İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Hadis Köşemiz
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 06.02.2005, 01:07

 
xman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.05.2003
Yaş: 58
Mesajlar: 1.156
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Lightbulb Deccal hakkında bilgiler !!!

Deccal, Yüzyilin Basinda Çikacaktir


Hadislerde Hz. Isa ve Hz. Mehdi'nin, Mesih Deccal'in fitnesine karsi birlikte bir fikri mücadele yürütecekleri de haber verilmistir. Bu mücadelenin hangi dönemde gerçeklesecegine dair de hadislerde isaretler vardir. Peygamberimiz (sav), bir hadis-i serifinde Deccal'in yüzyilin basinda çikacagini bildirmistir:
Dünya kuruldugundan beri her yüzün basinda önemli bir olay olmustur. Bir yüzün baslarinda da Deccal cikar ve Meryem oglu Isa nüzul ederek (yeryüzüne inerek) onu yok eder. Peygamberimiz (sav) bir baska hadisinde ise söyle bildirmektedir: Bu ümmetin ömrü bin seneyi geçecek, fakat bin besyüz seneyi asmayacaktir.

Peygamber Efendimiz (sav), ümmetin ömrünün 1500 seneyi geçmeyecegini bildirdigine göre, bu büyük olaylarin meydana gelisinin 2000'li yillara isaret ediyor olmasi muhtemeldir. Büyük Islam alimi Bediüzzaman Said Nursi, hicri 1327'de Sam'daki Emevi Camii'nde ünlü hutbesinde, 1371'den sonraki Islam aleminin gelecegine yönelik izahlar yaparken, Hz. Mehdi'nin büyük fikri mücadelesinin 2000'li yillarda gerçeklesecegine dikkat çekmistir: Evet simdi olmasa da 30-40 sene sonra fen ve hakiki marifet (hüner, sanat, ilim ve fenlerle ögrenilen bilgi) ve medeniyetin mehasini (iyi ve faydali yönlerini) o üç kuvveti tam teçhiz edip (o üç kuvvetle donatip), cihazatini verip (gerekli ihtiyacini karsilayip) o dokuz manileri maglup edip (o dokuz engelleri yenip) dagitmak için taharri-i hakikat meyelanini (gerçekleri arastirma egilimi) ve insaf ve muhabbet-i insaniyeyi (insan sevgisini) o dokuz düsman taifesinin (sinifinin) cephesine göndermis, insaAllah yarim asir sonra onlari darmadagin edecek."Said Nursi, sözünün son kisminda yer alan "yarim asir sonra" ifadesiyle hicri 1421 yani 2001 yilinda Hz. Mehdi'nin vesilesiyle, materyalist, Darwinist ve ateist felsefelerin insanlar üzerindeki etkisinin yok olacagina isaret etmistir.

Bediüzzaman, Hz. Mehdi'nin çikis tarihi hakkinda baska bir izahinda ise, Hz. Mehdi'nin kendisinden sonra gelecegini bildirmis ve "Istikbal-i dünyeviyede (dünyanin geleceginde) 1400 sene sonra gelecek bir hakikati asirlarinda karib (yakin) zannetmisler." ifadesiyle çikis tarihine bir defa daha isaret etmistir. Bediüzzaman baska bir izahinda ise "acib sahis" olarak niteledigi Hz. Mehdi'ye ortam hazirlamakta oldugunu haber vermistir: "O ileride gelecek acib sahsin (sasilan ve hayret uyandiran sahsin) bir hizmetkari ve ona yer hazir edecek bir dümdari (önceden gelen takipçisi) ve o büyük kumandanin pisdar bir neferi (öncü bir askeri) oldugumu zannediyorum."



Deccal, Anarsi ve Terörü Tesvik Eder


Hadislerde Deccal'in tüm yeryüzünde fitne ve karisikliga neden olacagi bildirilmistir. Son zamanlarda yeryüzünde artan siddet, iskence, anarsi, kargasa, katliam, savas, çatisma, zulüm, devlet ve örgüt terörleri Deccal'in çiktigini ve bunlari yönettigini gösteriyor. Bir hadiste bu durum söyle haber verilmistir: (O sirada) fitneler, karisikliklar, ihtilaller çok olur da insanlar birbirlerini öldürürler. Insanlar kendi canlarina kiyarlar ve yeryüzünü belalar kaplar. Iste öyle sikintili bir zamanda mel'un (lanetlenmis) Deccal çikar. Kuran'da da Allah, yeryüzünde bozgunculuk çikarip düzeni bozan, kötülügü örgütleyip düzenleyen, sürekli savas çikarmak isteyen insanlarin varligini bildirmistir. Bir ayette söyle buyrulur:

Onlar ne zaman savas amaciyla bir ates alevlendirdilerse Allah onu söndürmüstür. Yeryüzünde bozgunculuga çalisirlar. Allah ise bozgunculari sevmez. (Maide Suresi, 64)

Deccal, bu ahlakin önde gelen temsilcisidir. Daha çok kan dökmek için siddeti, terörü ve anarsiyi birer zulüm silahi olarak kullanir. Diger hadislerde de, ahir zamanda öldürmelerin artacagi, Deccal'in yönlendirmesiyle çikan savaslarin her yeri tahrip edecegi su sekilde bildirilmistir: "Zaman (kiyamet) yakinlasir, amel eksilir, insanlara asiri cimrilik ve hirs atilir, herc çok olur" buyurdu. Sahabiler: Herc nedir? diye sordular: Rasulullah: "öldürmek, öldürmek!" buyurdu.
Hiçbir belde yoktur ki onu Deccal ordulari çignemeyecek olsun". Günümüzde ülkeler arasinda hiçbir hakli gerekçesi olmadan yasanan savaslar, bir toplum içerisinde suni nedenlerle meydana gelen iç çatismalar, masum ve sivil insanlari hedef alan terörist saldirilar, Deccal'in sebep oldugu bozgunculugun örnekleridir.



Deccal'in Anarsi ve Terörü Yayginlastirmak Için Uyguladigi Taktikler


Bediüzzaman Said Nursi de eserlerinde Deccal'in yeryüzünde neden olacagi kargasa ve bozulmaya dikkat çekmistir. Üstad, Deccal'in anarsi ve terörü yayginlastirmak ve bu yolla Yecüc ve Mecüc'e (Yecüc ve Mecüc, ahir zamanda ortaya çikacagi bildirilen kiyamet alametlerindendir.) zemin hazirlamak için basvuracagi taktikleri de açiklamistir. Bediüzzaman'in konuyla ilgili sözü su sekildedir:

Büyük Deccal, seytanin igvasi (telkinleri) ve hükmüyle seriat-i Iseviyenin ahkamini (Iseviligin hükümlerini) kaldirip Hiristiyanlarin hayat-i içtimaiyelerini (sosyal hayatlarini) idare eden rabitalari (birlestiren unsurlari) bozarak anarsistlige ve yecüc mecüc'e zemin hazir eder. Seriat-i Muhammediye'nin (a.s.m.) (Peygamberimiz (sav)'in getirdigi Kuran ahlakinin gereklerini) ebedi bir kisim ahkamini (hükümlerini) nefis ve seytanin desiseleriyle (aldatmacalariyla) kaldirmaya çalisarak hayat-i beseriyenin (insan yasaminin) maddi ve manevi rabitalarini (birlestiren unsurlar) bozarak, serkes (inatçi) ve sarhos ve sersem nefisleri basibos birakarak hürmet ve merhamet gibi nurani zincirleri çözer; hevesat-i müteaffine (nefsi tutkular) batakliginda birbirine saldirmak için cebri (zorla) bir serbestiyet (özgürlük) ve ayn-i istibdat (baski) bir hürriyet vermek ile dehsetli bir anarsistlife meydan açar." Deccal'in bu hedefine nasil ulastigini ise Bediüzzaman su sekilde anlatmaktadir:

1. Insanlarin nefislerine uymalarini saglayarak

Seriat-i Muhammediye'nin (a.s.m.) (Peygamberimiz (sav)'in getirdigi Kuran ahlakinin gereklerini ebedi bir kisim ahkamini (hükümlerini) nefis ve seytanin desiseleriyle (aldatmacalariyla) kaldirmaya calisarak. Üstad'in da isaret ettigi gibi Deccal, insanlari din ahlakini uygulamaktan uzaklastiracaktir. Insanlara vicdanlarina degil nefislerine uymayi telkin edecektir.


2. Insanlarin arasindaki hürmet ve merhameti kaldirarak

Hayat-i beseriyenin (insan yasaminin) maddi ve manevi rabitalarini (birlestiren unsurlar) bozarak, serkes (inatçi) ve sarhos ve sersem nefisleri basibos birakarak hürmet ve merhamet gibi nurani zincirleri çözer. Allah'in insanlara emrettigi ahlakin geregi olan fedakarlik, yardimseverlik, sefkat, merhamet, sevgi, tevazu; insanlari maddi ve manevi olarak güçlendiren, birarada tutan, toplum içinde düzeni ve dirligi saglayan unsurlardir. Deccal, bu unsurlari ortadan kaldiran telkinler vererek düzeni bozar. Üstad da bu gerçege isaret etmistir.


3. Insanlari baski altinda tutarak

Hevesat-i müteaffine (nefsi tutkular) batakliginda birbirine saldirmak için cebri (zorla) bir serbestiyet (özgürlük) ve ayn-i istibdat (baski) bir hürriyet vermek ile dehsetli bir anarsistlige meydan açar. Üstad bu sözleriyle, Deccal'in olusturdugu nefsani ortamda insanlarin sözde kendilerini özgür sandiklarina, oysa aslinda büyük bir baski ve kontrol altinda tutulduklarina dikkat çekmistir. Deccal'in telkinini yaptigi sistemde, insanlarin çogunlugu nefislerine uyarak kendilerinin sözde modern ve özgür bir hayat yasadiklarini sanirlar. Zevkleri, eglenceleri, sohbetleri, hatta giyimleri ve yemekleri dahi yönlendirildikleri yasam modeline uygun olarak ayni anlayisi temsil eder. Deccal'in amaci, bu yolla kitleleri cahil birakmak; düsünmekten, kavramaktan, degerlendirmekten yoksun hale getirmektir. Çünkü cahil kitleleri yönetmek son derece kolaydir. Bununla birlikte, nefse dayali bu sistemde insanlari akil ve vicdanlari degil hirslari ve tutkulari yönlendirir, bu nedenle de büyük bir karmasa ortaya çikar. Deccal'in hedefine ulasmak için basvurdugu baska yöntemler de vardir. Hadislerde isaret edildigi gibi, bunlardan biri de Deccal'in peygamberligini ve sözde ilahligini (Allah'i tenzih ederiz) ilan ederek kitleleri etki altina almaya çalismasidir.



Deccal, Önce Peygamberligini Sonra Sözde Ilahligini Ilan Edecektir


Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) bir hadisinde söyle buyurmustur:
"(Deccal) Çiktigi zaman ... herkes onu sahici bir mürsit sanip pesine takilacak, sonra Küfe'ye gelince ayni sekilde çalismalarini sürdürecek, derken peygamberlik iddia edecek. Bunu gören akil sahibi kisiler ondan ayrilacaklar. Daha sonra uluhiyet (ilahlik) davasinda bulunacak. Hasa 'Ben Allah'im' diyecek.... (Taberani bunu Sahabi olan Mu'temer'den böyle rivayet etmistir.)" Deccal'in hadislerde bildirilen özelliklerinden biri de kendini bir mürsit gibi hatta bir peygamber gibi tanitmasidir. Bu da Deccal'in kötülügü organize ederken insanlari sözde Allah adina, sanki dini bir amaç güdüyormus gibi görünerek yönlendirecegine isaret etmektedir. Deccal en sonunda da sözde ilahligini ilan edecektir. (Allah'i tenzih ederiz.)

Bir baska hadiste ise, Deccal'in bu sapkinligi söyle haber verilir: "O (Deccal) önce: "Ben bir peygamberim", diyecektir. Halbuki benden sonra hiçbir peygamber yoktur. Sonra ikinci bir iddiada bulunarak: "Ben rabbinizim", diyecektir. Halbuki siz ölünceye kadar Rabbiniz'i göremezsiniz."
Hadislerde verilen bilgilerden de açikça anlasildigi gibi Deccal kendisini safha safha gösterecektir. Asil düsüncesi kendisinin sözde ilah oldugudur. Ancak bunu ilk planda açikça ifade etmesi durumunda planlarinin zarar görebilecegini düsündügünden, yavas yavas telkinde bulunur. Bu nedenle önce yol gösterici oldugunu iddia eder, sonra peygamber oldugunu, sonraysa sözde ilah oldugunu söyler. Deccal seytanin telkinleriyle hareket eder. Deccal'in yardimcisi ve dostu seytandir. Peygamber Efendimiz (sav), Deccal'in, seytandan ve dostlarindan yardim alacagini bildirmistir. Peygamberimiz (sav)'in haber verdigi gibi, Deccal, seytanin da yardimi ve destegiyle kendisinin sözde ilah oldugu yalanini insanlar arasinda yayar: Seytanlar ona : "Ne istersen söyle, yapalim!" diyecekler. O da: 'Haydi gidin, insanlara benim onlarin Rabbi oldugumu söyleyin!' deyip her birini bir tarafa salacak.(Allah'i tenzih ederiz.) Kuran'da ise seytanin hakimiyeti altina girmis insanlarin durumu söyle haber verilir:

Kim Rahman (olan Allah)in zikrini görmezlikten gelirse, Biz bir seytana onun 'üzerini kabukla baglattiririz', artik bu, onun bir yakin dostudur. (Zuhruf Suresi, 36)

Deccal imansizliginin bir göstergesi olarak, Allah'tan korkacagina siddetle seytandan korkarak, onun emirlerini yerine getirir. Ve yeryüzünde bozgunculuk çikarmak, siddeti ve terörü tesvik etmek, insanlarin kanini dökmek, insanlari kötülüge yönlendirmek için ondan emir almaktadir. Hadislerden anlasildigina göre, Deccal'in gizlice faaliyet gösterdigi içinde bulundugumuz bu dönem, kendisinin mürsit oldugunu öne sürdügü dönemdir. Deccal'in mürsitlik iddiasinda olmasi bazi imani ve akli zayif kisileri etkileyebilir. Oysa Deccal sözde Ilahlik iddiasinda oldugu için, Rabbimiz'e, peygamberlere, din ahlakina düsman bir kisidir. (Allah'i tenzih ederiz) Hz. Muhammed (sav)'e, Hz. Musa'ya, Hz. Isa'ya, Hz. Davud'a, Hz. Süleyman'a ve diger tüm mübarek peygamberlere karsidir. Bediüzzaman da Deccal'in kutsal degerlere olan düsmanligini bir hikmetli sözünde söyle belirtmistir:
"Büyük Deccal'in ispirtizma nevinden teshir edici (hipnoz edici) özellikleri bulunur. Sadece dünyayi maksad edinen bu münkir (inkarci), mutlak inançsizliktan çikan bir cüret ve cesaretle mukaddesata (kutsal degerlere) hücum eder." Deccal'in açikça sözde ilahligini iddia ettigi döneme gelindigindeyse, Hz. Isa, Allah'in izniyle onu ve tüm hilelerini yerle bir edecektir.



Deccal'in Gizli Ordusu: Masonluk


Peygamberimiz (sav), Deccal'in gizlilik içinde hareket edecegine isaret etmistir:
"Deccal yola çikip ilk defa Dimsk sehrinin doguya bakan kapisinin yanina gelecek. Aranacak, fakat yakalanmayacak. Sonra Kisve nehrinin sularinin yaninda görülecek. Aranacak, ne tarafa gittigi bilinmiyecek."
Hadis-i serifte, "Deccal'in aranacaginin, ancak bulunamayacaginin" bildirilmis olmasi, gizli olarak hareket edecegine isaret etmektedir. Deccal, açik olarak ortaya çikacagi dönem gelinceye kadar fazla dikkat çekmeden, insanlari ajite etmeden, yavas ve derinden faaliyet gösterecektir. Bu dönem boyunca, Deccal ve taraftarlari için gizlilik esas olacak, bu amaçla gizli teskilatlarin destegini alacaktir.

Bu gizliligin bir geregi olarak Deccal, derin devletler olusturup onlarin basina geçecek, adeta "görünmez bir güç" gibi hareket edecektir. Bu sayede sinsi bir sekilde bozgunculugu organize edecektir. Bediüzzaman Said Nursi de Deccal'in masonluk gibi gizli teskilatlarin destegini alacagina dikkat çekmistir:
"Deccal masonlarin komitelerini aldatip müzaheretlerini (korumasini, destegini) kazandiklarindan dehsetli bir iktidar zannedilir."
Üstad'in da belirttigi gibi Deccal, dünya masonlugunu bir nevi gizli ordusu olarak kullanacaktir. Bu gizli teskilatin toplantilarinda, Deccal'in önderliginde Müslümanlarin aleyhinde gizli kararlar alinip, uygulamaya konulacaktir. Nitekim, dünyanin farkli köselerinde Müslümanlari hedef alan baskinin, zorun ve saldirilarin birbiriyle benzerligi herkes tarafindan kabul edilmektedir. Bu, söz konusu eylemlerin tek merkezden yönlendirildiginin önemli bir delilidir. Bediüzzaman Said Nursi, Deccal'in Islam dünyasini baski altina alacagini, salih Müslümanlara zor ve çetin günler yasatacagini sözlerinde bildirmistir:
"Deccal gibi nifak (ikiyüzlülük) ve zindika (küfür) basina geçecek eshas-i müdhise-i muzirralari (zarar veren müthis sahislari) beserin hirs ve sikakindan (iki yüzlülügünden) istifade ederek az bir kuvvetle nev-i beseri (insanlari) herc-ü merc (darmadagin) eder ve koca alem'i islami esaret altina alir."
Üstad'in açiklamalarindan anlasildigi üzere, Deccal, iman etmeyenleri ve münafiklari Müslümanlarin aleyhinde birlestirecek ve onlarin önderligini yapacaktir. Insanlari haktan uzaklastirmak için de, bu tür insanlarin hirslarindan ve iki yüzlülüklerinden faydalanacaktir. Bu yolla kargasa ve fitnelere neden olacaktır.


Hz. Isa Tüm Ahir Zaman Fitnelerini Yok Edecektir


Peygamber Efendimiz (sav), basta Mesih Deccal'in fitnesi olmak üzere, tüm ahir zaman fitnelerinin Hz. Isa vesilesiyle yok edilecegini müjdelemistir.
Hadislerde haber verildigi gibi, Hz. Isa yeniden yeryüzüne dönecek, Beytü'l Makdis'te Deccal' le karsilasacak ve Deccal, Hz. Isa'yi görünce "tuzun suda erimesi gibi" yok olacaktir. Hz. Isa'nin "nefesi dahi" Deccal'in fitnesinin yok edilmesine yetecektir:
"Iste o sirada Allah'in düsmani olan Deccal mesih, Hz. Isa'yi görünce tuzun suda erimesi gibi erir gider."
"Deccal ortaliga fitne saçarken Cenabi Hak, mesih Meryem oglu Isa'yi gönderir. Nefesini idrak eder her kafir mutlaka yok olur. Isa (a.s) Deccal ile Lüdd kapisinda (Beytül Makdis'e (Mescid-i Aksa) yakin bir belde) karsilasir ve onu yok eder."
Bediüzzaman ise Deccal'in hile ve aldatmacalarinin, insanlari etkisi altina alan yalanlarinin, Hz. Isa vesilesiyle nasil ortadan kaldirilacagini söyle açiklamaktadir:
"Sihir ve manyetizma ve ispirtizma gibi istidraci (yalanci mucize) harikalariyla kendini muhafaza eden (koruyan) ve herkesi teshir eden (büyüleyip etkisi altina alan) o dehsetli Deccal'i yok edebilecek, meslegini degistirecek; ancak harika ve mucizatli ve umumun makbulü (kabul ettigi) Bir zat olabilir ki, o zat, en ziyade alakadar ve ekser (tüm) insanlarin peygamberi olan Hz. Isa Aleyhisselam'dir."

Üstad'in da belirttigi gibi, Deccal birtakim yalan mucizelerle insanlari kandirdigi, seytanlarin destegiyle hareket ettigi ve bazi olaganüstü isler yaptigi için, Deccal'in yenilmesi ancak Rabbimiz'in çesitli mucizeler bahsettigi kutlu peygamberi Hz. Isa vesilesiyle olacaktir. Hz. Isa'nin Deccal'in fitnesini yok etmesi, Allah'in izniyle, çok hizli ve kolay olacaktir. Hz. Isa vesilesiyle, Mesih Deccal'in ve tüm ahir zaman fitnelerinin tam anlamiyla ortadan kaldirilmasiyla yeryüzü baris, adalet, huzur ve güvenle dolacaktir. Hz. Isa'nin ikinci kez yeryüzüne gelmeyecegi yanilgisina kapilmis olanlar da hiç süphesiz bu durum karsisinda büyük bir mahcubiyet yasayacaklardir. Bu kimseler, Hz. Isa'nin gelisinin ne kadar hikmetli oldugunu ve kilitlenmis konularin bu vesileyle ne kadar kolay çözüldügünü görerek hem sevinecek hem de geçmiste söyledikleri nedeniyle pismanlik duyacaklardir.
Allah, yazmistir: "Andolsun, Ben galip gelecegim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandir. (Mücadele Suresi, 21)



Deccalden korunma yöntemleri


Insanlari büyük bir fitneye sürükleyecegi bildirilen Mesih Deccal'den korunmak, elbette ancak halis iman sahiplerine nasip olacaktir. Her dönemde olmasi gerektigi gibi bu dönemde de, Allah'a gönülden bagli Müslümanlarin birlik içinde olmalari ve Allah'in emri olan güzel ahlaki eksiksiz yasamalari gerekmektedir. Yüce Allah bir Kuran ayetinde su sekilde bildirmektedir:
Mü'minler ancak kardestirler. Öyleyse kardeslerinizin arasini bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakinin; umulur ki esirgenirsiniz. (Hucurat Suresi, 10)

Yukaridaki ayette de belirtildigi gibi müminler kardestirler. Ancak müminlerin kardesligi, beraberinde son derece özverili bir ruh halini gerektiren bir kardesliktir. Bu nedenle Müminler, birbirlerine son derece düskün, kardesinin nefsini her an ve her kosulda kendi nefsinin önünde tutan bir yapida olmalidirlar. Müminler birbirlerini Allah rizasi için sevmeli, birbirlerini koruyup gözetmelidirler. Elbette karsilarinda Deccal gibi büyük bir fitne varken de, müminlerin, birbirlerinin eksik yönlerini arastirmayip, küçük ayrintilar için muhalefet etmemeleri gerekir. Kuran ahlakina uygun olan, birbirlerini kucaklamalaridir. Müminlerin arasinda kirginlik olmamasi, eger varsa tüm ayriliklarin giderilmesi ve bunlarin yerine sicak ve candan bir ortamin olusturulmasi en güzel tavir olacaktir. Ayrica diyaloglarda karsilikli hüsn-ü zan ve yardimlasma olmali, rekabetin ve üstünlük iddialarinin doguracagi ayriliklar ve her türlü olumsuzluk yok edilmelidir. Müminler birbirlerine alabildigine sevgi göstermeli, muhalefeti bir kenara birakip gerçek kardeslige ulasmaya gayret etmelidirler. Ayrica iman edenler kimseyi dislamadan, her insana onu kazanmak, iyiye, dogruya yöneltmek için yaklasmali; devletine, ordusuna ve tüm milletine sahip çikmalidirlar. Müminler bu sayede, Deccal'in fitnesine karsi dimdik ayakta durabilecek bir yapi sergileyebilirler. Müslümanlar, Yüce Rabbimiz'in emri olan güçlü bir dayanismayi gerçeklestirdiklerinde, dünyada meydana gelebilecek fitne ve bozgunculugu da engellemis olacaklardir. Allah bu durumu Kuran'da söyle bildirmektedir:
Inkâr edenler birbirlerinin velileridir. Eger siz bunu yapmazsaniz (birbirinize yardim etmez ve dost olmazsaniz) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73)

Önemli baska bir nokta ise; içinde bulundugumuz devir olan- ahir zamanda, insanlarin Kuran ahlakini eksiksiz yasamalari ve inançlarinin kuvvetlendirilmesidir. Kuran'in mucizeleri ve iman hakikatlerinden mahrum olmus bir birey veya toplum cahil olarak adledilir. Allah'in gücünü gerektigi gibi taniyip takdir edemeyen bir insanda bu bilgilere sahip olmamanin önemli bir etkisi vardir. Dolayisiyla Kuran mucizeleri ve iman hakikatlerine dair kitaplarin okunmasi, internet sitelerinin takip edilmesi ve filmlerin seyredilmesi, bu cehaletin önünü kesecek, insanlarin güçlü bir imana kavusmasina vesile olacaktir. Allah, Kendisi'nden ancak alim olanlarin yani Kuran ahlakini yasayan ve Allah'in yaratis delillerini bilenlerin gerektigi gibi korkacagini Kuran'da söyle bildirmistir:
Allah'tan ancak alim olanlar 'içleri titreyerek-korkar'. Süphesiz Allah, üstün ve güçlü olandir, bagisayandir. (Fatir Suresi, 28)

Müminler bunlari titizlikle uyguladiklarinda ve insanlari da Kuran ahlakini yasamaya tesvik ettiklerinde, Deccal'in tüm dünyayi saracak fitnesine karsi en güvenli kalkan Allah'in izniyle olusturulmus olacaktir. Kuran'da su sekilde buyrulmaktadir:
Sizden; hayra çagiran, iyiligi (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakindiran bir topluluk bulunsun. Kurtulusa erenler iste bunlardir. (Al-i Imran Suresi, 104)




RABBİM ŞAN-I CELLE, ANDELİB-İ ZİŞAN EFENDİMİZİN HÜRMETİNE BİZLERİ AFFEYLESİN, BİZLERİ SEVSİN.... AMIN...
xman isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Deccal yavuz1 Dini Bilgi ve Eğitim 0 17.08.2008 04:07
Kinde Kabilesi hakkında Bilgiler ozbeken Dini Bilgi ve Eğitim 175 13.12.2007 18:55
Besmele-i Şerif hakkında bilgiler arıyorum. Ebu Ömer Dini Bilgi ve Eğitim 7 01.04.2007 19:15
Atlar hakkında birazcık bilgiler ZEGODAYI Resim ve Karikatür 0 20.11.2006 19:52
Pastırma hakkında önemli bilgiler ZEGODAYI Fıkra ve Mizah 4 04.09.2006 07:46


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:24 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50