| Latife hanımı, Atatürk çarşafa soktu Latife hanımı, Atatürk çarşafa soktu! / MİLLİGAZETE 15/02/2008 - 08:41 Ahmet Almaz ilginç bir araştırmacı. Sabataistlere ait Bülbülderesi mezarlığına Türkiye’de ilk giren ve dönmelere ait mezar taşlarını ilk inceleyen kişi O. Fatih Sultan Mehmet’in Yahudi asıllı hekimbaşı Yakup Paşa tarafından zehirlenerek öldürüldüğünü ilk iddia eden de O. Ahmet Almaz’la zaman zaman görüşüyoruz. Her görüşmemizde çarpıcı bir iddia ile gelir karşımıza. Geçen gün TV programı vesilesiyle bir araya geldik. Yine ilginç bir iddiayı gündeme getirdi. İddiası şu; “Latife Hanım’ı Atatürk çarşafa soktu!” Ahmet Almaz’a göre, Latife Hanım Atatürk’le tanışmadan önce Avrupa’da eğitim görmüş başı açık gezen biriydi. Hatta dönemin şartlarında dekolte sayılabilecek elbiseler giymekten hoşlanırdı. Ta ki Mustafa Kemal’le tanışana kadar. 11 Eylül 1922’de, Türk ordusu İzmir’e girince, Başkomutan Mustafa Kemal’e İzmir’in en güzel köşkü olan Uşakizade Ailesi’nin köşkünde kaldı. Ailesi yurtdışında olan Latife Hanım köşkte Babaannesiyle birlikte kalıyordu. M. Kemal 20 gün bu köşkte kaldı. Burada tanıştılar. Mustafa Kemal ile Latife Hanım 29 Ocak 1923’te sade bir nikahla evlendiler. Evlenmeden önce başı açık, dekolte sayılabilecek elbiseler giyen Latife Hanım’ın yerine nikahtan sonra çarşaflı ve kapalı fotoğraflarıyla yeni bir Latife Hanım geldi. Çünkü Mustafa Kemal, Cumhurbaşkanlığı Köşk’ünde başı açık bir kadının olmasını doğru bulmuyordu. Nitekim, M. Kemal’le evli kaldığı sürece kapalı gezen Latife Hanım, Atatürk’ten boşandıktan bir süre sonra yeniden açılacaktır. Bu durum Ahmet Almaz’ın iddiasını, yani Latife Hanım’ın, Atatürk istediği için kapandığı iddiasını kuvvetlendiriyor. Ancak bu kadarla da sınırlı değil. Ahmet Almaz’a göre Mustafa Kemal, evlenmeyi düşündüğü Amerikalı bir gazeteciden de “kapanmasını!” istemişti. (Almaz bu konudaki ayrıntıları yakında çıkarmayı planladığı kitabına saklıyor. Ancak muhtemelen bu yabancı gazeteci Kurtuluş Savaşı’nı izlemek üzere Türkiye’ye gelen Evelyn Anderson Barret’di.) İddia ilginç. Hele bugünlerde yaşadığımız başörtüsü tartışmalarıyla birlikte daha da ilginçleşiyor. O zaman buradan çıkaracağımız ders şu; Sağcılar, solcular, liberaller, kapitalistler, hepimiz tarihi yeniden okumalıyız. Ama en çok türban tartışmalarında ortalığı ayağa kaldıran Laikçiler ile Kemalistler okumalı. Milletvekilleri MİT’e komşu olacak! Nasıl mı? Olay şu. TOKİ, milletvekilleri için konut yapacak. Konutun yapılacağı arazi Yenimahalle’deki MİT Merkezi’nin tam karşısı. Arazi Tarım Bakanlığı’na ait. Organizasyonu ise TBMM Parlamenterler Birliği yapıyor. Konut sayısı 960. Mevcut milletvekillerinin yanı sıra eski milletvekilleri de yararlanabilecek yani. Normalde TOKİ, önceliği evi olmayanlara veriyor. Ama bu, halkımız için geçerli. Milletvekilleri için yapılacak konutlarda, böyle bir şart yok. 10 tane de evi olsa bir tane de MİT’in ordakinden alabilecek. (Güvenli yatırım diye buna denir) Ayrıca konutlar milletvekilliğinin şanına yakışır lükste olacak. Nereden mi biliyoruz; ön müracaat bedeli bile 30 milyar da ondan. Aylık ödeme miktarı da asgari 2 milyardan başlayacakmış... Şu an ön talepler toplanıyor. Başvurular 18’inde bitiyor. Aman geç kalmayın... Bu yatırım kaçmaz... Gül, Tanzanya’ya niye gidiyor? Cumhurbaşkanı Abdullah Gül göreve geldiği 28 Ağustos 2007’den bu yana tam 12 kez yurtdışına çıkmış. 26’sında Tanzanya’ya gidecek. Böylece ilk kez bir Cumhurbaşkanımız Tanzanya’ya gitmiş olacak. Orada bırakın elçiliği, konsolosluğu, temsilciliğimiz bile yok. Bu durumda herkesi bir meraktır sardı gidiyor; “Abdullah Gül, Tanzanya’ya neden gidiyor?” diye. “Türkiye’nin güvenlik konseyi üyeliğine destek isteyecek” diyen de var. “İşadamlarına iş bulacak” bulacak diyen de. Ama Tanzanya olunca espri konusu yapılmadan olmuyor. Mesela geçen birisi, “Ben biliyorum niye gittiğini!” dedi. Meraklanıp sorduk: “Niye?” diye “Cumhurbaşkanı olmadan önce eşine söz vermiştir” dedi sonra ekledi: “Bak Hayrunnisa bir Cumhurbaşkanı olayım seni Tanzanya’ya bile götüreceğim demiştir. Kesin ondan gidiyor” dedi. Malum biraz zor oldu Cumhurbaşkanlığı… |