana getirirken, diğer kesimde de “baskı”ya maruz kalan hissi meydana getirmekte…

Her iki taraf “baskı” ortak paydasında bastırılmış durumda birbirlerine yeşillenedursun, biri Amerika’da iftar yemeklerinde misyonunu ifa ederken, aynı misyonu başka birileri de, Ankara ve Diyarbakır’da ifa ediyor…

Bunlar perde önünde çekişir gözüken, fakat perde arkasında ise bağlı oldukları istilacı düşmanın politikalarını uygulamakla görevli sahte kutuplaşmanın tarafları…

Bu tarafların misyonları, esas kutuplaşmayı engellemek için sahte kutuplaşma meydana getirmek; ve böylece esas düşmanın aradan sıyrılarak varlığını devam ettirmesini sağlamaktır.

Onların rekabet ve çekişmelerinin “şiddet”i seni aldatmasın; onlar ekran seyircisine oynarlar; söylediğimiz gibi perde arkasında ortak bir plânın icracısı olarak aslında aynı safta olup, aynı gayeye hizmet ederler.

Gizledikleri ve yok saydıkları;

Efendilerinin, yani esas düşmanın İslâm Coğrafyasına karabasan gibi çökmesidir.

Ortada sözü edilecek bir baskı varsa, o da İslâm Milleti’ne uygulanan Deccal Komitesi’nin baskısıdır;

İnsanımızı hayvanlaştırmak için dayatılan Batı Hayat Tarzı’nın baskısıdır;

Hiçbir şeye inanmayan, zevk düşkünü hedonist insan tipinin çoğalması için kapitalizmin baskısıdır;

İslâm coğrafyasını işgal eden Hristiyan-Yahudi Batı Emperyalizminin baskısıdır;

İki milyon Müslüman Arap’ı katlederek soykırım uygulayan terörist Amerika’nın baskısıdır.

Allahsızlığı, ahlâksızlığı, vurgunculuğu, hırsızlığı, vatansızlığı, köleliği insanımıza dayatan kuklaların baskısıdır!

Sanki şehirlerde “mahalle” bırakmışlar gibi “baskı”dan bahsedenler, yukarıda sıraladığımız gerçek baskılar gündeme gelmesin, insanımız tarafından hissedilmesin, duygu ve düşünce halinde yaşanmasın diye bu sanal “mahalle baskısı” gazlanıyor…

Bu uyduruk “mahalle baskısı” edebiyatıyla bir gruba yapmacık zafer ve galibiyet hissi yaşatılırken, başka bir gruba da yine yapmacık mağlubiyet duygusu yaşattırılmak istenmekte… Eğer bunda başarılı olunabilirse, sahte kutuplaşma zemininde her iki taraf da pasifize edilecek, esas düşman da aradan sıyrılarak sömürgeleştirme faaliyetine devam edecek!..

Ülkeyi Hristiyan-Yahudi Batı’nın her türlü sömürüsüne açık hâle getirenler, bugün görevlerini başka aktörlere kaptırdıklarından dolayı “mahalle baskısı” edebiyatı yapıyorlar. Bugüne kadar yaşanan ahlâksızlığın, hırsızlığın, sömürünün, ihanetin ve Batı hayat tarzıyla yetişen mankafa neslin sorumluları mağdurları oynuyor; baskı gördüklerini iddia ediyorlar.

Amerika Irak’ta iki milyon Arap müslümanı katletmiş; kimin umurunda! Batılı medya karikatürleriyle Allah Resulü’ne hakaret edilmiş; onları pek ilgilendirmez! Bahsettikleri baskıyla o kadar süflî şeyleri kastediyorlar ki, insanın kanı donuyor!.. Tek dertleri, rakılarını rahat yudumlayıp yudumlayamayacakları!.. Zıkkım iç!..

Ülkenin her tarafı işgal-terör üsleriyle dolu! İncirlik NATO terör üssünü baskı olarak kabul etmiyorsunuz değil mi? İsrail uçaklarının Türk hava sahasından geçerek Suriye’yi bombalamasını da baskı kabul etmiyorsunuz!

Bu insan tipi var olduğu müddetçe ne ülke, ne din, ne de devlet kurtulamaz!.. Dolayısıyla kurtuluşun ilk adımı hiçbir şeye inanmayan bu insan tipinden kurtulmaktır.

Hangi kesimden olursa olsun gerçek vatanseverlerin bir ân önce kendilerini bu Batıcı hedonist insan tipinden ayırmanın yollarını bulmaları gerekir.

Bütün uygulamalarıyla, hâl ve hareketleriyle insanımızın nefretini kazanan, besleyen ve çoğaltan bu tip tuttuğu köşe başlarında ülke insanına ve değerlerine höykürerek AKP’yi iktidara taşımıştır. Bu Batıcı hedonist tipin yüzünden imansız İslâmcı AKP hemen hemen hiçbir propaganda zahmetine girişmeksizin cumhuriyet tarihinin en ezici seçim galibiyetini kazandı.

AKP’ye oy veren Amerikan düşmanı kitle, hiçbir kutsalı olmayan ve hiçbir şeye inanmayan bu tipin duruşundan, varlığından ve söyleminden iyice tiksinmiş; ve, Amerika’dan önce “kutsal” ve “değer” düşmanı bu tipi birinci tehdit olarak algılamıştır. Ve böylece AKP’yi iktidara taşımıştır. Hiçbir şeye inanmayan bu tip yeri geldi Kemalist, yeri geldi ulusalcı, yeri geldi liberal ve yeri geldi İslâmcı oldu. Fakat nerde olursa olsun müspet veya menfi hiçbir şeye inanmadı.

Bizim devrimimizin hedefi ideolojinin istediği insan ve toplumu inşaa etmektir. Ayrıca mücadelenin aracı da bu insandır. İnsan olma istidadını taşıyanların toplumun her kesiminde olabileceği şuuruyla bütün samimilerin kendi haininden kurtularak işgalci esas düşman baskısına direnmek ve onu yaşadığımız coğrafyadan kovmak için güç birliği yapmak pratik hedefimizdir.

İntikam hissiniz daim olsun!


BARAN
tek bir isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 03.10.2007, 19:45
 
tek bir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.03.2007
Mesajlar: 202
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
''mahalle baskısı''Malezya sendromları,aslı astarı olmayan uydurma gündemlerle gizlenen gerçek gündeme ve konuşulması gereken asıl meselelere Baran ışık tutuyor.Gören gözlere...
tek bir isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 04.10.2007, 13:10
 
Fazılbey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.04.2007
Mesajlar: 380
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Baran müslümanın antiemperyalist olması gerektiğini vurguluyor.

İç çekişmeler, piyonlar...

Başı örtülü ezilmek , başı açık ezilmek...Ne farkı var ki...
Fazılbey isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.delikanforum.net/haberler-siyaset-konusu-soru-ve-cevaplar/69425-baran-dergisi-39sayi.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
baran dergisi 39.say - DelikanForum.NET Post #0 Refback 15.06.2008 09:26

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Baran dergisi salihbey Kitablar ve Dergiler 38 28.06.2008 13:28
1'den önce sayı var mı ? _eslem_ Özgün Yazılarınız 3 16.02.2008 22:30
baran dergisi 43.sayı(baran provakasyona devam ediyor:))) tek bir Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 14 02.11.2007 16:51
Legally Published Islamist Weekly -Baran Dergisi- Fazılbey English Board 0 25.08.2007 16:20
Grup Haykiriş - Yürü Yürü (baran Dergisi) vedAA Davet ve Duyurular 1 15.08.2007 20:54


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:42 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git