| Millî Görüş, milli ve manevi direncin merkezi!!! BİR mİLLİ GÖRÜŞ DUAYENİ İLE REPORTAJ 38 yıldır Türkiye’nin emin eller tarafından yönetilmesi için çeşitli çalışmalarda bulunan, Millî Görüş’ün duayenlerinden Necati Molder, Milli Nizam Partisi’nden Saadet Partisi’ne kadar tüm Milli Görüş çizgisinde olan partilerde çeşitli kademelerde görevler alarak milletine ve vatanına hizmette bulundu. Şimdi ise emekli olan Molder, yine de bu çalışma yaşamının içinde kalmaya devam ederek, çeşitli hizmet kuruluşlarında görevlerini sürdürüyor. “Ezilenlerin hep yanında olduk…” 1969 yılında Milli Görüş meşalesinin yakılmasına kadar çeşitli partilere destek verdiklerini ifade eden Molder, “Ancak 1969 yılında Milli Nizam Partisi’nde hizmet etmeye karar verdik” diyerek artık çıkacakları uzun yürüyüşün ilk adımını attıklarını belirtti. Bu dönemden sonra sürekli olarak yine milletin menfaatleri adına hizmetlerde bulunduklarını ve ezilenlerin haklarının zayi olmaması için çalıştıklarını dile getiren Molder, Milli Görüş partilerinde Eyüp merkezli olmak üzere ve belli dönemlerde de il ve partinin çeşitli kademelerinde yöneticilik yaptığını dile getirdi. Aile yapısı tahrip ediliyor Millî Görüş şuuruna sahip olan gençliğin çok sağlam bir şekilde çalışmalarına devam ettiğini ve bu çalışmaları kendilerinin de büyük bir heyecan ile takip ettiğini sözlerine ekleyen Molder, “Milli Görüş gençliğinin bilincini tüm milletimizin de paylaşmasını isteriz. Ancak son dönemlerde özellikle Avrupa’nın kanunlarına uymak adına çok kötü uygulamalara imza atıldı. Örneğin zinanın serbest bırakılması bunlardan birisidir. Aile yapısının bu yollar ile tahrip edilmek istenilmesi ileri de çok önemli zararlara neden olacaktır. Bizler milli şuura sahip ve gerektiğinde milleti uğruna canını verebilecek gençler yetiştirilmesi istiyoruz” şeklinde konuştu. Maneviyat geriletilmek isteniyor İçinde bulunduğumuz ortamda gençlerin durumunun ve yaşlılara karşı göstermiş oldukları davranışların ne boyutta olduğunu sorduğumuzda ise Molder, “Biz Milli Görüşçülerin çıkışı ahlak ve maneviyat merkezlidir. Ancak şimdi baktığımızda ise ahlakın çok bozulduğunu ve maneviyatın geriletilmek istendiğini görmekteyiz” şeklinde cevap veriyor. Emeğin kıymeti bilinmiyor Türkiye’de özellikle emeklilerin çekmekte oldukları sıkıntılar konusunda görüşlerini sorduğumuzda, Molder, emekli maaşlarına yapılan zammı çok az bulduğunu belirterek, “Emeklilere bu hükümet döneminde hiç zam yapılmadı sayılır. Yüzde 3- 5 rakamları bir artış ifade etmiyor. Emekliler aldıkları maaş ile ev kiralarını dahi ödeyemiyorlar” diye konuştu. Bu konu ile bağlantılı olarak emekli bir kimsenin yeniden çalışmak için bir işe girdiğinde maaşında yapılacak olan kesinti hakkında görüşlerini sorduğumuzda ise Molder, “Emekli bir kişinin çalışması halinde maaşında kesinti yapılması bu kişiler için ölüm demektir. Zaten maaşları kendilerine yetmediği için böyle bir yola başvuruyorlar. Bu nedenle bir de maaşlarda bir kesintiye gitmek çok anlamsız” ifadelerini kullandı. Emeklilere ilaçlarının bile sağlıklı şekilde verilmediğini de belirten Molder, “Senelerce devlete prim öde. Ama sonra hayati önem taşıyan sağlık konusunda ilaçların dahi bir kısmı verilip bir kısmı verilmesin. Bunlar kabul edilebilecek uygulamalar değildir” dedi. Gençlik ve aile Avrupa ülkelerindeki emeklilik sistemi ile Türkiye’deki sistem arasında karşılaştırmalar yaparak kendi sistemimizin ne kadar çarpıklıklar içerdiğini anlatan Molder, Türkiye’de birçok konuda paraların ziyan edildiğini ancak emeklilere, yaşlılara harcanmadığını da sözlerine ekledi. Çözüm yanlış yerde aranıyor Günümüz kapitalist sistemi içinde aile fertlerinin neredeyse tamamının çalışmak zorunda kaldığı ve bu nedenle de aile içi ilişkilerin gün geçtikçe yıpranmakta olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bu nedenle ilk önce evin çocuklarına kreş ya da bakıcı, ailenin büyüklerine ise bakım evi yolu gözükmeye başlıyor. Bu konudaki görüşlerini sorduğumuz Molder, Çocukların ve yaşlıların farklı ortamlara sürüklenilerek aile yapısından koparılmasının çeşitli sosyolojik ve psikolojik sorunları da beraberinde getirdiğini ifade etti.... |