İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 20.05.2008, 23:14

 
Üyelik tarihi: 20.05.2008
Mesajlar: 17
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Yolsuzluk her yerde; yolsuzlar her meslekten...

Doktorlara sahte emeklilik davası


(A.A.) - ANKARA - Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı SSK’lılara usulsüz malulen emeklilik sağlanmasıyla ilgili olarak 30 doktor hakkında soruşturma başlattı. Bu doktorlar arasında kamuoyunda "Neşter Operasyonu" olarak bilinen ve SSK Ankara Hastanesi'ndeki Kardiyoloji Kliniği üzerinden yürütülen rüşvet ekibinin üyeleri de var. Aynı soruşturmada ‘resmi belgede sahtecilik’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ suçu ile yargılananlardan bir isim de daha önce çeşitli ilaç yolsuzlukları nedeni ile de soruşturmaya uğrayan RTÜK doktoru Dr. Nermin Aydın.

SSK’dan usulsüz şekilde malulen emekli olanlar hakkında daha önce dava açan başsavcılık, aralarında dönemin SSK Dışkapı Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. İbrahim Çolak’ın da bulunduğu sahte raporları onaylayan doktorlar hakkında Ankara Valiliği’nden soruşturma izni istedi. Devleti zarara uğratmak ile suçlanan sanıklar Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz ettiler, ancak soruşturmayı sekteye uğratmağa yönelik bu itiraz reddedildi. Malulen emeklilik işlemlerinin, eski bir hasta için düzenlenmiş rapora dayandığı, doktorların, Ankara Numune Hastanesi’nden alınan söz konusu raporları onayladıkları ifade edildi.


Yolsuzluklara karşı tavrı ile bilinen Ankara Valisi Kemal Önal'ın 10 Mart 2008 günü soruşturma izni vermesi ile adli süreç başladı.
Soruşturma, ‘resmi belgede sahtecilik’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ suçlarından yürütülüyor ve sanıklar ‘sahte resmi belge düzenlemek’ , ‘kamu kurumunu dolandırmak’ suçlarından Ankara 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor.

Yargı sürecinde "kamu kaynaklarına zarar vermek" ; "haksız kazanç edinmek" suçlarınndan da yargılanacak olan doktorların mal varlıklarının da incelemeye tabi tutulacak olmasının Ankara'da "iyi kazanan" doktorların ikamet ettiği Beysukent ; Mesa Koru Sitesi gibi villakentler ve sitelerde büyük bir paniğe yol açtığı öğrenildi.

RTÜK doktoru Dr. Nermin Aydın'ın Mesa Koru Sitesi Sardunya Blokları'ndaki lüks konutundan aylık 1.100 YTL kira geliri elde ettiği resmi bir belge ile yargı safhasında ortaya çıktı. Aynı sitedeki bir dairenin "Neşter Operasyonu" sanıklarından Dr. Derviş Oral adına MEDAY adlı tıbbi malzeme firması tarafından ödenen taksitlerle alındığı da belgelenmişti.

Hürriyet - -Sahte emeklilikten 30 doktora soruşturma

http://arsiv.sabah.com.tr/2006/01/04/gnd916.html

TGRT Haber &raquo Haberler &raquo Türkiye &raquo SSK'da sahte emeklilik

Akşam Gazetesi - Doktorlara sahte emeklilik davası
seyhunbek isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 21.05.2008, 21:42

 
Üyelik tarihi: 20.05.2008
Mesajlar: 17
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
'Neşter'de rüşvetin belgesi:


MESA KORU SİTESİ SARDUNYA Bloklarında


Taksitler "şirketten" ; Tapu Meday'dan...

ANKARA

TOLGA ŞARDAN, GÖKÇER TAHİNCİOĞLU


Neşter'de rüşvetin belgesi de oldu!

Murakıplar, yatırılan paraların doktorlar tarafından birkaç saniyede çekildiğini tespit etti. Yasadışı ilişki ortaya çıkarıldı



Neşter Operasyonu'nda gözaltına alınan ve tutuklanan doktorların firmaların harcırahlarıyla yurtdışına gittiği, medikal firmaların, doktorların evlerinin tapu işlemlerini yürüttüğü ve aidatlarını yatırdığı, firmaların bankaya yatırdığı paraları da doktorların birkaç saniyede çektiği belirlendi.

Ankara DGM Savcısı Ömer Süha Aldan, Kaçakçılık ve Organize Suçlar Mücadele Daire Başkanlığı ile Ankara polisince yürütülen operasyonda ulaşılan bilgiler şöyle sıralandı:

• Derviş Oral, 40'a yakın banka hesabı ve 8 villadan oluşan servetinin kaynağı olarak, eşi Doç. Dr. Havva Oral'ın muayenehanesinden elde edilen kazancı gösterdi. Ancak Havva Oral'ın 2002'de Maliye'ye 3 milyar lira gelir gösterdiği anlaşıldı.

• Oral, Angora Evleri'nden aldığı 140 bin dolarlık villayı, bir şirkette 230 milyon lira maaşla çalışan oğlu Özay'ın üzerine yaptırdı. Oral, kendisi ve eşi adına da, aynı yerde 310 bin dolarlık bir villa daha satın aldı.

• Oral ve gözaltına alınan Prof. Dr. Kenan Ömürlü'nün Angora Evleri'ndeki villalarının senet ödemeleri, MEDAY Medikal çalışanları Selçuk Salur, Yusuf Yener, Tekin Kutlu ve Murat Danacıoğlu tarafından yapıldı.

Oral'ın MESA Koru Sitesi'ndeki evinin bazı aidatlarını da Salur ödedi. Evin tapu işlemlerini MEDAY Medikal yaptı, tapuyu da firma çalışanı Salih Uğur aldı.

• Yeminli murakıplar, TERA Medikal'ın sahibi Mert Aygen'in doktorların hesabına yatırdığı paraları yine doktorların birkaç saniye içinde çektiğini ortaya çıkardı.

• Son 3 - 4 yılda Angora Evleri'nden 7 villa alan Aygen, Mehmet Metin'in eşi Ayşe Özden Metin'in hesabına 181 bin dolar yatırdı. Mehmet Metin de bu parayı Adana Gazipaşa'dan çekti.


Oral, suçlamaları reddetti

Tutuklanan Derviş Oral, ifadesinde suçlamaları kabul etmedi. Malvarlığının kendi birikimi olduğunu savunan Oral, "Karı koca birikimimiz" ifadesini kullandı. Oral, tıbbi ilaç satan firmalarının yetkililerinden rüşvet aldığı iddiaları konusunda da "Benim paraya ihtiyacım yok" dedi.


Ucuz tekliflerin dosyaları kayıp

• Prof. Oral, 17 hesabını açıklamakta zorlandı.

• Oral ve ailesi kongrelere firmaların paralarıyla gitti.

• Tutuklanan TERA Medikal'ın sahibi Mert Aygen, eşinin kardeşi Hakan Coşkun adına hesap açtırarak; Oral, Metin ve Özmen'e para aktardı.

• Bürokratlar, daha önce SSK'ya yüksek fiyattan malzeme satan firmalardan 1998 protokolüne göre, bu paraları geri istemeliydi. Ancak hiçbir işlem yapmayarak görevlerini ihmal ettikleri için gözaltına alındılar.

• Bürokratların malvarlığında 50 - 100 milyar artış oldu.

• 1998 protokolünden sonra REYSAŞ, GTS ve OMMED firmaları, SSK'ya ucuz malzeme satmayı teklif etti. Ancak bürokratlar teklif dosyalarını "kaybetti."



Profesör Özmen gözaltına alındı

Neşter operasyonunda bu kez SSK'nın üst düzey dört eski bürokratı ve tanınmış kardiyologlardan Prof. Dr. Ferhan Özmen, gözaltına alındı. Önceki gün Prof. Oral ve Doç. Metin tutuklandı. Dün de, Özmen'le birlikte SSK eski Genel Müdür yardımcıları Ertan Rıfat Telhan, Cahit Pekyardımcı, Satın Alma Dairesi eski Başkanı Fikri Üçgül ve Sosyal Güvenlik Kuruluşları Başkan Vekili Demirhan Atasoy, iki medikal firma temsilcisiyle beraber gözaltına alındı. Şu ana kadar 8 kişinin tutuklandığı operasyonda iddianamenin 10 gün içinde tamamlanacağı, tutuklanmayan çok sayıda doktor ve firma yetkilisinin de "rüşvet almak - rüşvet vermek"le suçlanacağı kaydedildi.

MİLLİYET İNTERNET - SİYASET
seyhunbek isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 22.05.2008, 22:16

 
Üyelik tarihi: 22.05.2008
Mesajlar: 61
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı:
"RTÜK çalışanları Vioxx kurbanı"


Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve RTÜK doktoru Hayati Bice, Vioxx adlı romatizma ilacını kullanan bazı RTÜK personelinde kalp krizi, şuur kaybı ve hipertansiyon atağı görüldüğünü Sağlık Bakanlığı’na rapor etti.

RTÜK doktoru Hayati Bice, Sağlık Bakanlığı’na verdiği raporda, basında Vioxx ilacının ölümcül etkilerinin yer aldığı haberlerin çıkmasının ardından bu ilacı kullanan 19 Üst Kurul personelinde inceleme yaptığını belirtti.

Bice, bu kişilerin 2’sinde ciddi yan etkilerin görüldüğünü ve hastalara acil müdahale edildiğini kaydetti.

Yan etkilerin en önemlilerini kalp krizi, hipertansiyon atağı ve şuur kaybı olarak tanımlayan Bice raporda, "Bu iki personel dışında Üst Kurul’da çalışan yaklaşık 400 personelde bu derece ağır seyreden İstemik Kalp Hastalığı gözlememiş olmamız 4 yılı aşkın süredir kurum tabipliği yapan birisi olarak bana tıbben ve istatistiki olarak da anlamlı gelmiştir" dedi.

Basında yer alan haberlerde, Türkiye’de Vioxx ilacından 4 bin kişinin yaşamını yitirmiş olabileceği savunulmuştu. Söz konusu ilaç geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklanmıştı.

Hürriyet

(ANKA)- Ankara

Bu haberlerin basında yer alması üzerine yapılan incelemede 2003-2004 yıllarında RTÜK personeline 79 reçetede Vioxx adlı ağrı kesici ilaçtan yazıldığı ortaya çıktı.

RTÜK personeline yazılan 79 Vioxx reçetesinden 58'inin Ankara Valiliği tarafından 10.3.2008 tarihli "soruşturma izni" ile "görevi kötüye kullanmak" suçlaması ile hakkında soruşturma başlatılan RTÜK doktoru Dr.Nermin Aydın tarafından yazıldığı anlaşıldı.

Vioxx reçetelerinin 19 tanesinin ise RTÜK dışındaki sağlık kurumlarına sevk alan personelin sağlık karnelerine yazıldığı belirlendi.

Vioxx hakkındaki ilk resmi "ölümcül yan etki" bildirimi de RTÜK kayıtlarına girmiş ve T.C. Sağlık Bakanlığı'na da iletilmişti.

Vioxx adlı romatizma ilacı rapor edilen yan etkileri nedeni ile T.C. Sağlık Bakanlığı bilgisi dahilinde 30.9.2004 tarihinde üretici firma tarafından piyasadan geri çekilerek toplatılmıştı.

Bu ülkenin sorunu "aydın ihaneti"...
serefsan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 28.05.2008, 07:25

 
Üyelik tarihi: 20.05.2008
Mesajlar: 17
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
NURHAN YÖNEZER
nyonezer@gmail.com

26 Mayıs 2008
Sağlıktaki kirlenmenin adı:Reçete Üretimi!

“Silivri’de her gün poliklinik yapan HÖ Bey, günde ortalama 80 hasta bakmaktadır. Günde ortalama 10 Combicid reçetesi üretecek olan hekim, bize haftada 50 yani ayda 200 reçete desteği sağlayarak, yılbaşına kadar bu desteği devam edecektir.”

İmza sahibi ‘Fırtına’rumuzlu ilaç mümessili…Bunu yazmasının nedeni, Silivri’de görev yapan doktora, bilgisayar monitörü alınması talebi…

İlaç antibakteriyal bir ilaç... Yerli üretim…Önemli enfeksiyon hastalıklarında kullanılıyor. Tıpkı diğer ilaçlar gibi yan etkileri de var… Bulantı, baş dönmesi, deri döküntüsü gibi…

Ama önemli değil! Çünkü reçetesi ne kadar üretilirse, o kadar baş döndürecek!

Önemli olan reçete üretimi!

Bir ilaç şirketinin çalışanı, işten ayrıldıktan sonra ‘kirlibilim.com’adlı sitede bine yakın doktora promosyon adı altında verilen hediyelerin tam listesini yayınlayınca,doktorlar tarafından “reçete nasıl üretilir?”nihayet ortaya çıktı…

Nihayet diyoruz çünkü herkes-hepimiz, ilaç mümessillerinin nasıl çalıştığını aşağı yukarı biliyor-biliyoruz…

Belki de hepimiz suçluyuz…Belki de hepimiz korkuyoruz… Sadece ölmekten değil, insanlardan da korkuyoruz belli ki…

Yoksa herkesin bildiği bir “reçete üretimi”sistemi, sağlık gibi hassas bir konuda nasıl sistem haline gelir?

Basitçe anlatalım:

Kimse kimseyi şikayet etmiyor… Eskiden olduğu gibi ihbarlar, soruşturma haline gelmiyor…Dürüst vatandaşlar da, görevliler de, artık ödüllendirilmiyor , daha da önemlisi saygın bir hale gelmiyor…

Çünkü:

Şikayet edenin önce kendi başı belaya giriyor, ikincisi, ihbarlar, gücü elinde bulunduranların yandaşlarına göre değerlendiriliyor, üçüncüsü, artık dürüst denilen insanlara neredeyse “aptal”gözüyle bakılıyor.

Bu işin vatandaş kısmı…

Doktorlar kısmına geçelim: Hipokrat yemini filan yok artık. Var ama yok! Olsa, son yıllarda tıp skandalları bu kadar artar mı? Bir özel hastaneye gittiğinizde, gereksiz ne kadar tahlil, röntgen hatta operasyon yapılır mı? Kongrelerde, ilaç firmalarıyla pazarlık edilir mi? Eşle birlikte bir yurtdışı gezisi için “reçete üretme”sistemine dahil olunur mu?

Ya gücü elinde bulunduranlar:

Hükümet üyeleri, milletvekilleri, bürokratlar, insan değil mi? Hiç mi hastalanmıyorlar? Hadi görevdeyken hastalandıklarında çok “hijyen “koşullarda “torpilli” tedavi oldukları için bütün bunlardan haberleri yok! Daha önce hiç hastalanmadılar mı? Hiç mi kuşku duyacakları bir işlem ile karşılaşmadılar? Hiç mi çevrelerinden birileri artık reçeteye, “t-shirt” muamelesi yapılarak, üretildiğini kendilerine anlatma cesareti göstermediler?

Teftiş sistemi ile IMF istedi diye habire uğraşılacağına, “düzgün müfettişler”in göreve getirileceği bir sistem getirmek bu kadar mı zor?

Bu noktada medyayı da hatırlamak zorundayız…

Bu tür haberleri sadece, esen rüzgarlara ve hükümetlerin bu rüzgarlardan etkilenme oranlarına bakarak, sayfaya koymak nasıl bir sorumluluk anlayışıdır?

‘kirlibilim.com’ kapatılmış, ilaç firması, açıklama yapmış…

Bundan sonra “malum çevrelerden” “Adı geçen olay, münferittir” diye bir açıklama daha gelirse hiç şaşırmayalım…

Keşke hep bir ağızdan bağırabilsek, “Adı gecen olay, koskoca bir sistem. Hem de yıllardır”diye…

Özdemir Asaf ne demişti? Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler…

Bütün sektörler kirleniyor belki ama, sağlık sektöründeki kirlenme, insanı dehşete düşürüyor.

Sonuçta herkes bir şekilde kirli artık…Hele önlükler!

******************************************
Bu işin çözümü çok kolay aslında...

Doktorların mal varlığını bilgisayar kayıtlarından beş saniyede sorgularsınız; kim ne almış ; ne zaman almış ne ile almış?. Kabak gibi çıkar ortaya tüm avantalar; promosyonlar...

Sonra uykularını kaybetsin yolsuzluğa bulaşanlar.

Mesela: RTÜK doktorlarından Dr.Nermin Aydın'ın trilyonluk mal varlığını izah etmek için 3 yıldır kıvrandığı gibi.

Guya MAL VARLIĞI hakkında NEREDEN BULDUN ? diye bir kanun var ama uygulama hak getire.

Gercek Gundem: Turkiye'nin ihtiyaci...
seyhunbek isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 28.05.2008, 10:36

 
Üyelik tarihi: 22.05.2008
Mesajlar: 61
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı:

AKP' nin Çiftliği RTÜK 'de İlaç Vurgunu

Haber Bizde



13 Temmuz 2005’de AKP tarafından seçilerek gönderilen üyelerin 6 / 9 (dokuzda altı) oranıyla “mutlak” çoğunluğu teşkil ettiği RTÜK’deki usulsüzlüklerin ve kamu kaynaklarının keyfi şekilde yağmalanmasının ardı arkası kesilmiyor.

Çoğunluğunu AKP’nin önerdiği üyelerin RTÜK kaynaklarının banka hesabında tutulması karşılığı lüks makam araçları kiralatmaları ; üyelerin bir kısmının “keyfi işleri”nde kullandığı “örtülü ödenek tahsisi” ; RTÜK üyelerinin sıraya girdiği baş döndüren “yurtdışı geziler” trafiği konuları basına yansıdığı gibi TBMM’de de sözkonusu edilmişti.



Son olarak RTÜK’de yazılan reçetelerin yol açtığı trilyonluk eczane kavgası RTÜK’de keyfiliklerin bir diğer örneğini ortaya çıkardı. RTÜK mevzuatını ve bürokrasisini “yakından takibi”yle bilinen Orhan Uğuroğlu yönetimindeki RTÜK TV sitesinin 30.11.2006 tarihinde yayınından bu yana geçen sürede hiçbir açıklama yapılamayan haberi RTÜK’ün personeline yazılan ilaçlarla da soyulduğunu gösteriyor.



RTÜK’de görevli bir bayan doktorun yazdığı pahalı reçeteleri yönlendirdiği iddia edilen bir eczanenin RTÜK’e yakınlığı ile en büyük rakibi durumuna gelen bir diğer eczaneyi RTÜK çevresinden uzaklaştırmak için mülkiyetini satın alarak tahliye davası açması “paylaşılamayan RTÜK reçete pastası”nın büyüklüğüne işaret ediyor.



Resmi kaynaklardan öğrenildiğine göre RTÜK’e en yakın konumdaki anlaşmalı eczane olan ANKUVA Eczanesi’nin bulunduğu dükkan RTÜK’ün kanser, hemofili gibi hastalıklara yönelik pahalı reçetelerinin yönlendirildiği iddia edilen eczane tarafından 29 Eylül 2006 günü 530 Milyar TL. (530.000. YTL)ye satın alındı ve içerisindeki eczaneye tahliye davası açıldı.



RTÜK’DEKİ İLAÇ YOLSUZLUĞU



3 yıla yakın süredir kamuoyunun bilgisi dahilinde olan RTÜK’deki ilaç yolsuzluğu konusu ilk olarak 21 Ocak 2004 tarihinde Dr. Hayati Bice tarafından resmi bir şikayet dilekçesi ile gündeme getirilmişti. RTÜK’de yapılan soruşturmaların yolsuzluk yapanları değil de “yolsuzluğa karşı mücadele edenler”i cezalandırmaya yönelik gelişmesi üzerine konu yargıya intikal etmişti.



RTÜK ile anlaşmalı eczane ve ilaç şirketleri ile olan şaibeli ilişkileri gündeme gelen RTÜK doktorlarından Dr. Nermin Aydın’ın “trilyonluk bir mal varlığı”na sahip olduğu da yargı sürecinde ortaya çıkmış ve mahkeme dosyasına girmişti. Medyaya da yansıyan bu “şaibeli mal varlığı” konusunda RTÜK’de “Nereden Buldun?” yasası çerçevesinde soruşturması açılacağına “konunun medyaya yansıması”nın açılan idari soruşturmaya konu edilmesi dikkat çekmişti.



-----------------------------------------------------

Haber ile ilgili linkler:



RTUK.TV’nin “RTÜK’te Şaibeli Reçeteler” haberi (30 Kasım 2006):

http://www.rtuk.tv/index.php?subaction=showfull&id=1164900814&archive =&start_from=&ucat=2 &



RTÜK’te Görevli Dr. Nermin Aydın’ın “Şaibeli Mal Varlığı” haberleri :




http://www.medyaline.com/haberler/haber_detay.asp?id=13172



http://www.internetajans.com/default.asp?NID=1333





2 Aralık 2006 - 13:37:47 - 543 günlük



Yolsuzlardan ; hırsızlardan hiç hesap sorulmayacak mı bu ülkede?
serefsan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tsk'da İki eşli asker meslekten ihrac edildi Muttaki Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 2 11.10.2008 21:55
AkPde yolsuzluk bitmek bilmiyor ! refah Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 15.09.2008 11:25
Ezan Girmeyen yere, yolsuzluk girer Muttaki Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 38 06.09.2008 20:20
yolsuzluk var mi ABCDE Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 7 05.09.2006 02:22
Yolsuzluk yapanlarin Ensesindeyiz :-) el-EMIN Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 28.05.2004 14:05


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:27 .
vBulletin (Türkçe)
Copyright 2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49