|
HadiS ilmi vE hadis IstılaHları
hadis konusunda daha geniş bir bilgiye sahip olmak, en azından karsılastığımız hadis terimlerinin ne manaya geldiğini kavrayabilmek acısından faydalı olacağını düşündüğüm bir konuyu insallah buraya aktaracağım...... prf. İsmail Lütfü Çakan'ın hazırladığı yazı biraz uzun olması hasebiyle konu tamamlanmadan, bölünmemesi acısından yorum ya da cvp yazılmaması daha uygun olur......
ınsallah bilmeyenlere öğrenme vesilesi, bilenler için ise bir hatırlatma olur.......
Hadis ilmi:
Hazreti Peygamberin söz, fiil, takrir, ahval, ve evsafını tesbit ve tahkik eden ilim olarak tarif edebileceğimiz ''hadis ilmi'' rivayet ve dirayetle ilgili iki ana bölümden meydana gelir.
Rivayetu'l hadis: Hazreti Peygamberin söz fiil,takrir ve halleri ve bunların rivayet ve zabt edilişi ve kelimelerin yazılışıyla alakalı bir bilim dalıdır. Hadis metinlerini ihtiva eden hadis kitapları bu dala ait kaynaklardır. Bu ilim dalı ''hadis naklinde hatadan uzak kalma'' temeli üzerinde yapılmış çalışmaları yansıtır.
Dirayetu'l hadis ilmi: hadisin yapısını teskil eden sened ve metni anlamaya imkan veren bir takım kaideler ilmidir. Bu kaideler yardımıyla bir hadisi kabul veya reddetmek mümkün olur. ''Hadis usulu'' adını tasıyan eserler bu dalın kaynaklarıdır. Bu ilim dalına hadis ıstılahları ilmide denir.
Bu dalın maksadı, Hazreti Peygamberin hadislerini tedlis,tağyir, teşviş, ve iftiradan ilmi yollarla korumaya calışmaktır. Netice de de dini tahrif ve tebdilden korumaktır. Zira Peygambere atfen ortaya konan sözün gercekten ona ait olup olmadığını bu ilmin kuralları içinde tesbit mümkün olmaktadır.
Rivayetu'l hadis ilmi konusu, Peygamber olması yönünden Hazreti Muhammed sav'in bizzat kendisi; Dirayetu'l hadis ilmi konusu ise, red ve kabul sened ve metin'dir.
Hadis ilminin gayesi ise, rivayetlerin sahih ve doğru olanlarını, sahih ve doğru olmayandan ayırmaktır. Bir baska ifade ile peygamberin söylemediği bir sözü ona söyletmemek, yapmadığı bir işi ona yaptırmamak, yani sünnet'i asli berraklığı içinde tesbit ve tebliğ etmektir.
Hadis ilmnin gelişmesi ''peygambere yalan isnad etmeme dikkati diyebileceğimiz bu tesbit ve tebliğ görevinin yerine getirilmesi sayesinde gercekleştirlmiştir.
Bu konuda ilk ve en ciddi gayret, Hazreti peygamberin '' nesillerin en hayırlıları '' olarak takdim ve takdir ettiği Ashab-ı kiram, Tab'iun, ve Etbau't tabiin'e düşmüş; onlardan sonrakiler, bu üç neslin gayretlerinin neticelerini onlardan öğrendikleri ilmi dikkat ve titizlikle kitaplaştırmış ve Ümmed'i muhammed'in genel istifadesine sunmuşlardır.
Hadis ilminin temeli olan Hadis; en geniş şeklinde ''söz, fiil, takrir, yaratılış veya huyla ilgili bir vasıf olarak Hazreti peygambere veya sahabe ve tabiuna izafe edilen herseydir.'' diye tarif edilmektedir.
|