28. Ebû Davud ve Tirmizî' den rivâyetle: Hz. Osman (r.a)' dan rivâyet edilmiştir.
Resül-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Her kim her sabah ve her akşam, üç kere Besmele-i Şerif-i bu şekilde okursa, o gün o adama hiçbir kimseden zarar gelmez;
"Bismillâhillezî lâ yedurru mâ ismihî şey'in filardi vemâ fıssemâ-i ve hüve semî-ül Alîm".
Riyâzüssâlihîn s.552, Raâmuz s.433
29. Tahtavi, Meraül Ferah, Ni'metil İslâm s.242, Raâmuz s.439
Hz. Ayşe (r.a)' den rivayetle:Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Bir adam Cuma namazını tamamladıktan sonra yedişer defa; İhlâs, Felak ve Nas sûrelerini okursa, o Cuma gününden gelecek Cuma gününe kadar (başka bir rivayette 3 gün sonraya kadar) bütün fıtne ve belâlardan emin olur ve günahlarına da kefâret olur (diğer bir rivayette ek olarak yedi Fâtiha da okunması gerektiği bildirilmiştir)."
30. Müslim-i Şerif hadislerinden, Râvisi Cabir (r.a)'dır. Resül-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Bir kimse evine her girdiği zaman Eûzü-besmeleyi şerifi okuyarak Allah-ü Teâlâ' ya sığınırsa yahut bir şey yemeğe başlamadan yine Besmele-i Şerifi zikrederse, Şeytan aliyyillâne avânesine der ki; Bu evde sizler için eğlenmek, oturmak kalmadı. Bu yemeklerden de size bir nasib yoktur. Eğer kişi evine geldiğinde eüzü besmeleyi okumazsa, Şeytan avânesine; Bu evde sizin oturmanıza müsaade vardır, der. Keza yemekte besmele okunmazsa, Şeytan avânesine; yine bu yemekte size nasib vardır, der."
31. Meşarık-ı Şerif hadislerinden, Ebu Hureyre (r.a)'dan rivayetle:
Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Yâ Ebâ Hureyre, yatağına yatacağın vakit Ayet-el Kürsi' yi oku. Eğer Ayet-el Kürsî' yi okursanız Şeytan size yakın olup bir zarar veremez. O gece sabaha kadar Cenab-ı Hakkın emânında (emniyetinde, korumasında) olursunuz".
32. Câmî-üs Sağîr hadislerinden: Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Bir adam cemaatle sabah namazını kıldıktan sonra otursa da, güneş doğup kerahat vakti çıkıncaya kadar zikir ve tevekkül etse, bundan sonra tekrar namaz kılsa (2 rekatlık İşrak Namazı, vakti güneş doğduktan 45 dakika geçtikten sonradır) o kimseye tam bir hac sevâbı verilir."
33. Şir’at-ül İslâm' dan alınmıştır. Bir kimse müşkil bir durumda kalırsa yahut ağır bir borç altında bulunursa, 1000 kere ‘Lâ havle velâ kuvvete illa billahil aliyyil azîm’ demelidir, bu durumda Canab-ı Hak Teâlâ, O'nu müşkilinden kurtarır"
34. Riyâzüssâlihîn s.546, Mısır baskısı. Râvi İbn-i Abbas (r.a).
Nebî-i Muhterem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır; "Sizden biriniz ailesine yakın olmak istediği (eşiyle beraber olduğu) zaman şöyle desin: ‘Bismillah, Allahümme cennibneş şeytân ve cennibi şeytân âlâ mâ rezaktenâ.’
35. Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Nikah altındaki kadının, kocasına itâati bir borçtur. Öyleyse evlatlarınıza nikah edeceğiniz adamları iyi seçin."
36. Diğer bir hadis-i şerifte; "Bir adam kızını bir fâsıka nikah ederse, o adama hergün bin kere lanet lâzım olur." (Fâsık: Günahı açıktan işleyendir, günah işlerken kimseden çekinmez, utanmaz, pervâsız davranır.)
37. Câmî-üs Sağîr hadislerinden: cilt 2,
"Bu ümmette ebdal otuz kişidir. Onlar için Cenâb-ı Hakk’a açılan tarik (yol), İbrahim Halilülrahmânın tariki üzerinedir. Onlardan biri vefat ettiğinde, Cenab-ı Hak Teâlâ 0'nun yerine başka birini getirir."
Bir kimse şu duayı hergün on defa okursa, Cenab-ı Hak Teâlâ onu ebdal zümresine yazar. "Allâhümme aslih ümmete Muhammed, Allâhümme fercic an ümmete Muhammed. Allâhümme merhan ümmete Muhammed"
38. Ramazân-ı Şerif in âdâbı;
1. Orucun faziletini eksiltecek muamelattan (fenâlıklardan) sakınmak,
2. Ramazân-ı Şerif için temizlenmek ve tevbe etmek,
3. Acaba makbül bir oruç tutabilecek miyim?, diyerek korkmak,
4. Gıybet, bühtân, malayâniyi terketmek,
5. Mümkün mertebe helâl ile iftar etmek,
6. İftar vaktinde şükür ve duâyı çoğaltmak,
7. Zarûri kelamdan başka birşey konuşmamak,
8. Sükût etmek,
9. İstiğfar etmek,
10. Her iftar ve seherde salavât-ı şerife okumak,
11. Mümkünse hergün bir miktar sadaka vermek,
12. Hergün Kur'an-i Kerim' den bir cüz okumak, son 10 gün mümkün olursa itikâf etmek.
39. Raâmuz ve Câmî-üs Sağîr hadislerinden: Risâletpenah (s.a.v) Efendimiz buyurdular; "Bir kimse çarşıya gittiğinde şu duâyı okusun.'Lâ ilâhe illalâhü vahdehû la şerikeleh. Lehül mülkü ve lehül hamdü, yühyi ve yümitü ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil hayr, ve hüve alâ külli şey'in kadîr.'
Cenâb-ı Hak, O kimsenin defterine 1000 kere 1000 sevab yazar."
Not: İmâm-ı Hasan Efendimiz (r.a), çarşıda bir işi olmadığı halde bu mübârek tesbihi okumak için çarşıya gidermiş, bu tesbihi okur ve geri dönermiş.
40. Raâmuz' dan alınmıştır, s.438: "Bir adam daima, abdest aldıktan sonra "Innâ enzelnâhü fî lelyletil Kadr..." sûresini 3 defa okumalıdır. Birinci okuduğunda sıddıklarla, ikinci okuduğunda şehitlerle ve üçüncü okuduğunda da Peygamberlerle haşrolunur."
41. Resül-ü Kibriyâ Efendimiz buyurmuşlardır: "Bir adam, bir gecede 1000 âyet-i kerime okursa, yüzü güleç olduğu halde Rabbine kavuşur" Bunun üzerine, bu nasıl olabilir diye sorulduğunda, Besmele-i şerife ile başlayarak Elhâkümüttekâsür süresini sonuna kadar okumuşlar ve ondan sonra buyurmuşlardır ki; "Allah' a yemin ederim ki, bu sûre 1000 âyete mukâbildir."
42. Müslîm-i Şerif hadislerinden, Câbir (r.a)' dan rivâyetle:
"Her gecede duaların müstecâb olduğu (kabul edildiği) bir saat vardır. Her hangi bir müslüman o vakte tesâdüf eder ve dünya ve ahireti hakkında Allah-ü Teâlâ Hazretlerine hayırlı dualar yaparsa, Cenab-ı Hak bu duayı mutlaka kabül eder. Eğer bir kimse, bu vakti bilmek isterse yatarken sûre-i Kehf’ in nihâyetindeki şu dört âyet-i kerimeyi okusun. 'İnnellezine âmenü...Rabbihî ehade’ 0 kimse inâyet-i Hakk ile o vakitte uyanır."
- - - - - - - - - - - - - - -
1. Râvisi: İbn-i Mesud (r.a) Kitabı: Hatip, İbn-i Asâkir
Meâli: Ibrahim Aleyhisselâm, ateşe atıldığı zaman son sözü "Hasbiyallâhü ve ni'mel vekîl" olmuştur.
2. Râvisi: ibn-i Abbas (r.a) Kitabı: Deylemî
Meâli: "Dinin afeti (yani, dine zarar getirenler), şu üç kimsedir; Fitne, fücüra karışmış âlimler, zalim, bilgisiz hükümet başkanları, cahil müftüler"
3. Râvisi: İbn-i Mesud (r.a) Kitabı: Beyhakî
Meâli: "Faiz yiyen, yediren, kâtiplik yapan ve ona şahitlik yapanlar, bir de güzellik için vücuduna dövme yapan ve yaptıranlar, bir de zekatı istemiyerek verenler, bir de hicretten sonra dininden dönenler. Bunlar, kıyamet gününde Hz. Muhammed' in (S.A.V) lisânıyla mel'un olurlar"
4. Râvisi: Enes (r.a) Kitabı: Evsad ve Hakim
Meâli: "Her mütteki (gerçek olarak daima şüphelilerden dahi sakınan), Muhammed' in (S.A.V) âlidir (yakınıdır)"
5. Râvisi: Ebü Hureyre (r.a)
Kitabı: İbn-i Abban, Ebi Nâim, İbn-i Cerir
Meâli: "Size üç şeyi yapmanızı emrediyorum, sizin üç şeyden de çekinmenizi, sakınmanızı istiyorum. Yapmanızı istediğim; 1. Allah-ü Teâlâ' ya ibadet ediniz ve 0'na hiçbir şeyi şerik koşmayınız, 2. Allah-ü Teâlâ' nın ipi olan İslâm Dinine sımsıkı sarılınız, tefrika çıkarmayınız, 3. Allah-ü Teâlâ' nın başınıza getirdiği (sizden olan) amirlerinize itaat ediniz. Kaçınmanızı istediğim ise; 1. Dedikodu etmeyiniz, 2. Çok soru sormayınız, 3. Malınızı boş yere harcamayınız."
6. Râvisi:İbn-i Ömer (r.a) Kitabı: İbn-i Adiyi
Meâli: "Allah katında yükseklik isteyin" Sordular; "Nasıl isteyelim, yâ Resûlallah?". Buyurdu ki; "Sana cahillik edene tahammül göster, sana vermeyene ikramda bulun”.
Açıklama: Başka bir hadis-i şerifte "Şu üç hal, insanı cennete götürür" buyurulmuştur.
1. Sana gelmeyeni ziyaret etmek, 2. Sana zulmedeni affetmek, 3. Sana vermeyene istediğini vermek.
7. Râvisi: Yeşu'ğ (r.a)
Kitabı: Hakim' in Müsned kitabından;
Meâli: "Müjdeleyin! Çarşınıza mal getiren,
Allah yolunda savaşan gibidir. Çarşınızda, ihtikâra kalkışan ise
Allah kitabında inkârcı gibi addedilmektedir"
8. Râvisi: İbn-i Ebi Emâme (r.a) Kitabı: İbn-i Asâkir
Meâli: Halk içinde Allah' tan en uzak şu iki kişidir. Birisi; emirlerin yanında oturup, zulüm kokan sözlerine "Evet, doğrudur” diyen kimse, ikincisi; çocuklara öğretmenlik yapıp da aralarında adâleti göstermeyen ve yetim hakkında Allah' tan sakınmayan kimsedir."
9 . Râvisi: İbn-i Abbas (r.a) Kitabı: Buhârî, Beyhâkî
Meâli: "İnsanlar arasında, Allah' ın en buğz ettiği kimseler üçtür. Birincisi; doğruluktan ayrılan, ikincisi; İslâmda câihiliye kanununu isteyen, üçüncüsü de; haksız yere bir adamın öldürülmesini isteyen."
10. Râvisi: İbn-i Atâ (r.a) Kitabı: El Harâiki
Meâli: "Kıyamet giinünde mahlûkât içerisinde, Allah-ü Teâlâ' nın buğz ettiği kimseler şunlardır: Yalancı ve kibirli olanlar. Bir de (müslüman) kardeşlerine karşı kalplerinde kin besliyenler; onlarla kavuştukları zaman kendilerinden gibi görünürler, yanlarından ayrıldıktan sonra kinleri yine devam eder. Bir de, O kimselerdir ki
Allah ve Resûlüne çağrıldıklarında tembel davranırlar, şeytana çağrıldıklarında ise hemen koşarlar."
Açıklama: Avârifik Maarif kitabında Enes İbn-i Mâlik (r.a) şöyle rivayet etmektedir: Sevgili Peygamberimiz buyurmuşlardır; "Ey oğul! Eğer senin elinden gelirse, sabaha çıkınca ve akşam olunce gönlünü yokla. Hiç kimseye karşı buğz olmadığı halde sabahla ve akşamla. Ey oğul! Böyle olmak benim sünnetimdir. Kim ki benim sünnetimi ihyâ ederse; yani onunla amel ederse ve öyle hareket ederse, o kimse beni ihyâ etmiş gibidir. Kim ki beni ihyâ ederse, yani sünnetimi yerine getirirse, o kişi cennette benimle beraber olur."
Not: Sünneti tutmak ahlâk güzelliği ile olur. Ahlâk güzelliği ise nefsi terbiye ile olur: Nefsi terbiye ise Allah-ü Teâlâ’ nın ve Resûlünün emirlerini yerine getirmekle olur çünkü sevgili peygamberimiz hakkında Kur'an-ı Azîmüşşân' da buyuruldu ki: "Ey Habîbim! Sen, en güzel ahlâk üzeresin."