İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 02.01.2008, 15:29

 
seckince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.07.2007
Mesajlar: 1.467
Teşekkür etti: 99
27 Teşekkür 22 Mesaja aldı
Red face Yiğit olan Meydana Gelsin !!

Milli Görüş hareketi’nin kurumsal organları Saadet Partisi ve Anadolu Gençlik teşkilatlarının düzenlediği programlara katılmamız ve bu programlarda yaptığımız konuşmalar ile ilgili olarak her nedense bazı çevreler ve kişilerde bir rahatsızlık oluşturdu.

Bazı kardeşlerimizin iyi niyetli tepkilerinin yanı sıra, çoğunlukla hem seviye hem edep açısından alabildiğince düşük bir düzeyde gösterilen tepkileri ibretle izlemekten başka bir şey yapamıyorum. Bu kişilere ne oldu ki gayret damarları alabildiğince kabardı ve öfke tepkilerini sağnak sağnak üzerimize yağdırmaya başladılar; Acaba yıllardır savunduğumuz ve uğruna her şeyi göze aldığımız hedeflerimizden mi saptık, yoksa, İslam ümmetinin maslahatlarını çiğneyen bir ihanet hattına mı katıldık..?

Birilerinin sinesinde saklayıp durduğu Erbakan ve Milli Görüş hazımsızlığı bizim üzerimizden mi kendini göstermeye çalışıyor, ya da, birilerinin keyfi, menfaati, dar ve kısır hesapları mı bozuluyor? Nedir sizin alıp vermediğiniz? Sizler İslam’ın ve ümmetin azgın ve küstah düşmanlarına karşı yiğitçe bir mücadele içine girdiniz de Milli Görüş camiası kalkıp elinizi ve ayağınızı mı tuttu? Sizler, yere düşen İslam’ın kutsallarını kaldırmaya çalıştınız da birileri gelip elinize mi bastı? Sizler “yardım edin ey Müslümanlar!” çığlıklarını işitip mazlum, mahrum ve mağdur Müslümanların yardımına koştunuz da, birileri önünüze çıkıp yolunuzdan alıkoymaya çalıştı? Sizler hakkı savunmak için er meydanlarındaydınız da, birileri gelip sizi bu meydanlardan boşaltmaya mı uğraştı..?

Ama sizler, gayretsizliğinizi, ürkekliğinizi ve kaçkınlığınızı belli kesimlere husumetle gidermeye, örtmeye ve gölgelemeye çalışıyorsanız, çok basitçe kendinizi aldatıyorsunuz! İçi boş, pratikte karşılığı olmayan ve mücadele alanında kendini göstermeyen söylemlerinizle, düşmanları sevindirmekten öte bir şey yapmadığını bilmek durumundasınız. Müstear isimlerin gölgesine sığınarak kahramanlık yapmayın; klavye tuşlarına basarak düşmana kurşun sıktığınızı, zalimlerin dişlerini kırdığınızı, müşriklerin putlarını yıktığınızı sanmayın; düşmanın nerde olduğu, zalimlerin nerede durduğu belli; buyrun yürüyün o tarafa doğru.. Eğer varsa o tarafa doğru niyetiniz gitmek, gelin üzerime basarak geçin, ayaklarınızın altında paspas olayım…

Genelde tüm dünyada, özelde ülkemizde, hangi kesimden olursa olsun İslami camianın tüm muhlis, gayretli ve mücadeleci müslümanlarıyla omuz omuz omuzayız; birini alıp diğerini atmaz, birini yüceltip diğerini alçaltmayız; Müslümanlar arasında hizip, mezhep ve kavim ayrımı yapmaksızın, İslami vahdet sorumluluğuyla hepsini yüreğimizde taşıyarak uhuvvet yurdunda İslam ve Müslümanların izzetini gözetmekten öte bir şey yapıyorsak, eğer dünyevi bir çıkar ve menfaat elde etmek için, -maalesef birilerinin sıkça vurgulama ihtiyacı hissettiği üzere- belli kesim ve kurumlardan nemalanma durumundaysak, Rabbim bizleri ertesi güne çıkarmasın; ama sizler böylesi aşağılayıcı şekilde nitelemelerde bulunmakla, en azından zan ile hükmederek günaha girmiş olmuyor musunuz? O zaman buyrun, Kur’an’da belirtildiği üzere, “mübahele” yapalım; burada belirttiklerimizin aksine bir durum varsa Allah’ın ve tüm lanet edicilerin laneti üzerime olsun! Peki siz de aynısını söyler misiniz?

İstanbul dışında programlara giderken, bazı teşkilatların “bizden herhangi bir ücret talebiniz var mı?” sorusuna “yol paralarını karşılayabilirseniz, hepsi bu kadar” dememizden öte bir talepte bulunduysak, bunun aksine herhangi bir parasal menfaat gözettiysek, kuruşuna kadar hepsi bize haram olsun…

“Biz kırk kişiyiz birbirimizi biliriz” sözünü kendi gerçekliğimize uyarlayalım; örneğin bir 28 Şubat sürecinde hepimiz yaşanılan hüsranı itiraf edip hayıflanmadık mı? Ummadığımız dağlara nasıl karlar yağdığını görmedik mi? Dilinden cihad ve şehadet kelimelerini düşürmeyen nicelerimizin araziye uyup "köstebek" gibi ortadan kaybolduğuna tanık olmadık mı? Gelebilecek küçük bir zorluk, yatılacak biraz hapis, kaybedilecek üç kuruşluk menfaat yüzünden, dava adamı diye tanınanların nasıl da makas kırdığını izlemedik mi?

Ve yine birilerimizin “reel politika” “ülke ve dünya gerçekleri” “değişim” “yeni dönem” vs. söylem ve iddiaların altına gizlenerek, reel hayattan, iktidardan, kazanılan avantalardan pay almak için birbiriyle nasıl da yarıştığını görüp de “bu kadarına da pes doğrusu!” demedik mi?

Kafkasya’dan Filistin’e, Afganistan’dan Irak’a işgal altındaki İslam topraklarında dökülen kanlar, yükselen çığlıklar, çiğnenen ırzlar, bizim kanlarımız, bizim çığlıklarımız, bizim ırzlarımız değil mi? Hadi diyelim sınır ötesi bunlar, ya yanı başımızda olup bitenler! Gözlerimizin önünde sergilenen zulüm ve zorbalıklar, "Musa’sız bir Firavun yurdu", "Hüseyin’siz bir Kerbela" misali, karşılıksız ve cevapsız kalan onca mezalim kendi gerçekliğimiz değil mi?

Söyleyin ve gösterin yaşanan tüm bu zulüm ve ihanetlere karşı seslerini yükseltenleri! Kimlerin içleri acıyor, kimlerin gayret damarları kabarıyor, kimler vaktinden, sermayesinden kesip direniş ve mücadeleye pay katıyor? Kimler üzerimize atılan zillet perdesini parçalamak için yumrukların sıkıyor? Zulmetin zifiri ve utanç dolu karanlığını aydınlatmak için kimler bir mum olmaya çalışıyor? Er olan bu yana gelsin, er olan meydana gelsin, er olan sözlerini ameliyle göstersin..!

Söz gelimi, bugün siyonist İsrail rejiminin uluslar arası ve bölgesel destekçileriyle birlikte Gazze’ye uyguladığı insanlık dışı ambargo karşısında hastanelerde bebekler ilaçsızlıktan ölüyor artık! Bir ilaç kutusunun dahi Gazze’ye sokulmadığı bir zamanda, kıvranarak ve acılar çekerek hayatını kaybeden o küçücük kardeşlerimizin için atacak bir adımımız, İslam’ın ve Müslümanların öncü savaşçıları Filistinli mücahidlerin namluları için verecek bir kurşun paramız bile yokken, hangi yiğitlikten, hangi direniş ve cesaretten, hangi tevhidi bilinçten söz edebiliyoruz?

Tek amacımız bu minval üzere tüm dünya Müslümanlarıyla kardeşçe el ele vererek İslam’ın yardımına koşmaktır; Kudüs'e doğru yürümektir; bunun için koşuşturmak ve çabalamaktır; ister "Milli Görüş camiası" olsun, isterse diğer Müslüman kardeşlerimiz, buluşacağımız zemin burasıdır; bu hedeflerin ötesinde bir derdi, bir beklentisi ve bir hesabı olan birileri varsa, hangi camianın içinde bulunursa bulunsun onlarla bulunacağımız ortak bir zemin yoktur.

Bugün Türkiye’nin dört bir yanında Milli Görüş teşkilatlarında, müslümanların sorunlarıyla ilgili, özelde de Kudüs davası doğrultusunda coşkun bir atak sürerken, hadi takdir edemiyorsanız, elinizi vicdanınıza koyun, en azından gölge olmayın.. Bizim yapmaya çalıştığımız da, bu çabaları biraz olsun paylaşabilmek, Kudüs sedasının daha da gür çıkması için bir soluk katabilmektir...

Diğer yandan birileri yazdığımız yazılar ve dile getirdiğimiz görüşler dolayısıyla bizleri “Kürtçü” “PKK yanlısı” olarak da suçlamaktan geri durmuyor. Nasıl oluyor da ısrarla ve ısrarla “ümmet bilinci ve sorumluluğu” üzerinde durmamıza rağmen “Kürtçü” olduk! Ulusalcılığın her türlüsünü batıl ve ifsad olarak gören inanç ve anlayışımızı keskin hatlarla vurgulamamıza karşın, nasıl oluyor da “ulusalcı” olmak gibi bir kimliğe büründük.

Her şeyden önce PKK’lı olmak İslam’dan ve Ümmet’ten kopmaktır; Ama ne yazık ki zahiren “PKK karşıtlığı” adı altında PKK’ya öylesine güzel hizmet yapılıyor ki, PKK’nın kürdleri daha da çok yanına çekmelerine fırsatlar veriliyor. Ben hiçbir kürdün PKK’nın rüzgarına kapılmasını içime sindiremediğim gibi, hiçbir Kürd’ün de PKK’yı kendisine bir sığınak kapısı gibi görmesine neden olmayı içime sindiremem. Böyle bir durum içimizde kanayan bir yara olur. Türk ulusalcılığının doğrudan ya da dolaylı tüm kirlerinden arınarak Kürd kardeşlerimizle yürek yüreğe bilek bileğe olalım. Böylelikle kürd ırkçılığının kirlerini de yıkamış olalım.

Bazı kardeşlerimiz diyorlar ki, “uzun zamandan beri velfecr sitesini beğenerek takip ediyorduk, ama şimdi sizin Kürtçü olduğunuzu anladık, gerçek yüzünüz ortaya çıktı. Artık bundan sonra sizi protesto ediyoruz.” Bu arada yapılan küfürleri ve tehditleri bahis konusu etmiyorum.

Bilmeyenler için bazı itirazlar anlaşılabilir; fakat herkesin şunu bilmesini isteriz ki, “kürd sorunu” olgusu üzerinde 25 yıldır duruyor ve kürdlere yönelik sürdürülen inkarcı, ırkçı faşist politikalara karşı 25 yıldır itirazlarımızı yazılı ve sözlü olarak dile getiriyoruz. Yani bunun bir çeyrek asır geçmişi var.

Kürd sorununa olan itirazımız, hiçbir ulusalcı kaygı ile olmamıştır; zira Şehid Seyyid Kutub’un da en güzel bir şekilde ifade ettiği gibi, “Müslümanın milliyeti akidesidir” Ortada bir zulüm ve haksızlık varsa, buna karşı çıkmayı akidemizin gereği biliyor ve ona göre hareket etmeye çalışıyoruz, muvahhid ve Müslüman olarak kaldığımız sürece de bu konudaki tavır ve yaklaşımımız değişmeksizin devam edecektir. Hiçbir kavmin diğer bir kavimden üstün ve ayrıcalıklı olmadığı evrensel tevhid ve adalet toplumuna ulaşıncaya kadar da bu husustaki sorumluluklarımızı kuşanmayı sürdüreceğiz...

Bırakalım müslümanlar arasındaki arızi ve gereksiz ayrılıkları! Bırakalım müslümanlar olarak birbirimizle uğraşmayı! Bırakalım benlikleri, hizip ve grup saplantılarını! İslam feryad ediyor, Kur'an feryad ediyor, mazlum ümmet feryad ediyor! Kafkasya'den Filistin'e İslam yurdu feryad ediyor! Kudüs ve Mescid-i Aksa feryad ediyor..!

Bu feryada icabet edenlere selam olsun... Hangi ülkeden, hangi beldeden, hangi kavim ve mezhepten, hangi cemaat ve hizipten olursa olsun, İslam'ın ve müslümanların yardımına koşanlara selam olsun..! Hakkı tutup kaldırana, batıla ok saplayana, meydanları doldurana, bağnazlığı öldürüp kardeşliği yaşatana, selam olsun.. Cihada, mücahide, şehide selam olsun...

Ya Rabbi! Senin ve Resulünün hoşnutluğuna aykırı her şeyden bizi uzak tut!

Ya Rabbi! Savrulmalar, baskılar, tehditler ve saldırılar karşısında ayaklarımızı sağlam tut!

Ya Rabbi! Ümmetimizin arasındaki fitnelerin, tefrikaların, husumet ve nizaların ateşini söndür!

Ya Rabbi! Varlığımızı büyük ve engin ümmet denizinde kaybet!

Ya Rabbi! Günahlarımızı, kusurlarımızı, ayıplarımızı, işlerimizdeki aşırılık ve taşkınlıkları affet!

Ya Rabbi! Bizlere senin yolunda başarı, zafer ve hayırlı ölüm nasip et!

Amin Ya Rabbel alemin
Nurettin Şirin/Tevhid Haber
__________________
''İnsan, karşısındakini dinLemezse ancak kendi sesini duyar..O ses de her zaman doğru şeyLer söyLemeyebiLir..
seckince isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 02.01.2008, 19:27
Mezhepli Üye

 
HayırLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2005
Yaş: 42
Mesajlar: 1.812
Teşekkür etti: 137
81 Teşekkür 54 Mesaja aldı
Nurettin Şirin dirayetli,mücadeleci,davasına aşık güzel bir kardeşimizdir...Allah cc kendisinden razı olsun...Kudüs denince aklıma bir Nurettin gelir,bir de Ahmet Varol gelir...Kudüs'ü bizlere nakış nakış işlediler...Bu güzel insanların üzülmesi bizleri de üzer...Taşlar yakından ,iftirayla geliyor...İnsanı hiç birşey olmasa diri diri toprağa gömerler...Yolun açık olsun dostum...
__________________
Din ve siyaset baronlarından bıktık artık..!
Çekip gideyim diyorum,kal ve çek ! diyorlar.
HayırLI isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 02.01.2008, 19:39

 
Tacigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.01.2003
Yaş: 46
Mesajlar: 650
Teşekkür etti: 3
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Allah razi olsun tamda duygularimiza Tercüman oldu,gerci her zamanki hali fakat burada yani DF te de cok anlamli oldu Allah ondan razi olsun
__________________
es Selam

Söz ola, kese Savaşı
Söz ola,kestire Başı
Söz ola,ağulu Aşı
Yağ ile Bal,ide bir Söz.
Tacigül isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 07.01.2008, 15:32

 
seckince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.07.2007
Mesajlar: 1.467
Teşekkür etti: 99
27 Teşekkür 22 Mesaja aldı
Boşuna Uğraşmayın, Nureddin Şirin Çamur Tutmaz!

Tevhid dergisinde ve Selam gazetesinde yıllarca Kudüs’ü yazdı.
İnternet sitesi Velfecr’de yıllardır Kudüs’ü yazıyor.
Kudüs’le ilgili yüzlerce toplantının organizasyonunda yer aldı, yüzlerce afiş ve bildiri hazırladı, yüzlerce –belki de binlerce- konuşma yaptı.

Ve Kudüs için çeşitli aralıklarla en az 10 sene hapis yattı.
Her senesi, her ayı, her haftası, her günü, her saati, her dakikası, her saniyesi Allah rızası için özgür Kudüs davasına adanmış 10 koca sene…

***

Nureddin Şirin’den söz ediyoruz.

Haçlıların Tapınak Şövalyeleri varsa bizim de ‘Aksa Fedaileri’miz var ve Türkiye’de o fedailerin başını Nureddin Şirin çekiyor.

Nureddin Şirin denince akla Kudüs gelir.
“Kudüs’ün özgür ve aydınlık şafağı”nı müjdeleyen bir isimdir Nureddin Şirin.
Siyonizm’e karşı mücadele azmini ifade eden bir isim.
Daima hürmetle anılmayı ziyadesiyle hak eden bir isim.
Hizip kavgalarında, ucuz polemiklerde, kaba-saba tartışmalarda harcanmaması gereken bir isim.

***

Kudüs’ün kurtuluşu için bir şey yapan veya hiç değilse bir şey söyleyen kim varsa, Nureddin Şirin’i muhakkak yanında bulur.

Her fırsatta Siyonizm’in alçaklığına işaret eden ve Kudüs’ün özgürlüğüne adanmış İslami kurtuluş ordularını açıkça destekleyen Necmeddin Erbakan liderliğindeki Milli Görüş Hareketi de elbette Nureddin Şirin’den teveccüh görecekti.
Büyük davaların hızla irtifa kaybettiği bir ortamda Saadet Partisi ve Anadolu Gençlik Dergisi’nin sıkı bir anti Siyonist retorikte ısrar etmesini fevkalade önemli buluyor Nureddin Şirin.

Anti Siyonizm’in bu topraklardaki bekası ve yükselişi için Milli Görüş camiasıyla dayanışmaya girmesi gerektiğini düşünüyor.

Doğru düşünüyor veya yanlış düşünüyor, ama kesinlikle halis düşünüyor.

Nitekim, Milli Görüş’ten hiç hazzetmeyen birçok kardeşimiz, Nureddin Şirin’in bu hareketle irtibatını eleştirirken insafı elden bırakmadı ve samimiyetsizlik gibi bir suçlamada bulunmayı aklının ucundan bile geçirmedi.
Fakat ne yazık ki, Milli Görüş camiasının düzenlediği toplantılarda Kudüs davamızı anlatan Nureddin Şirin’in bunu maddi menfaat için yaptığını iddia edebilecek kadar densiz, arsız, edepsiz, hayasız, terbiyesiz kardeşlerimiz de var.
Yukarıdaki satırları okurken içim parçalandı.
Nureddin Şirin’in böyle bir açıklama yapmak zorunda kalmış olması ne hazin.
Yaşadığı hayat, verdiği mücadele, bu mücadele uğruna ödediği ağır bedel ortada iken, onu Milli Görüş’ten nemalanmaya çalışmakla suçlayanlara yazıklar olsun!

***

Milli Görüş toplantılarında holding reklamı mı yapıyor Nureddin Şirin?
Üç ayda yüzde kırk kâr payı mı taahhüt ediyor?
Kendinize gelin efendiler!
Özgür Kudüs davamızı tekrar tekrar anlatmak için kendisine sunulan imkânları çocuklar gibi sevinerek değerlendirmekten başka ‘suç’u olmayan bir dava adamından söz ediyoruz burada!
Siz o adamın tırnağı olamazsınız!

Hakan ALBAYRAK / Gerçek Hayat
__________________
''İnsan, karşısındakini dinLemezse ancak kendi sesini duyar..O ses de her zaman doğru şeyLer söyLemeyebiLir..
seckince isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 07.01.2008, 16:44
Mezhepli Üye

 
HayırLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2005
Yaş: 42
Mesajlar: 1.812
Teşekkür etti: 137
81 Teşekkür 54 Mesaja aldı
Alıntı:
Kendinize gelin efendiler!
Özgür Kudüs davamızı tekrar tekrar anlatmak için kendisine sunulan imkânları çocuklar gibi sevinerek değerlendirmekten başka ‘suç’u olmayan bir dava adamından söz ediyoruz burada!
Siz o adamın tırnağı olamazsınız!
Eyvallah..!
__________________
Din ve siyaset baronlarından bıktık artık..!
Çekip gideyim diyorum,kal ve çek ! diyorlar.
HayırLI isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mescid-i Aksa'nın Altında Çöküntüler Meydana Geldi Mûnteha Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 17.02.2008 00:23
Yiğit olan meydana gelsin gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 3 13.12.2007 22:24
Groznide Bir Yiğit Remzi Özgün Yazılarınız 0 24.04.2007 18:29
İki yiğit girdi meydane (Şiirsel siyaset, Tayyib-Baykal kapışması) gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 05.06.2005 13:34
Aşure Günü Meydana Gelmiş bazı Mühim Hadiseler. ledunn Dini Bilgi ve Eğitim 0 10.03.2003 11:31


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:58 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50