İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 18.06.2008, 08:14

 
Üyelik tarihi: 15.06.2008
Mesajlar: 972
Teşekkür etti: 101
154 Teşekkür 118 Mesaja aldı
BİR ATATÜRK KOMPOSUDA FATİH ALTAYLI'DAN

Hürriyet’ten sonra Sabah’tan da ayrılan Fatih Altaylı şimdi Kanal-1’de anchorman olarak haber sunuyor. Ve televizyonlardaki anchorman furyasında adından söz ettirmek için gündem oluşturmanın ilginç bir yolunu buldu geçtiğimiz günlerde.
Teke-tek programına aldığı türban mağduru kadına birtakım manipüle edici sorularla nihayet eğer sözlerimden ötürü başıma bir iş gelmeyecekse ben Atatürk’ü sevmiyorum dedirttikten sonra sorduğu diğer bir soru ile de Ben Humeyni’yi seviyorum söyletmeyi başardı. Böylece pek fazla çaktırmadan Atatürk’ü İslam’a karşı devrim yapan, Humeyni’yi ise İslam devrimi yapan tarihi lider olarak lanse etmiş oldu.
Bu mizansen sözde programdan sonra her şey tam da Fatih Altaylı’nın beklediği gibi gelişti. Eskilerin tabiriyle inancına sikke batmaz ne kadar halis muhlis Atatürkçü varsa hepsi bir ağızdan; vay, sen misin Atatürk’ü sevmeyen hain diyerek kadıncağıza etmedik laf, yapmadık hakaret bırakmadılar. Savcılık da Atatürk’ü sevmeme suçu (!) işleyen bu türbanlı hanım hakkında soruşturma başlattı.
Diğer yandan bilumum İslamcı yazarlar da olaya balıklama atlayarak müzmin türban sorunu ile ilgili daha önce ne söylemişlerse yeniden temcit pilavı gibi ısıtıp servis yapmaya başladılar.
Öte yandan da liberal yazarlar Atatürk’ü sevmeme özgürlüğünden söze girerek sayısız kere tekrarladıkları ne kadar bayat manifestoları varsa hepsini bir kez daha görücüye çıkardılar.
Böylece kimi haberi tezgâhlayan, kimi yorumlarıyla katkı yaparak pazarlayan medyacı esnafı aralarında hiç yoktan bir ülke gündemi oluşturup Atatürk üzerinden bir hayli fikir alışverişi yapmış oldular.
Kamuoyu da her gün kaşık salladığı bu temcit pilavına yine iştahla kaşık sallayarak beynini bu bulaşık şeylerle doldurup kendince tatmin buldu.
Bakın beyler… Eğer bu ülkede ömrübillah irtica suçlamalarına muhatap olmuş bir Demokrat Parti iktidarı tarafından çıkartılmış bulunan ve yarım asırdır münhasıran Müslümanları sindirmek ve hizaya getirmek için pala olarak başlarda sallanan Atatürk’ü koruma kanunu bir ayıp olarak sizi gerçekten rahatsız ediyorsa… Böyle mizansenlere ne gerek var?
Konuyu doğrudan gündeme getirirsiniz; dünyada benzeri bulunmayan ve hele şu modern çağa hiç yakışmayan, artık fonksiyonunu da yitirmiş bulunan bu uygunsuz yasanın kaldırılması için çalışırsınız.
Ama bize kalırsa, ne Atatürk’e, ne Atatürkçülere, ne de artık rejimin korunup kollanmasına bir faydası olmayan, kimseye de pek bir zararı dokunmayan bu yasa antika olarak yerinde dursun. Hile rejimi ve köle düzeni adına TCK içindeki yerini muhafaza etsin ve bir döneme tanıklık etmesi için gerektiğinde projeksiyon görevi ifa etsin.
Fakat bu tartışmada bir husus dile getirildi ki doğrusu bize çok hem de pek çok dokundu…
Fatih Altaylı İslam kimliği ile yaftaladığı o kadına bir de eğer İngiliz mandasında yaşasaydık daha geniş özgürlüğe sahip olurdum dedirtti.
Fatih Altaylı’nın Müslümanların İngiliz mandasını istedikleri izlenimi vermek için yaptığı bu şaklabanlık doğrusu yüreğimizi sızlattı.
Oysa İngiliz Kraliçesi daha yeni ülkemize bir ziyaret gerçekleştirmişti... Kraliçenin önünde eğilip bel kıranlar arasında Müslüman kılıklı bir tek kişi bile gören olmadı. Oysa kendine Atatürkçü diyenler İngiliz Kraliçesinin ülkemizi ziyaret ettiği 3 gün boyunca artık ne yapacaklarını şaşırdılar. Majesteleri de bunu karşılıksız bırakmayarak en büyük tazimini Anıtkabir ziyareti sırasında sergiledi!
İngilizler Birinci Dünya Savaşı’nda başkent İstanbul’u işgal edip Osmanlı Hükümetini dağıtırken Padişah Vahdettin’i bir savaş gemisine bindirip sürgüne yolladılar. Ve Ankara Hükümeti kurulup Cumhuriyet ilan edilinceye kadar İstanbul işgalini sürdürdüler; Osmanlı’nın devamı bir oluşuma izin vermediler!
İstanbul’un işgaline son vermeleri de bir mizansenden başka bir şey değildi. Çünkü işgalin kaldırıldığı bile pek fark edilmedi. Nitekim her yıl Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa ve unvansız İzmir’in kurtuluş günleri kutlanırken; İngilizler tarafından işgal edilen İstanbul’un kurtuluş gününü kimse bilmez bile.
Zaten Kraliçeyi bir savaş gemisi eşliğinde üçüncü kez ziyaret ettiği Türkiye’de bir İngiliz Milletler Topluluğu ülkedeki kadar sıcak karşılamaktan kimsenin yüksündüğünü de hiç görmedik.
Bu kraliçenin ülkesi ordularını gönderip İstanbul’u işgal etmişti, altı asırlık koca Osmanlı Devleti’ni ortadan kaldırıp Padişahımızı böyle bir savaş gemisi ile sürgün etmişti diyerek bir soğukluk, bir alınganlık gösterene de asla şahit olmadık.
Sadece Fatih Altaylı gibi anchormenlerin ağızlarını şapırdatarak Kraliçenin ziyaretine ilişkin haberleri en pespaye magazinsel ayrıntılara kadar nasıl ballandıra ballandıra verdiklerini gördük. Ve de o 3 gün boyunca Kraliçe ile ilgili haberleri izlemekten gına geldi bizlere…
Şimdi; bütün bunları yapanların, mizansen olarak bir türbanlı kadını stüdyoya çıkartıp söylettikleri keşke İngiliz mandasında yaşasaydık daha çok özgür olurdum şeklindeki meşum sözlerini dillerine dolamaları tam bir yavuz hırsız örneğinden başka nedir ki?
O türbanlı kadına sesimi duyurabilseydim şöyle diyecektim: Kızım, Türkiye zaten örtülü bir İngiliz sömürgesi olduğu için sana İngiltere’deki kadar bir özgürlük tanınmıyor. Çünkü uşakları Kraliçeden daha çok Kraliçeci! İngiliz muhibbanı, eğer Osmanlı Padişahını bir savaş gemisi ile sürgüne gönderen İngilizlerin bir savaş gemisi eşliğinde Türkiye’yi ziyaret eden Kraliçesi önünde huşu ile eğilip bel kırıyorsa bu öylesine değil!
Bugün birçok ülke hala İngiliz Milletler Topluluğu üyesidir. Bu ayıp da sayılmıyor. Nitekim Türkiye’nin dost ve müttefik İngiltere ile ilişkilerinin de herhangi bir İngiliz Milletler Topluluğu üyesi ülkeden geri kalır yanı yoktur. Bizdekiler de onlar gibi İngiliz işgalini modernleşmenin yolunu açtı diye minnetle anıyor!
Bizim yüreğimizi sızlatan; sadece, Allah’tan başka hiçbir güce boyun eğmeyi yasaklayan, özgür olmayanlara cuma namazı kılmayı, hac ve bayram yapmayı bile reva görmeyen yüce İslam’a ulu orta söz edilmesidir.
Ki, kurtuluş savaşı bu İslam ruhu ve şuuru ile başlatıldığı halde sonunda Müslümanlar İngiliz tezgâhına gelerek bu zillete duçar oldular.
mechuladam isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 18.06.2008, 10:50

 
elhamd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 1.202
Teşekkür etti: 59
127 Teşekkür 92 Mesaja aldı
KARDES BURASI COK DOGRU VE ILGINC

İngilizler Birinci Dünya Savaşı’nda başkent İstanbul’u işgal edip Osmanlı Hükümetini
dağıtırken Padişah Vahdettin’i bir savaş gemisine bindirip sürgüne yolladılar. Ve Ankara Hükümeti kurulup Cumhuriyet ilan edilinceye kadar İstanbul işgalini sürdürdüler; Osmanlı’nın devamı bir oluşuma izin vermediler!
İstanbul’un işgaline son vermeleri de bir mizansenden başka bir şey değildi. Çünkü işgalin kaldırıldığı bile pek fark edilmedi. Nitekim her yıl Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa ve unvansız İzmir’in kurtuluş günleri kutlanırken; İngilizler tarafından işgal edilen İstanbul’un kurtuluş gününü kimse bilmez bile. (ALINTI)

bende senelerden beri bu konuyu dusunuyordum ingilizler canakkale gecilmez demis geri donmusler vs vs diye sahte tarihi kitaplar okutuyorlar millet evladina

madem ingilizler canakkale bogazini gecemedi nasil istanbulda padisah vahdettin ingiliz muhasarasi altinda m.kemal sebataistini cagirip anadoluya kongrelere gonderdi

daha nice sorular akla geliyor degilmi kardesler?
elhamd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
FATİH sULTAN MEHMETİn Bedduası A.BEYHAN SOYLU Osmanlı Tarihi 19 23.12.2007 21:40
Fatİh Sultan Mehmed Hanin GÜcÜ... ledunn Muhabbet Olsun 20 26.05.2006 16:34
Yirmi bir Yaşındaki FATİH Ebu Ömer Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 31.05.2005 17:20
Fatİh Akyel'İn FenerbahÇe İle İŞİ Bİttİ Cihad74 Sağlıklı yaşam ve Spor 3 27.10.2004 20:58
Fatİh Sultan Mehmed Han TALHA-61 Özgün Yazılarınız 0 03.05.2003 23:13


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:28 .
vBulletin (Türkçe)
Copyright 2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49