| TARİHİ HATIRLATMA II. TARİHİ HATIRLATMA II.
Palu eşrafından Şeyh Tahir Efendi'den şöyle bir olay nakledilmektedir:
Türkiye'nin, barbar Haçlı sürülerinden ve Batılı emperyalist işgalinden, Milli Mücadele sonucu kurtulmaya ve yaralarını sarmaya başladığı bir dönemde.... Bu sefer hain güçlerin ve işbirlikçilerin; ülkemizi, kültür emperyalizmi ve kimlik değişimiyle ele geçirmek hedefiyle kışkırttıkları kargaşa hengamesinde, bu Zat'ın genç ailesini hem de tahrik edici bir biçimde karakola çağırırlar..
Şeyh Tahir Efendi'nin bu olaya tepki koyacağından ve karşı çıkacağından... Ve bu durumu, bazı odakların "yeni bir isyan" havasına sokmalarından ve kendileri gibi kara listeye alınmış kimselerin canını yakmaya ve toplumu sindirip hizaya sokmaya bir bahane yapmalarından korkan bir kısım yakınları, civarın sayılı hacoları ve hatırlı adamları, gidip kendisine yalvarırlar:
"-Aman Efendi... Size ve ailenize reva görülen bu yanlış ve yakışıksız tavırdan dolayı, sakın kızıp karşı koymayasınız... Çünkü size bir zarar gelmesinden korkuyoruz!...
O Zat'ın cevabı; gafil olanları, uykuda bulunanları değil, hatta dünya nimetleriyle sarhoş olup bayılanları bile diriltecek kadar acı ve açıktır... Ama hidayetleri kararan, kalpleri mühürlenip kapanan ve ruhen ölmüş sayılanlara, elbette faydasızdır...
"Ey zavallı ve zararlı dostlarım! Önce, Siz, Benim ve ailemin değil, kendi hayatınızın ve rahatınızın derdindesiniz... Benim yüzümden, sizlere bir sıkıntı erişmesinden endişe etmektesiniz!..
Ama meraklanmayın ve telaşa kapılmayın... Ortalığı karıştıracak ve başınızı ağrıtacak bir tepkim ve tavrım olmayacak...
Çünkü ülkemin ve İslam aleminin, siyasi, imani, ahlaki ve iktisadi yönden işgal ve istila edilmesi... Ve aziz Milletimize bu talihsiz tecavüzlerin ve manevi tahriplerin reva görülmesi... Ve Namus-u Ekmelimiz olan İslam'la bağlarımızın bir bir sökülmesi...
Benim içimde öyle bir yara açmış ve bu acı öylesine benliğimi kuşatmıştır ki, artık ailemi karakola ve mahkemeye değil, hatta daha kötü yerlere bile götürseler, buna üzülecek ve tepki verecek durumda değilim!?.."
Ve maalesef Siz, insanlığın ve İslam Dünyasının başına gelen bu felaketlere üzüleceğinize, hala kendi keyfinizin peşindesiniz!..
Bunun gibi...
Milli Görüş, bütün inananların haklı davası ve duasıdır..
Milli Görüş, bütün insanlığın kurtuluş projesi ve mutluluk programıdır...
Milli görüşün kaybetmesi ve yenilmesi, bütün mazlumların ve mağdurların esaret ve felaketi... Siyonist zulüm ve sömürü saltanatının ise mutlak zaferi ve hakimiyeti olacaktır.
Bu nedenle "Erbakan gitti... İnananlar kaybetti... Bari şu beldede, bu şehirde ben başkanlığı yitirmeyeyim" şeklindeki şahsi hevesler ve basit beklentiler peşine düşenler, hemen tevbe etmeli ve bu denli düşüncelerden sıyrılmalıdır.
Bunun yerine:
"Milli Görüş kazansın... Ülkem ve insanlık karlı çıksın... Zulüm ve zillet dönemi kapansın" diye çalışmak... Hem de "bir tek oy için, bin adım atmaya ve bin zahmete katlanmaya değer" düşüncesiyle çırpınmak lazımdır...
Çünkü:
"Amellerimiz, niyetlerimizle tartılacaktır"
Ve; Hiçbir şey ezeli takdir planını bozamayacaktır. |