Üyelik tarihi: 15.06.2008 Teşekkür etti: 101
154 Teşekkür 118 Mesaja aldı
| 28 ŞUBATIN TEK HEDEFİ ERBAKANDI... 28 Şubat’ın tek hedefi Erbakan’dı 12 Eylül Askeri Savcısı Faik Tarımcıoğlu, “28 Şubat sadece, Erbakan’ı tasfiye operasyonudur. Buna Stalin, Franko bile dayanamazdı” dedi. 12 Eylül Askeri Savcısı ve Merhum Turgut Özal Dönemi ANAP Bitlis Milletvekili Faik Tarımcıoğlu, post modern darbenin yıldönümünde habervaktim’e önemli açıklamalarda bulundu. CEVAP BEKLEYEN SORULAR
“28 Şubat’ın, artık klasikleşmiş, diğer ‘askeri ihtilallerden’ farklı yönleri var mıdır? Yoksa 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül’ün doğal bir süreci, sonucu mudur? Veyahut ‘askeri ihtilallerin’ sonuncusu mudur? Yani, Türkiye, Demokrasi yolunda ‘geri dönülemez’ bir yola mı girmiştir? Eğer, böyle ise, ‘Her şerde bir Hayır vardır!’ altın sözü bir kere daha, inanılmaz isabetini göstermişse, bugün gelinen noktada, ‘buna da şükür!’ mü, dememiz gerekmektedir?” gibi pek çok sorunun cevabı bu açıklamada. “ELİNOĞLU BÖYLE ATOMİK HESAPLAR YAPAR”
28 Şubat’ı hangi yönüyle değerlendirmek gerek?
İşin doğrusu, 28 Şubat, klasik tarzda bir hareket değil, bir dış operasyondur! Sadece, Erbakan’ın Tasfiye operasyonudur! Dış servisler, Erbakanı niye bu kadar ciddiye aldılar, bilmiyorum! Mesele nedir? Mesele, moda deyimle, bir ‘Simge’ meselesidir! Güç, karizma, etki gibi şeyler, söz konusu değildir! Mesele, bir Osmanlı ‘fobi’sidir! Müslümanların ‘Başkomutan’lığı meselesidir! Bugün olmaz amma, bir gün olabilir mi, hesaplarıdır! Ya işte, elin oğlu, böyle atomik hesaplar yapar! Bu hesap tutmuştur... İŞİN HİÇ KONUŞULMAMIŞ TARAFI
Dış operasyon dediniz, açar mısınız biraz?
Kudüs, Washington, Londra’nın metodik tosunları, güdümlü medya ve basının, entellerin kışkırtması ile çok başarılı bir şov yapmış, kati bir sonuç almış, işi hem şansa, hem yarına bırakmamışlardır! İşin hiç konuşulmayan yanı budur! “STALİN VE FRANKO BİLE DAYANAMAZDI”
Nasıl bir hava yaratıldı? Durup dururken mi oldu bütün bunlar?
“Böylesine bir kampanyaya Stalin, Franko bile dayanamazdı! Erbakan da, nitekim dayanamadı, devriliverdi! Ne olacaktı ki, devrilmeyip ne yapacaktı? Evelallah, öyle bir hava yaratıldı ki, o soğuk kış günlerinde, Türkiye’de, Kominizim değil, irtica geldi, gelecekti! Yani, laik rejim bu kadar köksüz mü idi? Oysa bu kadar patırtı, cayırtıya-reel olarak-hiç de gerek yoktu! Basının, medyanın, sivil toplum kuruluşlarının nasıl maharetle, niçin, yönlendirildiğini şimdi daha iyi anladınız mı?” “TSK BALIKLAMA ATLADI”
E peki TSK, bunu anlamayıp, niye balıklama atladı?
El cavap: ‘Cumhuriyeti ben kurdum, ben yönetirim!’ İşte bu! Yoksa medarı iftiharımız TSK, Cumhuriyetin ne metin, ne çetin olduğunu bilmez mi? Şimdi gelinen noktaya baktığınızda, bunu görmeyenler, elifi görseler, mertek zannedecek kadar zır cahildirler! “TOPTAN ÇUVALLADILAR” Peki, asıl süreç 28 Şubat’tan sonraki süreç, bu fotoğrafta ne görüyorsunuz?
28 Şubat’tan sonraki süreç de reel-politiğin hesaplı, kitaplı bir sonucudur. Bu sefer işler istenildiği gibi gitmemiş, yüksek bürokrasi, yüksek yargı, YöK, sivil toplum kuruluşları toptan çuvallamışlardır! Bu, yani 2002 süreci, Ankara’nın hesaplarını alt üst etmiştir... Şimdiki kızgınlık bunadır! Anlı şanlı, bir başsavcı, bir kanalda, kendisinin nasıl yönlendirildiğini ağzından kaçırmadı mı? “28 ŞUBAT OLMASAYDI ERDOĞAN BAŞBAKAN OLUR MUYDU?”
“Bundan daha enterasanı, yüksek bir rütbeli, bana, özel bir sohbet sırasında, Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı bağıra bağıra, tenkit ederken, ben de, biraz muzipce, “Paşam, Allah aşkına ne bağırıyorsun? Eğer, 28 Şubat olmasa idi, Erdoğan Başbakan olur mu idi?” diye, biraz hınzırca bir soru sorduğumda, Paşa, son derece iyi niyetli, saf bir şekilde, uzun uzun bana baktı, ilk defa bu soruyu düşünmüş olacak ki, mertce: ‘Olmazdı!’ dedi. Odada, bir emekli general, bir emekli askeri tabip vardı... Hepimiz, bu tertemiz cevaba çok güldük! Yüksek rütbeli paşamız, durdu, düşündü ve turnayı tam gözünden vuracak, bir cümle sarfetti. Hiç tereddüt etmeden, ‘Biz 28 Şubatı yapanları, Ordudan tasfiye ettik!’ dedi. Kimlerin tasfiye edildiğini varın siz hesap edin ve 28 Şubatın ne olmadığını daha iyi anlayın!” “28 ŞUBAT FARKLI BİR OPERASYON”
Yani demek istediğiniz, aslında 28 Şubat’ı diğer darbe süreçlerinden ayıran çok önemli farklılıkları ve yapılış yöntemi var…
“27 MAYIS, 12 MART, 12 EYLüL, MBK’si, SKB, 22Şubat, 21 MAYIS, 9 Subay, İrfan Tansel, Namık Kemal Ersun, 9 MART gibi onlarca olay, harekât, eylem, itiş kakış, bir faslı diğerdir! Ama 28 Şubat, işte böyle bir operasyondur! Gerisi lafu-güzaftır!” |