| kürt sorununun tarihi gecmisi ve islami cözümü 2
4- Bu Sorunun Tarafları ve Günümüzdeki Siyasi Konumu:
a- ABD ve Bölgedeki Politikası:
PKK'nın oluşumu ve bugüne kadar gelişiminde ABD'nin rolü gayet açıktır. Buna delalet eden hususlar şunlardır:
- PKK'nın kurucusu Abdullah Öcalan'ın çeşitli bağlantılarla Türkiye'deki Gladyo-Kontrgerilla (ABD'nin Nato kapsamında oluşturduğu yarı legal yarı illegal gizli örgüt) ile bağlantısı vardı. Mesela; dayısının MİT elemanı olduğu biliniyordu. Nitekim bu bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışan ve belli mesafeler katettiğini bir gazetedeki köşe yazısında açıklayan bir yazar (Uğur Mumcu) bu açıklamasından hemen sonra öldürüldü. Şimdi "Çeteler" olarak anılan Kontrgerilla'nın devlet içindeki uzantılarının tespit ve tasfiyesi tartışılırken sık sık "Uğur Mumcu cinayeti çözülürse bu iş çözülür" denilmektedir.
- PKK'nın, 1991'den sonra Kuzey Irak ve Türkiye'de konuşlandırılan uluslararası"Çekiç Güç" olarak isimlendirilen askeri güçten fiili destek aldığı resmen tespit edilmiştir. Bu güç %90 oranında Amerikalılardan oluşmaktaydı.
- PKK, 1979'dan itibaren daima ABD'nin bölgedeki işbirlikçisi Suriye ve onun kontrolündeki Lübnan'da eğitim kampları kurup elemanlarını eğitmiştir. Apo da çoğunlukla Şam'da kalmıştır.
- PKK'nın başı Apo'yu yine ABD'nin talebi ile Suriye yönetimi sınır dışı etmiştir.
ABD'nin Kürt sorununa ilgisi Ortadoğu ve Orta Asya politikası gereğidir. ABD'nin öncülüğünde ve desteğinde kurulacak bir Kürt Devleti daima onun mandası/desteği altında kalacaktır. Bu ise ABD'nin bölgedeki nüfuzunu ve petrol geçit bölgelerine hakimiyetini sağlar. ABD, Türkiye'yi kendisine bağlamakta başarısız olunca Irak'ı bölüp kuzeyinde ve Türkiye'yi bölüp güneyinde yani Kürtlerin yoğun olduğu o bölgede bir Kürt Devleti kurma çalışmalarına ağırlık verdi. Türkiye'de PKK oluştu, Kuzey Irak'ta ise Talabani'yi etkileyip kendisine bağlamaya çalıştı. 1991 Körfez Savaşı'ndan sonra ABD Kuzey Irak'ta Kürt Devleti kurma faaliyetlerini artırdı. Ancak Barzani ve Talabani ABD'ye verdikleri sözlerinde durmadılar. Irak ve Türkiye'nin etkisinde kaldılar. Türkiye de PKK'yı bahane ederek sürekli Kuzey Irak'a askeri müdahalede bulundu. Türkiye, Barzani ile ekonomik, askeri, siyasi işbirliğine girince ABD'nin teşebbüsleri şimdiye kadar hep boşa çıktı. Şu bir gerçektir ki, Türkiye geçit vermedikçe Kuzey Irak'ta Kürt Devleti kurulamaz. Bu gerçeği gören ABD Türkiye'nin Kuzey Irak'a müdahale bahanesi olan PKK kartını iptal etmeye ya da dondurmaya yöneldi. Kuzey Irak'a müdahale etmemesi, 17 Eylül 1998'de Washington'da Talabani ve Barzani'ye imzalattığı anlaşma ile başlayan sürece engel olmaması hususunda Türkiye'yi ikna etmeye çalıştı. Bu bağlamda Türkiye'ye Bakü Ceyhan Petrol ve Doğalgaz Boru Hattı Projesi'nde yardımcı olmak, kredi kolaylıkları sağlamak ve Apo'nun iadesinde yardımcı olmak gibi vaatlerde bulundu. Apo iade edildi.
Irak'ın ABD ve İngiltere tarafından 2003'de işgalinden sonra, ABD Ortadoğu Bölgesine hakim olmak projesi kapsamında Kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti kurmak faaliyetine yoğunluk verdi. Talabani ve Barzani de onun eteğinden tutunmaya başladılar.
Alt yapısı oluşmuş olan Kürt Devletinin ilanını önlemek için de Türkiye, önce PKK'nın bazı eylemlerine göz yummakta sonra da o eylemleri bahane ederek Kuzey Irak'a askeri müdahale yapmak yönünde kamuoyu oluşturmakta ve bu kamuoyunun rüzgarında diplomasi atakları yapmaktadır.
b- Avrupa Devletleri
Kürt sorununun bir başka tarafı da Avrupa devletleridir. Avrupa devletlerinden İngiltere'nin, Fransa'nın ve İtalya'nın bu sorunla ilgili kendi özel planları, hesapları var. Fakat AB devletleri, ABD'nin o bölgedeki politikalarına karşı durumdadırlar. Çünkü ABD'nin bölgedeki siyasi hedeflerini -ki o bölge petrolünün kontrolünü elinde tutmaktır- gerçekleştirmesi, ekonomileri %80'lere varan oranda bu bölge petrolüne bağlı olan AB devletlerini ABD'ye tabi olan devletler konumuna düşürecektir. Böylelikle ABD, dünyada sömürü pastasının aslan payını alacaktır. Bundan dolayı Kürt Sorununu hem ABD hem AB devletleri kendi sömürü emelleri doğrultusunda kullanmak istemektedirler. AB devletleri, ABD'nin zaman zaman iptal etmek üzere olduğu PKK kartını, Kürt sorununu uluslararası platforma taşımak maksadı ile bir vasıta olarak kullanmak için siyasallaştırma tehdidi ile Türkiye'yi sıkıştırmaktadır. Türkiye'ye, eğer ABD'nin uzlaşma sinyallerine olumlu cevap verirsen "seni parçalarız" diyerek masalarının çekmecesine koydukları Sevr Kartını çıkartıp göstermektedirler. Nitekim T.C. Devleti yetkilileri de Avrupalı dostlarının kendilerini arada bir Sevr ile tehdit ettiklerinden yakınmaktadırlar.
c- Rusya
Rusya da doğal olarak fırsat buldukça ve imkanları elverdikçe Kürt Sorununa ilgi göstermekte, kendi siyasi maslahatları açısından kullanmak istemektedir. Fakat bu son olaylarda ve zamanlarda Rusya'nın fazla ağırlığı yoktur. İçinde bulunduğu zor ekonomik durumdan dolayı öyle fazla imkanı da yoktur.
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |