İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Hadis Köşemiz
Cevapla
 
LinkBack (1) Seçenekler

  #521
Alt 14.03.2006, 11:04
O Bir Kalfat'lı
 
acohsny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.05.2005
Mesajlar: 2.188
Teşekkür etti: 22
9 Teşekkür 6 Mesaja aldı
Selamün aleyküm


Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehli gurfelerde kalanları (ehl-i
guraf) görürler. Tıpkı, ufukta doğudan batıya giden inci gibi parlak
yıldızları gördüğünüz gibi. Aralarındaki fazilet farkı, (gurfe ehlini)
böyle yukarıda gösterir." Bunun üzerine Ashab: "Ey Allah'ın Resulü! Bu
söylediğiniz, peygamberlerin makamı olmalı, başkaları oraya
ulaşamamalı!" dedi. Ancak Aleyhissalatu vesselam: "Hayır! Ruhumu kudret
dinde, tutan Zat'a yemin olsun! Gurfelerde kalanlar (peygamberler
değiller), Allah'a inanıp peygamberleri tasdik eden kimselerdir"
buyurdular.

[ Buhari, Bed'u'l-Halk 8; Müslim, Cennet 11, (2831) ]
acohsny isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #522
Alt 15.03.2006, 09:27
O Bir Kalfat'lı
 
acohsny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.05.2005
Mesajlar: 2.188
Teşekkür etti: 22
9 Teşekkür 6 Mesaja aldı
selamun aleykum


Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
''Amellerin en üstünü ilk vaktinde kılınan namazdır.''

Yahya radıyallahu anh. Tirmizi

acohsny isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #523
Alt 16.03.2006, 08:38
O Bir Kalfat'lı
 
acohsny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.05.2005
Mesajlar: 2.188
Teşekkür etti: 22
9 Teşekkür 6 Mesaja aldı
Selamün aleyküm

Hasedden kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi bütün
hayırları yer tüketir.

Ebu Dâvud, Edeb 52, (4903
acohsny isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #524
Alt 17.03.2006, 10:48
O Bir Kalfat'lı
 
acohsny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.05.2005
Mesajlar: 2.188
Teşekkür etti: 22
9 Teşekkür 6 Mesaja aldı
Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir.
Bakara, 2/153

İlim öğrenmek için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.
Tirmizi, İlim 2, (2649
acohsny isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #525
Alt 24.03.2006, 09:52
O Bir Kalfat'lı
 
acohsny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.05.2005
Mesajlar: 2.188
Teşekkür etti: 22
9 Teşekkür 6 Mesaja aldı
Selamun aleykum


Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
''Ameller, sonlara bağlıdır, ya da sonlarına göredir.''

Sehl radıyallahu anh. Müslim
acohsny isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #526
Alt 24.03.2006, 10:03
O Bir Kalfat'lı
 
acohsny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.05.2005
Mesajlar: 2.188
Teşekkür etti: 22
9 Teşekkür 6 Mesaja aldı
Selamün aleyküm


Hz. Aişe (r.ah.) şöyle anlattı: Allah Resulü (a.s.) temizleneceği zaman
temizlenmeye, taranacağı zaman taranmaya, ayakkabı giyeceği zaman
giymeye muhakkak sağdan başlamayı severdi.

Müslim, Taharet, 66 (l, 226

acohsny isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #527
Alt 30.03.2006, 16:37
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :


Ameller Allahu Teala Hazretlerine pazartesi ve perşembe günü arz edilir. Ben, amelimin oruçlu olduğum halde arzedilmesini severim.Buhari
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #528
Alt 30.03.2006, 16:38
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :
Kuvvetli kimse, (güreşte hasmını yenen) pehlivan değildir. Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir.
Buhari
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #529
Alt 30.03.2006, 16:39
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
1425. Muaz radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem onun elinden tuttu ve:

"Muaz! Vallahi seni gerçekten seviyorum" buyurdu. Sonra sözüne şöyle devam etti: "Muaz! Her namazdan sonra şu duayı mutlaka okumanı tavsiye ediyorum: Allahümme einnî ala zikrike ve şükrike ve hüsni ibadetik: Allahım! Seni anıp zikretmek, nimetine şükretmek, sana layık ibadet etmek için bana yardım eyle!."
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #530
Alt 30.03.2006, 16:40
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Oruç Kalkandır





ORUCUN KALKAN OLUŞU VE ORUÇLUNUN İKİ SEVİNÇ ANI



1218. Ebu Hüreyre radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Aziz ve celîl olan Allah "İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükafatını da ben vereceğim" buyurmuştur.

Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: 'Ben oruçluyum' desin.

Muhammed'in canı kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.

Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır."

Buharî, Savm 9; Müslim, Sıyam 163

Açıklamalar

Hadisimiz, orucun diğer ibadetlerden farklı olan yönlerini belirlemektedir.

Bu yönlerden biri orucun sırf Allah rızası için yapılan bir ibadet olması, yani, oruçlu bildirmediği sürece, dışarıdan hiç kimsenin bilemeyeceği, riya ve gösterişten uzak bir ibadet olmasıdır. Çünkü orucun diğer ibadetler gibi görünür bir şekli yoktur. Öte yandan, tarihte varlıkları bilinen müşriklerin, ilahlarına yakın olmak için yaptıkları kulluk türleri içinde oruç bulunmamaktadır. Yani hiçbir putperest oruç tutarak putlara kulluk etmemiştir. Bu yönüyle de oruç, sırf Allah için yerine getirilen bir ibadet türüdür.

Orucun diğer ibadetlerden farklı bir başka yönü de mükafatının, -önceden bildirilmiş ölçülerin çok üstünde- Allah Teala tarafından takdir edilecek olmasıdır.

Her iki özellik de oruç ibadetinin fazilet ve üstünlüğünü anlamamız için yeterlidir.

Ayrıca hadisimizde, oruçlu ile ilgili bir tesbit, bir tavır, bir vakıa ve bir de müjdeye dikkat çekilmektedir. Söz konusu tavır kimseye kötü söylememek ve çatmamak, kendisine çatan, kötü söyleyen olursa, ona da nazikçe "lütfen bana ilişmeyin, ben oruçluyum" diyerek, kendisini oruç kalkanıyla korumasıdır. Çünkü oruç, oruçlu için dünyada günahlara, ahirette cehennem azabına karşı koruyucu kalkan konumundadır.

Vakıa ise şöyle ifade edilebilir: Oruç tutan kişide özellikle uzun yaz günlerinde açlıktan ileri gelen bir ağız kokusu oluşur. Bu koku, Allah katında, insanlarca en güzel koku diye bilinen miskten daha güzeldir. Ancak bu gerçek, hiçbir zaman o ağız kokusunun misvak veya fırça kullanmak suretiyle giderilmesine mani değildir.

İftar ve Allah'a kavuşma anlarındaki büyük rahatlama ve sevinç... Bu iki haldeki sevinç ve ferahlıktan birincisi maddî, görünür ve geçici; öteki manevî ve süreklidir. Her ikisi de sadece oruçluya aittir. İftar edildiği zamanki rahatlama, Allah huzurundaki rahatlamanın kesin bir delili olarak zikredilmiş olmaktadır. Oruç tutan kimsenin iftar ettiği an rahatlaması ne kadar gerçek ise, oruçlunun Allah'a kavuştuğu zamandaki rahatlaması da o kadar gerçektir.

Hadisimiz, oruçluya verilecek sevabın, dinimizdeki bir iyiliğe on katından yedi yüz misline kadar verilecek sevap ve mükafat ölçüsünün dışında ve üstünde, tamamen Allah Teala'nın takdirinde olduğunu tescil ve ilan ederken, tabii olarak oruç ibadetinin dinimizdeki müstesna yerini ve son derece üstün faziletini de ortaya koymuş olmaktadır. Orucun fazileti, yüce Rabbimiz'in onu kendisine izafetle "Benim içindir" buyurması ve "Mükafatı da bana aittir" diyerek sonsuz lütuf ve kerem kapısını oruçluya açmış olmasından ileri gelmektedir. Böyle bir teşrif ve iltifat her şeyin üstündedir. Bu da hadisimizdeki müjdeyi oluşturmaktadır.

"İnsanın her ameli kendisi içindir" buyurulmuş olması, oruç dışındaki her ibadetin, insanın haz alacağı, başkalarından gizleyemeyeceği hatta belki de göstermek isteyeceği bir tarafı olduğunu tesbit etmektedir. Sadece oruçta böyle bir durumun bulunması onun ne denli saf ve has bir ibadet olduğunu göstermektedir. Hadisimizin ana tesbiti de budur.

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. Allah Teala'nın, "mükafatını ben vereceğim" buyurduğu yegane ibadet oruçtur.

2. Allah için yapılacak hiçbir fedakarlık ve amel karşılıksız kalmaz.

3. Oruçlu günahlara ve cehennem azabına karşı zırhlanmış kişi demektir. Çünkü "Oruç kalkandır" buyurulmuştur.
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #531
Alt 30.03.2006, 16:41
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Ebü Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kendi yetimini veya başkasına ait bir yetimi himaye eden kimseyle ben, cennette şöyle yanyana bulunacağız."

Hadisin ravisi Malik İbni Enes, -Peygamber aleyhisselam'ın yaptığı gibi- işaret parmağıyla orta parmağını gösterdi.[1]

Açıklamalar

Erginlik çağına gelmeden önce babasını kaybetmiş çocuğa yetim deriz. Hadîs-i şerîf yetimleri, soy itibariyle yakınlık bakımından, insanın kendi yetimleri ve başkasına ait yetimler diye ikiye ayırmaktadır. Bir kimsenin kendi yetimleri: torunu, erkek veya kız kardeşinin çocuğu, öz veya üvey kardeşi, oğulluğu veya kocası ölen bir hanıma göre geride kalan çocukları, yahut bu neviden yakınlarıdır.

Yetim bir yavrunun babadan anadan kalma malı bulunabilir. O takdirde bu yavru erginlik çağına girene kadar kendisine sahip çıkmak, malının yok olup gitmesine meydan vermemek onu himaye etmek olur. Şayet malı yoksa, onun himayesi, babasının yokluğunu aratmamaya
çalışmakla mümkün olur. Her toplumda olduğu gibi bizde de hadsiz hesapsız yetim vardır. Nice yetimler, ellerinden tutacak, kendilerini hayatın zor ve katı şartlarına alıştıracak rehberleri olmadığı için ezilmişler, itilip kakılmışlar ve adeta kötü insan olmaya zorlanmışlardır.

Bu yavrulara sahip çıkanlar, toplumun bir açığını kapamış, bir yarasını sarmış olurlar. Kısacası, insan olmanın sorumluluğunu duymuş olurlar. Hayatın kahredici çarkının bir insanı ezmesine göz yummayanlar, emsalsiz bir insanî zevki tadarlar. Ayrıca şu hadîs-i şerîfin vadettiği hesapsız mükafatı kazanırlar:

"Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır".[2]

Her saç teline karşılık bir sevap, ne büyük mükafattır...

Şu halde yüreğinden kopup gelen derin bir şefkat duygusuyla bir yetimi kucaklayıp bağrına basan, yanaklarına öpücükler konduran, ona yalnızlığını ve yetimliğini unutturmaya çalışan bir kimse, ilahî rahmet sağanağı altında yıkanmış ve günahlarından arınmış olmaktadır.

Bir yetim gülüyorsa, başına şefkat eli değdiği içindir. Bir yetim gülüyorsa, bütün bir toplum gülüyor demektir.

Şu hadîs-i şerîf de bu gerçeği pekiştirmektedir:

"Bir kimse, müslümanların arasında bulunan bir yetimi alarak yedirip içirmek üzere evine götürürse, affedilmeyecek bir suç işlemediği takdirde, Allah Teala onu mutlaka cennete koyar".[3]

"Affedilmeyecek suç" ifadesi hatıra iki büyük günahı getirmektedir:

Biri Allah'a şirk koşmak yani Allah'dan başka bir ilahın varlığını kabul etmek, diğeri de kul hakkı yedikten sonra onu helal ettirmemektir.

Cennet'e girebilmek, şüphesiz büyük bir saadettir. Ondan da üstünü, Cennet'te Resül-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem'e komşu olabilmektir. Cennet'i yaratan ve oradaki üstün mevkileri bazı iyilikleri yapanlara ayıran Allah Teala, sevgili Resülü'ne komşu olma bahtiyarlığını, yetimleri koruyanlara lütfetmiştir.

Ne mutlu o bahtiyarlara!..

Hadislerden Öğrendiklerimiz

1. Cennette en üstün mevki, Hz. Peygamber'e komşu olabilmektir.

2. Bu üstün mevkii kazanmanın bir yolu, yetimi himaye etmektir.

3. Kendisinin veya başkalarının yetimlerini koruyanlar, Allah Teala'yı hoşnut ederler.


---------------------------------------------------------------------------
-----

[1] Müslim, Zühd 42
[2] Ahmed ibni Hanbel, Müsned, V, 250
[3] Tirmizî, Birr 14[/color][/size][/font][/GLOW][/b][/i]
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #532
Alt 30.03.2006, 16:42
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Ebü Bekre Nüfey' İbni Haris es-Sekafî radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"İki müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir".

Bunun üzerine ben:

- Ya Resulallah! Öldürenin durumu belli, ama ölen niçin cehennemdedir? diye sordum.

Resül-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:

- "Çünkü o, arkadaşını öldürmek istiyordu" buyurdu.

Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Günah işlemeye niyet edilerek kesin karar verilir, bu kararı kalb de onaylarsa, artık o günah işlenmiş sayılır.

2. Allah'ın verdiği canı haksız yere alma yetkisi kimseye verilmemiştir. Bu sebeple birini öldürmeye kalkmak, Allah'a ait yetkiye müdahale etmek olduğundan cezası cehennemdir.

3. İyiliklerde olduğu gibi kötülüklerde de niyete bakılır
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #533
Alt 30.03.2006, 16:43
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Suheyb Ibnu Sinan (radiyallahu anh) anlatiyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) soyle buyurdular: "Mu'min kisinin durumu ne kadar sasirticidir! Zira her isi onun icin bir hayirdir. Bu durum, sadece mu'mine hastir, baskasina degil: Ona memnun olacagi birsey gelse sukreder, bu ise hayirdir; bir zarar gelse sabreder bu da hayirdir". Muslim, Zuhd 64, (2999).
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #534
Alt 30.03.2006, 16:44
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Ebu Hureyre (radiyallahu anh) hazretleri anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e "Ey Allah'in Resulu, kiyamet gunu senin sefaatinle en ziyade saadete erecek olan kimdir?" diye sormustum. Bana: "Hadis'e karsi sende olan aski gorunce, bu hususta senden once bana bir baskasinin sualde bulunmayacagini tahmin etmistim" aciklamasini yaptiktan sonra su cevabi verdi: "Kiyamet gunu benim sefaatimle en ziyade saadete erecek olan kimse, samimi olarak ve icinden gelerek 'La ilahe illallah' diyen kimsedir"
Buhari, Ilm 34, Rikak 50..
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #535
Alt 30.03.2006, 16:45
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :
Kim bir şey hususunda yemin eder, sonra da hilafını daha hayırlı görürse, derhal kefaret vererek yemininden vazgeçsin ve yemin ettiği husustan daha hayırlı olanı yapsın.
Tirmizi, 1530
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #536
Alt 30.03.2006, 16:46
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kime dua kapısı açılırsa, ona rahmet kapıları açılır. Allahın en çok sevdiği şey, kendisinden afiyet istenilmesidir. Dua, başa gelen için de, gelmeyen için de faydalı olur. Kazayı ancak dua önler. Onun için, duaya sarılmalısınız."
İbn Ömer radıyallahu anh. Tirmizî.
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #537
Alt 30.03.2006, 16:47
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı

Ebü Ümâme (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraber mescidde idik. O esnada bir adam geldi ve:

"Ey Allah'ın Resülü, ben bir hadd işledim, bana cezasını ver!" dedi, Resülullah adama cevap vermedi. Adam talebini tekrar etti. Aleyhissalâtu vesselâm yine sükut buyurdu. Derken (namaz vakti girdi ve) namaz kılındı. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çıkınca adam yine peşine düştü, ben de adamı takip ettim. Ona ne cevap vereceğini işitmek istiyordum. Efendimiz adama:

"Evinden çıkınca abdest almış, abdestini de güzel yapmış mıydın?" buyurdu. O:

"Evet ey Allah'ın Resülü!" dedi. Efendimiz:

"Sonra da bizimle namaz kıldın mı?" diye sordu. Adam:

"Evet ey Allah'ın Resülü!" deyince, Efendimiz:

"Öyleyse Allah Teâlâ hazretleri haddini -veya günahını demişti- affetti" buyurdu."

Buhârî, Hudüd 27, Müslim, Tevbe 44, 45, (2764, 2765); Ebü Davud, Hudüd 9, (4381).
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #538
Alt 30.03.2006, 16:48
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Âsım İbnu Süfyan es-Sakafi (radıyallâhu anh)'nin anlattığına göre, bunlar Selâsil gazvesine gitmişler. Fakat fiilen gazveye iştirak edememişlerdi. Bunun üzerine kendilerini Allah yoluna verdiler. Sonra Hz. Muâviye (radıyallâhu anh)'nin yanına döndüler. Hz. Muâviye'nin yanında Ebü Eyyüb el-Ensârî ve Ukbe İbnu Âmir vardı. Âsım:

"Ey Ebü Eyyüb! dedi. Bu sene gazveyi kaçırdık. Bize, (bunun telafisi için bir çare) haber verildi. Buna göre, kim dört mescitte namaz kılarsa, günahları affedilirmiş."

Ebü Eyyüb:

"Ey kardeşimin oğlu! dedi. Ben sana bundan daha kolayını haber vereyim. Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şu sözünü işittim: "kim emredildiği şekilde (mükemmel olarak) abdestini alır, emredildiği şekilde namazını kılarsa, önceden yapmış olduğu (kusurlu) ameli sebebiyle affolunur. " Ey Ukbe! (Resülullah'ın tebşiri) böyleydi değil mi?"

Ukbe: "Evet!" dedi."

Nesâî, Tahâret 108, (1, 90-91).
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #539
Alt 30.03.2006, 16:59
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Ma'kil İbni Yesâr radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Ortalık kargaşa içindeyken ibadet etmek, bana hicret etmek gibidir."[1]



* Fitne ve kargaşalıkların çoğaldığı dönemlerde müslümanın yine Allah'a kulluk ve ibadetini aynı tempoda devam ettirmesi çok zordur, böyle dönemlerde insanlar, ibadet ve kulluk görevlerini yerine getirmekten gafil olurlar, bundan dolayı peygamberimiz (s.a.v.) böyle zamanlarda ibadet ve taate aynı şekilde devamı becerebilen kimseler adeta bana hicret etmiş gibi sevap kazanırlar buyurmaktadır.

Yine başka bir hadiste de böyle fitne zamanlarında sünnete uyan kimselerin yüz şehid sevabı kazanacaklarını öğreniyoruz. Fitne zamanında meydana gelecek hadiseleri yine hadislerden öğrenmek gerekirse şöylece özetleyebiliriz:

Fitne zamanında din lafta kalır. Fitne zamanında eve ve dağa çekilmek gerekir. Fitne zamanında herkes kendi görüşünü beğenir, cehalet artar ve şaşkınlık meydana gelir. Fitne zamanında irtidat = dinden dönmeler çoğalır. Fitne zamanında öldürme hadiseleri artar. Fitne zamanında kişi kendisiyle ilgilenmeli, başkasının sapıklığının ona zarar vermemesi gerçeğini bilmelidir.[2] Fitne zamanı öldürmektense ölmeyi tercih etmenin gerektiği de bilinmelidir. Fitne zamanında ölüm istenir, ganimet helal sayılır. Fitne zamanı yalan ve zenginlik artar, ümmeti helak edecek belanın fitne olduğu hadis kitaplarımızda yazılıdır.[3]



---------------------------------------------------------------------------
-----

[1] Müslim, Fiten 130. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 31; İbni Mâce, Fiten 14.

[2] Bkz. Maide: 5/105.

[3] Kütüb-ü Sitte Terc. 18/71.

Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazus-Salihin Tercümesi: 393.
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #540
Alt 30.03.2006, 18:15
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
İnsan ölünce, üç ameli dışında bütün amellerinin sevabı kesilir: Sadaka-i câriye, kendisinden istifade edilen ilim, arkasından dua eden hayırlı evlât.”

Müslim, Vasiyyet 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vasâyâ 14; Tirmizî, Ahkâm 36; Nesâî, Vasâyâ 8

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. Hayatı âhirete taşımanın yolu, hadisimizde belirtilen üç hayırdan (sadaka-i câriye, faydalanılan ilim ve dua eden evlât) en azından birine sahip olmaktır.

2. Sadece ilme sahip olmak değil, onu başkalarına öğretmek ve yaymak, kalıcı kılmak daha faziletlidir.
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #541
Alt 30.03.2006, 18:16
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.079
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu. Her hayırlı işe Besmele ile başlanmaz ise o işten hayır gelmez(Ali-el M