İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Hadis Köşemiz
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 22.09.2002, 12:34
 
µmmed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 32
Mesajlar: 5,972
Konulara Teşekkür etti: 67
39 Teşekkür aldı 14 Mesajlar için
Utanma Dinimizde önemlidir.

Esselamualeykum

Ebu Hureyre (r.a.) Hz. Peygamber'in (a.s.): ''iman, yetmiş küsur şubedir ve utanma imandan bir şubedir'' buyurduğunu rivayet etmiştir.


Buhari 8
Müslim 50
Tirmizi 2539
Nesai 4918,4919,4920
Ebu Davut 4056
Ibni Mace 56
Ahmet b.Hanbel Cüz 2 sayfa 379,414,442
__________________
Yazacağın yazının efendisi, yazmış olduğun yazının kölesi ol
DF:BİR ÇOK CEVAP
µmmed isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 23.10.2007, 13:38
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 16,859
Konulara Teşekkür etti: 6
334 Teşekkür aldı 193 Mesajlar için

Allah cc razi olsun
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 29.10.2007, 11:27
Sabır acı, meyvesi tatlıdır.
 
jandarma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.01.2003
Mesajlar: 7,703
Konulara Teşekkür etti: 105
106 Teşekkür aldı 64 Mesajlar için

Alıntı:
µmmed´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Esselamualeykum

Ebu Hureyre (r.a.) Hz. Peygamber'in (a.s.): ''iman, yetmiş küsur şubedir ve utanma imandan bir şubedir'' buyurduğunu rivayet etmiştir.


Buhari 8
Müslim 50
Tirmizi 2539
Nesai 4918,4919,4920
Ebu Davut 4056
Ibni Mace 56
Ahmet b.Hanbel Cüz 2 sayfa 379,414,442
Aleykümselam gözüm, Allah razi olsun.
__________________
Herşeyin doğrusunu Allah bilir !!!

Konyaspor
jandarma isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 29.10.2007, 16:52
 
VİLDAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.03.2007
Yaş: 28
Mesajlar: 3,660
Konulara Teşekkür etti: 82
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

Allah razı olsun ......
VİLDAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 12.11.2007, 20:31
 
nur89 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.11.2007
Yaş: 18
Mesajlar: 68
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

saolasın kardeşim
nur89 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 15.11.2007, 20:08
 
Üyelik tarihi: 26.05.2006
Yaş: 29
Mesajlar: 83
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

Allahü teâlâdan haya ediniz! (Hadis)
mi_ad isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 26.11.2007, 13:34
sözde degil, özde olmak gerek
 
kaymazahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.10.2007
Yaş: 24
Mesajlar: 350
Konulara Teşekkür etti: 18
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

la haya fid diyn
dinde ayip yoktur
tirmizi ve buhari de var....

dini mevzularda demek isteniyor. ama sunada dikkat etmek lazim
adabi muaseret uygun olunmasi gerkli. yani sorulan soruda adap ve edep önemli.
kaymazahmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 26.11.2007, 18:34
 
Amenna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.11.2007
Mesajlar: 321
Konulara Teşekkür etti: 16
53 Teşekkür aldı 24 Mesajlar için

ve aleykumusselam ve rahmetullah


Ar, utanma duygusu. "Edeb, mahcubiyet, utanmak; ar ve namus; nefsin çirkin şeylerden sıkılması ve bunun için kötü şeylerdi terketmesi. Hoş ve güzel olmayan bir olayın ortaya çıkmasından kalbte meydana gelen bir incelik ve ızdırabtır. Haya herkese nasib olmayacak kadar değerlidir.

İmam Maverdî hayayı üç kısma ayırır: "1- Allah'tan utanmak, 2- İnsanlardan utanmak, 3- Kendi nefsinden utanmak." Maverdî, Allah'tan utanmayı şöyle tanımlar: "O'nun emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından sakınmaktır."

selam ve dua ile....
__________________
Bacımın ÖRTÜSÜ batmakta rezilin gözüne,acırım tükürüğe BİLLAHİ tükürsem yüzüne...
Amenna isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 26.11.2007, 19:52
 
µmmed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 32
Mesajlar: 5,972
Konulara Teşekkür etti: 67
39 Teşekkür aldı 14 Mesajlar için

Alıntı:
Amenna´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ve aleykumusselam ve rahmetullah


Ar, utanma duygusu. "Edeb, mahcubiyet, utanmak; ar ve namus; nefsin çirkin şeylerden sıkılması ve bunun için kötü şeylerdi terketmesi. Hoş ve güzel olmayan bir olayın ortaya çıkmasından kalbte meydana gelen bir incelik ve ızdırabtır. Haya herkese nasib olmayacak kadar değerlidir.

İmam Maverdî hayayı üç kısma ayırır: "1- Allah'tan utanmak, 2- İnsanlardan utanmak, 3- Kendi nefsinden utanmak." Maverdî, Allah'tan utanmayı şöyle tanımlar: "O'nun emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından sakınmaktır."

selam ve dua ile....
Haya nın bu şekilde açıklanmasını senler önce yine bir kitapda okumuştum,
Haya gerçekten çok önemli ve aynen herkese nasib olmaz.

2002 de konuyu açarken Amenna Kardeşimizin açıklaması üzerine yazmıştım.
Zaman ile bu konu hakkında insan çok bilgi edinebiliyor mutlaka.
__________________
Yazacağın yazının efendisi, yazmış olduğun yazının kölesi ol
DF:BİR ÇOK CEVAP
µmmed isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 28.11.2007, 22:15
 
mawera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.02.2003
Mesajlar: 4,726
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

Adalet güzeldir. Fakat idarecilerde olursa, daha güzeldir...
Cömertlik güzeldir. Fakat zenginlerde olursa daha güzeldir...
Dinde titizlik güzeldir.Fakat alimlerde olursa daha güzeldir...
Sabır güzeldir. Fakat fakirlerde olursa daha güzeldir...
Tövbe güzeldir.Fakat gençlerde olursa daha güzeldir...
Utanma duygusu (haya) güzeldir. Fakat kadınlarda olursa daha güzeldir...

Hadis-i Şerif (Deylemi ).
__________________
.................................................. ...............
mawera isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 01.01.2008, 17:11
 
Tacigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.01.2003
Yaş: 45
Mesajlar: 652
Konulara Teşekkür etti: 3
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

Alıntı:
mawera´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Adalet güzeldir. Fakat idarecilerde olursa, daha güzeldir...
Cömertlik güzeldir. Fakat zenginlerde olursa daha güzeldir...
Dinde titizlik güzeldir.Fakat alimlerde olursa daha güzeldir...
Sabır güzeldir. Fakat fakirlerde olursa daha güzeldir...
Tövbe güzeldir.Fakat gençlerde olursa daha güzeldir...
Utanma duygusu (haya) güzeldir. Fakat kadınlarda olursa daha güzeldir...

Hadis-i Şerif (Deylemi ).
Ne güzel...

Allah razi olsun
__________________
es Selam

Söz ola, kese Savaşı
Söz ola,kestire Başı
Söz ola,ağulu Aşı
Yağ ile Bal,ide bir Söz.
Tacigül isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 02.01.2008, 08:29
 
Üyelik tarihi: 31.12.2007
Mesajlar: 68
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

SAPTIRICI ÖNDERLERİN

VE ONLARA TÂBİ OLANLARIN MAHŞERDEKİ

DURUMLARI

Her asrın insanı yaşadığı devirde kime tâbi olduysa onunla mahşere çağırılacaktır.

Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:

“İnsan sınıflarından her birini biz o gün imamlarıyla beraber çağıracağız.” (İsrâ: 71)

Hazret-i Ali -radiyallahu anh- Efendimiz bu Âyet-i kerime hakkında “İmamdan murad, herkesin yaşadığı asrın önderidir.” buyurmuşlardır.

Herkes dünyada kimin bayrağı altında bulunmuşsa, kime uymuş, kimleri rehber edinmişse, ahirette de onun bayrağı altında bulunacaktır.

Rehber edindiği, peşine düşüp gittiği lideri nereye götürürlerse onlar da oraya gidecek. Dünyada olduğu gibi ahirette de bir ve beraberdirler. İyiler iyilerle beraber cennette, kötüler kötülerle birlikte cehennemde olacaklardır.

Âyet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor:

“Firavun kıyamet gününde milletine öncülük eder, onları cehenneme götürür. Gittikleri yer ne kötü yerdir!” (Hud: 98)

“Onlar bu dünyada da, kıyamet gününde de lânete uğratılırlar. Ne kötü yerdir onların götürüldükleri yer!” (Hud: 99)

Ne kötü bir ikramdır onlara takdim edilen! Ne kötü bir bağıştır verilen!

Âyet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor:

“Onları ateşe çağıran imamlar kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.” (Kasas: 41)

“Bu dünya hayatında biz onların peşine bir lânet taktık (daima lânetle anılacaklardır.) Kıyamet gününde ise onlar çirkinleştirilip iğrenç kimselerden olacaklardır.” (Kasas: 42)

İyilerin arkasında gidenler, saadet-i ebediyeyi kazanmaya vesile oldukları için liderlerini överek ve ona dualar ederek büyük bir mutluluk içinde Cennet-i alâya doğru yürüyeceklerdir. Saptırıcı liderlerin peşine takılanlar ise felâket-i ebediyeye düşmelerine sebep oldukları için onlara büyük bir kin ve öfke duyacaklar, düşünmeden körü körüne ardına sürüklendikleri önderlerine lânetler yağdıracaklar, beddualar edeceklerdir.

Âyet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor:

“Hepsi birbiri ardından cehennemde toplanınca, sonrakiler öncekiler için ‘Ey Rabbimiz! Bizi saptıranlar işte bunlardır. Bunlara ateşten bir kat daha fazla azap ver!’ derler.

Allah da ‘Zaten hepsinin azabı kat kattır, fakat siz bilmezsiniz.’ buyurur.” (A’raf: 38)

“Öncekiler de sonrakilere derler ki:

Sizin bize hiçbir üstünlüğünüz yok. O halde siz de kazandıklarınıza karşılık tadın azabı!” (A’raf: 39)

Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ise Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır:

“Kıyamet gününde insanlar bir araya toplanır, Rabbimiz ‘Her kim neye tapmışsa onun ardına düşsün.’ buyurur. Artık kimi güneşin, kimi ayın, kimi tağutların (kodamanların) peşine düşüp gider.” (Buhari. Rikak: 52)

Allah-u Teâlâ bu gibi kimselere azabını hatırlatarak kendi katına geldikleri zaman hor ve hakir olarak birbirleri ile çekişip tartışacaklarını haber vererek Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruyor:

“Sen o zâlimleri Rabblerinin huzurunda durduruldukları zaman, suçu birbirine atıp dururken bir görsen!” (Sebe: 31)

Hep birbirini suçlayacaklar, hep birbirlerini kınayacaklar... Hiç birisi suçu üzerine almak istemeyecek.

Başkalarının peşlerinde körü körüne giden, bu hususta kendilerini uyarmak isteyen münevver insanları dinlemeyen kimseler, o gün hakikatı apaçık gördüklerinde; liderlerinin suret-i haktan görünerek her şeyi nasıl ters gösterdiklerini, o kodamanlara uydukları için nasıl bir felâkete düşürüldüklerini ve azabın hazır vaziyette kendilerini beklediğini müşahede ettiklerinde pek büyük bir hasret çekecekler.

Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:

“İçlerinde zayıf sayılanlar (tâbi olanlar, peşlerine takıldıkları o) büyüklük taslayanlara ‘Siz olmasaydınız biz inanmış olacaktık.’ derler.” (Sebe: 31)

Zehirli propagandalarının kendilerinin kâfir olmalarına sebep olduğunu söylemek isterler.

Fakat onlar da kendilerine uyanlar gibi büyük bir azapla karşı karşıya bulunuyorlar, hepsi de aynı girdabın içindeler.

Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:

“Büyüklük taslayanlar ise zayıf sayılanlara (kendilerine tâbi olanlara) ‘Size hidayet geldi de, sizi ondan biz mi çevirdik? Hayır, kendiniz suçlu idiniz’ derler.” (Sebe: 32)

Yani onlara şunu demek isterler:

Biz sizi sadece davet ettik. Siz ise hiç bir mesned, hiç bir delil olmaksızın bize uydunuz. Allah’ın dinini, ahkâmını, emir ve yasaklarını arkanıza ittiniz.

Biz sizin gibi binlerce insanı peşimize takmaya zorlayacak bir kuvvete sahip değildik. Siz isteseydiniz bizi bu işten alıkoyardınız. Siz bize bağlılık göstermeseydiniz, bağışlarınızla, yardımlarınızla, hediyelerinizle desteklemeseydiniz, bizi kimse tanımazdı.

Allah’ın dinini arzu ve heveslerinize uydurmak için değiştirmek isteyenleri baştacı yapıyordunuz. Size her türlü suç ve günahı işleme ruhsatı verebilecek, haramı helâl yapacak kimselere yüksek payeler veriyordunuz. Şimdi ise suçsuz olduğunuzu iddiaya kalkışıyorsunuz. Halbuki bu günah ve isyanda hepimiz ortağız.

Onların verdiği cevabı da Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde beyan buyuruyor:

“Zayıf sayılanlar (tâbi olanlar) da (peşlerinden gittikleri) o büyüklük taslayanlara ‘Hayır, gece gündüz bizi aldatıyordunuz. Bize Allah’ı inkâr etmemizi, O’na ortaklar koşmamızı emrediyordunuz.’ derler.” (Sebe: 33)

Gece gündüz kendilerine tuzak kurduklarını, yaldızlı ve parlak laflarla aldatarak hülyalara daldırdıklarını, doğru yolda olduklarını telkinle kandırdıklarını söyleyecekler.

Neticede uyanlar da uyulanlar da bu karşılıklı suçlamaların kendilerine bir fayda sağlayamayacağını anlayacaklar. Aslında her iki taraf da suçlu. Önderlerin hem kendi günahları var, hem de saptırıp yoldan çıkardıkları kimselerin günahları var. Diğerleri ise hem kendi günahlarının cezasını çekecekler, hem de onlara körü körüne uymalarından ötürü mesuldürler.

Kendileri için hazırlanan azabı gördüklerinde kelimelerle ifade edilemeyen elem ve nedamet duyarlar.

“Bunlar azabı gördüklerinde pişmanlıklarını içlerine atarlar, ettiklerine içleri yanar.” (Sebe: 33)

Hakk’ı, hakikatı red ve inkâr eden bu nasipsiz mahluklar, işledikleri günahların cezasını çekecekler, ektiklerini biçip ettiklerini bulacaklar.

Âyet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor:

“Biz o kafirlerin boyunlarına demir boyunduruklar takarız. Onlar ancak yapmış olduklarının cezasını çekerler.” (Sebe: 33)

“Onlar hesaba çekileceklerini hiç ummuyorlardı.” (Nebe: 27)

Avam güruhu, dünyada iken lider kabul ederek hayvan sürüsü gibi körü körüne peşlerinde sürüklendikleri kimselerin ahiretteki zillet ve meskenetlerini, ne kadar sefil bir duruma düştüklerini gördüklerinde onlara şöyle derler:

“Biz size uymuştuk, sizin bağlılarınızdık şimdi siz Allah’ın azabından zerrece bir şey olsun savıp, bizi koruyabilecek misiniz?” (İbrahim: 21)

Kendilerine ne emretmişlerse emirlerini tutmuşlar, onlara uydukları için zaten bu acı sonuca varmışlar.

Bütün yetkileri, makam ve mansıpları dünyada kalan, yaptıkları tahrip ve tahriklerin, sapma ve saptırmaların cezası ile karşı karşıya bulunan önderler bu sözler karşısında mahçup olurlar, acziyetlerini itiraf ederler ve derler ki:

“Eğer Allah bizi doğru yola eriştirseydi, biz de size doğru yolu gösterirdik.” (İbrahim: 21)

Orada ister istemez Allah-u Teâlâ’nın yüce kudretini kabul ve itiraf ediyorlar. Halbuki bir imtihan sahnesi olan dünyada iken, hem kendileri kabul etmiyorlardı, hem de arkalarına taktıkları kimselere kabul etmemelerini telkin ederek şirke sürüklüyorlardı.

“Şimdi artık sızlansak da sabretsek de birdir, kaçıp sığınacak bir yerimiz yoktur.” (İbrahim: 21)

Artık iş bitmiş, iş işten geçmiştir.

“O halde o gün hepsi azapta müşterektirler.” (Saffat: 33)







----------------------------------------------------------------------------
orhan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
bir oy bile çok önemlidir :) kılıçustası Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 8 21.07.2007 13:08
Utanma Bağır... dilek Günlük 0 03.09.2006 17:17
Utanma duygusu hizmet_ Dini Bilgi ve Eğitim 0 07.01.2006 10:56
Faziletin Basi Utanma Duygusudur hizmet_ Dini Bilgi ve Eğitim 0 21.10.2005 11:30
Utanma Duygusu ve Haya TALHA-61 Dini Bilgi ve Eğitim 2 24.07.2004 16:30


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:00 .
Powered by vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de

 
Anasayfa - Arşiv - Yukarı git