İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DÝN-SÝYASET / EKONOMÝ-SAÐLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 24.05.2008, 21:59

 
A.BEYHAN SOYLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.04.2007
Mesajlar: 953
Teþekkür etti: 23
32 Teþekkür 25 Mesaja aldý
Þeriat üzerine 2 güzel yazý...!

Þeriat ‘Geliyor’ mu, Yoksa ‘Elden Gidiyor’ mu?


[19 Mayýs 2008 tarihli Star gazetesinde yayýnlandý]

Internet üzerinden propaganda iþi son yýllarda ülkemizde iyice yaygýnlaþtý. Siz hiç talep etmediðiniz halde birileri sizi “email listesi”ne ekliyor ve kendi görüþlerini içeren upuzun metinleri nerdeyse her gün adresinize postalýyor. Bu “davetsiz misafirlik”, pek nazik ve düþünceli bir tutum olmadýðý gibi, aslýnda “internet yasalarý”na da aykýrý.

Neyse… Asýl deðinmek istediðim, gelen mesajlarýn içeriði. Özellikle de “þeriat” ile ilgili olanlarý. Bu konuda birbirine tümüyle zýt iki görüþ var. Bir grup, Türkiye’nin hýzla “þeriat rejimine sürüklendiði” iddiasýnda. Kanýt olarak da, en çok, baþta siyasetçi eþleri olmak üzere baþörtülü hanýmlarýn fotoðraflarýný kullanýyor. “Ýçki yasaðý” gibi aslý-astarý olmadýðý çoðu kez sonradan ortaya çýkan þehir efsaneleri de cabasý.

Ama bir de “þeriat”ýn hýzla dejenere olduðunu, hatta “elden gittiðini” düþünenler var. Böyle düþünenlerin kurduðu bir “email grubu”, geçenlerde Milli Gazete köþeyazarý Mehmet Þevket Eygi’nin yazdýðý bir makaleyi göndermiþti. Sayýn Eygi, yazýsýnda, Ýstanbul Müftülüðü Türk Tasavvuf Musikisi Kadýnlar Korosu’nun, Kutlu Doðum Haftasý münasebetiyle düzenlediði bir konseri sert þekilde eleþtiriyordu. Ona göre kadýnlarýn erkeklere konser vermesi, “Ýslâm tarihinde görülmemiþ bir bid’at”, “büyük bir günah” ve “dinde yenilik ve dinde reform kapýsýný açan” korkunç bir hata idi. “Bu hadiseyi,” diyordu Sayýn Eygi, “Kitabullah’a, Resulün sünnetine, fýkha, þeriata baðlý bir Müslüman olarak protesto ediyorum.”

Buna benzer zýt yorumlar, son yýllarýn tartýþmalý konularýndan “tesettür defileleri” için de yapýlýyor. Eygi gibi düþünen dindarlara göre, bu defileler, Müslümanlarýn “çaðdaþlýk” uðruna ilke ve deðerlerinden taviz veriþinin sembolü. Oysa öte yanda da ayný olguyu “çaðdaþ yaþam biçimine tehdit” ve ülkenin “laiklikten uzaklaþmasý” olarak tanýmlayanlar var.

Peki gerçekte ne oluyor Türkiye’de? Þeriat “geliyor” mu, yoksa “elden gidiyor” mu?

Cevap, hiçbiri. Yaþanan sürecin özü, onyýllardýr toplumun “kenarýna” itilmiþ olan dindar/muhafazakar kesimin, hem fiziksel hem de kültürel olarak “merkez”e gelmesi. Bu kesimi görmeye pek alýþýk olmayan “çaðdaþ”lar, “aman, dinciler geliyor” diye paniðe kapýlýyor. Öteki tarafta da, “fazla açýldýk, nereye gidiyoruz” diye itiraz edenler var.

“Tesettür defilesi” aslýnda çok sembolik bir örnek. “Tesettür” dini, “defile” ise modern bir kavram. Ýkisi bir araya gelince, laikçiler bunu “modernlik elden gidiyor” diye anlýyor. Mutaassýp dindarlar ise “din elden gidiyor” diye düþünüyor. Aslýnda yaþanan þey, dindarlýk ile modernliðin içiçe girmesi.

Peki bu iyi bir þey mi?

Yine nereden baktýðýnýza göre deðiþir. Eðer modernliði “dinin toplumsal yaþamdan kazýnmasý” diye Sovyetik bir biçimde anlýyorsanýz (ki Türk seçkinlerinin bazýlarý anlar), o zaman panik ataklara kapýlabilirsiniz. Yahut eðer dindarlýðýn ancak geleneksel kalýplar içinde korunabileceðini düþünüyorsanýz, yine endiþelere gark olabilirsiniz.

Ancak “hem modern, hem dindar olunabilir” diyenler için de iþ o kadar basit deðil. Çünkü tüm bu süreç içinde dinin ruhunun seyrelmesi, dini deðerlerin sadece sembollere indirgenirken manevi ve ahlaki boyutun yozlaþmasý gibi bir tehlike var. Dahasý “modern dünya” sadece maddi araçlardan ibaret deðil. Ýçerdiði felsefeye, bilime, siyasi ve ekonomik düzene nasýl bir yorum getiriyorsunuz; asýl mesele burada.

Bu arada, unutmadan, bu iþlerin “laiklik”le hiç bir ilgisi yok. Laiklik devletle ilgili bir ilkedir; burada ise toplumdan söz ediyoruz. Devlete tek düþen, gölge etmemek.




Mustafa Akyol: Şeriat ‘Geliyor’ mu, Yoksa ‘Elden Gidiyor’ mu?

Mustafa Akyol: Şeriata Övgü
A.BEYHAN SOYLU isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 28.05.2008, 07:55

 
Üyelik tarihi: 20.05.2008
Mesajlar: 17
Teþekkür etti: 0
0 Teþekkür 0 Mesaja aldý
Mustafa Akyol : Þeriata Övgü

2.yazý da bu:

May 21, 2008

Þeriata Övgü

Mustafa Akyol

[21 Mayýs 2008 tarihli Star gazetesinde yayýnlandý]

ABD’nin önde gelen gazetesi New York Times, bundan iki ay kadar önce Ýslam hukuku hakkýnda çok uzun, kapsamlý ve önemli bir makale yayýnladý. “Þeriat, Hukuk Devleti Anlamýna mý Geliyor?” (Does Shariah Mean The Rule of Law?) baþlýklý yazý, Harvard Üniversitesi’nden genç hukuk profesörü Noah Feldman’ýn imzasýný taþýyordu ve epey de “ezber bozucu”ydu.

Feldman, önce “ezber”e deðiniyor ve þöyle diyordu: “Çoðumuz için ‘þeriat’ kelimesi, kesilen eller, taþlanan zaniler ve baský altýna alýnan kadýnlar gibi korkunç þeyleri çaðrýþtýrýyor.” Ama hemen ardýndan ekliyordu: “Oysaki, Ýslam hukuku, tarihinin büyük bölümünde, aslýnda dünya üzerinde var olan en liberal ve hümanistik hukuk ilkelerini sunmuþtur.”

Feldman’ý bu yargýya ulaþtýran analiz yöntemi, Ýslam hukukunu, geliþtiði dönemin diðer hukuk sistemleri ile karþýlaþtýrmaktý. “Þeriat”tan dehþete kapýlan Batýlýlara þu hatýrlatmayý yapýyordu:

“Geleneksel Ýngiliz yasalarýnýn 5 þilinden yüksek hýrsýzlýklar ve daha pek çok suç için idam cezasýný öngördüðünü bugün kim hatýrlýyor? Ya da iþkencenin 18. yüzyýla dek çoðu Avrupa ülkesinde adli sistemin meþru bir unsuru olarak kabul edildiðini kaç kiþi biliyor? Cinsiyet ayrýmcýlýðýna gelirsek, Ýngiliz geleneksel hukuku (common law), evli kadýnlara herhangi bir mülkiyet hakký tanýmýyor, hatta onlara kocalarýndan baðýmsýz bir hukuki kiþilik bile atfetmiyordu. Öyle ki Ýngilizler elde ettikleri sömürgelerde þeriat hukukunu kaldýrýp kendi hukuklarýný uyguladýklarýnda, bunun sonucu, kadýnlarý þeriatýn kendilerine verdiði haklardan mahrum býrakmak oldu.”

Feldman, makalesinin devamýnda þeriatýn Ýslam medeniyetinde modern çaðlara dek iktidarý denetleyen ve toplumun haklarýný koruyan bir adalet kaynaðý olduðunu da hatýrlatýyordu. Þeriatý geliþtiren ulema, bazen dünyevi iktidarýn hizmetine girmiþse bile, çoðu zaman onu sýnýrlandýrmýþ, keyfi idarenin önüne geçmiþti. Feldman’ýn deyimiyle, “þeriat, mahkemelerde kayýrmayý yasaklamýþ, fakir ve zengine eþit muamale yapýlmasýný emretmiþ, hatta bugün bazý Ortadoðu ülkelerinde yaþanan namus cinayetlerini lanetlemiþ”ti.

Zaten Osmanlý’da sarayý protesto ederken kullanýlan “þeriat isteriz” sözünün manasý da aslýnda “adalet isteriz”dir.
Bugün ise “þeriat isteriz” sözü bize Taliban’ýn korkunç düzenini hatýrlatýyor. Bu da elbette sebepsiz deðil. Feldman’ýn da vurguladýðý gibi, Ýslam hukuku, “içtihat” geleneðinin sönmesi ise duraðanlaþmýþ ve çaðýn standartlarýnýn çok gerisine düþmüþ durumda. Ama bunun nedeni, þeriatýn özünde var olan bir sorun deðil, Müslüman dünyanýn son iki yüzyýldýr içine düþtüðü kriz. Bunun sebepleri ise dini deðil, siyasi, ekonomik ve coðrafi.

Zaten kendini geliþtirmeyen her hukuk sistemi çaðýn gerisine düþer. Atatürk döneminde yapýlan büyük kadýn reformu bile bugünün standartlarýnýn gerisinde kaldý ki, 2001-2004 yýllarý arasýnda bir dizi hukuki düzenleme ile kadýnlara yeni haklar verdik. Ýslam hukuku da, eðer bazý ilahiyatçýlarýn belirttiði gibi hükümlerin “lâfzýndan” ziyade “maksadýný” dikkate alan dinamik bir “usül” ile yorumlanýrsa, pekâlâ gayet “liberal ve hümanistik” olabilir. Zaten Feldman’ýn dediði gibi, yüzyýllar boyunca öyle olmuþtur.

Bunlarý yazmaktaki amacým ise Türkiye’ye “þeriat düzeni” önermek filan deðil. Aksine Türkiye gibi çok renkli toplumlarda hukuk düzeninin mutlaka laik olmasý gerektiðine, aksi takdirde belirli bir inancýn ve hatta mezhebin despotizmiyle yüz yüze kalacaðýmýzý düþünüyorum. Ancak “þeriat” kavramýný öcüleþtirmek doðru deðil. Taliban’a veya Suudi Afganistan’a baktýðýmýzda kýnamamýz gereken þey, bizatihi “þeriat” deðil, onu baðnaz, katý ve (“Ýslami feministler”in ifadesiyle) “erkek egemen bakýþla” yorumlayan zihniyet.


Yazan: Mustafa Akyol Tarih: May 21, 2008
seyhunbek isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 02.06.2008, 21:16

 
Üyelik tarihi: 22.05.2008
Mesajlar: 61
Teþekkür etti: 0
2 Teþekkür 2 Mesaja aldý
Birþeyin geldiði-meldiði yok: Hayal görüyorlar.
serefsan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif deðil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif deðil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif deðil dir.
Kendi Mesajýnýzý deðiþtirme yetkiniz Aktif deðildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodlarý Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Güzel Yazý Yazma Sanatý mücahit Resim ve Karikatür 0 24.09.2008 23:02
güzel bir yazý dizisi BeytullaH Dini Bilgi ve Eðitim 0 25.06.2008 00:46
kadýnlar hakkýnda güzel bir yazý BeytullaH Muhabbet Olsun 8 16.09.2007 01:37
Yýlbaþý üzerine çarpýcý iki yazý hizmet_ Davet ve Duyurular 2 02.01.2006 09:36
Göz ayarý (Güzel bir yazý) M. Ali Saral Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 4 10.05.2005 19:57


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:30 .
vBulletin (Türkçe)
Copyright 2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49