3.Bölüm
Biz yine asrı saadete dönecek olursak, insanların niteliklerinin bütün insanlığa ne büyük yarar sağladığı meselesinde Hz. Ömer'den sonra, belki de önce zikredilmesi gereken İsmin Hz. Hatice olduğuna dikkatimiz çevrilir.
İnsanların maden oluşları bakımından eğer altından kıymetli bir maden varsa onu Hz. Hatice'ye yakıştırmamız gerekir. Çünkü hatırlayacağınız gibi Rasûlullah Hira dağından döndüğü zaman başına gelenin ne olduğu konusunda sarih bir fikre sahip değildi. O Hz. Hatice'dir ki şöyle demiştir: Sen şu, şu nitelikte bir insan olduğuna göre başına kötü bir şey gelmiş olamaz. Akabinde kocasını kendi akrabalarından biri olan bir Hıristiyana götürmüştür. Devamını biliyorsunuz. İnsanların altın ve gümüş madenleri gibi madenler oluşunun en bariz örneği Hz. Hatice'de tecessüm ediyor. Çünkü Hz. Hatice hem Rasüllullah'ın ne kadar kıymetli bir maden olduğunu bilen bir kadın hem de bunu bilecek derecede kıymetli bir madeni temsil eden bir kadın.
Allah tabiî ki her şeyi, bizim için en iyisini halk ediyor. Dolayısıyla anlaşılsın ki o gün Rasûlullahın eşi olarak Hz. Hatice değil de bir başkası olsaydı biz belki bugün dünyada Müslüman olarak bulunmayacaktık. Tıpkı Bedir savaşına katılan Müslümanların durumu gibi. Bildiğiniz gibi Rasûlullah Bedir savaşından önce şöyle bir duada bulunmuştur: "Yarabbi" demiştir, "bu insanları muzaffer kıl, himaye et, çünkü eğer bunlar mahvolacak olursa senin şanını dünyada yayacak kimse kalmayacak" (Ben hafızamda yer ettiği kadarıyla aktardım, tabiî, tam metni aranızda bilenler mutlaka vardır.)
Bütün bu anıştırmalarla söylemek istediğim insanların maden olarak niteliklerinin vazgeçmez, ihmale gelmez şeyler olduğudur. Bedrin aslanları ve onlarla birlikte, aynı zamanda Çanakkale şehitleri. Bunlar öylesine üstün insanlardır ki, o insanların maden olarak kıymetlerinin sarf edilmesi, yani bir şekilde bozdurularak kullanılması bizi halen yaşatıyor. Yani, bizler de Türkiye'de yaşarken Çanakkale'de ölenlerin yüzü suyu hürmetine yaşıyoruz. Yani, Türkiye'de bir devletimiz bir milletimiz varsa Çanakkale savaşında o müttefiklerin projesini uygulanamaz hale getiren insanlardır. Yoksa l.Dünya Savaşı hemencecik bitecek, İstanbul Ruslara verilecek ve çatlan taraflar da kolaylıkla anlaşacaktı. İngiltere ve Almanya bu konuda çok kolay anlaşacaklardı eğer küfrün gemileri Çanakkale'den geçebilseydi. Ama olmadı biliyorsunuz.
Aynı şekilde Resulullah'ın cinlerin tesiri altında olmayıp
Allah kelamıyla muhatap olduğunu cevheri çok kıymetli bir madenden olan Hz. Hatice sayesinde öğrenebildik.
Bütün bunları göz önüne aldığımız zaman yaşadığımızın olağanüstü bir hayat olduğunu, aslında her şeyin olağanüstü cereyan ettiğini göz önüne getirmemiz lazım. Dünyada sıradan, bizim hissiz bir şekilde yaklaştığımız durumlar pekala hayranlık derecesinde derin anlamlara sahip olabilir.
Bu anlamlardan bir tanesi de bizim hadisi şeriflerle olan ilgimizden doğan anlamlardır, ki insanların altın ve gümüş madenleri gibi madenler olduğu konusu da bunların arasına katılması lazım.
(İsmet Özel, 40 Hadis)
-son-
selam ile...