İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 09.02.2008, 08:52
Ey iman ettiğini iddia edenler … !

 
srdr44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.02.2006
Yaş: 29
Mesajlar: 3.888
Teşekkür etti: 1
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Toplumun Yüzde 80'i Yasağa Karşi

TOPLUMUN YÜZDE 80'İ YASAĞA KARŞI



Türkiye, son bir aydır üniversitelerdeki başörtüsü yasağının kaldırılmasına
odaklandı. Meclis, bugün konuyla ilgili Anayasa değişikliklerini ikinci kez
oyluyor.

09.02.2008 07:40



İlk turda olduğu gibi mini paketin 400 civarında oyla geçmesi bekleniyor.
Başörtüsü tartışmalarının en yoğun yaşandığı günlerde (31 Ocak-4 Şubat)
Ankethane Araştırma Şirketi aracılığıyla kamuoyunun nabzını tutan Zaman,
çarpıcı sonuçlara ulaştı. Buna göre, ezici bir çoğunluk (ortalama yüzde 80)
üniversitelerde başörtüsü yasağının kalkmasını istiyor. Başı açık kadınların
haklarının savunulması konusunda ortak bir tavır sergileyen katılımcılar,
yasağın kalkmasıyla toplumsal barışın bozulacağı ve baskının ortaya çıkacağı
iddialarını ise çürütüyor.

Türkiye'nin en kapsamlı ve güncel başörtüsü anketi, 12 il ve 140 ilçede 7 bin
422 denek üzerinde gerçekleştirildi. İlk kez, başörtülü, başı açık kadınlar ve
erkekler olmak üzere üç kategoride sorgulamaya gidildi. Araştırma konusu,
örtünme nedeninden bağlama biçimine, türban-başörtüsü ayrımından kapalı-
açık ayrımcılığına, mahalle baskısından laiklik kaygılarına kadar on başlıkta
değerlendirildi.




Anket sonuçlarına göre, başörtüsü siyasi bir simge olarak görülmüyor, aksine
dinî bir gereklilik olarak algılanıyor. Ezici bir çoğunluk üniversitelerde başörtüsü
yasağının kalkmasını isterken (ortalama yüzde 80), lise ve ortaöğretime ise
serbestiyet getirilmesi istenmiyor, tartışılmıyor. Anketin ortaya koyduğu en
önemli sonuçlardan biri ise başı açık bayanların haklarının savunulması
konusunda gösterilen ortak tavır. Başörtülü bayanlar ile erkek katılımcılar,
'Başörtüsünün serbest olmasını savunan başı açık kadınların 'başları açık olma'
hakkını savunur musunuz?' sorusuna (yüzde 83,6-yüzde 75,1) 'evet' cevabı
veriyor. Siyasilerin ve kimi medya kuruluşlarının son bir aydır oluşturmaya
çalıştıkları puslu havayı dağıtan bu cevap, başörtülü-başı açık kadınların
birbirlerine bakışlarını ortaya koyan sorularda da öne çıkıyor. Örneğin
başörtülüler başı açık kadınlara bakışını yüzde 80,3 'olumlu', başı açık kadınlar
başörtülü bayanlara bakışını yüzde 79,8 'olumlu' şeklinde özetliyor. Yani
kadınlar birbirlerine başı örtülü-açık ayrımı yapmaksızın 'demokratik destek'
veriyor. Başörtüsü yasağının kalkmasıyla toplumsal barışın bozulacağı tezleri
ise sosyal katmanlarda hiç yer bulmuyor.




Araştırmacı-stratejist Hüseyin Kocabıyık'ın tespitleriyle Türkiye genelini temsil
eden araştırma toplumun zaten 'başörtüsünde sosyal bir çözüm' ürettiğinin çok
net fotoğrafını veriyor. Başörtülülerle ilgili 'bağnaz ve ideolojik' bir kitle
şeklinde üretilmeye çalışılan imaj ve paranoyaların aksine özgürlükçü, huzur
isteyen, toplumla barışık bir portreye sahip olduklarını ortaya koyuyor. Aynı
şekilde başı açık bayanlar da medya ve siyaset eliyle yapılan tüm polarizasyon
çalışmalarına rağmen 'toplumsal barıştan' yana. Birbirleriyle ilgili sorularda
verdikleri cevaplar da kadınların başı açık-örtülü ayrımı yapmaksızın karşılıklı
'özgürlükçü-demokrat' bir bakışın bulunduğunu gözler önüne seriyor. Herkes
başörtüsü sorunun çözümünden yana bir halet-i ruhiye içinde.

Araştırmanın ortaya koyduğu bir başka nokta ise 'başörtüsü' 'türban'
tartışmalarının bizzat erkeklerin eliyle yönetildiği ve daha çok onların
tavırlarıyla sorun olarak algılandığı. Yani başörtüsü sorununun akut hale
gelmesinde kadınlardan çok erkekler rol oynuyor. Kadınların 'Türkiye'nin
Sorunları ve Korkular' başlığı altındaki sorulara verdikleri cevaplar da, erkeklere
nazaran onların daha rasyonel bir pencereden, sağduyu ile Türkiye
meselelerine yaklaştıklarını gösteriyor.

Başörtülülere yöneltilen 'Babanız, eşiniz veya erkek arkadaşınız başörtünüzü
çıkartmanızı isterse çıkartır mısınız?' sorusuna fevkalâde küçük bir azınlık 'evet'
diyor. 2.445 başörtülü bayandan sadece yüzde 2,9'u, birinci derecedeki
yakınlarının telkinini kabul edebileceğini ifade ediyor. Başı açık bayanların ise
sadece yüzde 10'u aynı derecedeki yakınlarının baskısı olması durumunda
başörtüsü takmayı kabul edebileceğini söylüyor. 'Baskılardan dolayı başı açık
olan tanıdığınız var mı?' sorusuna başörtülü bayanlar yüzde 6, başı açık
bayanlar ise yüzde 4,3 oranında 'evet' diyor. 'Baskılardan dolayı başörtüsü
takan tanıdığınız var mı?' sorusuna başörtülü bayanlar yüzde 8, başı açık
bayanlar ise yüzde 13 oranında 'evet' diyor. Bu sorular da kimsenin çevreden
gelen örtünme ya da açılma yönündeki baskıyı dikkate almadığını gösteriyor.
Kadınların 'Bütün kadınlar kapanmalı mı veya bütün kadınlar başını açmalı mı?'
sorularına verdiği yüzde 60'ın üzerinde hayır cevabı, baş açma ve örtmeyi
ideolojik ayrışma görmediğinin göstergesi.


Bayanlar özgürlüğü herkesten fazla özümsemiş


Dr. Naif Turan - Hukukçu, sosyolog

İnanç ve toplum kültürünün birlikte hesaplanması gerekir. Türk insanı kapanış
şeklini sadece İslamiyet'e endekslemiyor, geleneksel bir örtünme de söz
konusu. Dolayısıyla başörtüsünün simge olarak algılanması mümkün değil.
Araştırma sonuçları da bunu ispatlıyor. Son zamanlarda medyanın oluşturduğu
etkiye rağmen insanların zihni bu konuda çelişki içinde değil. Toplumun büyük
çoğunluğu başörtüsünün siyasi simge olabileceğine inanmıyor. Başörtülü
bayanlar, diğer tüm bayanların kapanması gerektiğini düşünmüyor. Mahalle
baskısı oluşturacak diye korkulan başörtülüler, özgürlüğü diğer herkesten daha
fazla özümsemiş durumda.




'Başımı, dinim emrettiği için örtüyorum'


Araştırmada hem başörtülü hem başı açık bayanlar ayrı denek grupları olarak
ilk kez bir çalışmada yer aldı. Baş örtme ve açma sebebiyle ilgili yöneltilen
sorularda da bu anlamda Türkiye'yi şaşırtacak netlikte sonuçlar çıkıyor.
Örneğin 2 bin 445 başörtülü katılımcı, 'Başınızı neden örtüyorsunuz?' sorusuna;
'inancım gereği örtüyorum' (yüzde 54,1), 'İslamiyet'in emridir' (yüzde 12,4),
'Müslüman'ım ondan' (8,2) cevabını veriyor. Aynı soruda, kapanma nedeni
olarak 'eşimin talebi' (yüzde 4) 'ailem istiyor' cevabı (yüzde 6,7) olarak ortaya
çıkıyor.

Başörtülü bayanların ezici çoğunluğu örtünmelerinin sebebini 'inancım gereği'
diyerek, konuyu siyasi merkezli tartışmalardan uzaklaştırıyor. Örtünmeyi
'inancının gereği' olarak ifade eden katılımcılar 'Türban ve başörtüsü aynı şey
midir?' sorusu karşısında iki kavramı ayrı görüyor.

Hem Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hem de uzlaşmaya imza atan AK Partili ve
MHP'li siyasiler, başörtüsü yasağının kaldırılması için yapılan Anayasa
değişikliğinin referanduma götürülmeyeceğini, bunun temel insan hakkı ve
eğitim, özgürlük ve eşitlik çerçevesinde değerlendirildiğini söyledi. Araştırma,
üniversitede başörtüsü serbestliği referandumluk olursa ne olacak sorusunun
cevabını da veriyor. Buna göre, başörtülülerin yüzde 97,2'si, başı açıkların
yüzde 78,6'sı, erkeklerin de yüzde 81,4'ü referanduma 'evet' oyu vereceğini
beyan ediyor. Referandumda verilecek cevabın ezici bir şekilde 'evet' olacağı
ifade ediliyor.


Konunun muhataplarıyla görüştük


Numan Baktaş - Ankethane Genel Müdürü

Yaptığımız çalışmayı diğer anketlerden ayrılan iki önemli tarafı var. Birincisi,
diğer anketler gibi bin kişi civarında kısıtlı bir katılımcıya uygulanmadı. İkincisi,
üç ayrı denek grubuna uygulandı ve direkt konunun muhataplarına kendileriyle
ilgili düşünceleri soruldu. Diğer anketlerde başörtüsü hiç ilgisi olmayan kişilere
sorulup çıkan sonuçlar tüm toplumun eğilimi gibi lanse ediliyordu. Biz denek
gruplarını ayırarak spekülasyonların önünü kestik.




İşsizlik ve ekonomi dururken, ülkenin en önemli problemi başörtüsü olamaz


Katılımcıların Türkiye'nin en önemli sorunlarına bakışı da medyanın göstermeye
çalıştığından farklı. Toplumun yüzde 40'tan fazlası işsizliği bir numaralı problemi
olarak görüyor. Ekonomi ise yüzde 20 civarında bir kitle tarafından sorunu
olarak dikkate alınıyor. Terör sorunu yüzde 9 ile üçüncü sırada. Başörtülü
bayanların yüzde 6,7'si tarafından ülkenin en önemli sorunu olarak görülen
başörtüsü, başı açık bayanların yüzde 5'i tarafından en büyük problem olarak
algılanıyor. Erkeklerin bakışı da farklı değil. Sadece yüzde 6,2'si başörtüsünü
en önemli sorun olarak kabul ediyor. Kürt meselesinin Türkiye'nin en önemli
sorun olduğunu söyleyenlerin oranı sadece yüzde 1,7. Bu oran toplumun
ayrılıkçı unsurlara takılmadığını ve etnik kimliğin önemsiz olduğunu gösteriyor.

Ekonomik kriz, toplumda en fazla korkulan unsurların başında geliyor. Bölünme
ve ahlâkî yozlaşma azımsanmayacak derecede korku oluşturuyor. Ortalama
yüzde 24 oranındaki ekonomik kriz korkusunu yüzde 14 ile bölünme ve yüzde
12,2 ile ahlâkî ve kültürel yozlaşma takip ediyor. Savaş korkusunun yüzde 11
olduğu araştırmada medyanın sık sık gündeme getirmesiyle artan iç çatışma
korkusu yüzde 10'u bile bulmuyor. İrtica ve şeriat korkusunun yüzde 3'te
kaldığı araştırmaya göre, yasakçılıktan korkanların oranı daha yüksek: yüzde
3,3.




Başını örten de, açan da toplumda ayrımcılık yapıldığına inanmıyor


Başı açık ve kapalı kadınlara yöneltilen en önemli sorulardan biri, 'Size karşı
ayrımcılık yapılıyor mu?' şeklindeydi. Başörtülülerin yüzde 91'i başörtüsü
nedeniyle ayrımcılığa uğradığını söylüyor. 'Ne tür bir ayrımcılığa uğradınız?'
şeklinde yöneltilen açık uçlu soruya 'eğitim hakkım engellendi' (yüzde 33,2),
'özel sektörde iş bulamıyorum' (29,6), 'kamuda çalışamıyorum' (yüzde 20,4)
şeklinde cevaplar verilmiş. Ancak açık uçlu soruların yüzdesi düşük cevapları
başörtüsünün neden toplumsal sorun olmadığının da adeta delillerini ortaya
koyuyor. Buna göre başörtülü kadınlar, 'hizmet alırken zorluk
çıkartılıyor' (yüzde 6,7), 'sosyal hayatta yadırganıyorum' (yüzde 5,6),
'mekânlara alınmıyorum' (yüzde 2,4) oranlarında cevap vermiş. Bu cevaplar
başörtüsü meselesinin eğitim hakkının engellenmesinden başlayıp kamu ve özel
sektörde iş bulamamaya kadar uzanan bir süreçle sınırlı. Eğitim ve özgürlük
hakkının tanınması ile toplum daha da rahatlayacak. Kamuda iş bulamama
sıkıntısının yanında başörtülülerin özel sektörde de iş bulamamaları ise ayrıca
dikkate değer. Başı açık kadınların, 'Ayrımcılığa uğradınız mı?' sorusuna cevabı
ise 'yüzde 20,4' şeklinde yansıyor. Bu mağdur kitlesinin ise sadece yüzde
68,2'si mağduriyeti laf atma ve taciz şeklinde tanımlıyor. Muhafazakarların şu
meşhur mahalle baskısı ise yüzde 9,9'u geçmiyor.

Vatandaşların yüzde 80'i yasağın kalkması taraftarı


'Başörtüsünün üniversitede serbest olmasını ister misiniz?' sorusuna başörtülü
bayanlar yüzde 96,5, başı açıklar yüzde 73,1, erkekler ise yüzde 78 oranında
evet cevabı veriyor. Katılımcılar başörtüsünün lise ve ilköğretim okullarında
serbest olmasın ister misiniz?' sorusuna 'hayır' diyor. İlköğretim ve liselerde
başörtülü eğitim serbestisi sorusuna başörtülülerin hayır ve fikrim yok şeklinde
verdikleri toplam yüzde 68'lik cevap, bu kitlenin başörtüsüne ideolojik
yaygınlık kazandırma amacı taşımadığını gösteriyor. Özgürlükler ve eğitim hakkı
açısından başörtüsü yasağının kaldırılmasını isteyen başı açık bayanların bir
kısmı türbanın kamuda görünürlüğünü istemiyor. Katılımcılar, başörtüsü
tartışmalarından hoşnut olmadıklarını belirtiyor. 'Sizce başörtüsü tartışmaları
Türkiye'nin ilerlemesi yolunda enerji kaybettiriyor mu?' sorusuna yaklaşık yüzde
80'lik bir oranda 'evet' cevabı veriliyor.

Mahalle baskısı yok, medya baskısı var


Anket sonuçları 'mahalle baskısı'ndan çok 'medya baskısı'nın etkili olduğunu
gösteriyor. Başörtülü bayanlara yöneltilen 'Çevrenizde bulunan başı açık
arkadaşlarınıza başörtüsü takması için herhangi bir telkinde bulunuyor
musunuz?' sorusuna sadece yüzde 11 oranında 'evet' cevabı veriyor. Başı
açıklara sorulan 'başörtülü arkadaşlarınıza başlarını açması için herhangi bir
telkinde bulunuyor musunuz?' şeklindeki soruya alınan yüzde 10'luk 'evet'
cevabı da bu yönde bayanlar arasında belirgin bir farklılık olmadığını gösteriyor.
Geriye kalan kesim 'baskı ve telkinlere' kesin bir dille karşı çıkıyor. Erkeklere
yöneltilen 'Çevrenizde bulunan başörtülü kadınların açılması veya başı açık
kadınların kapanması için herhangi bir telkinde bulunuyor musunuz?' sorusuna
erkekler yüzde 16'ya yakın bir oranda 'evet' diyor. Bu da kadınların kendi
içindeki bir meseleyi erkeklerin daha fazla sorun haline getirdiğini gösteriyor.




'Laiklik elden' gidiyor endişesi gerçekçiliği yok


Anket sonuçlarına göre halk, 'serbestiyet gelirse laiklik tehlikeye girer'
söylemlerine itibar etmiyor. Başörtülü bayanların yüzde 74,19'u, başı açık
bayanların yüzde 51,5'i, erkeklerin yüzde 54,6'sı laikliğin başörtüsü yüzünden
tehlikeye gireceğine inanmıyor. 'Şeriat kurallarına göre yönetilen bir ülkede
yaşamak ister misiniz?' sorusuna katılımcıların yüzde 73'ü 'hayır' cevabını
veriyor. Başı örtülü bayanlar başörtüsü yasağını savunanları tamamen haksız
buluyor. 'Hangi kaygıları haklıdır?' şeklinde açık uçlu soruya ise empati yaparak
'çatışma çıkacağını, ülkenin şeriata gideceğini' düşünüyorlar; baskıya
inanıyorlar şeklinde 'medyadan öğrenilen yorumlar ışığında' cevap veriliyor. Açık
uçlu sorunun cevapları arasında iki ilginç nokta öne çıkıyor. Buna göre yasağı
savunanların laikliğin elden gideceği, bütün kadınların kapanacağı korkularını
kimse gerçekçi bulmuyor.

Aileler çocuklarının giyimlerine karışmıyor

Başı açık bayanlar kendilerine yöneltilen 'başınız neden açık?' sorusuna
birbirinden ilginç cevaplar verdi. Cevapların önemli bir bölümü şöyle oldu: Açık
olmasını istediğimden (yüzde 42,3), kendimi böyle mutlu hissediyorum (16,2),
neden açık olmasın (yüzde 14,2), hiç düşünmedim (yüzde 11,2), ailem öyle
istiyor (yüzde 3,1) eşim örtünmemi istemiyor (yüzde 2,1) cevapları verilmiş. Eş
ve erkek arkadaşlarından ötürü başı açık olduklarını söyleyenlerin oranı yüzde
5 olarak gerçekleşti. Bu cevaplar, hem başı örtülü hem açık kadınların aile, eş
ve geleneklerin etkisiyle örtündüğü ve açıldığı tezlerini çürütüyor. Eşi
yüzünden örtünenler yüzde 4, ailesinin isteğiyle kapananlar yüzde 6,7 ile
sınırlı. Başını açma sebepleri arasında da eş yüzde 2,1, aile ise sadece yüzde
3,1'lik paya sahip. Örtünme ya da açık olmakta 'eş ve aile baskısı'nın önemli bir
etken olmadığı görülüyor.


ZAMAN

En güncel <m:red>başörtüsü anketi</m:red> - Haber 10
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
~
İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
srdr44 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 09.02.2008, 10:09

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.567
Teşekkür etti: 15
107 Teşekkür 55 Mesaja aldı
"Şeriat kurallarrına göre yönetilen bir ülkede yaşamak ister misiniz?" sorusuna:

Başörtülüler: %10

Başaçıklar : %6

evet demiş.

Bu netice anket firmasının bir alicengiz oyunu değilse durum vahim. %90 başörtülü şeriata hayır demiş, öyle mi?

Şeriata evet diyebilen başı açık bir bayan, şeriata hayır diyen başörtülü bir bayan. Bu duruma nedersiniz?
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 09.02.2008, 15:02

 
Hasbi Rabbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2006
Mesajlar: 978
Teşekkür etti: 58
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Benimde dikkatimi cekti, ne denirki..!
Hasbi Rabbi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 09.02.2008, 15:14
Ak & Sa

 
el-EMIN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2002
Yaş: 34
Mesajlar: 12.654
Teşekkür etti: 34
71 Teşekkür 43 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız M. Ali Saral
Mesajı göster

Şeriata evet diyebilen başı açık bir bayan, şeriata hayır diyen başörtülü bir bayan. Bu duruma nedersiniz?

Abi basi Kapalilarin cogu Seriatin Kocasinin uygulamalarinla ayni oldugunu düsünerek desteklememis.

Basi aciklarda Zekeriya Beyazin anlattigi Seriati kabullenmislerdir...bayagi istekli görünüyorlar.

Tabi bu sadece Tahmin.
__________________

Okyanus arayan..Irmak olmalidir..!
el-EMIN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 09.02.2008, 17:26

 
allegro - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.07.2007
Mesajlar: 74
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Demek ki şeriat konusunda açık yahut kapalı diye bir şey sözkonusu değil, bugün şeriat sisteminden laik sisteme geçerken kimse aaaa başı açık hakim olur mu doktor olur mu dememişti, binaenaleyh bugün de kimsenin başörtüsünü insani meslek eylemlerinde sorun olarak öne sürmemesi lazımdır. Halkın tamamına yakını müslüman olan bir ülkeyiz ve insanın bir yaşam alanı yaratması açısından laikliğin hiçbir baskısı olamaz. Buradan çıkan sonuç: Başörtülü veya başörtüsüz bütün müslümanların eşitliğini kabul edecekler, ya da kabul edecekler!
allegro isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 09.02.2008, 17:43

 
BAHADIRALP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 1.661
Teşekkür etti: 5
94 Teşekkür 60 Mesaja aldı
Bence basi kapalilarin seriat e kritik bir dönemde ankate verdikleri cevap öyle zannediyorum ki hic degilse bu kanun gecene kadar fikirlerimizi aciga cikarmayalim, belki cikacak kanuna
yasaya etkisi olur endisesi ile verilmis cevap gibi görüyorum..

Artik inancli kesim söylediklerinin yillar sonrada olsa bir gün önlerine getirilip iste siz busunuz oyununa karsi bir refleks mi ..? diyede düsünmüyor degilim
BAHADIRALP isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 09.02.2008, 19:19
Mezhepli Üye

 
HayırLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2005
Yaş: 42
Mesajlar: 1.812
Teşekkür etti: 136
80 Teşekkür 54 Mesaja aldı
Thumbs up

% 60 Müslüman,%30 Hristiyan,% 10 Hristiyan olan bir ülkede olsa hadi tamam diyelim...Yahu nüfusun % 99'u Müslüman bir ülkeden bahsediyoruz...% 1 nüfus için mi Laikliği kabule zorlandık...% 1'e ,% 99 kurban edildik...Böyle saçma sapan düşüncemi olur...Resmen ,alenen baskı ve zulüm ile Laikleştirlidik..

Hadi siyasetçileri anlarım ,çünkü siyaset yapmak için Laik olduğunu söylemek zorundadır,yoksa siyaset yaptırmazlar...Sizlere ne oluyor?...İnancınıza ters olduğu halde Laikliği kabul ettiğinizi ve laikliği savunmaya geçiyorsunuz...

Anket ile ilgili görüşüm ise daha çok başıaçık kadınların çoğunluğunun daha dürüst olduğudur...Allah cc onlardan razı olsun...
__________________
Din ve siyaset baronlarından bıktık artık..!
Çekip gideyim diyorum,kal ve çek ! diyorlar.
HayırLI isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sakarya üniversitesi "Yasağa Devam" dedi. zuğaşi berepe Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 14.03.2008 10:29
Kolesterola Karşi Elma tekumut Sağlıklı yaşam ve Spor 0 20.11.2006 21:53
Sağlık-iş Başkanı Başoğlu : “Çalışana-emekliye yüzde 5 rantiyeye yüzde 15 olmaz” gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 16.12.2005 08:46
Zalİmlere KarŞi Dua Oklari ledunn Dini Bilgi ve Eğitim 3 11.08.2005 09:56
Toplumun Cevheri HANIMLARA Cihad74 Dini Bilgi ve Eğitim 1 25.04.2004 13:49


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:53 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50