Hayreddin Karaman bu ülkenin, Türkiyeli Müslümanların namusudur. Hiçbir güç, düşüncelerin açıklanmasını engelleyemez. Şeriat kaldırılmış olabilir, militarist laikler düşünce hürriyetine tahammül edemiyor olabilirler. Ama bu demek değil ki, ilim tam da ilmi olarak açıklanmasın. İslam'ın muamelata ilişkin hükümlerini zaten bu militarizm ortadan kaldırdıktan sonra, tasarladığı reformla Kur'an'daki Yahudilerin lanetlenmesi ve günlük hayata ilişkin muamelat ayetlerini çıkarmayı çok istediler. Ama şükürler olsun ki, kitabımız
Allah tarafından korundu ve kıyamete kadar korunacaktır.
Düşünce özgürlüğü denince her türlü melanet, ateizm, deizm, şeytanizm ideolojileri serbestçe konuşulunca bunlar militarizmin hoşuna da gider, ancak Müslümanlar ve onların alimleri, müctehidleri konuşunca onları sıkıntı basar. Bütün bu olanlarda hep laiklik ideolojisine sarılmaları bu yüzdendir.
Hayreddin Karaman bir müctehiddir. İmamı Azam gibi diktaya karşı onurlu mücadelesinde, gün gelmiş üniversiteyi terk etmiştir, İslamiyetin ölmez ilkelerini söylemeye ve yazmaya devam etmiştir. Gülünç iddialarla bir müctehidi karalayamazlar.
Aziz kardeşimin son kitabı çıktı:
Bir Varmış Bir Yokmuş. 1950'den beri bir fert olarak Karaman'ın hatıratı. Okuyalım.