Üyelik tarihi: 15.06.2008 Teşekkür etti: 51
67 Teşekkür 54 Mesaja aldı
| İHSAN DAĞI DENEN ÇOK BİLMİŞ ADAMA CEVAPTIR-I İhsan Dağı’nın Zaman gazetesindeki çarpıtıcı düşünceleri üzerine 08. 05. 2008 tarihli yazımızla bir giriş yazdık. Sayın Dağı’nın ileri sürdüğü tezi yeterince irdeleyemedik. Sayın Dağı, yazısındaki çelişkileri, haksızlıkları ve saptırmaları nasıl gözden kaçırabiliriz? Amaç, çamur at izi kalsın. Yazdıklarına bir yazı adamı olarak kendisi de inanmıyor olsa gerek. Düşüncemiz bu. Sayın Dağı şunları ileri sürüyor: “Ama bunun nedeni Tayyip Erdoğan’ın ‘milli görüş’ hareketinden gelmesi değil, tam da tersi; ‘milli görüş’e sırtını dönmesi, ‘milli görüş’ gömleğini çıkardığını söylemesi Erdoğan’la ‘sistem’ arasında bağların kopmasına neden oldu. Bugün Erdoğan ‘milli görüş’ çizgisinde olsaydı kimse onunla uğraşmazdı.” [Zaman, 6 Mayıs 2008] diyor. Sayın Dağı Ağrı dağından büyük laflar ederek kendi sıfatına ait dağı küçültüyor. Bu yazdıklarınıza gerçekten inanıyor musunuz, adama gülmezler mi? Ya da bulunduğu dağda, gerçeği görmezden gelip bakışını başka yönlere çeviriyor, kendince bir ıslık çalıyor. Nasıl mı?: Necmettin Erbakan’ın sistemin bir parçası olduğunu ileri sürerek. Buradaki bühtana dikkat etmek gerekir. Erbakan, her şeyden önce medeniyetine ve coğrafyasına sadık bir insan. İttihatçı jakoben sistem onu hiçbir zaman kabullenmedi, içine sindiremedi. Sürekli yükselişte olan partisi tam dört defa kapatıldı. Nasıl ki Üstat Necip Fazıl’a soluk aldırılmadı, ölürken bile sistem nezdinden mahkûm gitti, aynı şey Hoca’ya yapılıyor. Şu anda 83 yaşında olmasına rağmen hâlâ yasaklı. Partisi barajı aşamamasına, % 2.5 lerde seyretmesine rağmen, soluk aldırmamak için büyük bir çaba gösteriliyor. Karşılaştırma yaptığı sayın Erdoğan, yasaklı iken, muhtar bile olamaz iken, Siirt’te seçim iptal edildi, İttihatçı sistemin özü olan CHP Genel Başkanı Sayın Baykal ile yapılan görüşmeler sonucu anayasada değişiklik yapıldı, siyasi serbestlik verildi, bir milletvekili istifa ettirildi ve seçildi. Henüz milletvekili seçilmemişken ta ABD’den başlayarak bütün AB ülkelerinin kapıları sonuna kadar açıldı. Altı yılı aşkın bir zamandır, başörtüsü yasası gündeme gelmeyinceye değin sistem ile çok uyumlu bir iktidar dönemi geçirdi. Taban baskısı onu bazı şeyler yapmaya zorlayınca kıskaca girdi. Sistem, onu Milli Görüş’ten uzaklaştırmak, partiye liberaller, amerikancılar, abeciler doldurulmuştur. Aynı sistem Milli Görüş’ü RP döneminde dönüştürmeyi düşündü, başaramayınca parçalama süreci başlatıldı. Öte yandan Erbakan Hoca’nın Başbakanlığı sırasında ekonomi rayına oturmuş, ülke gayet iyi bir yere doğru hızla gitmeye başlamış, İran doğal gaz boru hattının temeli atılmış, D-8’ler kurulmuş, güneydoğuda faili meçhul cinayetler kesilmiş, terör bitmiş, sınırda ciddi bir ekonomik canlılık olmuş vs. Peki sistem, ülkeyi bu kadar iyiye götüren Erbakan’ı niçin dışladı, çarkın dışına itti. Sormazlar mı sayın Dağı. AB’ci, ABD’ci, İsrail yanlısı olmak sistem dışılık mıdır? Masonik ittihatçı sistem ile İsrail, Yahudiler ve Siyonizm bir birinin özdeşi değil midirler? Bugün, Kuzey Irak operasyonları ve olayları bunların dışında mı gelişiyor? Ne dersiniz? Bakın ki Sayın Dağı sistem Erbakan’ın 11 ayına bile tahammül etmemiştir. Erbakan 1969 yılından beri siyasadadır, çeşitli hükümetlerde bakanlık yapmıştır. Toplasanız, göreceksiniz ki, sistem onun kaç ayına, ne kadar tahammül edebilmiştir. Oysa Sayın Erdoğan çok rahat bir 5 yıllık dönem geçirmiştir. Sistemdeki yapı ile daha güçlü ve tek başına iktidara getirilmiştir. 22 Temmuz’dan birkaç ay öncesine kadar, başbakanın kendi beyanı vardır, AKP’nin oyları % 25 lerde seyrederken, nasıl olmuştur da birden % 47lere fırlamıştır? Bunlar rastlantı mıdır dersiniz. AKP, hem sistem, hem de egemen güçlere göre misyonunu tamamlamıştır, görev süresi sona ermiştir. Öyle görünüyor. Kim bilir, belki de bu son durumlar görev süresini uzatmaya dönüktür. “Evet Erbakan Devletçiydi” diyor. Sayın Dağı, kendisini hangi dağın başında görüyor ki olayları bu kadar küçük görebiliyor, ya da görmüyor, merak ediyorum. Türkiye’de Anadolu’nun birçok kentinde küçük sanayi siteleri, Organize sanayi siteleri, kurarak yerli sermayenin palazlanmasını sağlamıştır. Hemen bütün siyasal yorumcuların ortak bir düşüncesi vardır ki Erbakan Anadolu sermayesini ayağa kaldırmıştır. Bunun içindir ki 28 Şubat sürecinde Anadolu sermayesini çökertmek için “yeşil sermaye” paranoyası oluşturulmuş ve bu sermaye çökertilmiştir. Kemal Derviş’in tâ Amerikalardan getirilip yerli sermayenin önünün kesilmesi, IMF daha güdümlü hale getirilmesi, sonra da AKP iktidarıyla aynı ekonomi siyasetinin güdülmesi sağlanmıştır. Sayın Dağı kim sistemin parçasıdır, kim değildir? Size soruyoruz. |