Rahman Rahim Allahin adi ile...
Alemlerin Rabbi Allaha hamd olsun.
Afiyette ve belada, darlikta ve genislikte.
Salat ve selam, Seyyidül-mürselin Resulullah Efendimize ve tüm aline
Sübhan Allahtan temenni: Selametiniz, afiyetiniz, sebat ve istikametinizdir
HADİSİ ŞERİFLERE İNANMAK
Müslüman, Peygamberinin sözlerine hürmet ve itaat edendir. imam-ı Azam hazretleri *
Sünnet olmasaydı, hiç kimse Kuranı anlayamazdık.* buyurmuşlardır.
Samimi müslümana düşen vazife; herhangi bir hadis-i şerifin gerçekten Peygamber Efendimiz (s.a.v.)e ait olduğunu öğrendikten sonra, içini bir şüphe kemiriyorsa,
onu inkar değil, o hadis-i şerifin ne manaya geldiğini ehline sorup öğrenmektir.
Bazı kimseler yeterli hadis ilmine sahip olmadıkları halde, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)in bir kısım hadislerini, akıllarına uymadığından veya akılları bunu kavrayamadığından kabul etmiyorlar. Bazıları daha da ileriye giderek *
Olmaz öyle şey* diyebiliyorlar. Hadise karşı alaycı bir tavır takınan bile çıkıyor. Böyle bir tavırdan
Allah (c.c.) bizi ve bütün müminleri korusun.
Hadis-i şerifleri hafife almak kalbi bir hastalıktır. Buna dair bir kıssa şöyledir.
Birgün Ebu Hureyre Hazretlerinin bulunduğu mecliste kibir mevzuunda sohbet ediliyordu. Ebu Hureyre (r.a.), Peygamber Efendimiz (s.a.v.)in haber verdiği bir hadiseyi nakletti. Peygamber Efendimiz (s.a.v), güzelce giyinen birinin böbürlenerek giderken, Allahü Tealanın onu kibri yüzünden yere batırdığını, onun kıyamete kadar bağırıp çağırarak yerin dibine batmaya devam edeceğini söylemişti.
Ebu Hureyre (r.a.) sözünü bitirince güzel elbise giyinmiş bir genç ayağa kalktı ve alay ederek *
Ey Ebu Hureyre! O genç şöyle mi yürüyordu?* diyerek onu taklide yeltenince fena bir şekilde tökezledi. Neredeyse kafası kırılacaktı. O zaman Ebu Hureyre (r.a.) *
Burnu ve ağzı üzerine yere çarpılsın* dedi ve *
Alay edenlere karşı biz sana yeteriz* (Sure-i Hicr, ayet, 95) ayet-i kerimesini okudu.
Allahın Rasulü (s.a.v.) her hangi bir mevzuda hüküm vermişse, müslümanın başka bir görüş arama hakkı yoktur. (Sure-i Ahzab, ayet, 36) Rasul-i Ekrem (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde *
Nefsani arzuları, benim ortaya koyduğum şeylere boyun eğmeyen kimse mümin olamaz* buyurmuş, kendisine kayıtsız şartsız uyulması icab ettiğini bildirmiştir.
Bir müslüman Peygamberimizin verdiği bir hüküm karşısında içinde bir burukluk hissediyorsa, derhal kalbini *
bakıma almalıdır.* Gönlünde bir hastalığın depreştiğini, dünyasını ve ahiretini kaybetmek ihtimalini düşünmelidir.
Dini alakadar eden mevzuda ağzından çıkan sözün dine uygun olduğunu bilmeyen konuşmamalıdır. Bilmeden konuşmanın Allahı (c.c.) ve Rasulüllahı (s.a.v.) gücendirebileceğini hesap etmelidir.
Mümin hadis-i şerifleri baş tacı eder. Onların, ilahi sırların hazinesi, rabbani hikmetlerin kaynağı olduğuna inanır. insan aklının kavrayamadığı birçok hakikatin Rasul-i Ekreme vahyedildiğine şüphesiz bir şekilde iman eder.