| Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanının ve Peres’in TBMM’deki konuşmalarının yankısı bitmek bilmiyor. Ben itiraf edeyim ki o konuşmaları dinlemedim. Ruh sağlığımı korumak zorundayım. Şimdi gelen “e mail’lerden anlıyorum ki dinlememekle iyi etmişim. Gelen maillerde Hüsnü Mahalli’den Nurullah Aydın’a kadar birçok kişinin yazılarından parçalar var. Hüsnü Mahalli, “Türkiye için kara bir leke” demiş. “İsrail’in terörden çektiğini söylemek için...” diye başladığı bir cümle var mesela. Ya, demek İsrail terörden çekiyormuş! iyi ki o konuşmaları dinlememiş ve bir de o konuşmaları ayakta alkışlamamışım! Prof. Manisalı, “İsrail antidemokratik ve faşist” diyor ve bir de “terörün arkasında İsrail bulunuyor” diyerek durumu kısaca özetliyor. Bizim Cumhurbaşkanı, bir de üstelik “(Bunu İsrail’e karşı yapılan terörü) en üst düzeyde kınıyoruz” demiş. İyi ki bu konuşmayı dinlememişim! Prof. Nurullah Aydın, daha üzücü bir şeyi, “Gül’ün, ABD’nin Irak’ı işgali sırasında söylediği şu sözleri hatırlatıyor: “Bu müdahale bölgeye demokrasi, barış ve huzur getirecektir!” Gene bazı dostlar hatırlattı. Peres, Tarancı’nın bir şiirinden bir bölüm okuyarak şu yukarda sözü geçen huzuru hatırlatan, huzurla dolu bir memleket istediğini söylemiş. Arz-ı Mevuddaki huzurlu (!) günleri ne kadar özlediğine telmihte bulundu herhalde. Prof. Aydın, “İsrail ile Türkiye’yi aynı kefeye koymak büyük bir talihsizliktir. Dolayısıyla Gül’ün İsrail ile Türkiye’yi aynı kefeye koyması utanç verici bir haldir.” diyor. “Büyük bir çelişkidir, eşyanın tabiatına aykırıdır. İsrail vahşetini gözardı etmek Türkiye’nin büyüklüğünü idrak edememektir.” Bu son cümle bana, galiba Strazbourg’daydı, AİHM hâkiminin önündeki bir kanepeye, sıkışarak oturan Cemil Çiçek ve M. A. Şahin ve Gül’ün meydana getirdiği o içler acısı manzarayı hatırlattı. İş takipçileri gibiydiler. Sonra da, geçenlerde Meclis’in Cumhurbaşkanlığı bütçesi konuşulurken, bunun geçen yıla göre yüzde 60’a katlandığına dair okuduğum veya dinlediğim bir haberi hatırladım. Sonra da gene bir gazetede, Cumhurbaşkanlığı köşkünde Bayan Gül tarafından yapılacak “tâdilat”ın eleştirildiğini okuduğumu hatırladım. Bir şey daha hatırladım: Köşke çıkan Cumhurbaşkanlarından hiçbiri böyle bir bütçeye ihtiyaç duymamış. En son ihtiyaç duyan, Bayan Özal’dı herhalde. Yani, mermerleri mi değiştirecekler ne yapacaklar, sonra da Şimon Peres’i ağırladıkları gibi misafirler ağırlayacaklar, herhalde Afet Ilgaz |