İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 23.04.2008, 20:01
 
SUBAT_SOGUGU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.02.2005
Mesajlar: 203
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Question “Komplo” mu, ''Gerçek'' mi?

“Komplo” mu; “Proje” mi?


Takip edenler bilirler, bu köşede genelde “derin” projelerden, Beyaz ve Kara Türklerin mücadelelerinden bahsedilir. Sinirlerimize yerleşmiş, devletin ve toplumsal hayatın önemli mevzilerini işgal etmiş, bizi sömüren ve semiren kripto ecnebiler anlatılır.
Bu tür yazarlara “komplocu” yakıştırmaları yapılır. Yazıları, hayali komplolar üzerine kurgulanmış romanlarla, filmlerle, dizilerle karıştırılır. Anlatılanlar iddialı ve abartılı bulunur.
Bazı gerçeklerin öğrenilmesinden hazzetmeyenler, medyayı, kamuoyunu yönlendirenler bu tür yazı ve haberlerin etkisini kırmak, inandırıcılığını sarsmak için “deli saçması”, “komplo teorisi” yaftası yapıştırırlar. Kitlelerin yönlendirilemeyeceğini farz eden bazı liberal enteller de, bu yazıların “manipülatif”, “gerçek dışı” olduğunu ileriye sürerler.
Hâkim güç odakları yanıltıcı ve yönlendirici, psikolojik harekât mahsulü haberleri, yazıları kamuoyuna pompalar ve maksatları doğrultusunda kullanırlar. Batı yalan haber ve bilgi üzerine kamuoyu oluşturmakta profesyoneldir. ABD'nin Irak'ı işgal gerekçesi Saddam'ın nükleer silaha sahip olduğu yalanı bu gün açıklığa kavuşmuş durumda. Batı'nın Ortadoğu'ya getirdiği demokrasiyi! bütün dünya görüyor. 1. Körfez Savaşı'nda denize dökülen petrol ve içinde yaşam mücadelesi veren ördeklerin ne Saddam'la, ne Körfez Harbiyle ilgisinin olmadığı ortaya çıktı.
Ama, Türkiye'nin bir büyük projeye maruz kaldığı, kripto ecnebilerin memleketin bütün sinirlerini işgal ettiği, milletin ve ülkenin geleceğini tıkamaya çalıştıkları gerçeği her geçen gün netlik kazanmaktadır. Türkiye'ye uygulanan karanlık projeler açığa çıkmakta, memleketin maruz kaldığı fecaat anlaşılmaktadır.
Yazılarımız milletin ümidini kırmak, mücadele azmini bitirmek için yapılan yayınlarla da karıştırılmamalıdır. Bu tür yayınlarla “bizimle mücadele edemezsiniz!”, “teslim olmaktan başka çareniz yok!” mesajı verilir. Mesajı alan insanlar yılgınlık içine girerek, teslim olma-kurcalamama yolunu tercih ederler. Toplumu sindirme-yıldırma amaçlı yayınların en çarpıcılarını kendini Kafkas kökenli olarak sunan Yalçın Küçük yapmaktadır. Sebataylar üzerine yazdığı yazılar ya “hayranlık uyandırmaya” veya “mücadele edilemez” göstermeye yöneliktir. Yayınladığı Sebatay listeleri kafaları karıştırma ve dezenformasyon amaçlıdır.
Bütün suçu, derinlere, Beyaz Türklere, Kripto Ecnebilere atıyor; kendi ihmallerimizi, tembelliğimizi görmezden geliyor değiliz. Problemin özü-esası bizdedir. Kimliğimizden, değerlerimizden uzaklaştığımız, çağı okuyamadığımız, üzerimize düşeni yapamadığımızdan dolayı bu haldeyiz. Ama kendi kusurlarımızın varlığı harici etkenleri yok saymamıza neden olmamalıdır. Zira, problemin tespiti, teşhisi çözümün ilk şartıdır. Eğer Türkiye'ye uygulanan projeyi tespit edemez, ona göre çıkış ve çözüm yolları geliştirmezsek; bu cendereden kurtulamayız. İsabetli bir teşhis koymadan çözüm üretemeyiz.
Türkiye'de “Beyaz Türklerin hâkimiyeti”, “kripto ecnebilerin kumpası” bir realitedir. Türk milleti son 100-150 yılda büyük bir tasfiyeye maruz bırakılmıştır. İnsanımız sofistike, profesyonel bir proje ile karşı karşıyadır.
Sağlıklı bir durum tespiti yapmadan, millet aleyhine kurulan tuzakları görmeden, kanımızı emen vampirleri tanımadan, sinirlerimize yapışmış sülükleri teşhis etmeden bu virüslerden kurtulmak mümkün değildir. Bünyenin tedavisi için önce cerahatin kurutulması, irinlerin temizlenmesi lazım.
Millet iradesine vurulmuş “çelikten çeper” yırtılmadan, “derin operasyonlar”, “karanlık provokasyonlar”, “darbeler”, “çeteleşmeler”, “son 2 yılda yaşanan tuhaflıklar” bitmeyecektir.
Maksadımız ne birilerinin kökenini kurcalamak, ne de komplo yazıları yazmaktır. Kanla, kafatası ile işimiz olmaz. Ermeni'yi de, Yahudi'yi de “Eşrefi Mahlûkat” kabul ederiz. “Yaratılanı severiz yaratandan ötürü”, “Kim olursan ol, gel” diyen bir kültürden geliyoruz. İnsanımızı maruz kaldığı büyük-derin-gayrı milli projeye uyarma çabasındayız.
“Vatandaşa bir nevi hizmetimiz olsun” diye, kendi çapımızda parçaları birleştirmeye çalışıyoruz!....


22 Nisan 2008 Salı


Aktif Haber [ Yazar : Yusuf GEZGİN ]
__________________
Dine saygi, dusunceye ozgurluk!
SUBAT_SOGUGU isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
“Başörtüsü furûattır”dan, “velev ki siyasi simge olsa”ya Omar_Muhtar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 51 14.06.2008 18:51
Allah “yapmayın” değil “yaklaşmayın” diyor! itimat Bir oku bin düşün 0 18.05.2008 00:15
“Gerçek Müslüman Ulusalcının Yanındadır” mı?! Battal Özgün Yazılarınız 0 14.04.2008 14:09
“Ümmet Olma Sorumluluğu” ve “Milli Görüş’ü Destekleme Bilinci” malcolm_x Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 03.07.2007 19:43
Giden “kardeş” Gelen “bayan”... MeRCaNDeDe Özgün Yazılarınız 0 19.05.2003 09:50


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:47 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git