![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.270
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 5 Mesaja aldı
| Nüzul sebebini bilmek tabii ki güzel. ama amel etmek için illa şart değil. "... “Sebebin hususiyeti hükmün umumiyetine mâni değildir.” kaidesi unutulmamalıdır. Çünkü Kur'an-ı kerim’de mevcut olan her hüküm, kim hakkında nâzil olursa olsun, Ümmet-i Muhammed’e de şâmildir. Kelâmullah sanki asırların ve devirlerin kitabı değilmiş gibi “Sebeb-i nüzul!.. Sebeb-i nüzul!..” diye diye bu ilâhî fermanı ondört asır öncesi hadiselere hasretmek, Kur'an-ı kerim’i ifsad etmek için ancak bölücülerin başvurdukları bir âdettir. “Halbuki Kurân-ı Azîmüşan kendisini bütün insanlığa duyurmak ve anlatmak için nazil olmuş ve duyurmuştur. Ancak, onun mânâları ihata olunup bitirilemez. Bir mânâsı inkişaf ederken arkasından bir mânâ daha, arkasından bir mânâ daha yüz gösterir. Nurunun aydınlığı içinde gizlilik zuhur eder. Mümine hitap ederken kâfire bir inzar fırlatır. Kâfiri inzar ederken mümine bir tebşir nüktesi uzatır. Avama hitap ederken havassı düşündürür. Âlime söylerken câhile dinletir, câhile söylerken âlime dokundurur. Geçmişten bahsederken geleceği gösterir. Bugünü tasvir ederken yarını anlatır. En sade müşahedelerden en yüksek hakikatlere götürür. Müminlere gaybı anlatırken, kâfirleri halden bizar eder. Ve bütün bunları hâle, makama, mekâna, zamana, mevzua göre en uygun en lâtif kelimelerle ifade eder.” (Hak dini Kur'an dili) " http://www.hakikat.com/nur/risaleler...s/ilahig2.html
__________________ " Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur. " N. F. K. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 11.08.2005
Mesajlar: 2.485
Teşekkür etti: 15
22 Teşekkür 16 Mesaja aldı
|
![]() | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| Arife Her Gün Kadir Gecesidir ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 12.262
Teşekkür etti: 999
1.049 Teşekkür 601 Mesaja aldı
|
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.270
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 5 Mesaja aldı
| Münafıklarla Dostluk Kuranlar: Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde gazâb-ı ilâhi’ye uğramış kimselere karşı gösterilecek bir dostluğun kötü neticelerini ihtar etmekte ve şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz ki Allah zâlimler gürûhunu hidayete erdirmez.” (Mâide: 51) Şu halde onları dost edinenler de onlardan olur, başlarını kurtaramazlar. “Kalplerinde hastalık bulunanların: ‘Devir onların lehine döner de bize bir musibet erişir diye korkuyoruz.’ diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün.” (Mâide: 52) Bunlar Allah-u Teâlâ’nın bu din-i mübinin sahibi olduğunu, dilediği zaman onu yücelteceğini ve koruyacağını hesaba almazlar, aksine bir inkılâp oluverip otoritenin başkalarının eline geçmesi ihtimalini düşünürler ve öyle bir halde onlardan istifade edebileceklerini ümit ederler. Bununla güya darlık zamanında müslümanlara bir hizmet etmek fikriyle akıllıca bir ihtiyatta bulunuyormuş gibi görünmek isterler. “İman edenler: ‘Sizinle beraber olduklarına dâir bütün güçleriyle Allah’a yemin edenler bunlar mıdır?’ derler. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir ve hüsrana uğramışlardır.” (Mâide: 53) Hem dünyaları hem de ahiretleri harap olmuştur. İyi bilinmelidir ki Hak her zaman galip gelir. Bâtılın üstünlüğü saman alevi gibi aniden yükselir ve yerle bir olur. Bunun içindir ki bâtıla ve bâtıl taraftarlarına meyletmek bir müslümana aslâ yakışmaz. Allah-u Teâlâ’nın gadap ettiği kimselere yardakçılık yapan ve aslında ne müminlerden ne de o kimselerden olmayan münafıkların yalan yere yemin edip kendilerini müslüman göstermek istedikleri diğer Âyet-i kerime’lerde şöyle haber verilmektedir: “Allah’ın gadap ettiği bir toplulukla dostluk kuranları görmedin mi?” (Mücadele: 14) İman ettiklerini iddiâ eden münafıklar, gadaba uğramış yahudileri dost edinmişlerdi. “Onlar ne sizdendir, ne de onlardan.” (Mücadele: 14) Çünkü onlar münafıktırlar. Her iki zümre arasında bazen o tarafa, bazen bu tarafa gidip gelirler, bir orada bir burada çalkalanıp dururlar. http://www.hakikat.com/dergi/86/bsyz8612.html
__________________ " Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur. " N. F. K. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.270
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 5 Mesaja aldı
| Öyle hassas öyle narin ama öyle önemli bir konu ki... Allahü Teala 80 ne yakın konu ile alakalı ayeti kerime indirmiş... M.Ali Saral kafandaki soru işaretlerine cevap olabilecek ayetlerden biri de aşağıda. Çok uzun ilk satırlarını ekliyorum... Belki ilerleyen zamanda diğerlerini... Küfrü ve Küffar’ı Hoş Görenlerin Durumu: Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde buyurur ki: “Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler. Onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Bilsinler ki şeref ve kudret tamamen Allah’a âittir.” (Nisâ: 139) Allah-u Teâlâ böyle buyurduğu halde bu emr-i ilâhi’yi arkaya atıyorlar, onlarla dostluk ittihaz ediyorlar. Bu Âyet-i kerime’lere iman etmiş olsalardı bunu yapabilirler miydi? Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde buyuruyor ki: “Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir necis (pislik)tir.” (Tevbe: 28) “Şüphesiz ki Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü kâfir olanlardır. Artık onlar iman etmezler.” (Enfâl: 55) Allah-u Teâlâ onları murdar olarak tanıtıyor. İşte bunları dost edindiler. Eğer Hazret-i Allah’a, Kitabullah’a ve Resulullah’a iman etmiş olsalardı bunu yapamazlardı. ... http://www.hakikat.com/dergi/132/bsyz13202.html
__________________ " Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur. " N. F. K. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.557
Teşekkür etti: 26
163 Teşekkür 82 Mesaja aldı
|
__________________ " M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . " | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.557
Teşekkür etti: 26
163 Teşekkür 82 Mesaja aldı
| Evet, şahıs ya da cemaat böyle düşünmekten kaçınmalı.
__________________ " M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . " |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 15.01.2003 Yaş: 58
Mesajlar: 2.731
Teşekkür etti: 1
20 Teşekkür 17 Mesaja aldı
| Açiklama için tesekkur ederiz..
__________________ Kullu ma fi-l kevnu vehmun ev hayal.. ev ukusun fi-l meraya.. ev zilal... |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.849
Teşekkür etti: 101
181 Teşekkür 111 Mesaja aldı
|
Feyz-ül Furkan / hasan tahsin feyizli... yukarıdaki mealden alınma... bu ayetin sonunda parantez içi şu bilgiler mevcut (halbuki yüce ALLAH yukarıdaki ayette de geçtiği üzere , müminlerin kendi dışındakileri, dost ve idareci edinmemelerini, edinenenlerin de MÜNAFIK olduklarını bildirmektedir. bkz. 4/138-139 ,144 ; 5/80.... ) bu ayet ışığında avrupa birliğine girme sürecini değerlendirirsek ne anlamamız gerekir ? | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| Arife Her Gün Kadir Gecesidir ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 12.262
Teşekkür etti: 999
1.049 Teşekkür 601 Mesaja aldı
| Genç adamdaki bir durumu size sorayım sonra konuyu tartışalım... Dost edinmek ve dost olmak........... Bu duruma ne diyorsun...İkisi GERÇEKTE farklı şey midir?
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.101
Teşekkür etti: 5
196 Teşekkür 129 Mesaja aldı
| Bismillah... AB süreci bir hatadır. 7 asırdır dünyaya adaletle hükmetmiş bir devletin mirasçısı olan bu devlet bir oluşumun bir parçası olmamalı. Bu devlete düşen görev tarihi dinamiklerine istinaden bir oluşumun başını çekmektir. Bu oluşum için ise en uygun zemin batılı bir düşünürün ifadesi ile "başı çin seddinde ayakları tuna nehrinde" olan bir devin kapladığı coğrafyadır. Yani Türk-İslam coğrafyası. Bu dibaceden sonra bir meselenin bir ayet perspektifinden değerlendirilmesine geçilecek olunursa; Öncelikle biz dahil burada ki hiçbir ferd naslarla meseleleri değerlendirip hakkında hüküm verecek selahiyete sahip değildir. Bunun yanında hüküm verme bütüncül bir bakış açısı gerektirirki bir tek hadis veya bir tek ayetle meseleleri değerlendirmek bu açıdan hata olur. Bir diğer yönden fıkıhta nasıl ki bir hükmün icrası için o hükmün menatınada bakılır, aynı şekilde bir ayetin tefsiri için o ayetin esbab-ı nüzulüde göz önüne alınır. Mevzu bahis ayetlerin esbab-ı nüzulü aynı konunun ilk sayfasında verilmiştir. Bu ayetler müslümanların Ben-i Kurayza yahudileri ile savaş hazırlığı olduğu bir sırada müslümanları bırakıp yahudilerin dostluğunu tercih eden münfıkların lideri İbn-i Selül hakkındadır. Bir diğer husus "dost edinme" mevzusunun hatalı algılanmasıdır. Yukarıda kardeşimizin bir mealden alıntıladığı gibi esas olan "idareci olmamaları,müslümanları zayıf düşürecek sırlara vakıf olmamaları"dır. Dolaysı ile bir müslüman müslüman olmayan birisi ile bu derece yakın bir dostluk kuramaz. Bütüncül bir anlayıştan uzak ve yine tefsir kaidelerini göz ardı ederek ne olursa olsun "dost olunmaz" denilemez. Zira bunu demek "Allah din konusunda sizinle savaşmayanlara iyilik yapmaktan sizi men etmez" ayetini inkar etmeyi gerektirir. Yine fıkhen ehl-i kitap bir hanım ile evlenmenin caiz olması hükmünü inkar gerekir. Zira ehl-i kitap bir hanımla evlenen birisi onunla dost değil dost kavramından daha ileri eş olmaktadır. Fakat eşi olsa da müslümanlara ait sırları müslüman olmayan birisi ile paylaşamaz. Esas olan budur. Mümtehine suresi müslümanlar ve gayr-i müslimler arasındaki ilişkiyi bütüncül bir şekilde anlatmaktadır. Bu nedenle bu mevzuda bu sureye bakılırsa mesele bütüncül olarak el alınmış olunur. vesselam |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.101
Teşekkür etti: 5
196 Teşekkür 129 Mesaja aldı
| Bismillah... Allah sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah âdil davrananları sever. Allah, sizi ancak, sizinle din konusunda savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için destek verenleri dost edinmekten men eder. Kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir. Mümtehine 8-9 vesselam |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.849
Teşekkür etti: 101
181 Teşekkür 111 Mesaja aldı
|
dost edinmede edinen kişinin "çabası- gayreti" dolayısıyla "verici" taraf durumundadır... dost olan ise daha ziyade karşı tarafın "dost" luğuna karşılık verendir...daha çok alıcı pozisyonundadır... yani "duygusal" anlamda farklılıklar vardır , bu da kaybedip kaybetmemede , zarar görüp görmemede (ilişkide) belirleyici olmaktadır... | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.849
Teşekkür etti: 101
181 Teşekkür 111 Mesaja aldı
|
neticede "SİYASET" olmadan hiç bir şey olmuyor... | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |