İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 21.06.2008, 08:51

 
mechuladam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.06.2008
Mesajlar: 807
Teşekkür etti: 82
117 Teşekkür 91 Mesaja aldı
ERBAKAN'A LAYIK OLAMAYANLAR

Milli Görüş perspektifinden pek çok sahada örgütlenme, yapılanma ve faaliyet gerçekleştiren ERBAKAN'ın; yüksek ahlâk ve karakter sahibi, yetenekli kadrolar bulmada hiç şanslı olmadı. Ahlâk, karakter ve yetenek, bir arada ERBAKAN'ın adamlarında bir türlü bir araya gelemiyordu. Bunu ERBAKAN'ın adam tanımadığına, seçemediğine yormak tamamen yanlış bir yaklaşımdır. Sorunun özünde cahiliyye ortamı, toplumu ve anlayışı vardır.

Konu dışarıdan bakıldığı gibi kolay ve tek düze değildir. Sanıldığı gibi; "bulursun birkaç tane iyi eğitim almış, eli ayağı düzgün adam, yetki ve sorumlulukları yüklersin, olur biter" şeklinde olmuyor. İşe sıfırdan başlarken böylesi kişiler iltifat etmiyor; onlar, hazıra konmayı her zaman, çile çekip garantili olmayan bir istikbal için çaba sarfetmeğe tercih ediyorlar. Dolayısıyla, inançlı, idealist ve fakat eğitimsiz, kariyersiz, yeteneksiz insanlarla çalışmak durumunda kalıyorsunuz. Bir de işin içinde, mücadele, risk, cesaret ve metanet gerektiren durumlar varsa; "işi iyi", talibi bol insanlar asla yanaşmıyorlar.

Eğer işler yoluna girmiş, gelecek vaadeden bir konuma gelmişseniz; herkes idealist ve dava adamı kesiliyor, zift gibi de yapışıyor. Bunların makam, mevki hırsı tatmin olacak gibi değil. Bir de tehlikeli bir viraja girerseniz sağa sola savruluyorlar ve direksiyonda yalnız kalıyorsunuz. Milli Görüş partileri etrafında toplanıp dağılan bu tufeyli takımından kişiler med-cezir gibi gidip geldiler sürekli. Bu güne kadar kaç kez ERBAKAN, yanında bir adam gibi adam bulamamışken, kaç kez üzerine üşüşen adamlardan gözünü açamamıştır; bunu bir kendisi, bir de Allah bilir.

ERBAKAN, bir ara çok tatlı bir espri ile durumu anlatmaya çalışırdı fakat kimsecikler anlamak istemezdi. Derdi ki, "insan cennet için yaratılmış olan bir varlık olduğu için daima gözü nimettedir. 'Şu kazmayı al, şurayı kazıver' deseniz yüzü buruşuyor; hazır bir sofraya buyur etseniz gülleri açılıyor". ERBAKAN'ın demek istediği; evet, insan cennet için yaratılmış ama cennet burada olmaz ki, burada kazanılır. Gel gör ki pek kimse kazanmaya yanaşmıyor; hazıra konmak istiyor! Halbuki tufeyliler kiiimm, cennet nerde!

İdeallerinizi siyaset yoluyla gerçekleştirme yolunu seçmişseniz; yalakalardan, dalkavuklardan, riyakârlardan, düzenbazlardan, entrikacılardan, ihanetçilerden, döneklerden, vefasızlardan, tefrikacılardan, hizipçilerden... gözünüzü açmanız hiç kolay olmaz. İyi, dürüst, cesur, namuslu, yetenekli... bilinenlerin de nazlarından, bahanelerinden geçilmez. Dert ve çile adamı, cehd ve azim sahibi, sabır ve metanet ehli insanları bulup da yük altına sokamazsınız; böyleleri (!) genellikle hep çay sohbetlerinde, dedikodu meclislerinde, yaren toplantılarında bulunur!

ERBAKAN sayesinde bir yerlere gelenler, bir şeyler elde edenler; ne geldikleri yerlerle, elde ettikleri ile yetindiler; ne de onların hakkını verdiler, layık oldular. Kimse "kazma sallamaya" yanaşmadı; herkes hazır sofralara göz dikti. Bir tanesi, bir gün, bir tek kişiyi Milli Gazete'ye abone yapmak için adımını atmadı; kendileri de alıp okumadılar. Şu Milli Gazete'nin tirajı, bunca yere göğe sığdırılmayan kodamanların kaç kuruş ettiklerini ortaya koyan en keskin ölçüdür.

ERBAKAN'a layık olamayanların ta'netmeleri nadanlıktır. ERBAKAN'a düşman olanların işi ne kadar zorsa, dost olmak isteyenlerin işi de o kadar zor. Bu yalnız bugün böyle değildir; her cahiliye döneminde bu böyledir. Hz. Muhammed (SAS) ile Bedir günü 312 kişi vardı. Uhut günü 900 kişi gibi gözüktüler, ilk etapta 300'ü münafık çıktı, sonra 50 okçu itaatsız çıktı, bir kısmı dağılıp kaçtı ve yine Bedir'deki kadar kaldılar. Hudeybiye (anlaşma) günü daha zorlu bir gündü ve yanında bir tek kişi kaldı: Hz.Ebubekir. Mekke'nin fethi günü 10 bin gibi gözüktüler, hemen arkasından Huneyn günü yine kaçtılar yine Bedir’deki kadar kaldılar. Veda Hutbesi’ni 120 bin kişi "sahabi" olarak dinledi ama vefat ettiği gün kitleler halinde topuklarına basa basa irtidat ettiler. Gerçek sahabi hep 312 kişi idi dense mübalağa mı olur bilmem ki?

...Ve rivayetlerde bildirilen, MEHDİ'nin Bedir ashabı kadar arkadaşı olacağıdır!!!
mechuladam isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sevgiye Lâyik Yalniz Allah’tir Gülru Dini Bilgi ve Eğitim 1 01.10.2007 17:36
Tartismalara girdigim kardeslerime hediyemdir, layik degil ama... _313_ Resim ve Karikatür 8 05.11.2006 12:58
Güvene Layik Olmak itimat Bir oku bin düşün 0 24.10.2006 13:55
Ehil Ve Layik Olmak yeşil Dini Bilgi ve Eğitim 0 05.08.2006 14:28
Bu umuda layik ol! Morpheus Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 3 06.11.2003 14:29


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:49 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50