| Ölümüne. ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.618
Teşekkür etti: 42
52 Teşekkür 37 Mesaja aldı
|
HUDER VAKA-İ ADİYESİ Şevket Kazan tarafından kurulan HUDER (Hukukçular Derneği) seçime ramak kala gazetelere milletin adamları diye tam sayfa bir ilan vererek AKP lehine bir atak yaptı. Tayip Erdoğan’ın öne çıkarılıp Adnan Menderes ve Turgut Özal’ın da yanlarında figür olarak kullanıldığı ilan kamuoyunda skandal olarak değerlendirilerek büyük yankılara yol açtı. Seçim kampanyasının en cafcaflı hengamesinde sandığa bir adım kala yapılan bu ilan atağı, Şevket Kazan’ın kurduğu Saadet Partisi yanlısı dernek gazetelere Erdoğan’ı destekleyen ilan verdi diye kamuoyunda büyük yankılar da uyandırınca elbette ki Saadet Partisi aleyhine ve AKP lehine büyük doping etkisi yaptı. Bu bir sakarlık ya da mevzii bir işbirlikçilik olayı filan değil; düpedüz Şevket Kazan’ın artık kanıksadığımız vaka-i adiyeden bir ihanetidir. Çünkü Şevket Kazan’ın kurduğu veya başına adam koyduğu istisnasız tüm Millî Görüş kuruluşlarında bu tür ihanetlere sıkça şahit olmaktayız. Milli Görüş partilerinin ve yan kuruluşlarının hepsinde Şevket Kazan açıkça ihanet etmekte olmasına rağmen bugün hala Erbakan’ın sağ kolu, en sadık dava adamı diye lanse edilmektedir. Oysa hançeremizi yırtarcasına hep haykırdık ki kapatılan Millî Nizam Partisi’nin yerine Millî Selamet Partisi’nin açılabilmesi için Yahudi Cemaati tarafından Şevket Kazan’ın kilit adam noktasına konması şart koşulmuştu. Şevket Kazan bir hahamdır. Peryodik olarak İzmir’e gidip Sabetayistlere ait havrada ibadet etmektedir. Erbakan’ın siyasi yasaklarının ardında, özellikle kayıp trilyon davasında hiç kuşku duymuyoruz ki Şevket Kazan’ın parmağı vardır. Biz defalarca gazetemizde ilan edip dedik ki: Şevket Kazan hakkındaki iddialarımızı yalanlayabilecek konumdaki tek kişi Erbakan’dır. Eğer Şevket Kazan bizi Erbakan’ın yanına götürür ve Erbakan “yok böyle bir şey siz bunları nerden çıkarıyorsunuz” derse her ikisinin de ellerini öpüp hem kendilerinden hem de kamuoyundan açıkça özür dileyeceğiz. Öğrendik ki Şevket Kazan bu teklifimizi Erbakan’a götürmüş ama kabul edilmemiş! Zaten başka türlüsü mümkün de değildir. Yoksa kim böyle bir teklifi reddeder? Şevket Kazan’ın Millî Görüş kuruluşlarında görev vermede -ki bu hususta yetki daima hep onun uhdesinde oldu- en makbul kriterleri kişilerin ya hain, ya karaktersiz, ya da yeteneksiz olmasıdır. Her vesile ile tekrarladığımız gibi El-Azizciler olarak bizler de Millî Gazete temsilciliğinden, Tayip Erdoğan Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken eleştirdiğimiz için Şevket Kazan’ın hışmına uğrayıp kovulduk. Elazığ’ı Millî Gazete’nin en çok satıldığı il yapmışken elimizden alıp konuya alakasız bir emlakçıya tevdi etmişti. Bugün TV-5 yıllardır bir arpa boyu yol almayıp hala ilkel şartlarda yayın yapıyorsa, Milli Gazete’nin 35 yıldır hala tirajı yerlerde sürünüyorsa, Millî Gençlik Vakfı yolsuzluktan kapatıldıysa, yerine kurulan Anadolu Gençlik bir türlü iflah olmuyorsa ve daha önce de Selametköy, Gimtaş, Burak gibi birçok kuruluş ihanetlerden, yolsuzluklardan battıysa hepsinin baş sorumlusu Şevket Kazan’dır. Denilebilir ki o halde niçin kulağından tutulup atılmıyor? Bu iş öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nde Sabetayist Cemaat oligarşisi tamamen çökertilip yıkılmadıkça Şevket Kazan ve avenesinin de Saadet Partisi’nden temizlenmesi adeta imkânsızdır. Millî Görüş içerisinde örgütlenip yapılandığı için Erbakan istese de Şevket Kazan’a kolayca bir şey yapamaz. Bunun için hazırladığı büyük bir projesinin olması gerekir. Bu nedenledir ki Erbakan en yakınındaki insanların bile hizmetlerinden hep bizar olmuş, yakınmıştır. Bir zamanlar şöyle bir örnek vererek görevlileri üstü kapalı tenkit ederdi: Tepegöz (bugün artık slâyt kullanılıyor) görevlisi konferans sırasında görevini ikide bir uyarılmadan yapamıyor. Bir profesör ameliyathanede “şunu ver, bunu ver” demez; elini açtığında neşter mi konacak, makas mı konacak, iğne iplik mi konacak… Yanındaki görevli uzmanlar bilir ve derhal yapar. Çünkü o son derece hassas ve ciddi durumda profesörün zihnini başka şeyle meşgul etmemesi gerekir. Konferans sırasında ben çubukla şekiller üzerinde izahat verirken hangi şekil ne zaman değişecek yerine hangisi konacak bunu ikide bir benim söylememem lazım.” Son konferanslarında yine gördük ki 40 yıl sonra hala Erbakan bu tür sorunlardan, sakarlıklardan kurtulabilmiş değil… Verdiği 4 konferansta da slâytla görevli şahıs Erbakan hatırlatmadan görevini yapmadı. Hatta her konferansta slâyt görevlisi sakarlıklar ve birçok hatalar yaptı. Dahası bir keresinde Erbakan kendini alamayarak onca dinleyicinin ve ekranları başındaki milyonlarca izleyicinin gözleri önünde “Sen işbirlikçi misin?” diyerek hiddetle çıkıştı. Peki, sonra ne mi oldu? Hiiç, yine değişen bir şey olmadı! Şevket Kazan’ın görevlendirdiği kişiler hakkında bir araştırma/inceleme yapılsa eminiz ki ciltler dolusu ibretlik vaka ortaya çıkar. Bunlardan sadece bir örnek de Milli Gazete Ankara temsilcisi şahıs. İlk günden beri hep o zat görev yapıyor. Tam bir demirbaş şahıs… O kadar hain, yeteneksiz ve moloz biri ki… Bu hususlarda Guinness rekorlar kitabına girecek tipten. Muhterem bir ara Milli Gazete’de sözde makale yazmaya kalkıştı. Emin Çölaşan, Sami Kohen gibi ünlü yazarların köşe yazılarından kelimesi kelimesine aynen bölümler iktibas edip kaynak filan göstermeden kendi yazısı gibi yayımlıyorken; bu her iki yazar da farkına varıp köşelerinde teşhir edip rezil ettiler… Peki, sonra ne mi oldu? Hiçbir şey olmadı. O zat bugün hala Milli Gazete’nin Ankara temsilcisidir. Sadece deşifre oldu diye gazetedeki sözde köşe yazısı kaldırıldı… Düşünün… Milli Gazete’nin yıllardır başkent Ankara temsilciliğini böyle bir adam yapıyor; bu gazete iflah olur mu? Yine düşünün… Böyle bir şerefsizliği ve eblehliği kamuoyunda teşhir edilen bir kişi öyle bir görevde tutulur mu? Bu yazdıklarımız asla umutsuzluğa yol açmamalıdır. Milli Görüş’ün kendi kadroları yeni yeni yetişiyor. 50 yıl düdüklü tencerede kaynatılmış ve hile rejimi ve köle düzeni yönetiminin örtülü esareti altında yaşatılmış bir milletin çocukları için bu çok görülmez. Unutmayın ki Milli Gazete Ankara temsilcisi zatın benzerleri bu ülkenin en önemli görevlerine getirildiler. Milli Görüş kuruluşlarının kaderi ile ülkemizin kaderi paralel gidiyor. İkisi ya birlikte kurtulur, ya da Allah korusun birlikte batar. Sayı: 462 v.sekerci@el-aziz.com El-aziz Gazetesi - Köşe Yazıları not : Erbakan mehdidir , zırvalarına inananların bu yazılara da inanması gerekir...
__________________ göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| ŞEVKET KAZAN''DAN BÜYÜK AÇIKLAMA | mechuladam | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 1 | 21.06.2008 01:31 |
| Şevket Kazan ağladı | gençüsküdar | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 4 | 28.05.2008 19:20 |
| Şevket Kazan: CHP Türkiye'nin talihsizliğidir | gençüsküdar | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 29.04.2008 23:12 |
| Şevket Kazan: Erbakan imzalamadı | gençüsküdar | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 24.02.2007 14:52 |
| Şevket Kazan : '' Samimi Olun '' | gençüsküdar | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 2 | 19.11.2005 16:23 |