İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 11.10.2007, 17:05

 
Üyelik tarihi: 26.05.2006
Yaş: 30
Mesajlar: 82
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Türkiye’nin falı alacakaranlık mı?

Kehaneti çıkan Profesör Şerif Mardin, Türkiye’nin gelecekteki toplumsal fotoğrafını flu görüyor. Daha 1960’larda dine yönelen partilerin iktidara gelebildiğini belirleyip yazan Şerif Mardin, bu gelişmenin ileride toplumsal gruplar arasındaki dengeleri bozabileceğini söylüyor

Türkiye bugünlerde onu konuşuyor: Prof. Şerif Mardin. Prof. Mardin, 1950’lerden itibaren Türkiye’de din-siyaset ilişkisini araştırmaya başladı. Onun kitaplarında İslam dininin kitleler arasındaki derin etkisi irdelendi. Daha çok Sünni İslam üzerinde duran Mardin; bu çizgideki tarikatları mercek altına aldı. Nakşibendilik ve Nurculuk gibi tarikatların; toplumun kılcal damarlarına sızdığını saptayan Prof. Mardin; bu durumun, siyasetin geleceğini de belirleyeceğini vurguladı.

Demokrat Parti’den AKP’ye uzanan çizginin, işte bu gerçeği görerek siyaset ürettiğini söyleyen Prof. Mardin; Kemalizm’in bu konuda zayıf kaldığını da vurguluyor.

Prof. Mardin; CHP’nin, cumhuriyetin kuruluş sürecinde halkın eğitimini ve gelir düzeyini yükseltmek için çabaladığını, fakat devletin kollarının kısa olması yüzünden bu pozitif çabaların halkın içine giremediğini söylüyor. Geldiğimiz noktada geleneksel halk İslamı’nın milli olanı ötelemeye çalıştığını belirten Prof. Mardin; buna bağlı olarak da Türkiye’nin Malezyalaşma denilebilecek bir gerici sürece itilebileceğine dikkat çekiyor.

Bir zamanlar tarikatlar gerçeğine dikkat çekerek laik kesimin tepkisini alan Prof. Mardin, şimdi de muhafazakar çizginin Malezyalaşma’ya açık olduğunu vurgulayarak, dinci kesimin öfkesine hedef oluyor.

BAŞBAKAN CEVAP VERDİ

Şerif Mardin’in din konusunda daha 1960’ların ortalarında söylediklerinin siyasette şekillenmesi, onun fikirlerini çok daha değerli kılıyor. Bu yüzden de Prof. Mardin’in işaret ettiği tehlikeye, Başbakan Erdoğan cevap vermek zorunda kaldı. Ve türbanın serbest kalmasından sonra oluşacak mahalle baskısından kadınların korkmamalarını istedi. Gel gör ki bir zamanlar tarikatçıların kendilerini olumlamak için kaynak gösterdiği Prof. Mardin o kadar rahat değil.

Geçen pazar günü Hürriyet’te Ayşe Arman’la konuşurken söyledikleri bunu gösteriyor:

“Bir gün Malezya olur muyuz, olmaz mıyız? Olmaz deyip içimizi rahatlatır mısınız lütfen...”

“Rahatlatamam. Çünkü olmayız diye bir söz veremem. Kimse veremez. Öyle dinamikler var ki dünyada, öyle tuhaf iç yapılanmalar her şey olabilir. Endonezya’da 1960’larda kimse İslam’dan fazla bahsetmiyordu. Ama bugün Endonezya’da İslam çok önemli bir güç olmaya başladı.”

Prof. Mardin, söyleşide, AKP ile ilgili değerlendirmelerden sonra, “Yani, hayatımız değişmeyebilir ve denge bozulmayabilir, öyle mi?” sorusuna muhatap oluyor. Cevabı şu: “Evet ama bunun önceden kestirilebilmesi mümkün değil.”

Prof. Mardin, söyleşinin bir başka yerinde Türkiye’deki kadınların durumuna geliyor; türban yasağının antidemokratik uygulama olduğunu belirttikten sonra diyor ki: “Kadınların Türkiye’de kendi durumlarının tehlikede olduğunu düşünmelerini haklı buluyorum. Çünkü ortada henüz halledilmemiş bir sorun var. Nasıl türbanlıların üniversiteye girmelerini destekliyorsam, bu ülkede kadınlarla ilgili çok ciddi bir problemin olduğuna da inanıyorum.”

Kadınların, “Aman canım, abartılacak bir şey yok” dememelerini isteyen Prof. Mardin; “Demesinler; çünkü abartılacak bir durum var!” diyerek Türkiye’nin içine itildiği tehlikeli iklimi de netleştiriyor.

MAYISTA SÖYLEMİŞTİ


Prof. Şerif Mardin; Vatan Gazetesi Yazarı Ruşen Çakır’la 20 Mayıs’taki konuşmasında daha açık şekilde uyarılarda bulunmuş ve demişti ki:

“Mesela Türkiye’de İslam’ın siyasi tabanını araştırdığım zaman cevaplayamadığım çok sayıda soruyla karşılaşıyorum. Siyasal İslam’ın çok oynayabilen bir şey olduğunu düşünüyorum. Birçok insan şunu söylüyor ve ben de tamamen yanlış bulmuyorum: Siyasal İslam, iktidara tam sahip olduğu zaman bayağı ağır şartlar yaratan bir rejimi de kurabilir. Onun için tamam, İslam Türkiye’nin önemli bir yapısal boyutudur ama İslami güçlerin iktidara gelmesi, beğenmeyeceğimiz sonuçlara yol açabilir.”

“O zaman Kemalistler “Aynı noktaya geldik” diyeceklerdir...”

“Olabilir, bu konuda rahatsızlık duymam. İşin nasıl şekillendiğini anlamaya çalışmak şart. İslam’ın iktidarı tam olarak ele geçirmesi durumunu, liberal bir ortamın devam ettirilmesi olarak göremiyorum.”

“Bu AKP iktidarı için de geçerli mi?”

“AKP iktidarı olarak değil çünkü AKP içinde çok muhterem kişiler olduğunu biliyorum. Belki bunu çok soyut bir şekilde, AKP ile ilişkisi olmayan İslam’ın iktidara gelmesi olarak tarif edebiliriz. İkisi arasında bir nitelik farkı var.”

“AKP bu 4.5 senede size güven verebildi mi?”


“Bana onlar güven veriyor, ama kalan şüphelerimi anlatmak için sorduğun soruyla ilgisi olmayan bir yerden başlayacağım. Türkiye’de ‘mahalle baskısı’ diye bir şey var. Jön Türklerin en çok korktuğu şeylerden biri de oydu. ‘Mahalle baskısı bilinmeyen ve sosyal bilimce ifade edilmesi çok zor olan bir havadır. Bu havanın AKP’den bağımsız olarak Türkiye’de yaşadığına inanıyorum. Dolayısıyla bu havanın gelişmesine müsait şartlar oluşursa o zaman AKP de bu havaya boyun eğmek zorunda kalacaktır. İran devriminde de etkili oldu.”

“Faşizan bir olgudan mı söz ediyorsunuz?”

“Değil, buna örnek olarak daha çok İran’da ortaya çıkmış olan ve bugün Ahmedinecad’ın devam ettirdiği sistemi gösterebiliriz. O dinsel otokrasinin çevreyle, mahalleyle, ona destek veren insanların ortaya çıkardığı havayla da çok ilişkisi var. O havanın İran devriminde çok etkili olduğuna inanıyorum. Bu hava Türkiye’de de çıkabilir bir gün. 10-20 sene öncesine kıyasla daha az şansı var ama bugün o havayı pompalayan başka şeyler, tuhaf oluşumlar, kendiliğinden olan birtakım olaylar var. Bazı İslami alt-çevreler ortaya çıkıyor. Bunda günümüzün gelişmiş imkanları da etkili oluyor. Mahalle havası dediğimiz şeyin bu İslami alt-çevrelerle yeni bir şekil almış olduğuna inanıyorum. Bu yeni şekil AKP’yi döver. Demek istiyorum ki eğer böyle bir hava gelişirse AKP ona biat etmek zorunda kalabilir.”


Devamı http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=...rih=23.09.2007
mi_ad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiye’de Müslümanlardan bahsedildiği sürece, Erbakan’dan da bahsedilecektir. mechuladam Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 19.06.2008 09:46
Eğlence amaçlı ciddiye almadan kahve falı bakmak doğrumudur? itimat Bilinmesi gerekenler 11 29.05.2008 23:20
‘Türkiye’ye büyük yatırımlar gelecek’ jandarma Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 20.04.2008 12:57
Türkiye Cumhuriyeti’’nin ikinci bir yarısı . jandarma Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 7 21.09.2007 15:22
CHP : `Erbakan’ın bütün partileri, Türkiye’de dini esas alan düzen kurmak istedi.` zafer_inananlarındır Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 64 23.08.2007 18:54


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:02 .
vBulletin (Türkçe)
Copyright 2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49