Üyelik tarihi: 02.08.2002
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
|
Bayram, MÜkafat GÜnÜdÜr
Rahman Rahim Allahin adi ile...
Alemlerin Rabbı Allaha hamd olsun.
Afiyette ve belada, darlıkta ve genişlikte.
Salat ve selam, Seyyidül-mürselin Resulullah Efendimize ve tüm aline
Sübhan Allahtan temenni: Selametiniz, afiyetiniz, sebat ve istikametinizdir.
BAYRAM, MÜKAFAT GÜNÜDÜR
Muhterem Kardeşlerim;
*Ramazana elveda dediğimiz bugünlerde, yani *mükafat günü* olan bereketli bir bayramı, gönüllerinize sindire sindire ruhen ve bedenen tesid etmenizi (kutlamanızı) temenni ediyoruz.
*Ömrü olan müminler için, bir sevinç ve meserret günü daha geldi. Bayramlar ne güzel günlerdir. Onlar, diğer günler gibi sessiz-sadasız gelip gitmezler. Tam manasıyla ictimai bir tesanüd (sosyal bir dayanışma) havası içinde geçerler. O bakımdan biz müminler, bayramlara sadece bir tatil gözüyle bakmayız, bakamayız.
*Dini bayramlarımız, yoksula da zengine de, düşküne de abad olana da bayramdır. Aç ve susuz geçen günlerin ardından, şeker gibi gelir; ağızları tatlandırır, gönülleri ferahlandırır. Dolayısıyla *Keşke her gün bayram olsa* temennileri dökülür dillerden... Ayrılırken, içimizi ısıtan, gönüllerimizi aydınlatan güzelliğiyle terkeder bizi.
*Bayram günlerinin, diğer günlerden farklı bir ruhu vardır. Baksanıza Yahya Kemal bile, bayram sabahı Süleymaniyedeki o muazzam tabloyu görünce nasıl konuşturuyor şiirini:
**Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati
**Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
**Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan
**Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan
*Ne var ki devran döndü; ictimai dayanışma günleri olan bayramlar, bir anda tatile irca ediliverdi. Bu güzel günlerin içinde gizli olan ruh da kaybolmaya yüz tuttu. Süleymaniyedeki Bayram Sabahları, giderek sıradan tatil günleri halini aldı; şairlerin duyguları da dile gelmez oldu.
*Bayramı ruhen değil de sadece bedenen yaşayanlar; İslamın ferdi-ictimai ikaz ve emirlerine gönüllerini ve kulaklarını tıkayıp, ahlaki güzelliklerini görmemek için gözlerini kapayanlardır... Allahın emir ve yasaklarına, Resulünün sünnetlerine, o yüce Resulün hakiki varislerinin ikaz ve irşadlarına her an gözü-gönlü açık, şuur ve idrak sahibi müminlerse, tabii ki bayramı hem ruhen, hem bedenen yaşarlar. Başkalarının yanlışları, onları asla yanlış yola sürükleyemez.
... Resulüllah (s.a.v.) Efendimize, *Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olduktan sonra, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü nihayet Allahadır. O da size neler yaptığınızı haber verecektir* (S. Maide, 105) ayet-i kerimesi sorulduğunda şöyle buyurmuşlardır:
*Birbirinize iyilikleri, hayırlı işleri tavsiye edin. Kötülüklerden ve zararlı şeylerden birbirinizi sakındırın. Cimriliğin çoğaldığı, süfli arzulara uyulduğu, ahiretin unutulup hep dünyaya çalışıldığı, herkesin kendini beğendiği zamana ulaştığında; kendi kendini düzeltmeye, kötülüklerden kendini korumaya çalış. İnsanları (kendi hallerine) bırak, onlara uyma. İlerde kötü günler yaşayacaksınız. O zaman imanı muhafaza etmek, elde ateşi tutmak kadar zor olacak. O günlerde hayırlı işler yapıp, Müslümanca yaşayan; aynı işleri yapan (fakat Müslümanca yaşamayan) elli kişinin kazandığı ecir ve sevabı kazanacak.*
*Bir başka hadis-i şeriflerinde ise Sevgili Peygamberimiz, *Ortalığın karıştığı, herkesin İslamdan uzaklaştığı zamanlarda yapılan ibadet, benim bulunduğum yere (Medineye) hicret gibidir* buyurmuştur.
*Allaha kulluk gayesiyle ve onun rızası kastıyla yapılan her şey ibadettir. Yeter ki yaptıklarımız, dinen mubah kabul edilen şeyler olsun. Ramazan-ı şerifte rıza-i Bariye açılan eller, yapılan dualar, getirilen tesbih-tahmid-tekbir ve tehliller, edilen zikirler, verilen sadaka, zekat ve hayırlar hepsi de bayram harmanında toplanmış ibadet ve taatlerdir. Buyrun, hasadınız mübarek olsun! Korktuklarınızdan emin, umduklarınıza nail olasınız...
|