| Dogmatik paradigmalar Nedense İslami bir meselede çözüm üretildiği zaman, kalleş medyanın başını çektiği bir şımarık azınlık grubu hemen yoksulluk ve yoksunluk edebiyatına başlıyor. Evet, yolsuzluk ve yoksunluğun varolduğu, tarihöncesinden beri varolduğu bir gerçek, fakat bunu nedense mesela bir başörtüsü meselesi gündeme geldiği zaman "yahu onca mesele dururken..." diyerek özellikle yapıyorlar. Ve bunlar o kadar çarpıtmaca ve değiştirmece yapıyorlar ki, içi boşaltılmış bir İslam ahlakından bile söz ediyorlar.
Tabii ki bütün bunlar ahlaksızcadır. Yoksulluk sömürüsü, başörtüsü gündeme gelince mi akıllarına geliyor? Demek ki bir yerden başlamak bile sözkonusu değil. 5 yıl susmuş, öz yurdunda garip kalmış ama şimdi büyük bir oy tabanıyla iktidar olmuş bir partinin bunu yapma hakkı vardır. Bu, çok kişinin zannettiği gibi bir özgürlük meselesi veya bir insan hakları meselesi değil, Türkiye'ye özgü bir İslami haklar meselesi olduğu için böyledir. Başörtüsü karşıtları her zaman olduğu gibi çözümsüzlükten beslenen vampirlerdir.
__________________
"emrolunduğun gibi dosdoğru ol-Kuran, Hud:112"
|