![]() Üyelik tarihi: 02.08.2002
Mesajlar: 3.336
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
|
Rahman Rahim Allahin adi ile...
Alemlerin Rabbı Allaha hamd olsun. Afiyette ve belada, darlıkta ve genişlikte. Salat ve selam, Seyyidül-mürselin Resulullah Efendimize ve tüm aline Sübhan Allahtan temenni: Selametiniz, afiyetiniz, sebat ve istikametinizdir Allahummerzuknel hifzal murselin ilhamel enbiyayi ve fehmel evliyayi bikeremike ya ekramel ekramin.ve birahmetike ya erhamer rahimin. Allahumme bi hubbi zatike tahassanna ya Allah.Lailahe illallah seyyidina muhammedurrasulullah. Hakkan ve sıdkan ************************************* ////////////////////////////////////////////////////////// ************************************ Sevgili ve çok değerli kardeşim mawera inşaallah aklınızdaki ve sadrınızdaki sorulara yanıt olabilecek bir şekilde cevaplamışımdır. Maneviyat ehli çok olgun ve sabırlırdır.Her konuyu akli ile değil nakli açıklamaya çalışırlar.Bence kelimesini kullanmazlar cünkü Allahü Tealanın varlığının yanında kendilerini bulamazlar.Olmayan biri benlik davası güdemez değilmi.Çünkü her şey yoktan var edilmiştir. Siz sevgili kardeşimizde gayet maneviyat ehli olgun ve sabırlı bir kardeşimiz olarak bizleri çok mutlu ediyorsunuz.Allahü Teala sadrınızı geniş tutsun. Konumuza gelinçe; Peygamberler (aleyhimüssalevatü vetteslimat) gönderilmesinin faideleri ve aklın yalnız başına Allahü tealayı tanıyamayacağı ve dağda büyümüş ve cahillik zamanında yani Peygamber gönderilmemiş olan zamanlarda yaşamış kafirlerin ve kafir memleketlerinde ölen kafir çocuklarının ahiretde ne olacakları bildirilmekdedir: Bu münasebetle Mektubatı Rabbani 259. Mektubu siz kardeşlerimin bilgisine sunmak istedim. Allahü tealaya sonsuz hamd olsun ki, bizleri müslüman olmakla şereflendirdi. O, doğru yolu göstermeseydi, kim bulabilirdi? Onun Peygamberlerine (aleyhimüssalevatü vesselam) inanırız. Hepsi doğru söylemiştir. Allahü tealanın, insanlara Peygamberleri (aleyhimüssalevatü vesselam) göndermesi en büyük nimettir. Bu iyiliğin şükrü, hangi ağız ile yapılabilir? Hangi kalb, onları göndermenin iyiliğini kavrayabilir? Hangi vücud ve aza, o iyiliklere şükür olabilecek bir şey yapabilir? O büyük insanların mübarek varlıkları olmasaydı, bu alemi yaratanın varlığını, biz kısa akıllı insanlara kim gösterirdi? Eski yunanlıların ilk felesofları, [ve her zeman, her yerde bulunan fen taklidcileri] o kadar zeki ve kurnaz oldukları halde, yaratanın varlığını anlayamadılar. Bu kainat, böyle gelmiş, böyle gider, canlılar da birbirlerinden meydana gelip ürer. Bu böylece devam eder, dediler. Cahillik devri geçip, yeni Peygamberlerin (aleyhimüssalevatü vetteslimat) davetlerinin nurları ile, alem aydınlanınca, sonra gelen yunan felesofları, o nurların ışıkları ile uyanarak, üstadlarının sözlerini red etti. Bir yaratanın bulunduğunu kitaplarına yazdılar ve bir olduğunu ispat ettiler. O halde, insan aklı, o büyüklerin nurları ile aydınlanmadıkça, bunu bulamıyor. Peygamberler (aleyhimüssalevatü vettehıyyat) olmadıkça, bizim düşüncelerimiz, doğru yola yaklaşamıyor. Ebu Mensuri MaTüridi (rahmetullahi aleyh) ve yetiştirdiği büyükler, acaba neden Allahü tealanın varlığını ve birliğini, aklın yalnız başına bulabileceğini söylediler? Dağda, çölde yetişip de putlara tapanların, Peygamberlerden haberi olmasa bile Cehenneme gideceklerini söylediler. Akılları ile bulmaları lazım idi, dediler. Biz böyle anlamıyoruz. Bunların kendilerine, hakikat duyurulmadıkça, kafir olmayacaklarını söylüyoruz. Bu haber de, Peygamberler (aleyhimüssalevatü vettehıyyat) ile gönderilmektedir. Evet, Allahü teala, aklı, doğru yolu bulmak için yaratmış ise de, yalnız başına bulamaz. Akla, o yol haber verilmedikçe, şiddetli azap yapılmaz. Şöyle Sual edilye: Dağda yetişip, hiçbir din duymayıp puta tapan müşrikler, Cehennemde sonsuz kalmazsa, Cennete girmesi lazım gelir. Bu da olamaz. Çünki müşriklere, Cennet haramdır, yani yasaktır. Bunların yeri Cehennemdir. Nitekim, Allahü teala, Maide suresi yetmişbeşinci ayetinde, İsa aleyhisselamın mealen, (Allahü tealadan başkasına tapanlar, başkalarının sözlerini Onun emirlerinden üstün tutanlar, Cennete giremez. Onların konacağı yer Cehennemdir) dediğini beyan buyurdu. Ahirette Cennet ile Cehennemden başka yer de yokdur. (Araf)da kalanlar, bir müddet sonra Cennete gideceklerdir. Sonsuz kalınacak yer, ya Cennettir, ya Cehennem! Bunlar hangisinde kalacaktır? Cevab: Buna cevap vermek çok güç! Kıymetli yavrum! Biliyorsun ki, çok zaman bunu, bana sormuşdun. Kalbe rahat verecek bir cevap bulunmamışdı. Bu suali, hal etmek için, (Fütuhat-i mekkiyye) sahibinin [Muhyiddini Arabi]: (Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), kıyamet günü, bunları dine davet eder. Kabul eden Cennete, etmeyen Cehenneme sokulur) sözü, bu fakire iyi gelmiyor. Çünki ahıret, mükafat yeridir, hesab yeridir. Emir yeri, iş yeri değildir ki, oraya Peygamber gönderilsin! Çok zaman sonra, Allahü teala, merhamet ederek, bu meselenin hallini ihsan eyledi. Şöyle bildirdi ki, bu müşrikler, ne Cennetde, ne Cehennemde kalmayacak, ahıretde dirildikten sonra, hesaba çekilip, kabahatleri kadar mahşer yerinde azap çekecektir. Herkesin hakkı verildikten sonra, bütün hayvanlar gibi, bunlar da, yok edileceklerdir. Bir yerde sonsuz kalmayacaklardır. Bu cevabımız Peygamberlerin (aleyhimüssalevatü vetteslimat) huzurunda söylenseydi, hepsi beğenir, kabul buyururdu. Her şeyin doğrusunu Allahü teala bilir. Herkesin aklı, birçok dünya işlerinde bile, şaşırıp yanılırken, iyiliklerine, merhametine son bulunmayan sahibimizin, Peygamberleri ile haber vermeden, yalnız akılları ile bulamadıkları için, kullarını sonsuz olarak ateşte yakacağını söylemek, bu fakire ağır geliyor. Böyle kimselerin sonsuz olarak Cennette kalacaklarını söylemek, nasıl çok yersiz ise, sonsuz azab çekeceklerini söylemek de, öyle yersiz oluyor. Nitekim, itikadda ikinci imamımız Ebül-Haseni Ali Eşari, bunların Cehenneme girmeyeceklerini söylüyorsa da, bu sözünden, Cennette kalacakları anlaşılıyor. Çünki, ikisinden başka yer yoktur. O halde, cevabın doğrusu bize bildirilendir. Yani mahşer günü, hesapları görüldükten sonra, yok edileceklerdir. Bu fakire göre, kafirlerin çocukları da böyle olacaktır. Çünki Cennete girmek, iman iledir. Ya kendisi iman etmiş olacak veya imanlının çocuğu olduğu için, yahud ana-babası birlikde mürted (Müslüman iken dinden çıkan, kâfir olan kimse) olunca, kendisi Dar-ül-islamda kaldığı için imanlı sayılmış olacaktır. Dar-ül-islamda bulunan müşriklerin çocukları ve zimmilerin(İslâm devletindeki gayr-i müslim vatandaş.) çocukları da Dar-ül-harpteki kafirlerin çocukları gibidir. Çünki bu çocuklarda iman yoktur. Bunlar Cennete giremez. Cehennemde sonsuz kalmak da, tekliften sonra, inanmamanın cezasıdır. Çocuk ise, mükellef değildir. Bunlar hayvanlar gibi, diriltilip, hesapları görüldükten sonra, yok edileceklerdir. Eskiden, bir Peygamberin vefatından sonra, çok vakit geçip, zalimler tarafından din bozulup, unutulduğu zamanlarda yaşayıp, Peygamberlerden haberi olmayan insanlar da kıyamette böyle sonradan, tekrar yok edileceklerdir. Ey yavrum! Bu fakir, çok geniş ve çok derin düşünüyorum da, Peygamberimizin (aleyhi ve ala alihissalatü vesselam) haberi yetişmeyen, yer yüzünde, hiçbir yer kalmadığını anlıyorum. Bütün dünyanın, Onun davet nuru ile, güneş gibi aydınlandığı görülüyor. Hatta, duvar arkasında bulunan, Yecuc ve Mecuca bile ulaşmış bulunuyor. |
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 19.02.2003
Mesajlar: 4.695
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
|
cevabiniz icin Allah razi olsun.....ama simdi kafamdaki sorular daha da cogaldi. mahsuru yoksa yazayim, birlikte arastiririz........
yazida deniyorki.......maneviyat ehli "bence demezler nakil ile cevap verirler. -Cevab: Buna cevap vermek çok güç! Kıymetli yavrum! Biliyorsun ki, çok zaman bunu, bana sormuşdun. Kalbe rahat verecek bir cevap bulunmamışdı. Bu suali, hal etmek için, (Fütuhat-i mekkiyye) sahibinin [Muhyiddini Arabi]: (Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), kıyamet günü, bunları dine davet eder. Kabul eden Cennete, etmeyen Cehenneme sokulur) sözü, bu fakire iyi gelmiyor . (bu kisim biraz celiskili) ------------------------------ bir de her cocuk islam fitrati üzere dogar, onu hristiyanlastiran veya yahudilestiren anne ve babasidir.......hadisi geregince diyelimki 1,2 yasinda ölen cocuklar nasil yok olacaklardir....... (tamam öyledir belki ama, daha fazla delil olsaydi hic soru isareti kalmazdi kafamda, iyi olurdu) bu konuyu bir de tefsir veya kütübü sitte den arastirsak yi olur kanisindayim. ne dersiniz? Allah razi olsun tekrar sel ve dua ile..... Hak dilaram kardesim ve usta bu konuda bildiklerini paylasirsalar memnun olurum ![]()
__________________
.................................................. ............... |
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.01.2003
Mesajlar: 4.718
Teşekkür etti: 18
28 Teşekkür 18 Mesaja aldı
|
__________________
YAPAMAZ ERTUĞRUL EVLADI SENSİZ,CAN VERİR CANANI VEREMEZ TÜRKLER EBEDİ HADİM-ÜL HAREMEYNİNİZ,ÖLSEK DE RAVZANI RUHUMUZ BEKLER |
|||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 19.02.2003
Mesajlar: 4.695
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
|
M.A. Saral kardes......sizden de bir yorum bekleriz
__________________
.................................................. ............... |
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 19.02.2003
Mesajlar: 4.695
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
|
Hak-dilaram kardesimizden Allah razi olsun.....cok güzel bir cevap aldim.
((yehovacilar hep teblig amaciyla gelirdi de "kiyametin kopmasindan sonra bir avuc Allaha inanan kesimin haricindeki insanlarin yok olup gidecegini" söylerlerdi, (kendilerini kast ederlerdi) garibime giderdi.......)) imansizlar bosuna korkmuyormus ölüp yok olup gitmekten...Rabbimiz, zanlarindaki gibi davranirsa hic sasmasinlar o halde.
__________________
.................................................. ............... |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 02.08.2002
Mesajlar: 3.336
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
|
Rahman Rahim Allahin adi ile...
Alemlerin Rabbı Allaha hamd olsun. Afiyette ve belada, darlıkta ve genişlikte. Salat ve selam, Seyyidül-mürselin Resulullah Efendimize ve tüm aline Sübhan Allahtan temenni: Selametiniz, afiyetiniz, sebat ve istikametinizdir Allahummerzuknel hifzal murselin ilhamel enbiyayi ve fehmel evliyayi bikeremike ya ekramel ekramin.ve birahmetike ya erhamer rahimin. Allahumme bi hubbi zatike tahassanna ya Allah.Lailahe illallah seyyidina muhammedurrasulullah. Hakkan ve sıdkan ************************************* ////////////////////////////////////////////////////////// ************************************ Öncelikle Bütün konu ile ilgilenen kardeşlerime teşekkürler ediyorum. Allahü teala Hepinizden razi ve memnun olsun. 2 konuda açıklama yapmaya gayret göstereyim.Herşeyi Takdir eden ve bilen Allahü Tealadır. 1.Konu ****** (Bu fakire iyi gelmiyor.) Eğer fakirin kullanılma manasını düşünmüş olsaydınız çelişkiye düşmezdiniz. ***************** FAKİR NE DEMEKTİR? Kelime manası zengin olmayan, yoksul demek olan fakir, mecazen zavallı, biçare, aciz manalarına da kullanılmaktadır. ***Şeriat lisanında fakir, nisaba malik olmayan kişidir... Başka bir ifadeyle, zekat verebilecek ölçüde malı-mülkü, parası-pulu bulunmayan, veya kendisine zekat verilmesi caiz olan kimse demektir. Hatta Kuran-ı Kerimde, zekat verilecek sınıflar arasında ilk sırayı fakirler alır. ***Tasavvuf ıstılahında ise fakir, dervişin hiç bir şeye malik ve sahip olmadığının şuurunda olması; her şeyin hakiki malik ve sahibinin Allah Teala olduğunu idrak etmesidir. İki cihan serveri Efendimiz (s.a.v.) de, bir hadis-i şeriflerinde, fakirlikle iftihar ettiklerini beyan buyurmaktadırlar. *Kısacası salikin (dervişin, yani maneviyat yolcusunun) kendisini daima fakir, Allaha muhtaç bilmesi; Allahın ise hiçbir şeye ihtiyacının olmadığının idrak ve şuuru içerisinde olması lazımdır. (Herevi, Menazilüs-Sairin, 28) *Fakirlik, suri ve manevi olmak üzere iki türlüdür. *Suri fakirlik, kişinin malı-mülkü olmamasıdır. *Manevi fakirlik ise, kişinin kendisini mutlak surette Hakka muhtaç bilmesi; dolayısıyla varlıklı olmakla yoksul olmayı müsavi görmesi ve olunca şımarmayıp olmayınca da üzülmemesidir. Mühim ve kıymetli olan da, bu manevi fakirliktir. *Kibir ifade eden ben zamiri yerine bazan, tevazu gösterip fakir sıfatı kullanılır. Hatta eski İstanbul lisanında muhatabın evine devlethane, söz sahibininkine de fakirhane denilirdi. Zira fakirlik mefhumu, manevi hayatın tekemmülü için tasavvufi bir mana ifade ediyordu. Dolayısıyla fakirlik ve sefalet aynı manaya değillerdi. *Ancak günümüzde sefalet, fakr u zaruretin devamı ve tabii bir neticesi haline geldi. Bir başka ifadeyle, eski kültürümüzde fakirliği, maddi sıkıntıları izale ve ruhları terbiye etmek için kullanmak mümkün iken, rekabet ve enflasyon kıskacındaki günümüzün fakirliği; stres, depresyon, uyuşturucu müptelalığı, hırsızlık ve cinayet gibi maddi ve manevi felaketleri de beraberinde getirerek, tam bir çöküşün hazırlayıcısı olmaktadır. Allah encamımızı hayr eylesin.. ****************************** ///////////////////////////////////////////// ****************************** 2. Konu ******** İmamı rabbani kimdir. Bunu bir araştırınız. Ayrıca ; verdiğim Kaynak 259.mektup olmakla birlikte burada itikat imamlarımızın görüşleri ve gerekli açıklamalar net bir şekilde vardır. Mektûbât-ı Rabbânî nedir? Büyük âlim ve velî İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî hazretlerinin îmân, îtikâd ve tasavvuf bilgilerini öğreten mektublarından meydana gelen pek kıymetli kitab. Allahü teâlânın kitabından ve Resûlullah'ın hadîslerinden sonra İslâm kitablarının en üstünü, en fâidelisi, Mektûbât(-ı Rabbânî)dır. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî) |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 02.08.2002
Mesajlar: 3.336
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
|
Rahman Rahim Allahin adi ile...
Alemlerin Rabbı Allaha hamd olsun. Afiyette ve belada, darlıkta ve genişlikte. Salat ve selam, Seyyidül-mürselin Resulullah Efendimize ve tüm aline Sübhan Allahtan temenni: Selametiniz, afiyetiniz, sebat ve istikametinizdir Allahummerzuknel hifzal murselin ilhamel enbiyayi ve fehmel evliyayi bikeremike ya ekramel ekramin.ve birahmetike ya erhamer rahimin. Allahumme bi hubbi zatike tahassanna ya Allah.Lailahe illallah seyyidina muhammedurrasulullah. Hakkan ve sıdkan ************************************* ////////////////////////////////////////////////////////// ************************************ Cennete girecekler imanlı olmalılar.İmanı olmayan cennete giremez Yukarıda açıklamış olduğumuz gibi; Sonra fıtrat nedir onu izah etmeye çalışalım. FITRAT Nedir? 1. Hilkat, yaratılış. El, ayak, göz, kulak, dil ve diğer âzâlar (organlar); kalbin emrinde ve hizmetindedir. Bu âzâlarda kalb dilediği gibi tasarruf eder (bunları kullanır) ve onları istediği yöne yöneltir. Bu âzâlar, fıtraten kalbe itâate (uymaya) mecbûrdur. Ona aslâ karşı gelip, isyân etmezler. (İmâm-ı Gazâlî) 2. İslâmiyet'e elverişli yaratılış. Bütün çocuklar, fıtrat üzere dünyâya gelir. Bunları sonra anaları, babaları hıristiyan, yahûdî ve mecûsî yapar. (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Buhârî) 3. Peygamberlerin sünneti. On şey fıtrattandır: Bıyığı kısaltmak, sakalı uzatmak, misvâk kullanmak, mazmaza (ağızı yıkamak), istinşak (suyu burnuna çekmek), tırnak kesmek, ayak parmaklarını yıkamak, koltuk altını temizlemek, kasıkları temizlemek, su ile istincâ (önden ve arkadan çıkan necâseti temizlemek). (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî) Fıtratın açıklamasında imanla ilgili bir çağrışım varmı?. İmanın açıklamasına bir bakalım. İnanmak. "Allahü teâlâdan başka mâbud, ilâh olmadığına, Muhammed aleyhisselâmın O'nun kulu ve Resûlü olduğuna" ve O'nun Allahü teâlâdan getirdiklerine kalb ile inanıp dil ile söylemek. Mükellef olmayan çocukların anne babalarına itibar edilir. *************************************** Aşağıdaki satırlarıda sindire sindire okursanız zannediyorum karanlıklar aydınlanacaktır. Yani mahşer günü, hesapları görüldükten sonra, yok edileceklerdir. Bu fakire göre, kafirlerin çocukları da böyle olacaktır. Çünki Cennete girmek, iman iledir. (((*** Ya kendisi iman etmiş olacak veya imanlının çocuğu olduğu için, yahud ana-babası birlikde mürted (Müslüman iken dinden çıkan, kâfir olan kimse) olunca, kendisi Dar-ül-islamda kaldığı için imanlı sayılmış olacaktır.***))) ************************* Dar-ül-islamda bulunan müşriklerin çocukları ve zimmilerin(İslâm devletindeki gayr-i müslim vatandaş.) çocukları da Dar-ül-harpteki kafirlerin çocukları gibidir. Çünki bu çocuklarda iman yoktur. Bunlar Cennete giremez. Cehennemde sonsuz kalmak da, tekliften sonra, inanmamanın cezasıdır. Çocuk ise, mükellef değildir. Bunlar hayvanlar gibi, diriltilip, hesapları görüldükten sonra, yok edileceklerdir. |
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 19.02.2003
Mesajlar: 4.695
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
|
ledunn kardesim. okudum hepsini. o sindire sindire oku dediginiz bölümü, yukarida zaten okumustum......bir kac saat sürdu iste, hemen sindiremedim ne yapayim.
benim celistigim nokta iki velinin makaminda idi. hangisinin murakabe hangisinin suhud makami oldugunu düsünüyordum, ama okadar fazla düsünmemem gerekir. hata ettim. Allah dostlarinin Allaha olan yakinliklarini kendileri bilir. not: imami rabbani silsiledendir. dedikleri icin amenna ve saddakna. mektubati da bizde mevcut. sormamin sebebi ise," fakir" kelimesinden "bence " manasi cikardigim icindi. baska bir sey degil..... Allah razi olsunsel ve dua ile
__________________
.................................................. ............... Konu mawera tarafından (30.07.2003 Saat 12:50 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 02.08.2002
Mesajlar: 3.336
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
|
Rahman Rahim Allahin adi ile...
Alemlerin Rabbı Allaha hamd olsun. Afiyette ve belada, darlıkta ve genişlikte. Salat ve selam, Seyyidül-mürselin Resulullah Efendimize ve tüm aline Sübhan Allahtan temenni: Selametiniz, afiyetiniz, sebat ve istikametinizdir Allahummerzuknel hifzal murselin ilhamel enbiyayi ve fehmel evliyayi bikeremike ya ekramel ekramin.ve birahmetike ya erhamer rahimin. Allahumme bi hubbi zatike tahassanna ya Allah.Lailahe illallah seyyidina muhammedurrasulullah. Hakkan ve sıdkan ************************************* ////////////////////////////////////////////////////////// ************************************ Sevgili Ve Çok Değerli Mawera Kardeşim Hatalı olan Bu fakir Kardeşinizdir. Lütfen Hakkınızı Helal Edin. Çünkü ; Konuyu Çok Karışık izahatta bulunmuş olabilirim.Bu yüzden konuyu anlamamış veya geç kavramış olabilirsiniz.Konuları çok sade bir şekilde yazmaya çalışıyorum fakat acizliğimiz her halimizden belli oluyor. Allahü Teala hakkı ile Anlatan Hakkı ile anlayan ve Anladıklarını yaşayan kullarına dahil eylesin. Eğer Bir mümin kardeşimin Bırakın kalbini Kırmayı Yüzünün şeklinin değiştiğini görsem veya yazılarında en ufak bir rahatsızlık sezsem olaydan sonraki ilk namazımdan hiçbir feyiz ve tat alamıyorum. Mutlaka Bir sonraki vakte kadar helalleşmem gerekiyor. Mümin kardeşimi bulamazsam 1 Fatiha 11 İhlası şerif okuyup ruhlarının makamlarına hediye ediyorum.Allahü tealanın izni ile biraz ferahlık hasıl oluyor. |
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 19.02.2003
Mesajlar: 4.695
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
|
Hakdilaram Allah razi olsun.
Ledunn kardesim est. hakkimiz varsa helal olsun.
__________________
.................................................. ............... |
|
|
|
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| DeĞerlİ Hedİye | itimat | Hayatın içinden | 8 | 21.04.2006 11:43 |
| Dualaşmak en güzel HEDİYE... | hizmet_ | Dini Bilgi ve Eğitim | 0 | 29.12.2005 20:53 |
| Hz. Adem (a.s)a GÖnderİlen ÜÇ Hedİye | ledunn | Dini Bilgi ve Eğitim | 0 | 29.05.2005 22:53 |
| GurbetÇİden Camİye Hedİye | Muttaki | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 1 | 24.03.2005 15:23 |
| Hedıye | serdar | Özgün Yazılarınız | 0 | 14.01.2003 11:24 |