AKP niçin iflas etmiştir? sadece borçtan dolayı değil dış ticaret açığından değil, satacak hiçbir milli müessese kalmamıştır. Bütün milli müesseseler satılmıştır. Bakalım Mili Görüş ne yaptı, iş birlikçiler ne sattılar? Biz çimento sanayi kurduk, et balık kurumu kurduk, süt endistirüsü kurduk; bunların hepsini sattılar, bunların hepsi arsa oldu.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki 200 tane büyük tesisimizi sattılar. Bunların hepsi arsa haline döndü. Biz yaptık onlar yok etti, sattı bitirdiler. “Türkiye’ye yabancı sermaye geliyor’” diyorlar. Peki niye geliyor? Şunun için miş; “Ekonomimiz kuvvetli bize güveniyorlar da geliyorlar.” hadi oradan Bize demiyorlar ki bizden daha kolay soyacak birini bulamıyorlar. Gelenler gayrimenkul almış, arsayı alıyor, sonra imar durumu çıkarıp korkunç bir şekilde zengin oluyor. Bankacılığı almış, çünkü faizlerle milleti soyuyor. Haberleşmeyi almış yani telekominikosyonu almış müthiş bir rant sağlamış. Yani seni soymak için gelmiş, sana güvenmiyor, seni soymak için geliyor, seni yoluyor.
Ne arz ettim size? kurdukları soygun düzeniyle Türkiye’yi mahvettiler. Kurdukları düzenle ekonomiyi mahvettiler, yürüyemez hale geldi. Faiz içinde boğuldu kaldı. Ve bunların yanında millet aç bırakıldı, işsiz bırakıldı, borca esir edildi. Şimdi bakalım millet nasıl borca esir edildi.
Önce işsizlik Türkiye’de işsizlik 9,9 oranın da değildir, 21,8’dir. Milleti aldatıyorlar. 3 milyon insan iş bulmaktan ümidini yitirdiği için müracaat etmiyor. Bunları da iş bulmuş sayıyorlar. Şu yutturmaya bak sen. Türkiye’de ne kadar işsiz var? 6 milyon işsiz var. 27 milyon çalışanı olan bir ülkede 6 milyon işsiz varsa bu demek oluyor? Her 5 kişiden biri işsiz demektir. İşi olanları da işi var sayarsan; çünkü çalışanlar da iflas için çalışıyor.
Tarım yok ediliyor, ortada tarım diye bir şey kalmadı. Tarım ürünlerinin fiyatı ne olması gerekiyor, ne oldu? Şimdi buğdayın 1995 yılındaki fiyatı 7,433 idi, 2007 yılında 897 Ykr olması gerekiyordu. 397 Ykr. Demek ki köylü yarıdan yarıya kaybetmiş. Pamuk; 40 bin liraydı, 4 milyon olması gerekiyordu 1 milyon 148 bin olmuş. Tütün 100 bin liraydı, 12 milyon olması gerekiyordu, 4 milyon 480 bin olmuş. Fındık; 9 milyon olması lazım 4 milyon olmuş. Ne demek bunun manası. Yani köylü alması gerekenin yarısını almış, yarısı köylüden alınmış; köylü aç bırakılmış. 2002- 2006 yılları arasında mazot 114 gübre 100 artmış, ama buğday 63 artmış. Bu rakamlarla fazla vaktinizi almak istemiyorum, ama 2 milyon köylü şehirlerin varoşlarına göç etmiştir. Ve köylümüz mahvolmuştur.
İşçiler emeğinin karşılığını alamamıştır. 2002 yılında 100 olan üretimin birim ücreti 73’e düşmüş. Yani 25 düşmüş işçinin reel geliri. Memura tüfe, yani enflasyon miktarına göre artış verilmediği için memurun kendisi netice itibariyle verimi artırmıştır ama eline geçen para 167 olacakken 100 olmuştur. Böylece memur ezilmiştir. 2002 yılında 2006 yılına nazaran aç kalmıştır. Oh olsun diyemeyiz çünkü bu millet bizim milletimizdir. Asgari ücret olması gerekenin altına düştürtür. Böylece IMF’nin talimatları “Aç bırak, işsiz bırak, borca esir et” harfiyen yerine getirmiştir. AKP görevini harfiyen yerine getirmiştir. Kime karşı? ırkçı emperyalizme karşı.
Üst gelir grubunun AKP zamanındaki geliri 37 milyar dolardan 120 milyar dolara çıkmış, halkın geliri ise 22 milyar dolardan 26 milyar dolara çıkmış. 66 milyon insan 22 milyardan 26 milyara çıkmış. 16 milyon insanın geliri ise 37 milyardan 120 milyara çıkmıştır. Yani AKP zamanın da rantiyeci tabakanın geliri 300 artmış. İşte bunun için AKP’yi başa getirmiştir. Şimdi gelelim sonuca, AKP at yarışı spikeri gibi gerçeği nasıl saklamaya çalışıyor.
Sıcak para var ve ithalat var. Bu zaten rantiyenin kazancı. Bize bir şey getirmiyor. Sıcak parayı ve ithalatı milli gelir olarak yutturmak istiyorlar. Bunlar AKP’nin asansörüne biniyor doğrudan rantiyeye gidiyor. Onlarda helikopterle ırkçı emperyalizme, Siyonizm’e götürüyor. Biz ne yaptık 54. Hükümet zamanında, ve ne yapacağız? Allah’ın verdiği nimetler servete dönüşecek. O paralar kapıdan içeri girecek ve Saadet Partisi asansörüne binerek halkın tüm kesimlerine ulaşacak. Milli Görüş esnafa veriyor, sanayiciye veriyor, üreticiye veriyor. İşte Milli Görüş ve işbirlikçilerin farkı.
Dolar milyarderlerinin parası, 75 milyon milletin 26 milyar dolarından daha fazla. Hala gelmiş işçiden, köylüden oy istiyor. Hangi yüzle geliyorsun? Ne yüzle oy istiyorsun? Siciline, aynadaki görüntüne bak. Hadi oradan. İnanan bir insan bir delikten iki defa geçmez. Bu gerçeği unutmayın. Geçen seçimlerde bizde ‘Milli Görüşçüyüz’ dediler. Oy aldılar. “Bizi Erbakan kurdurdu. Onu Cumhurbaşkanı yapacağız. Onun zekâsıyla ortaya çıktık. İkili oynuyor”dediler. Demediklerini bırakmadılar. Bana bakın be İşte biz buradayız. Burası neresi, burası Saadet Partisi ,burası Milli Görüş.
Allah muhafaza buyursun, böyle söyleyerek neden beni AKP’nin günahlarına ortak yapıyorsunuz?
Saadet Partisi nasıl bize Saadet getirecek? Çok açık demin söyledim. Sen 3 Kasım’da geldin, bu hortumları kendi sırtına bağladın. Senin bütün kanını emdi götürdü. Rantiyeye verdi. Ne var bunda şaşacak? Sen bağladın bu hortumları kendi sırtına. Şimdi aklını başına al. Orada bu kadar nimet duruyor. Oyunu tabi Saadet Partisi’ne vereceksin. Milli Görüş gelecek üretim, ihracat ve emek seferberliği ile paraları senin cebine akıtacak. Sen AKP’ye oy vererek harakiri yapma. Kendine oy ver kendine.
KDV indireceğiz diyenlere aldanmayın. Çünkü kaynakları yok. Bunların hepsi IMF’ci, işbirlikçi, AB’ci, Amerikancı. Bunlar seni soyuyor. IMF abin sana müsaade etmez. Sen KDV falan değiştiremezsin. IMF’ye kafa tutmak iman ister iman. Ben işte şu tablo ile kaynağı nasıl bulacağımızı anlatıyorum. Adil düzeni getirerek üretimin maliyetini düşüreceğiz. Faiz gelirleri ve ödediğin verginin yarısını devlet alır ırkçı emperyalizme verir. Biz geldiğimizde ne yapacağız? Adil düzen kuracağız. Üretim yapılana kadar içine vergi ve KDV karışmayacak. Böylece aynı paraya 3 kat daha fazla üretim yapabileceksin. Çin’miş, Hindistan’mış bunların hepsi faizci. Sen kendini sömürüden kurtardın mı, kimse senin bileğini bükemez. Böylece o zaman sadece biz, IMF’ye çay içirip güle güle diyeceğimiz için, AKP’nin IMF’ye verdiği 200 milyar doları IMF’ye vermeyeceğiz. Nasıl veremeyeceğiz? Vermediğimiz gibi vermeyeceğiz.
Biz borçlanmadık. Mecbur değiliz borçlanmaya. Irkçı emperyalizm böyle istediği için böyle oluyor. Biz Sultan Fatih’in torunuyuz. Irkçı Emperyalizmin değil. Bu yaptıklarımızın oluşturacağı canlılığı bir kenara bırakıyoruz. Sadece bunun senede verdiği 200 milyon doları biz vermeyeceğiz diyorum. 5 yıllık iktidarda bu 1 trilyon lira olur. Bu kaynak ile Türkiye’nin bütün borçları ödenir, herkese yoksulluk sınırının üzerinde maaş verilir. Herkese sağlık sigortası yapılır. Adam ölüyor ilacının parasını vermiyor. Neden? Çünkü Irkçı emperyalizme para verecek. Öbür taraftan adalet sisteminin bütün ihtiyaçları karşılanır. Herkese eğitim verilir. Her liseyi bitiren çocuk, istediği üniversitede okur. Neden? 100 tane üniversite mi var? Sen bana mı söylüyorsun? 200 tane daha kuracağım var mı bir diyeceğin. Niye? Çünkü çok para var. Çok zenginiz.
Bunlar memura yüzde 3 oranında zammı veremem diyor. 2 miyar dolarlık parayı veremem diyor. Bak biz sana trilyondan bahsediyoruz. Senin ırkçı emperyalistlere verdiğin para var ya. Şu parayı çıkar bakalım bir ortaya. Millet için kullanılacak o para. Bu para ile her köye asfalt yol yapılır. 22 tane GAP yapılır. Bunlar 22 senede bir tanesini yapamadı. 35 Telekom, 40 TÜPRAŞ, 80 tane ERDEMİR, mükemmel bir savunma sanayi sistemi yapılır. Her eve aylık 2 bin dolar ek kaynak sağlanır. Aç, açık kalkmayacak, her kesin karnı doyacak. Neden? Saadet geldi de ondan. Bu para ile 6 milyon işsize iş imkânı da sağlanır.
Şimdi siz üzüleceksiniz. Çünkü AKP’nin dış politikadaki sahnelerinden birisini bu karikatürlerin arasına koydum da onun için. Bakın burada Ebu Gurayb’ın çığlıklarını görüyorsunuz. Ama bakın AKP yöneticileri ne diyor: “Dua ediyorum Irak’taki genç ABD askerleri evlerine sağ salim dönebilsinler” diye. İşte görün gerçekleri tanıyın. Şimdi başka bir karikatürü size göstereceğim. Bilhassa köy kahvelerinde oturan köylü kardeşlerim, TV 5’i izleyen kardeşlerim, bu karikatürü dikkatlice izlesinler. Ne bu karikatür?
Siyonizm’in büyük oyunu Büyük İsrail’i kurmaktır. Küçük oyunu ise Saadet Partisi’ni gözlerden kaçırmaktır. Nasıl kaçırıyor. Horoz dövüşü yaptırtıyor. Bakın orada bir perde var. Gerçekleri gizlemişler kendi medyalarıyla. Açın TV’yi adamlar konuşuyor. Adam Saadet Partisi’ne oy vereceğim derse onu gizliyor. Ya bunların arasında Saadet Partisi’ne oy veren yok mu diye düşünüyorsun. Seni gidi işbirlikçi seni 50 sene oldu be. Biz senin oyunlarını hep bozduk. Biz en büyük partiyiz. Her zamana, her zaman. Kesinlikle inanarak söylüyorum. Bin yıldır halka hizmet etmiş olan bu milletin kalıcı idaresi ancak Mili Görüş olur. Başka kimse kalamaz. Mümkün değil. Biz bu oyunları kaç defa bozduk. 50 senedir bu oyunlar oynanıyor. Şimdi 22 Temmuz’da yine bozacağız. Seçimlerden yine en büyük parti olarak çıkacağız Allah’ın izni ile.
Siyonizm nasıl oynuyor bak görüyorsunuz. Bir anahtar sarkıyor yukarıdan. Bizim evimizi gecekonduya çevirdiler. Yani seçimde oy vermek demek, anahtarı partilerden birisine vermek demek. Kime vereceğiz bu anahtarı? Irkçı emperyalizm perdeyi kapamış. Horoz dövüşü yaptırıyor. Kim bunlar? Birisi manevi tahribat bombası taşıyan CHP. Oyunu buna verirsen evin içine girip bombalayacak. Bakın karikatürün inceliğine. Dikkat edin, bomba AKP’nin elinde değil. AKP’nin zincirle bağlı olduğu IMF’nin elinde. Şimdi bir takım nsanlar hala Yahudi’nin bu oyununa aldanmış, gelmiş diyorlar ki, “AKP’nin Türkiye’yi tahrip edeceğine inanıyor musun?’ Kardeşim beni dinle. Bak taammüden tahrip etmek var. Bir de tahribe vasıta olmak var. Evet, AKP taammüden Türkiye’yi tahrip etmek istemez, benim fikrimi soruyorsan. Ama AKP sandalye hırsından başka bir şey görmez. O zamanda ırkçı emperyalizmin isteğinden başka bir şey yapmaz. Onun içinde IMF’ ye de zincirle bağlıdır.
Şimdi ben CHP’ye sol işbirlikçiye oy verirsem evi girip bombalayacak. AKP’ye oy verirsem oda IMF ile eve gelip bombalayacak. Ama “AKP bombalamadı denilirse”, benim evim bombalandıktan sonra AKP bombalasa ne olur, IMF bombalasa ne olur. Onun için aralarında hiç fark yoktur. “Efendim siz Saadet Partisi için çalışıp AKP’yi zayıflatıyorsunuz”
allah aşkına, siz elli senedir bu yutturmacaya nasıl inanıyorsunuz? Vaktiyle CHP ve Adalet Partisi “Bizi bölmeyin” dedi. Ömrümüzün elli senesini biz buna verdik. Sen illa harakiri mi yapmak mı istiyorsun? Deli misin? İsrail’e vilayet mi olmak istiyorsun? Hak dururken, hakkı bırakarak Yahudi’ye oyuncak mı olacaksın? Bunların yaptığı kayıkçı dövüşü.
CHP’nin üç tane kırık plağı var. AKP’ye çatmak için. Bunları hep ezberlerdik. Bütün millet olarak. Nedir bu efendim. ‘Bu AKP var ya.’ Eee. ‘Cumhuriyetin kazanımlarını yok etmek istiyor’ Bak bak bak. Öz Türkçe konuşuyor. Ne kadar entelektüel adam bu? Bana bak Adam mı aldatıyorsun? Biz senin pil oyunu oynadığını bilmiyor muyuz biz?
Şehirli gelmiş köye. El fenerini yakmış. Köylü de sigarasını yakmak için bekliyor. Beklemiş beklemiş, şehirli sonunda acımış köylüye ve “Bu cep lambası, çıra, kibrit değil. Sigara yanmaz bunla” demiş. Köylü bakmış ve “Asıl akılsız sensin”demiş. “Ben senin pilini tüketiyorum.” Ben şimdi niye anlattın bu hikâyeyi? CHP’nin numarasını öğren diye. CHP neden buna cumhuriyetin birikimlerini yok ediyorsun diyor? Bundan korktuğundan mı? Yoook Neden öyleyse ? İnananların AKP tabanından kopmaması için. Saadet Partisi’ne gitmesin diye. Onun aklı fikri Saadet Partisi’nde. Biliyor Saadet Partisi’nin geldiğini. Artist gibi tavır takınıyor. Kime yutturuyorsun sen?
Bu CHP’nin kalan iki kırık plağından biri “laiklik elden gidiyor” diğeride “yaşam tarzımıza karışacaklar.”
Size ve aziz milletimize ne anlatıyorum biliyor musunuz? Sakın ha CHP’yi saf zannetme. CHP, AKP’nin bir şey yapamayacağını biliyor. Neden böyle söylüyor? AKP’nin tabanındaki inançlı kesim Saadet Partisi’ne gitmesin diye söylüyor. Ey kasketli adam Beni iyi dinle CHP’ye aldanıp AKP’nin kuyruğuna yapışma Harakiri yapma Yine aç kalırsın. Bak geçen sefer söyledim dinlemedin. Dizini dövüyorsun. Yine aldanırsan dövecek dizinde kalmayacak. Bu sefer mutlaka Saadet Partisi’ni iş başına getirmek mecburiyetindesin.
CHP’ye karşılık bu AKP’nin de üç tane kırık plağı var. Birisi, “yapacaktım, cumhurbaşkanı yaptırtmadı” bir diğeri, “yapacaktım muhtıra veriyorlar” sonuncusu da “ne yani ABD ve İsrail’i karşımıza mı alalım”