|
~ Dua edin insaALLAH ~
Üyelik tarihi: 24.02.2003
Težekkür etti: 6
59 Težekkür 28 Mesaja aldż
|
Rasulullah'a Salatu Selam Getirmek
Allāh ve melekleri Peygamber'e cokca salāt ederler. Ey mu'minler! Siz de O'na cokca salāt getirin ve tam bir teslimiyetle selām verin." (el-Ahzāb, 56)
Peygamber -sallallāhu aleyhi ve sellem-'in sānini yucelten āyet-i kerīmelerden biri de budur. Hem Allāh'in, hem de meleklerin Rasūlullāh Efendimiz'e salavāt getirmeleri, onun Allāh katindaki degerini ortaya koymaktadir.
Allāh'in, Peygamber -sallallāhu aleyhi ve sellem-'e salavāt getirmesi, "ona merhamet etmesi, san ve serefini yuceltmesi"dir.
Meleklerin Rasūlullāh'a salavāt getirmesi de, ayni sekilde "Onun kadr u kiymetini anip, yuce mertebelere erismesi icin Allāh'a niyazda bulunmalari" demektir.
Allāh Teālā āyet-i kerīmede, kendisinin ve meleklerin Rasūl-i Ekrem'e salavāt getirdiklerini hatirlattiktan sonra, kullarina hitāben:
"-Ona -sallāllāhu aleyhi ve sellem-, bizim gibi siz de salāt u selām getirin, saygilarin en yucesiyle O'nu yādedin." buyurmaktadir.
Abdullāh bin Amr -radiyallāhu anh-'dan gelen bir rivāyette Rasūlullāh -sallallāhu aleyhi ve sellem- soyle buyurmustur:
"Kim bana bir defa salāt u selām getirirse, bu sebeple Allāh Teālā da ona on misli merhamet eder." (Muslim)
Hadīsin bazi rivāyetlerinde, Hazret-i Peygamber'e salavat getiren kimseye, Cenāb-i Hakk'in on defa merhamet edecegi mujdesine ilāveten, o kimsenin on gunahinin bagislanacagi, manevī derecesinin on derece daha yukseltilecegi de haber verilmektedir. (Nesāī)
Ashāb-i Kirām'dan Ebū Talhā el-Ensārī'nin anlattigina gore, birgun Rasūlullāh -sallallāhu aleyhi ve sellem- mutebessim bir cehreyle Ashāb-i Kirām'in yanina geldi ve Cebrāil -aleyhisselām-'in kendisine su mujdeyi getirdigini haber verdi:
"-Muhammed! Ummetinden biri sana bir salāt getirdiginde benim onun gunahlarinin bagislanmasi icin on defa istigfar etmem, o kimsenin sana bir selām getirmesi hālinde de benim ona on selām vermem seni sevindirmez mi?" (Nesāī)
Goruldugu gibi Hazret-i Peygamber'e salāt u selām getirmek, Allāh'in rahmetini ve rizāsini kazanmaya vesīledir. Bu sebeple her firsatta Rasūl-i Ekrem Efendimiz'e salāt u selām getirmelidir.
Ibn Mes'ūd'dan gelen bir rivāyette de Rasūlullāh -sallallāhu aleyhi ve sellem- soyle buyururlar:
"Kiyāmet gununde insanlarin bana en yakin olanlari, bana en cok salāt u selām getirenleridir."
Bir baska hadīs-i serifte ise, Evs b. Evs -radiyallāhu anh-'dan rivāyet edildigine gore Rasūlullāh -sallallāhu aleyhi ve sellem-:
"-Gunlerin en fazīletlisi Cuma gunudur. Bu sebeple o gun bana cokca salāt u selām getiriniz; zīrā sizin salāt u selāmlariniz bana sunulur." buyurunca, Ashāb-i Kirām:
"-Yā Rasūlullāh! Vefāt ettigin ve senden hicbir eser kalmadigi zaman salāt u selāmlarimiz sana nasil sunulur?" diye sordular. Bunun uzerine Peygamber -sallallāhu aleyhi ve sellem-:
"-Allāh Teālā, peygamberlerin bedenlerini curutmeyi topraga haram kildi." buyurdu. (Ebū Dāvud)
Hadisten de anlasildigi gibi Peygamber Efendimiz'e gonderilen salavātlar ona takdim edilir. O da bu selāmlari alir.
Bu bulunmaz firsati kacirmamak icin ona her firsatta salavāt getirmeye gayret etmelidir. Ayrica hadīste Cuma gununun fazīletinden de soz edilmistir. Bu sebeple Rasūl-i Ekrem'e Cuma gunu daha cok salāt u selām gondermeli ve boylece Cenāb-i Hakk'in rizāsini kazanmaya calismalidir.
Rasūlullāh'a salāt u selām getirmek sūretiyle kazanacagi mānevī ecre onem vermemis, kendini elde edecegi buyuk bir sevaptan mahrum birakmis kimseler hakkinda Peygamber -sallallāhu aleyhi ve sellem-:
"Asil cimri, yaninda adim anildigi hālde bana salāvāt getirmeyen kimsedir." buyurmustur.
Peygamber -sallallāhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'e cokca salavāt getirebilmek icin O'nu cok sevmeliyiz. Zīrā insan sevdigini dilinden dusurmez; O'nu her firsatta anar. Rasūlullāh Efendimiz'in dindeki ve Allāh katindaki yerini ve onemini gerektigi sekilde kavrayamayanlar, "Ben Allāh'i daha cok seviyor ve her firsatta O'nu aniyorum; ayrica Hazret-i Peygamber'i anmaya ne gerek var?" diye dusunebilirler.
Insanin en fazla sevip saymasi gereken suphesiz Allāh Teālā'dir. O'na beslenecek muhabbeti ve hurmeti bir baska muhabbet ve hurmetle kiyaslamak elbette mumkun degildir. Bununla beraber Allāh Teālā, Rasūl-i Ekrem'e beslenecek sevgi ve sayginin onemini Kur'ān-i Kerīm'de soyle hatirlatmaktadir:
"Ey Rasūlum, insanlara de ki: Eger Allāh'i seviyorsaniz, bana uyun ki, Allāh da sizi sevsin ve suclarinizi bagislasin." (Āl-i Imrān, 31)
Allāh katinda boylesine ustun yeri olan bir peygamber, elbette sevilmeye, sayilmaya ve her firsatta anilmaya lāyik bir kimsedir.
Muslumanlar hayati ve yasama bicimi oldugu kadar duā ve ibādeti de Allāh'in Rasūlu'nden ogrenirler. Her iste oldugu gibi duānin da bir ādābi ve usūlu vardir.
Birgun Rasūlulllāh -sallallāhu aleyhi ve sellem-, namazdan sonra Allāh'a hamd etmeden, Peygamber'e salavāt getirmeden duā eden bir adami isitti. Bunun uzerine:
"-Bu adam acele etti." buyurdu. Sonra o adami yanina cagirdi ve:
"-Biriniz duā edecegi zaman once hamd u senā etsin, sonra bana salāt u selām getirsin. Daha sonra da diledigi sekilde duā etsin." buyurdu. (Ebū Dāvud, Nesāī)
Peygamber Efendimiz -sallallāhu aleyhi ve sellem- salavāt-i serīfe'nin fazīletini bildirdigi gibi kendisine nasil salavāt getirilecegini de haber vermistir.
Nitekim Ahzāb Sūresinin 56. āyeti nāzil olunca, sahābe Peygamber'e basvurarak nasil salāt getirilecegini ogrenmek istediler ve bunu Efendimiz'e sordular. Rasūl-i Ekrem Efendimiz, kendisine bu suāl soruldugu zaman sukūt buyurdu. Ya ādeti uzere o konuda vahiy gelmesini bekledi veya bu suāle en uygun cevābi verebilmek icin dusunme ihtiyaci hissetti. Sukūtun uzamasi, Rasūlullāh'i yorup uzduklerini zanneden sahābileri endiseye sevketti ve:
"-Keske bu suāl sorulmasaydi, Rasūlullāh Efendimiz de uzulmeseydi." diye aralarinda konustular. Cok gecmeden Rasūlullāh su salavāti tavsiye buyurdu.
"Allāhumme salli alā Muhammedin ve alā āl-i Muhammed, kemā salleyte alā āl-i ibrahim ve bārik alā Muhammedin ve alā āl-i Muhammed, kemā bārekte alā āl-i Ibrahim, inneke hamīdun mecīd. (Allāh'im! Ibrahim'in āline rahmet ettigin gibi Muhammed'e ve āline de rahmet et. Allāh'im! Ibrahim'in āline hayir ve bereket lutfettigin gibi Muhammed'e ve āline de hayir ve bereket ihsān et. Suphesiz Sen ovulmeye lāyik ve yucesin.)
Demek ki, Efendimiz'e salavāt getirirken Cenāb-i Hakk'a soyle duā etmis oluyoruz:
"Yā Rabbi! Rasūl-i Ekrem'in nāmini, sānini hem dunya, hem de āhirette yuce kil. Onun getirdigi Islām dinini butun cihāna yay ve bu dini dunya varoldukca yasat. Ona āhirette ummetine sefāat etme hakki ver ve kendisine sayisiz sevap ihsan eyle!"
Salāt u selām boylesine derin manalar ihtivā ettigine ve faydasi hem bize, hem de butun muslumanlara ulastigina gore, salavāt-i serīfe getirme husūsunda cimrilik etmemeliyiz.
Bir gun Ubey b. Ka'b -radiyallāhu anh- Efendimiz -sallallāhu aleyhi ve sellem-'e sordu:
"- Yā Rasūlallāh! Ben sana cok salavāt-i serīfe getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?".
"- Diledigin kadar yap." buyurdu.
"- Duālarimin dortte birini salavāt-i serīfeye ayirsam uygun olur mu?" diye sordum.
"- Diledigin kadarini ayir. Ama daha fazla yaparsan senin icin hayirli olur." buyurdu.
"- Oyleyse duāmin yarisini salavāt-i serīfeye ayirayim." dedim.
"- Diledigin kadar yap. Ama daha fazla yaparsan senin icin hayirli olur." buyurdu.
Ben yine:
"- Su hālde ucte ikisi yeter mi?" diye sordum.
"- Istedigin kadar. Ama artirirsan senin icin iyi olur." buyurdu.
"- Oyleyse duāya ayirdigim zamanin hepsinde sana salavāt-i serīfe getirsem nasil olur?" deyince:
"- O takdirde Allāh butun sikintilarini giderir ve gunahlarini bagislar." buyurdu." (Tirmizī, Kiyāmet, 23)
Velhāsil āyet ve hadīs-i seriflerde bildirildigi uzere salavāt-i serīfe getirmenin pek cok faydalari vardir. Bunlari kisaca ozetleyecek olursak:
1- Salavāt, Ahzāb Sūresi 56. āyette belirtildigi uzere Cenāb-i Hakk'in buyruguna itāattir.
2- Salavāt, gunahlarin affedilmesine vesīledir.
3- Peygamber -sallallāhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'e yakin olmanin en guzel ve en kolay yolu ona salavāt getirmektir.
4- Rasūlullāh -sallallāhu aleyhi ve sellem-, kendisine salāt okuyana mukābelede bulunur.
5- Her salāt getirenin ismi, Peygamber -sallallāhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'e arz edilir.
6- Salāt u selām okuyan kimse, Allāh ve Rasūlu'nun muhabbetini diger muhabbetlere tercih etmis oldugu icin, O'nun ahlākiyla ahlaklanmada seviye alir, kotu ahlaktan kurtulur, fazīlete erer.
7- Rasūl-i Ekrem'in kendisine olan muhabbeti arttigi gibi, onun da Efendimiz -sallallāhu aleyhi ve sellem-'e olan muhabbeti devam eder ve katlanarak artar.
8- Allāh Teālā'nin Rasūlullāh -sallallāhu aleyhi ve sellem- ile bize ihsan ettigi lutuflar, sayiya gelmeyecek kadar fazla olmasina ragmen, salāt ve selām ile Efendimiz -sallallāhu aleyhi ve sellem-'in uzerimizdeki hakkini cok az da olsa odemeye calismis oluruz.
9- Allāh Teālā'nin rahmetinin uzerimize inmesine vesīledir.
10- Salavāt unutulan sozun hatirlanmasina sebep olur.
11- Salavāt duālarin kabūlune vesīledir.
12- Yine salavāt kiyāmetin o zor gununde arsin golgesinde golgelenmeye vesīledir ki, hadīs-i serif'te soyle buyurulur:
"Kiyamet gununde uc kisi Allāh'in arsinin golgesinde golgelenir:
1- Uzuntulu kisinin sikintisini teselli eden kisi.
2- Benim sunnetimi ihyā eden kimse.
3- Benim uzerime cok cok salavāt getiren kimse."
Rabbim cumlemizi salavātin ozune ulasip, Peygamber ahlākiyla ahlaklanmayi, O'nun 23 yillik nubuvvet hayatindan lāyiki vechile hisseler almayi ihsan eylesin!.. (Āmin)
Kevser ATAR
__________________
Kim benim veli kullarżmdan birisine düžmanlżk ederse, ben o kimseyi harp ilan eder; dostumun intikamżnż alżrżm.
~ TASAVVUF, DÜNYA ADAMINI ALLAH ADAMI YAPMA SANATIDIR ~
ALLAH'żm! Żsmini söyleterek canżmż al, Żsmżnż söyleterek beni dirilt! (AMIN)
|