Allahu Teâlâ (cc) buyuruyor:
“Yalan sözden kaçının.” (Hac: 30)
“Hiç şüphesiz, Rabbin (zalimlerin yaptıklarını) gözetlemektedir.” (Fecr: 14)
“Onlar ki, yalan yere şahitlik etmezler.” (Furkan: 72)
•
Ebû Bekre (ra) anlatıyor:
Resûlullah (sav), “Büyük günahların en büyüğünü size bildireyim mi?” diye sordu. Biz: “Evet ya Resûlallah, bildir” dedik. Şöyle buyurdu: “Allah’a şirk koşmak, ana-babaya karşı gelmek.” Resûlullah (sav) yaslanırken doğrulup oturdu ve: “Dikkat edin, bir de yalan söz ve yalana şahitlik etmektir” buyurdu. Aynı sözü o kadar tekrarladı ki, biz (içimizden) “Keşke sussa” dedik.
(Buhari, Müslim)
•
Ridvan biatında bulunanlardan Ebû Zeyd b. Sabit el-Ensari (ra) anlatıyor:
Resûlullah (sav) buyurdu ki: “Kim İslâm’dan başka bir din adına yalan yere yemin ederse, o dediği gibi olur. Kim bir şeyle kendini öldürürse, o da kıyamet günü o nesne ile azaba çarptırılır. Sahip olmadığı bir şeyi adayan kimsenin adaması geçersizdir.
Mümine lanet etmek onu öldürmek gibi (günah)dır.”
(Buhari, Müslim)
•
Ebû Hureyre (ra) anlatıyor:
Resûlullah (sav) buyurdu ki: “Çok dürüst kimseye lanetçi olmak yakışmaz.”
(Müslim)
•
Ebû Derda (ra) anlatıyor:
Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Çok lanette bulunanlar, kıyamet günü ne şefaatçi ne de şahid olabilirler.”
(Müslim)
•
Semure b. Cündüb (ra) anlatıyor:
Resûlullah (sav) buyurdu ki: “Birbirinizi Allah’ın lanetiyle, gadabıyla ve cehennem ateşiyle lanetlemeyiniz.”
(Ebû Davud, Tirmizi)
•
İbni Mes’ud (ra) anlatıyor:
Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Mümin; kusur bulan, lanetleyen ve müstehcen söz söyleyen kimse değildir.”
(Tirmizi)
•
Ebû Derda (ra) anlatıyor:
Resûlullah (sav) buyurdu ki: “Bir kul herhangi bir şeye lanet edince, lanet göğe doğru yükselir. Fakat gök kapıları lanete karşı kapatılır. Sonra yere doğru iner. Bu defa yer kapıları ona kapatılır. Sonra sağa ve sola doğru yol tutar. Girecek bir yer bulamayınca lanet edilen kişiye döner. Eğer lanete layık bir kimse ise onda kalır. Aksi halde lanet edene döner.”
(Ebû Davud)
•
İmran b. el-Husayn (r.anhüma) anlatıyor:
Resûlullah (sav), seferlerinden birinde iken Ensar’dan bir kadın, devesinin sırtındayken (deve kendini ısırınca) canı sıkıldı ve devesine lanet okudu. Resûlullah (sav) kadının lanetini duyunca: “Devenin sırtındakileri alın, kendisini salıverin. Çünkü o lanete uğramıştır” buyurdu.
(Müslim)
•
Ebû Berze el-Eslemi (ra) anlatıyor:
Genç bir kadın, üzerinde yolcuların bazı eşyaları olan bir deve sırtında iken bir de baktı ki, Resûlullah (sav) dağ (yolu) da canlarını sıkmıştı. Genç kadın deveye, “Yürüsene, Allah’ım bu deveye lanet et” dedi.
Bunun üzerine Resûlullah (sav), “Lanete uğramış bir deve, bizimle birlikte yolculuk etmesin” buyurdu.
(Müslim)
Bilesin ki hadiste, içinden çıkılmaz bir durum gözükse de, hadiste böyle bir problem yoktur. Hadisten maksat, o yolcuların sadece o deve ile birlikte yolculuk yapmalarını yasaklamaktır. Yoksa hayvanın satışı, kesimi ve Peygamberimiz’le beraber yolculuğunun dışında ona binmek yasaklanmamıştır. Bilakis bütün bunlar caizdir. Bu yasak sadece Resûlullah’ın beraberliğinde o deveye mahsustur. Zira bütün bu işlemler deve hakkında caizdir. Ancak onlardan biri (o yolculukta binilmesi) yasaklandı. Geriye kalan tasarruflar eskiden olduğu gibi aynen (caiz olarak) kaldı. Doğrusunu
Allah bilir.
Haksız yere bir Müslümana sövmek haramdır
Allah-u Teâlâ buyuruyor: “Müslüman erkek ve kadınlara işlemedikleri (bir günah) yüzünden eza edenler, muhakkak bir yalan ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.” (Ahzab: 58)
•
İbn-i Mes’ud (ra) anlatıyor:
- Resûlullah (sav) buyurdu ki: “Müslümana sövmek fasıklık, onunla kıtal (vuruşmak)da küfürdür. (Buhari, Müslim)
•
Ebû Zerr (ra) Resûlullah’ın şöyle işittiğini anlatıyor:
- Resûlullah (sav) buyurdu ki: “Hiç kimse bir başkasını fasıklık ve küfür ile itham etmesin. Ettiği takdirde eğer o kimse dediği gibi değilse bu sözler kendisine döner.”
(Buhari)