İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 18.06.2008, 08:50

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.173
Teşekkür etti: 178
101 Teşekkür 70 Mesaja aldı
El Kaide'nin Bittiği Yalanı

El Kaide'nin Bittiği Yalanı - Robert Fisk - Press Medya

Robert Fisk, Köşe Yazıları02 Haziran 2008 16:58

şimdi el-Kaide bitti mi? Sen onu git denizcilerine anlat

Şimdi el-Kaide “neredeyse bitirildi”, öyle mi? El-Kaide’ye karşı büyük ilerlemeler olmuş ve aslında bitirilmişmiş. “Her şeyi hesaba katarsak, çok iyiyiz” diyor CIA’nin patronu Michael Hayden, Washington Post’a. Devamını da şöyle getiriyor: “El-Kaide’nin Irak’ta stratejik yenilgiye yakın. Suudi Arabistan’da da öyle. Tüm dünyada el-Kaide’nin ciddi gerilemesi var. Burada ben ‘ideolojik olarak’ kelimesini kullanacağım zira tıpkı İslam dünyasının büyük bir kısmı onların İslam anlayışını reddediyor”. Belki beni kandırabilirdiniz.
Afganistan’da 6 bin ölü, 10 binlercesi de Irak’ta. Mezopotamya’da intihar saldırısız gün yok. Amerikan ordusu tarihinin intihar rekorlarını kırıyor. Arap basını Hayden’in kurumlanmasını onun kafasına vura vura işliyor. 31 Aralık’tan sonra ABD üsleri kalıcı olacak. Tüm bunlardan sonra kazandık mı yani?
İki yıl kadar önce, ABD Müşterek Kurmay Başkanları’nın (joint chiefs of staff) sıradışı yöneticisi General Peter Pace (şu anda emekli) ile savaşın “Kazanmıyoruz ama kaybetmiyoruz” yorumunu aynı şekilde yapmıştık. George Bush’un Savunma Sekreteri, Robert Gates de Pace’in “Kazanmıyoruz ama kaybetmiyoruz” ile aynı fikirde olduğunu söylemişti.
“Haçlılardan 22 kat daha büyük güçle Müslümanlarla savaşıyoruz”
Irak üzerine karmakarışık raporunu yeni tamamlayan James Paker sonrasında şöyle dedi: (Güler misin, ağlar mısın?) “Kaybettiğimizi söylenebileceğini sanmıyorum. Aynı şekilde kazandığımızdan da emin değilim” Daha sonra Bush deklare etti: “Kazanmıyoruz; Kaybetmiyoruz”. Iraklılara yazık. Neyse ki artık, biz gerçekten, gerçekten biz kazanıyormuşuz. En azından el-Kaide “neredeyse”- bu “neredeyse”ye aman dikkat- yeniliyormuş. Mike Hayden bize öle diyor yani.
Ben mi sadece bunu deliğe varan bir çocukluk olarak görüyorum? Orta Doğu’da adaletsizlik olduğu sürece el-Kaide kazanacaktır. Haçlılar zamanındakinden 22 kat daha fazla (hesaplamalarım oldukça kesin) İslam dünyasında bulundukça, Müslümanlarla savaş içinde olacağız. Orta Doğu’daki cehennem felaketi artık Pakistan’a Afganistan’a, Irak’a, Gazze’ye ve hatta Lübnan’a sıçrarken mi biz kazanıyoruz?
“El-Kaide ordu değildir”
Evet, Irak’taki direnişçilerin yarısına para ödeyerek el-Kaide içinde yer alan kuzenlerini öldürmelerini sağlayarak kendimize bir zaman kazandık. Evet, Suudi Arabistan’ın kafa uçuran ve işkence yapan rejimini destekliyoruz. “Su Tahtası İşkencesi (water-boarding)”ne olan iştiyakımızın ardından sanırım kimsenin bununla sorunu olmayacaktır.
Çünkü el-Kaide, bir düşünme şeklidir bir ordu değil. Acı, korku ve zalimlikten beslenir. Bizim zalimliğimiz ve baskımızdan. İslam dünyasını Apache helikopterlerimiz, tanklarımız, Humvee’lerimiz, toplarımız, bombalarımız ve “dost” diktatörlerimize hükmetmeye devam ettikçe, el-Kaide var olacaktır.
Washington’daki Bush rejiminin son demine kadar bu deliliği yaşamak mı zorundayız? Bu muhteşem, imparatorluk şehrinde Orta Doğu’da “bizim” ne yaptığımızı anlayan kimse yok mu? Nasıl oluyor da The Washington Post, 9/11 saldırılarını önlemede çuvallamış CIA’nin bir memurunun fantezilerine yer ayırabiliyor? Tabi, bize söylenene, yani ikiz kulelere çarpacak uçaklarla ilgili bir Arapça telefonun zamanında çevrilmediğine inanacak olursak. İran’ı mı bombalayacağız? Bu mudur beklenen? Yoksa Lübnan’da İsraillilerin ve Hizbullah’ın çarpışacağı vekâleten İran-Amerikan savaşımı mı? Yoksa Mike el-Kaide’nin İran’da olduğuna mı inanıyor?
“Adaletsizlik yarasının irini biziz”
İsrail, Arap toprağı üzerinde sadece Yahudilere ait yerleşim yerleri açmaya devam ediyor. Washington’dan ses yok. Kanuna aykırı bu yerleşimlerle George Bush’un derdi yok. Tüm bunlar nefret ve hayal kırıklığı yaratıyor ve tabi haklı yakınmalara. Washington bu büyük ayıbın, hakaretin sürdürülmesini önlemeyecek. Arap gazetelerini her sabah açıyorum ve bu dünyadaki Bin Laden’lerin neden yok olmayacağını söyleyen yeni sebepler buluyorum.
Bu hafta Gazze’den gelen şu habere bakın. 8 Filistinli öğrenci Birleşik Devletler’de okumak için Fulbright bursları kazandı. Ne düşünürdünüz, Amerika’nın özgürlük ülkesine Müslüman gençleri getirmek onun yararınadır değil mi? Fakat hayır. İsrail, onların Gazze’den çıkmasını izin vermedi. İsrail’in Amerika’nın yanında olduğunu söylediği “teröre karşı savaşın” bir parçası olarak. ABD de bursları iptal etti. Hayır, tabi ki kendinizi böyle bir saçmalık için el-Kaide intihar bombacısına dönüştürmeye değmez. Ancak dünün gazetelerinde daha kaba, daha önemsiz ve daha tehlikeli bir şey bulamazdınız.
Mike Hayden bunu okur mu? Yoksa o, Washington’un çoğunluğu gibi, tavuklara“kışt” diyemeyecek kadar İsrail’den korkuyor mu? CIA fark etmiyor ya da hayal etmiyor mu, Orta Doğu’da adaletsizlik yarasının cerahatlenmesine izin verdikçe el-Kaide devam edecek? Neden güçlerimiz,- bu soru Bağdat’ta bana soruldu- Pakistan, Afganistan, Irak, Ürdün, Türkiye, Mısır, Cezayir (evet, Tamanraset yakınlarında ABD özel güçleri var), Bahreyn, Kuveyt, Yemen, Umman, Suudi Arabistan, Katar ve Tacikistan’dalar (Yine evet, Afganistan’daki güçlerimiz için Fransızların bombardıman pilotları Duşanbe’deler) ?
“Müslümanların istediği özgürlük “bizden” özgür olmak”
Bu demir perdeyi Orta Doğu’da büyüttükçe biz el-Kaide’yle, el-Kaide bizle savaşta olacak. Bu yeni demir perde, bu arada, Greenland’dan başlayıp İngiltere ve Almanya içine alarak Bosna ve Yunanistan üzerinden Türkiye’ye kadar uzanıyor. Öte tarafta kim var? Rusya, Çin ve Hindistan.
Bunlar sormadığımız ve Mike ve CIA’deki ahbaplarına The Washington Post’un da sormaya cesaret edemeyeceği türden sorular. Evet, demokrasi, özgürlük ve insan hakları üzerine oflarız puflarız da, Müslüman dünyaya gelince zırnık koklatmayız. Onların istedikleri tek özgürlük, “bizden” özgür olmak. Ki bu el-Kaide türü yapılanmaları doğuran özgürlüktür. Korkarım ki, bizim onlara vermek istemediğimizde budur.
Mike Hayman, Müslüman dünyanın el-Kaide’nin “İslam form”unu reddettiğini düşünebilir. Fakat ben bundan kuşkuluyum. Aslında ben el-Kaide’nin güçlendiğinden şüpheleniyorum. Mike diyor ki Irak’ta ve Suudi Arabistan’da yenildiler. Peki ya Londra’da yenildiler mi? Ya Bali? Hatta New York ve Washington?

Çev.: Timeturk
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İngilizce'nin Bittiği An Bu Andır Lilyum Muhabbet Olsun 1 22.07.2008 16:44
El Kaide'nin kaynağını söyledi!... Seida Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 29.02.2008 21:31
Arap İhaneti Yalanı _313_ Osmanlı Tarihi 5 01.11.2006 14:28
İngilizcenin bittiği anlar yasir Fıkra ve Mizah 0 20.09.2006 19:46
Allah yalanı sevmez ... µmmed Muhabbet Olsun 21 10.05.2004 18:24


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:45 .
vBulletin (Türkçe)
Copyright 2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49