| Dost’a Mektup Sevgili Candemir kardeşim merhaba..
Dalkavukların gecesi bitti... Zira dalkavukların kim olduğunu bilmek artık zor.
Artık maskeli baloya ihtiyaç ta yok.. Herkes desti izdivacında keyfin... Çıplak krallar giyindiler namustan... Namuslular bedbin kalleş leş kargaları gibi kötülüğü akladılar himmetle.... Soytarı işsiz, kalite düşkün ırz düşmanı... Kıblesini sildiler ehli islamın... Deli tutkulu gençlerin arı çatladı beklemekten...
Yatılı toprakların çocuklarının baş kaldırılarına güldü bir ehli keyf zabit... Deli danaların titrek beyinlerine inid itlaf balyozları acımasız.. Gül ülkesinde dikenlerin acısı bir tutam yaşam yaprağına…
Kurudu yeşil ceyran ülkesinde göller... Dağın dumanında keyifsiz tütünlerin kokuları var... Uçtu misafir kırlangıçlar korkularından... Toprak suya hasret değil.. Yok artık başağı, narı ağacı... Küskün deli veliler... Çentiksiz aşk bahçesinin asırlık çınarları... Mekanik mekanik kollar başlar ve hele diller....
Yahu daha nedeyimmm... Bu ahlı eller çığrışmakta vesselam.. Kalu beladan geldiğimize inanmaz olduk kıssadan... Meçhul yolculuğa gidenlerin ardından ağıt yakmaz oldu artık bülbül... Figan yok gasevet yok.. Bir askıya alınmış tebessümü yazdı yüzümüze medeniyet dişlisi... Dost mezarına inmeden kaymakta kuyuları... Post olsa da kavgası... Bitkin ve bitap mayasız insanoğlu...
Ağlamak mı gerek gülmek mi onu da bilmek zor be güzel sahtekarlar... Ben yitik baharları aramaktayım boşuna... Nerede o güzel kır çiçeklerimle seviştiğim bayırlar. Sürünün beyninde ki güzel iklimi beşer... Yazı yazdığım duvarların asil taş bedenleri... Sureti hak gibi adamlar... Cırtlamayan kavallar... Acılı anneler... Dertli babalar... Ölümüne kazıksız dostlar... Nerdeee...
Nerdesin ey insanlık... Son nefesimizin içinde tanrının bıraktığı son guddeyi de itrah etmeyin... Yazık yazık be kardeşçesine insanlar... Salınsın artık aleme davudun sesinden bir sura dönmüş haykırış salınsın nefsinde körelmiş bebeler gibi dev adamlar... Bekletmeye hak mı kaldı emrin adaletsiz leş kargası sözlerinde...
Dikil ey halkım...
Dikil ki makberinde bir iz olsun boylu boyunca...
Adamsın adamdı insansın insandı desin şu derin çöplüğün akbabaları... Yorgun ellerinde çatlaklarından kan aksın yeniden. Ekmeğine sarılsın şu cömert tanrının çocuklar dirilirken... Ab-ı hayatın sihrini kahinlere kader ağında sebil et. Vuslatına vardığım küllerimle var et bizi yeniden... Öğretin öğretmensiz şu günlerde ve biz sana muhtacız taa evvelinden.....
Sevgili Can kardeşim…
Dost olmayanlara ve ve kimseye selam yok hakikatten...
[/size][/font]
(alinti: Ali Karadeniz Giresun-Isik)
__________________ Nefsin Muhabbetine Şehvet, Ruhun Muhabbetine Aşk derler... Vazifeden doğan ahlak'ın annesi Akıl, Aşkdan doğan ahlakın menbağı Ruhdur. |