| Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina
ZULÜM GAYRETULLAHA DOKUNUNCA...
Vaktiyle bir grup Müslüman, tertip ettikleri bir kervanla hacca gitmek üzere yola koyulurlar. Çölleri aşıp vahaları geçerek yol alırlarken, iki dağın arasında eşkıya birden etraflarını çevirir. Gözlerine ilişen ne var ne yok hepsini alırlar. Ancak kafilede bulunan kadınlara dokunmazlar. Hacı namzedlerinden yaşlı bir zat,
*///* Eyvah, bu eşkıya paralarımızı da alıp gidecek. Hacca gitmek şöyle dursun, evimize dönecek paramız bile kalmayacak diye sızlanır.
Tam o esnada eşkıyadan biri arkadaşlarına seslenir:
*///* Hey, biz kadınların üstlerini aramayı unuttuk. Asıl altın onlardadır.
Bu söz üzerine hep birlikte dönerek, o fazilet ve iffet timsali hacı namzedi Müslüman hanımların üzerlerindeki elbiseleri yırtıp örtülerini açmaya başlarlar. Bu manzarayı gören yaşlı zat fikrini değiştirir:
*///*Paramızı götüremezler artık, korkmayın der.
Nitekim onlar kadınlara hücum ettikleri anda müthiş bir gök gürültüsüyle birlikte şimşekler çakar, eşkıya reisinin başına ansızın korkunç denecek şiddette yıldırım düşer. Paniğe kapılan soyguncular, ne yapacaklarını bilemez hale gelirler. Nihayet yakalanıp, paraları da iade etmeye mecbur kalırlar.
Ortalık sükûnete erdikten sonra, o yaşlı zata sorarlar:
*///* Önce, paralarımızı dahi götüreceklerini söylediniz; sonra da sanki olacakları biliyormuşcasına, Artık götüremezler diye kestirip attınız. Hakikaten de dediğiniz gibi oldu. Paramızı götürmediler. Bunu nasıl bildiniz?
Yaşlı zat şöyle cevap verir:
*///* Onlar, paralarımızı almakla bize zulmettiler. Ama zulüm vasat derecedeydi; gayretullaha dokunacak seviyeye ulaşmamıştı. Ne zaman ki hanımlara dönüp onlara eziyet ettiler; işte o an zulüm gayretullaha dokunacak dereceye vardı. Zulüm bu dereceye ulaşınca devam etmez. İlahı bir silleyle son bulur. Nitekim öyle de oldu, cezalarını buldular. Elebaşıları öldü, ötekiler de yakalandı. Biz de kurtulmuş olduk.
Velhasıl; inançlarımız, tevekkülümüz bize huzur ve sükûnet verir. Bilhassa zahirı sebeplerin, alınacak tedbirlerin bitip, çaresiz kaldığımız anlarda tesellı kaynağımız olur. Zararlı bir harekete tevessülden bizleri alıkoyar.
İşte, Küfür devam eder ama, zulüm devam etmez sözü de bunlardandır. Zulme karşı mukavemetimizi kuvvetlendirir. Sabır ve tahammül gücümüzü artırır.
Evet, küfür devam etse de zulüm devam etmez. Gayretullaha dokunacak hadde ulaştığı an, defteri dürülür, helak olup gider. |